
Dünyaca ünlü heavy metal grubu Black Sabbath, bir belgesel projesiyle dinleyicilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Belgesel, grubun geçen yıl düzenledikleri veda turnesi sürecinde yaşananları anlatacak.
‘’The End’’ adını taşıyan grubun veda turnesi, İngiltere’deki konserde son buldu. 70 küsur duraktan oluşan turnenin hikâyesine odaklanacak belgeselin yapım sürecine başlandı. Geçtiğimiz aylarda tamamen faaliyetlerini durdurup dağıldığı açıklanan Black Sabbath’ın son projesi merakla bekleniyor.
Ünlü İngiliz yönetmen Terry Gilliam, yaklaşık 18 sene önce çekimleri yarım kalan The Man Who Killed Don Quixote adlı film projesine kaldığı yerden devam ediyor. Gilliam, yeni filmi için 33 farklı mekân gezdi.
Monty Python and The Holy Grail, Brazil, Twelve Monkeys gibi filmlerle tanınan yönetmen Terry Gilliam, Cervantes’in ünlü romanından hareketle yazdığı The Man Who Killed Don Quixote ile sinemaseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Genç bir sinema öğrencisinin küçük bir İspanyol kasabasında geçecek olan bir Don Kişot filmi çekme isteğini konu alan The Man Who Killed Don Quixote'un başrollerinde Adam Driver, Michael Palin, Olga Kurylenko, Stellan Skarsgård ve Joana Ribeiro gibi isimler yer alıyor. Filmin ne zaman vizyonda olacağı ise merak konusu.
Alt-J, Haziran’da yayımlanacağı duyurulan Relaxer adlı yeni albümlerinden 3WW adlı ilk parçanın video klibini paylaştı. Klibin yönetmenliğini Young Replicant üstleniyor.
Joe Newman, Gus Unger-Hamilton, Gwil Sainsbury’den oluşan İngiliz indie rock grubu, son olarak 2014’te This Is All Yours ile albümü ile dinleyici karşısına çıkmıştı. 2 Haziran’da satışa çıkacak yeni albüm ise sekiz şarkı içerecek. Klibi Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=ZwBkXgWNs_M
31 Mayıs-4 Haziran tarihlerinde Barselona’da düzenlenecek Primavera Sound Festival’in programı açıklandı. Festival programında Aphex Twin, Joy Orbison, Local Natives, Bon Iver gibi isimler yer alıyor.
Geçtiğimiz sene Radiohead, LCD Soundsystem ve PJ Harvey, Tame Impala, Sigur Rós, Animal Collective gibi müzisyenlerin katıldığı Primavera Sound Festivali, Avrupa’nın gözde müzik festivallerinden sayılıyor. Bu sene, Cigarettes After Sex, King Krule, The xx, Run The Jewels yanında birçok ismin yer aldığı festivale katılacak sanatçı listesi için buraya tıklayabilirsiniz.
17-28 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan Cannes Film Festivali’nin programı belli oldu. Jüri başkanlığını Pedro Almodóvar’ın üstlendiği festivalin ana yarışma seçkiside Fatih Akın’ın son filmi de bulunuyor.
29 ülkeden gelen 49 filmin yer alacağı festivalde yer alacak filmler ise şöyle:
Altın Palmiye
Loveless – Andrey Zvyagintsev
You Were Never Really Here – Lynne Ramsay
Good Time – Benny Safdie – Josh Safdie
Jupiter’s Moon – Kornél Mandruczo
The Gentle Creature – Sergei Loznitsa
The Killing of Sacred Deer – Yorgos Lanthimos
L’Amant Double – François Ozon
Hikari – Naomi Kawasi
The Day After – Hong Sang-Soo
Happy End – Michael Haneke
Le Redoutable – Michel Hazanavicius
Wonderstruck – Todd Haynes
Rodin – Jacques Doillon
The Beguiled – Sofia Coppola
Aus Dem Nichts – Fatih Akın
Okja – Bong Joon-Ho
The Meyerowitz Stories – Noah Baumbach
120 Battements par Minute – Robin Campillo
Yarışma Dışı Gösterimler
Blade of the Immortal – Miike Takashi
How to Talk to Girls At Parties – John Cameron Mitchell
Beauty and the Dogs
Visages, Villages – Agnès Varda
Özel Gösterimler
An Inconvenient Sequel
Top of the Lake: China Girl
Promised Land
Come Swim
Demons in Paradise
Carne y Arena
Clair’s Camera
Gece Yarısı Gösterimleri
The Villainous
The Merciless
Tüm zamanların en çok izlenen filmlerinden olan James Cameron yönetmenliğindeki Avatar filminin müzikleri plak formatında dinleyicilerin karşısına çıkıyor. Albüm 25 Mayıs’ta satışta olacak.
