NELER OLUYOR
  • 25-01-2017

    Japon sanatçı Chiharu Shiota, “Where are we Going?” isimli sergi kapsamında Paris’te bulunan tarihi Le Bon Marché binasının içine 150 adet dokuma ipiyle yapılmış gemi yerleştirdi.

    Binanın cam tavanından aşağı sarkıtılan beyaz renkli gemiler izleyicilerde rüzgarda yelken açmış hissi uyandırırken, yerleştirilen koridorun altında yürüyenlere bir deniz altı deneyimi yaşatıyor.

    Memory of the Ocean adını taşıyan enstalasyon çalışması, aynı zamanda Shiota’nın geleneksel olarak kullandığı kırmızı ipliği bırakıp, beyaz ipliğe yer verdiği ilk eseri olma özelliği taşıyor.  14 Ocak tarihinden beri ziyarete açık olan sergi, 18 Şubat’a kadar Paris Le Bon Marché’de görülebilecek.

    0
    0
    1423
  • 25-01-2017

    Çalışmalarını Bali’de sürdüren sanatçı Yuschav Arly, ürettiği minimalist illüstrasyonlarla dikkat çekiyor. Bu alanda bir eğitim almayan sanatçının vektör kullanarak çizdiği portreler, gerçekçi görüntüsüyle canlı bir görsellik sunuyor.

    Her serisinde yeni bir yönteme odaklanarak yüz ve kıyafet detaylarını geliştiren sanatçı, Dan Luvisi ve Dika Toolkit gibi illüstratörlerden etkileniyor.

    Deux Ex Machina adlı bir şirkette üç yıl boyunca grafik tasarım yöneticiliği yapan Arly, çocukluğundan beri hayali olan eserleri üretmek için istifa etmiş. Güçlü bir grafik estetiğe sahip çizimlerinde sanatçı, geometrik çizgi ve şekillerle minimalist olduğu kadar da karmaşık çizimler ortaya koyuyor. 

    0
    0
    2231
  • 24-01-2017

    Londra Müzesi’nin, West Smithfield’da bulunan terk edilmiş binaları restore ederek müzenin kullanımına açma projesi, Belediye Başkanı Sadiq Khan’dan 180 milyon pound destek gördü.

    Toplam 250 milyon pounda mal olacağı öngörülen proje, 1976 yılından beri hizmet veren Londra Müzesi’ne 8000 metrekare müze alanı ile 1500 metrekare sergi alanı açacak.

    Milattan önce 450,000 yılından günümüze Londra’nın tarihiyle ilgili önemli eserlere yer veren müzenin yeni binasında yıllık ziyaretçi sayısını bir milyondan iki milyona çıkarması planlanıyor. 

    0
    0
    1664
  • 24-01-2017

    Kanadalı sanatçı Roadsworth ya da gerçek adıyla Peter Gibson, sıradan sokakları çizdiği sürreal murallarla dönüştürüyor. Asfaltı tuval olarak kullanan sanatçı, canlı renklerle yarattığı görsel manipülasyonu mizah duygusuyla tamamlıyor.

    Mülteci sorunu gibi sosyal problemlere referanslar içeren çizimler de üreten sanatçı, insanların günlük deneyimlerini daha hareketli ve eğlenceli hale getiriyor.

    Moskova’dan Montreal’e dünyanın farklı şehirlerinde yarattığı sokak murallarıyla tanınan Roadsworth, insanların her gün yürüdüğü yollardan geçerken bir kez daha düşünmelerini sağlamayı amaçlıyor.

    0
    0
    1352
  • 24-01-2017

    Üretimini Bogota’da sürdüren Kolombiyalı sanatçı Stefania Tejada, aynı anda illüstratör, tasarımcı, içerik editörü ve stilist olarak çalışıyor. Meow Magazine, Tumblr, Infashion ve DNA Magazine gibi ünlü yayınlara pek çok alanda katkıda bulunan sanatçı, özellikle Girls and Botanical adını verdiği serisiyle dikkat çekiyor.

    İllüstrasyonlarında grafik ve modayı iç içe kullanan sanatçı, botanik bir tema etrafında karizmatik kadın portreleri çiziyor. Kadının günümüz dünyasındaki konumunu güçlendirmek amacıyla yola çıktığını söyleyen Tejada, parlak ve kontrast renklerin bulunduğu paletini bu amaçla cesurca kullanıyor.  

