
Star Wars serisinin yaratıcısı ünlü yönetmen ve yazar George Lucas, uzun zamandır kurmayı planladığı hikaye müzesini Los Angeles’ta açacak.
The Lucas Museum of Narrative Art adıyla kurulacak müzede Lucas’ın şahsi koleksiyonunda yer alan pek çok tablo, illüstrasyon ve dijital sanat eseri anlattıkları hikayeleriyle birlikte sanatseverlerle buluşacak. Yüksek sanat ile popüler sanat arasındaki sınırları kaldırma amacı taşıyan müze aynı zamanda Star Wars başta olmak üzere Hollywood’un önemli filmlerinin üretim süreçlerine dair ipuçlarını gözler önüne serecek.
Los Angeles’ta bulunan Exposition Park’a kurulması planlanan müze için ayrılan fon 1 milyar dolar olarak açıklanırken, projenin 2020 yılına kadar tamamlanması planlanıyor.
Kurulduğu 1987 yılından beri sanat tarihinin öne çıkan yaratıcı kadınlarının çalışmalarını koruma ve paylaşma amacı taşıyan National Museum of Women in the Arts, dünyada kadın sanatçılara adanmış tek büyük müze olmasıyla dikkat çekiyor.
21 Ocak’ta Washington’da gerçekleşecek Women’s March’a katılan kadınlar adına 21 ve 22 Ocak tarihlerinde müzeye girişin ücretsiz olması kararlaştırıldı. 22 Ocak Pazar günü ise Donald Trump’ın Hillary Clinton’a ettiği hakarete gönderme yaparak “Nasty Women” adını taşıyan bir müze turu düzenlenecek.
National Museum of Women in the Arts daimi koleksiyonundan bir seçkinin sergileneceği turda toplumsal normları ve cinsiyetçi beklentileri sorgulayan eserler yer alıyor.
Görsel: Kirsten Justesen, Lunch for a Landscape, 1975 (printed 2009)
Merak etmeyi, sorgulamayı ve dondurduğu andan keyif almayı yaşamının merkezine koyan fotoğraf sanatçısı Rodney Smith, yakaladığı karelerle dünyanın tüm zorluğuna karşı optimist bakış açısına inandığını aktarıyor. Fotoğraflarında günlük hayatta deneyimlediğimiz durumlar ve yaşadığımız olayların dışına çıkan sanatçı, 1940’larda çekilmiş filmlerin atmosferini eserlerine yansıtıyor.
Smith’in gözlemlediği tüm çirkinliği çalışmalarının dışında bırakma amacıyla çektiği fotoğraflar, 45 yıllık kariyeri boyunca pek çok dergi, kitap ve galeride yer aldı. Eserleri arasından seçilmiş 175 adet fotoğrafın yer aldığı beşinci kitabı Rodney Smith dünya çapında büyük bir ilgi topladı. Arkasında büyük bir kurgu varmış gibi duran karelerini spontane bir biçimde çeken sanatçının eserlerinin neredeyse hepsi siyah beyaz.
Sotheby’s 2017 müzayede sezonunu New York’ta düzenlenen Americana Week’te açmış olsa da, kurum Hong Kong’ta yapacağı yılın ilk müzayedesinde pek çok çağdaş sanat eserlerini satışa çıkaracak.
“Boundless: Contemporary Art” başlığıyla 19 Ocak’ta gerçekleşecek müzayede Guy de Rougement, Edward Weston, Ai Weiwei ve Claude Lalanne gibi isimlerin eserlerine yer veriyor. Batı’dan ve Asya’dan eserlerin karma olarak satışa sunulduğu müzayede aynı zamanda fotoğraf sanatçılarının çalışmaları ile önemli isimler tarafından tasarlanmış özgün takıları da sanatseverlerle buluşturuyor.
13 Ocak’tan itibaren Sotheby’s Hong Kong’ta sergilenecek eserler arasında Andy Warhol’un Be A Somebody With A Body adlı akrilik tablosu da bulunuyor.
Ünlü yazar Margaret Atwood’un feminist distopya türünde dikkat çeken romanı Damızlık Kızın Öyküsü (The Handmaid’s Tale) diziye uyarlanıyor.