2015 yılında hayatını kaybeden duayen film müzisyeni Jamer Horner, Avatar filminin yanı sıra Titanic, Braveheart, A Beautiful Mind, The Amazing Spider-Man gibi filmlerin müziklerine de imza atmıştı. Soundtrack albümü daha önce 2009 yılında filmin vizyona girmesiyle birlikte CD ve DVD olarak piyasaya sürülmüştü. Ayrıntılı bilgi için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Son olarak dokuzuncu stüdyo albümü olan Vulnicura ile dinleyici karşısına çıkan Björk, Notget adında yeni bir VR (Sanal Gerçeklik) klibi paylaştı. Klibin geçtiğimiz kasım ayında kısa bir tanıtım videosu yayımlanmıştı.
Geçtiğimiz sene ‘’Björk Digital’’ adını verdiği bir programla Londra, Sydney ve Tokyo ve Montreal’da seyirci karşısına çıkan İzlandalı sanatçı, aynı gösteriyle mayıs ayında tekrar sevenlerinin karşısında olacak. Yönetmenliğini Warren Du Preez ve Nick Thornton Jones’un üstlendiği klipte, müziğin ve insanlığın geleceğine dair görsel mesajlar veriliyor. Klibi youtube üzerindenizleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=pJDcwXQc5CU
Çağımızın yaşayan en önemli yazarlarından biri olan Haruki Murakami’nin yeni romanı Kumandanı Öldürmek - Kishidancho Goroshi yayımlandı. Tokyo’da düzenlenen bir basın toplantısında kitabın tanıtımı yapıldı ve Murakami yeni romanıyla ilgili soruları yanıtladı. Yazarın Nanking Katliamı hakkındaki görüşleri ise tartışma yarattı.
Son kitabına her zamankinden farklı olarak, karakterler ya da olay dizisiyle değil, önce romanın ismini düşünerek başladığını söyleyen Murakami’nin Shinchosha Publishing Co. tarafından yayımlanan romanı yazarın önceki kitaplarından pek çok açıdan ayrılıyor. İki ciltten oluşan roman, ‘Muro’ adında bir çocuğun doğumuyla sona eriyor.
‘Tarihi ne unutabiliriz ne de değiştirebiliriz’
Romanın duraklarından biri, Japonya’da 2011’de yaşanan büyük deprem ve ardından gelen tsunami faciası. Murakami, 2015 sonbaharında romanı üzerine çalışmaya devam ederken, bir edebiyat etkinliği için Fukushima’da bulunduğu esnada, facianın yaşandığı Tohoku bölgesini de ziyaret etmiş: “Romanın karakterleri farklı şekillerde yaralı insanlar. Bu durum bir şekilde, Japon ulusunun yaşadığı acılarla örtüşüyor. Bir romancının bu konuda yapabileceği pek fazla bir şey yok ama yine de elimden geleni yapmak istedim” diyor Murakami.
İkinci Dünya Savaşı da romanın bir diğer ağırlık noktası. Nazi Almanya’sının Avusturya’yı işgali ve Japon İmparatorluk Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Nanking Katliamı ile romanın kahramanı olan yaşlı ressamın yaptığı gizemli resim arasında bir bağ kuruluyor. Romanın ‘Yahudi soykırımı’ ile 1937 Aralık’ında yaşanan ‘Nanking Tecavüzü’ olarak da bilinen ‘Nanking Katliamı’na değinmesi, ülkede tartışmalara konu oldu. Murakami konuyla ilgili gelen soru üzerine şunları söyledi:
“Tarih, kolektif hafızamızdır. Bu yüzden de tarihi geçmişten bir şey olarak unutmak ya da yeniden yazmaya kalkmak vahim bir hata olur. Tarihimizi, hepimizin bir sorumluluk hissiyle miras alması gerektiğine inanıyorum.” “Tarihin yeniden yazımıyla” ile mücadele etmek gerektiğini söyleyen yazar; “Romancıların bu konuda yapabilecekleri sınırlı olsa da anlattığımız hikâyeler aracılığıyla mücadele edebiliriz” yorumunu yaptı.
