
Moda, güzellik ve sanat endüstrisi üzerine üretimleriyle tanınan kreatif tasarım şirketi Bureau Betak, 1990’lı yılların başında sanat yönetmeni ve yapımcı Alexandre de Betak tarafından kuruldu.
Özellikle dünya çapında düzenlenen moda etkinlikleriyle adını duyuran şirket; New York, Paris ve Shanghai’da bulunan ofislerinde pek çok tasarımcı ve teknik sanatçıyla birlikte çalışmalar yapıyor.
Yarattığı sürreal tasarımlarla dikkat çeken Bureau Betak, kullandığı çok çeşitli kaynak ve materyalle Alexandre de Betak’ın avant-garde fikirlerini enstalasyon çalışmalarına dönüştürüyor.
Kaaitheater tarafından 13 partner kurumla iş birliğinde Belçika’da düzenlenecek Performatik17 Performans Sanatları Bienali, 24 Mart’ta başlayacak.
Bu yılın odak noktasında insan bedeni formunda heykeller yer alan bienal, aynı zamanda hareketin heykelini yapma teması ile dikkat çekiyor. 40 adet sanatçının eserlerinin yer alacağı sergilerde sanatçılar, görsel ve performans sanatları arasındaki sınırları sorgulayacak.
Tiyatro ve müze izleyicisinin bakış açısını ve izleyici olmanın anlamını tarihsel referanslarla sorgulayacak Performatik17, 1 Nisan 2017 tarihine kadar Brüksel’de sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
İlk sezonuyla kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Netflix dizisi Stranger Things’in 2. sezon fragmanı yayımlandı. 80’lerin kült yapımlarına göndermeleriyle öne çıkan dizi yeni sezonda da bu özelliğini koruyor.
Stranger Things‘in yapımcılarından Shawn Levy’nin yaptığı açıklamaya göre dizinin ilk sezonuna nazaran daha karanlık bir atmosferin hakim olacağı yapımda 80’lerin korku kültlerinden esinlemeler görülüyor. Paul Reiser, Sean Astin, Sadie Sink ve Brett Gelman gibi isimlerin oyuncu kadrosuna dahil olduğu dizi ABD’de Cadılar Bayramı’na denk gelen bir tarihte, ekim ayında yayımlanacak. Fragmanı youtube üzerinden izleyebiliriz.
https://www.youtube.com/watch?v=9Egf5U8xLo8
Her sene Sobey Art Foundation tarafından Kanadalı sanatçılara verilen Sobey Art Award için adaylık başvuruları 3 Şubat’ta başladı.
The National Gallery tarafından yapılan duyuruda galerinin küratöryel jürisi tarafından belirlenecek birinci 50 bin dolar ödülün sahibi olacak. Nisan ayında açıklanacak aday listesinden seçilen beş sanatçının çalışmaları Toronto Üniversitesi’nde bulunan Sanat Müzesi’nde sergilenecek.
25 Ekim tarihinde düzenlenecek bir gece ile sahibini bulacak Sobey Art Award 2017 için son başvuru tarihi ise 3 Mart olarak açıklandı.
Fransız heykeltıraş, ressam ve fotoğraf sanatçısı Théo Mercier, lisans eğitimini tasarım üzerine yaptıktan sonra 2008 yılında ünlü Amerikalı sanatçı Matthew Barney’nin asistanlığını yapmaya başladı. Eserlerinde gizemli ve canavarımsı yaratıklar kullanarak sürreal ve hayali bir dünya yaratan sanatçı, özellikle makarnadan ürettiği Sad Spagetti Monster heykeli ile çok konuşulmuştu.
Alışılmadık mizansenler ve materyallerle çalışan Mercier, Fransa başta olmak üzere Avrupa’da açtığı sergilerle uluslararası alanda ciddi bir ün kazandı. Grotesk bir üsluba sahip olan sanatçı, objelere kendi kullanım alanları dışında anlamlar yükleyerek mizahi bir yaklaşım benimsiyor.
Çalışmalarını Chicago’da sürdüren Alman fotoğraf sanatçısı Thomas H.P. Jerusalem, çektiği moda ve konsept fotoğraflarıyla dünya çapında bir ün elde etti. Estetica USA, Vogue Italia ve Dark Beauty gibi önemli yayınlarla birlikte çalışan sanatçının fotoğraf merakı ise babasının 1960’lı yıllardan kalma büyük boyutlu fotoğraf kataloglarından geliyor.
Kariyerine sokak fotoğrafları çekerek başlayan sanatçı Jerusalem, çalışmalarında karanlık bir Romantizm’den ve Avant-Garde tarzdan etkileniyor. Çoğunlukla sürreal kareler yakalayan sanatçı, vintage bir atmosfer yakaladığı fotoğraflarında Punk akımının asi havasından da ilham alıyor.