Kadınların sistem tarafından sadece çocuk doğurmakla görevli olduğu distopik bir roman olan The Handmaid's Tale'in dizi uyarlamasının başrolünde Elisabeth Moss yer alıyor. Yönetmenliğini Meadowland filmiyle tanınan Reed Morano'nun üstlendiği yapımın ilk fragmanını youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=Dre0wQmLGe8
Bir sene önce bugün hepimizi büyük şaşkınlığa uğratan bir ölüm haberi aldık. İngiliz şarkıcı, şarkı yazarı, aktör, dansçı, prodüktör ve birçoğumuzun ilham kaynağı David Bowie hayatını kaybetti. Bowie'yi özlemle andığımız bir yılın ardından hayatından detayları hatırlıyoruz.
-David Bowie, adını Jim Bowie adlı bir köle tüccarından almıştır.
-1980'li yıllarda Türk gitarist Erdal Kızılçay, Bowie'nin bas gitaristi olmuştur.
-Quenn ile yaptığı Under Pressure düeti bugüne dek yapılmış en iyi düetlerden kabul edilir ve Bowie'nin kendi stüdyosunda kaydedilmiştir.
-Türüne yeni rastlanan bir örümceğe sanatçının adı verilmiştir.
-Bowie, biçim ve armoni olarak Lady Gaga, George Michael, Madonna'ya örnek olmuştur.
-The Man Who Fell to Earth filmindeki oyunculuğu ile Saturn ödülü almıştır.
-Rolling Stones'un tarihteki en iyi 500 albüm listesinde altıncı sırada yer almıştır.
2008’den bu yana suskunluğunu koruyan İngiliz grup, bu yıl kendini eski çalışmalarıyla hatırlatmayı planlıyor. Grubun son albümleri Third bu ay yeniden basılarak satışa sunulacak.
Daha önce yeniden basılan 1994 tarihli Dummy‘den sonra 2008’de piyasaya sürülen son albüm Third de bu ay müzikseverlerle buluşacak. Universal tarafından double plak olarak ayrı ayrı satışa hazırlanan çalışmalar 20 Ocak’ta Portishead hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.
12 sanatçı, Avrupa’nın iki bin yıl sonraki halini hayal ederek Victoria and Albert Museum için bir sergi hazırlayacak.
1-7 Şubat arasında gerçekleşecek Collecting Europe festivali kapsamında London ve Goethe Institute işbirliğiyle düzenlenecek sergi, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma tartışmalarının olduğu günümüzden 4017 yılına gelindiğinde neler yaşanmış olabileceğine dair ipuçları sunacak.
Sergi turları, müzik gösterileri ve şekerden yapılma heykellerin müzenin içinde bulunan ve yakın zamanda sanatseverlere kapılarını açan Europe 1600-1815 Galleries, the British Galleries ve the Medieval-Renaissance Galleries’e yerleştirilmesiyle izleyicileri geleceğe götürmesi planlanan sergi, Şubat ayının ilk haftası boyunca Victoria and Albert Museum’da görülebilecek.
Modernizm, totalitarizm ve postmodernizm üzerine yaptığı akademik çalışmalarla bilinen 91 yaşındaki Polonyalı sosyolog Zygmunt Bauman hayatını kaybetti.
1989'da yayımladığı Modernite ve Holokost kitabıyla birçok sosyologtan ayrılarak, Yahudilerin soykırıma tabi tutulmasınının modernitenin esaslarından olan sanayileşme ve rasyonel bürokrasinin sonucu olduğu değerlendirmesini yaptı. ''Akışkan Modernite'' fikri ile öne çıkan düşünür Postmodern Etik, Sosyolojik Düşünmek, Küreselleşme, Modernlik ve Müphemlik, Bireyselleşmiş Toplum, Küreselleşme kitaplarıyla tanınıyor.
Allegorik bir kurguyla çizdiği kadın portreleriyle dikkat çeken çağdaş sanatçı Troy Brook’un çalışmaları gösterişli bir detaycılığa vurgu yapıyor. Zengin bir görsel dil barındıran sürrealist resimlerinde sanatçı, genellikle bir dönüşüm ve değişme durumunun gerçekleşmek üzere olduğu bir anı anlatıyor.
Çalışmalarını Kanada’da sürdüren Brook, 2010 yılında gerçekleştirdiği ilk sergisinden beri pop art akımından ilham alarak karakter serileri resmediyor. Kadın karakterleri özgün anatomik detaylarla çizen sanatçının eserleri 1940’larda film noir türünde yer alan femme fatal karakterleri ve onların dramatik çekiciliğini ele alıyor.