Murakami, İkinci Dünya Savaşı esnasındaki sorumlu olduğu olaylardan dolayı ülkesini sık sık eleştiren bir yazar. 2015’te yaptığı bir açıklamada da Japonya’nın Çin, Kore ve 20. yüzyılda işgal ettiği diğer ülkelerden, kurbanları yeterli olduğuna ikna olana dek, tekrar tekrar özür dilemesi gerektiğini söylemişti.
‘İnsanları güçlendirmek istiyorum’
Uzun bir romanın, Twitter ve Facebook gibi sosyal medya kaynaklarından ayrı bir yerde durduğunu vurgulayan Murakami “Günümüz toplumunda insanlar sadece kısa mesajları tüketiyor, okuyucuların bir kere başladığında ellerinden bırakamayacakları bir şey yazmak benim için önemli. Bir hikâyenin, anında bir etki yaratmasa dahi, zaman geçtikçe, okuyucuyu eninde sonunda güçlendireceğine inanırım. İnsanları güçlendirebilmeyi umuyorum” dedi. Murakami’nin Japonya’nın tarihinde yaptıkları için sorumluluk alması gerektiği konusundaki yorumu sağcı kesimde tepkilere yol açtı. Uzun zamandır adı Nobel aday listesinde olan Murakami’nin Japonya’yı eleştirerek Nobel için puan toplamaya çalıştığını iddia edenler oldu. Fanatik Murakami okurları ise yazarı savunarak Murakami’nin tarihle yüzleşme ve tarihte yapılan hataları kabul etme tezini uzun yıllardır savunduğunu dile getirdiler. Haruki Murakami’nin tüm eserleri Türkiye yayıncısı Doğan Kitap tarafından yayımlanıyor. Mayıs ayında yazarın Karanlıktan Sonra isimli romanı okurlarla buluşacak. Murakami’nin en son romanı Kumandanı Öldürmek de bir yıl içinde Türkçe olarak yayımlanmış olacak.
Dün yapılan Oğuz Atay'ın 1971 yılında yayımlanıp şimdiye kadar 80’in üzerinde baskı yapan romanı Tutunamayanlar'ın The Disconnected ismiyle ilk kez İngilizcede yayımlandığı haberi üzerine, kitabın İngilizce haklarına sahip olan AnatoliaLit Ajans'tan açıklama geldi.
Geçtiğimiz aralık ayında İngilizce hakları AnatoliaLit Ajans aracılığıyla Londra merkezli yayınevi Oneworld’e satıldığı haberi duyurulmuştu. Dün yapılan Sevin Seydi'nin çevirisiyle ve The Disconnected ismiyle yayımlandığına dair haber üzerine ajansın yaptığı açıklama:
"Seydi’nin çevirisiyle Olric Press’ten yayımlanan ‘The Disconnected’, alınan özel izinle sadece 200 kopyalık baskı yaptı. 'Tutunamayanlar'ın İngilizce hakları AnatoliaLit Ajans tarafından İngiltere’deki Man Booker ödüllü Oneworld Yayınevi’ne satılmıştı. Ancak kitabın ne zaman çevrileceği ve yayımlanacağı belirsizliğini koruyor."
1962 doğumlu Amerikalı fotoğraf sanatçısı Gregory Crewdson, banliyöye ait sinematik sahneleri dramatik bir etkiyle yeniden canlandırıyor. Melankolik veya rahatsız edici görselliği sürreal bir atmosfer içinde kurgulayan sanatçı, fotoğraflarıyla hayal ile gerçek arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor.
Çalışmalarına New York’ta devam edecen Crewdson, eserlerinin üretim aşamasında genellikle bir sinema filminin yapımında olduğu gibi ekibiyle birlikte büyük bir sette çalışıyor. 1988 yılında Yale School of Art’tan mezun olan sanatçı, aynı zamanda 1993 yılından beri okulun Fotoğraf Bölümü’nde direktörlük yapıyor.