    0
    0
    1914
  • 23-01-2017

    İnsan ve doğa arasındaki ilişkiye daha derinden bakmak isteyen Alman sanatçı Diana Scherer, bitki köklerini kullanarak desenler ürettiği bir yöntem geliştirdi.

    Interwoven adını verdiği projede Hollanda’da bulunan Radboud Üniversitesi’nden biyolog ve ekolojistlerle çalışan sanatçı, bitki köklerinin  birbirinin içine geçmesini sağlayarak saç örgüsü ve dokumaya benzer desenler tasarlıyor.

    Bitkilerin davranışları üzerine çalışan ilk araştırmacılardan biri olan Charles Darwin’den esinlenen Scherer, bitkilerin düşündüğümüzden çok daha karmaşık canlılar olduğunu söylüyor.

    0
    0
    2618
  • 23-01-2017

    Edebiyat ve ifade özgürlüğünün gelişmesi için çalışan, 102 ülkede 145 özerk merkezden oluşan bir kulüpler federasyonu olan PEN Yazarlar Derneği’nin Amerika temsilciliğinin yeni başkanı Paul Auster olacak.

    Derneğin eski başkan yardımcısı ve genel sekreteri olan Paul Auster, daha önce bu görev için gelen teklifleri reddetmişti. Auster, bu karar değişiminin sebebi olarak Trump’ın ABD Başkanı seçilmesini gösterdi. The Guardian’da yayımlanan açıklamada Trump yönetimi altında ifade özgürlüğünü savunan bir grubun liderliğini reddederse kendisine tahammül edemeyeceğini, sıklıkla sesini çıkaracağını, ifade etti. Yazar görevine 2018’de başlayacak.

    0
    0
    2750
  • 23-01-2017

    1977 doğumlu Portekizli fotoğraf sanatçısı Edgar Martins, eğitimini 1996 yılında taşındığı Londra’da bulunan Royal College of Art’ta tamamladı.  Aynı zamanda bir yazar olan sanatçının kitapları RCA Society Book Art Prize da dahil olmak üzere yıllar boyunca pek çok ödül sahibi oldu.

    Fotoğraf alanında da ödülleri bulunan Martins, özellikle ürettiği Ruins serisiyle dünya çapında bir ün kazandı. Karelerinde simetri, bütünlük ve yansıma gibi özelliklere dikkat eden sanatçı, modernist sanata referansla izleyicinin bilinçaltına bir yolculuk yapma amacı taşıyor. 

    0
    0
    1460
  • 22-01-2017

    David Cronenberg’in 2007 yapımı filmi Eastern Promises’in Body Cross adını taşıyacak devam filminin çekimleri önümüzdeki aylarda başlayacak. 2012 yılında devam filmi kararları alınan proje bütçe sıkıntıları nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmişti.

    İlk filmin de senaristi olan Peaky Blinders ve Taboo’nun yaratıcısı Steven Knight’ın yazdığı filmin senaryosunun tamamlandığı açıklandı. Filmin yönetmen koltuğunda David Cronenberg’in olup olmayacağı ise merak konusu.

    0
    0
    3515
  • 22-01-2017

    Bratislava doğumlu 23 yaşındaki sanatçı Evelyn Bencicova, fotoğraf çekmeye bir kaç yıl önce başladı. Çalışmalarını Berlin’de sürdüren sanatçı bağımsız çalışmalarını yürütürken bir yandan da çeşitli dergilere moda fotoğrafları çekiyor. Felsefeye olan ilgisi sanatçıyı nesne ve kişilerin gerçek doğasını sorgulamaya iterken, yakaladığı nü kareler bu sorgulamanın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

    Sosyal ve toplumsal kodlardan bağımsız cinsiyetsiz, yaşsız ve statüsüz bedenleri fotoğraflayan Bencicova, insan bedenini araç olarak kullanarak mimari kompozisyonlar ortaya koyuyor. Fotoğraf eğitimine Viyana Üniversitesi’nde devam eden sanatçı, ticari estetiği sanatla birleştirip güçlü mesajlar içeren görseller kurguluyor.

    0
    0
    2999
DAHA FAZLA
Geldanlage