1975 doğumlu Katalan sanatçı Samuel Salcedo, eserlerine üretim sürecinde şekil verip çalışmanın sonuna kadar ne olacağını bilmediğini söylediği heykeller yapıyor. Lisans eğitimini University of Barcelona, yüksek lisansını ise Manchester Metropolitan University’de tamamlayan sanatçı, 1998 yılından beri uluslararası sanat fuarları ve galerilerde sergiler açıyor.
Heykellerinin en belirgin özelliği teknik mükemmellik olan Salcedo, heykellerini yaratırken reçine, ahşap ve alüminyum gibi özgün materyaller kullanıyor. Heykellerinde farklı karakterleri hayata getirme amacı taşıyan sanatçı, bu şekilde izleyiciye insanın kırılgan yapısını sorgulatıyor.
Londra’nın ünlü galerilerinden Saatchi Gallery ile telefon markası Huawei iş birliğinde gerçekleşecek “Selfie’den Kendini İfadeye” sergisi, 31 Mart’ta Londra’da açılacak.
Sergi, dünyada yarattığı çılgınlık nedeniyle alay konusu edilen selfie’nin yaratıcı potansiyeline odaklanırken, eskilerden günümüze selfie tarihini keşfeden dünyanın ilk sergisi olma özelliği taşıyor. Aralarında Kutluğ Ataman, Christopher Baker, Juno Calypso, Tracey Emin, Van Gogh, Mohau Modisakeng, Rembrandt, Cindy Sherman, Gavin Turk ve Velazque’nin de bulunduğu sanatçıların yapıtlarını içeren sergi, 30 Mayıs tarihine kadar Londra Saatchi Gallery’de görülebilecek.
‘’Selfie’den Kendini İfadeye’’ aynı zamanda, düzenlediği bir yarışmayla katılımcılara uluslararası alanda en yaratıcı selfielerini gösterme ve çalışmalarını Saatchi Galeri'sinde sergileme şansı da veriyor. Başvuruları 19 Mart 2017’de bitecek olan yarışma ile ilgili tüm ayrıntılara http://www.saatchigallery.com/selfie adresinden ulaşabilirsiniz.
Louisiana Museum of Modern Art, kâr amacı gütmeyen internet sanat kanalı Louisiana Channel’da her hafta iki tane olmak üzere pek çok sanatçı röportajı yayımlıyor.
Ücretsiz olarak paylaşılan videolar, şimdiye kadar görsel sanatlar, mimari, edebiyat, müzik ve tasarım gibi disiplinleri kapsayan 400 adet sanatçıyla yapıldı. 2012 yılından beri faaliyet gösteren kanal, müzenin sergi programının dışına çıkıp sanal ortamda kültür-sanatın önemini vurgulamayı amaçlıyor.
Dünya çapında her gün yaklaşık 12 bin kişiye ulaşan röportajlar arasında Marina Abramović, Yoko Ono, Norman Foster, Patti Smith, Bill Viola, Gerhard Richter, Yayoi Kusama, Salman Rushdie, Georg Baselitz ve Chimamanda Ngozi Adichie gibi isimler bulunuyor. Röportaj yapılan tüm sanatçıları buradan izleyebilirsiniz.
Çağdaş Amerikan edebiyatının yaşayan öncü yazarlarından Paul Auster, 1947’de bugün New Jersey de doğdu.
- Şiir, roman, deneme, senaryo türlerinde pek çok eseri kaleme alan yazar ilk yazılarını 12 yaşında yazmaya başladı. Yazarın Paul Benjamin takma ismiyle de kaleme aldığı yapıtları oldu.
-Yalnızlığın Keşfi isimli anı roman tarzındaki kitabını babasının ölümünden sonra yazdı.
- Avrupa edebiyatıyla olan ilişkisi onun eserlerinde yenilikçi ve yaratıcılığın sınırlarını zorlayan bir tarzın oluşmasında etkili oldu.
-Auster’ın Smoke ve Blue in the Face isimli senaryoları Wayne Wang tarafından sinemaya uyarlandı. Ayrıca Auster hem bir senarist hem de bir yönetmen olarak Lulu on the Bridge isimli eserini beyazperdeye taşıdı.
-Auster'in başlıca yapıtları: New York Üçlemesi, Yalnızlığın Keşfi, Yanılsamalar Kitabı, Kırmızı Defter, Leviathan, Kehanet Gecesi, Duman, Görünmeyen, Yükseklik Korkusu, Yazı Odasında Yolculuklar, Karanlıktaki Adam.
-2018 yılında bugüne kadar gelen teklifleri reddettiği Pen Yazarlar Derneği Amerika temsilciliğinin başkanı olacak. İfade özgürlüğünün önemini her fırsatta dile getiren Auster, kabul etmesinde de belirleyici etkenin bu olduğunu söyledi.