
ABD'nin en büyük modern sanat merkezlerinden olan MoMa, Jenny Sabin Studio'nun dev boyutlardaki sanatsal yerleştirmesine ev sahipliği yapıyor. Dev bir fiber örgüden oluşan yerleştirme, ziyaretçilerine interaktif bir tecrübe sunuyor.
Geri dönüştürülmüş materyalden üretilen 100 makarayla zenginleştrilmiş Lumen isimli çalışma, ziyaretçilerini yaz boyunca serin tutmayı vadediyor. Jenny Sabin imzalı çalışma bu yılın başında Genç Mimarlar Programı dahilinde MoMA PS1 ödülüne layık görülmüştü.
Güney Afrika kültürünü kendi müziğiyle harmanlayan Die Antwoord ve Jack Black bir araya gelerek oluşturdukları Tommy can’t Sleep adlı kısa filmde çocukluk kabusu tadında bir film noir oluşturdular. İlginç bir çalışma yapan ikili bizi Die Antwoord ve Jack Black’in rahatsız ediciliğinin sınırlarında bir yolculuğa çıkarıyor.
Film, uyuyamayan bir çocuğun enteresan dünyasını konu ediyor. Sürekli bağırarak konuşan bir annenin var olduğu gerçeküstü bir dünyada, Die Antwoord’un olmazsa olmazı farelerin yoğun varlığı da dikkat çekiyor. Cinsel ögelerin de sıkça ve rahatsız edici kullanımı filmde göze çarpan unsurlardan biriyken, fallik nesne kullanımı ve cinsel tabulara yönelik saplantılı söylemler filmde dikkat çeken diğer ayrıntılar olarak karşımıza çıkıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=egJ2qvXXGQQ
Picasso’nun kübik çizimlerini andıran yüz hatlarıyla dikkat çeken ve Pedro Almadovar’ın tüm filmlerinin ilham kaynağı olan oyuncu Rossy de Palma, Jules Verne’nin ünlü 80 Günde Devr-i Alem kitabındaki Phileas Fogg karakterinin modern versiyonu ile karşımızda.
1889’da Nellie Bly adlı genç muhabirin dünyanın etrafını 80 günden az bir sürede (72 günde) gemiyle gezerek, uluslararası bir şöhrete kavuşmasından ilham anılan hikâyeyi 21’inci yüzyılda Kolombiyalı sanatçı Jessica Mitrani yeniden duyurmak istedi. Dallas’taki Soluna Uluslararası Müzik ve Sanat Festivali için hazırlanan performansta Bly’ı Rossy de Palma canlandırdı. Sanat, sinema, performans, müzik ve tarihi bir araya getiren Traveling Lady adlı çalışma Dee and Charles Wyly Theatre’da gösterildi.
Kopenhag’ın tarihi bölgesi Nyhavn, şu günlerde sanatçı Ai Weiwei’nin küresel boyutlara ulaşan mülteci sorununa dikkat çektiği sanatsal yerleştirmesine ev sahipliği yapıyor. Açılışı Birleşmiş Milletler Uluslararası Mülteci Günü olan 20 Haziran‘da yapılan çalışma, tam 6000 can yeleğinden oluşuyor. Kuzey Avrupa’nın en büyük sergi alanlarından biri olan Kunstal Charlottenborg’un camlarına yerleştirilen yelekler, mültecilerin günümüz politik gerçekliğindeki zorlu konumunu vurgulamayı amaçlıyor. “Soleil Levant”(Gün Doğumu) başlıklı yerleştirme, adını Claude Monet’nin 1872 tarihli resminden alıyor.
En İyi Yabancı Film dalında Oscar’a aday gösterilen ve Cannes Film Festivali’nde eleştirmenlerden son 10 yılın en yüksek puanını alarak Fipresci Ödülü’nü kazanan Toni Erdmann‘ın Hollywood uyarlaması hızlı bir şekilde hayata geçiyor. Maren Ade’nin yazıp yönettiği Alman yapımı olan filmin Hollywood uyarlamasının başrollerinde Kristen Wiig ve Jack Nicholson’ın yer alacağı açıklanırken, yapımını Paramount Pictures üstlenecek. Uyarlamanın senaryosunu ise Girls dizisinden tanıdığımız Lena Dunham ve Jenni Konner ikilisi yazacak.
Araları artık iyi olmayan bir baba-kızın ilişkisini ve zamanla kaybettikleri mizah ve coşkuyu konu alan Toni Erdmann’ın Amerikan uyarlaması, Jenni Konner’ın ilk sinema filmi deneyimi de olacak. Filmin orjinal fragmanına aşağıda göz atabilirsiniz.
Geçtiğimiz Nisan ayında yaşamını yitiren sanatçı Yüksel Arslan’ın çalışmaları, ilk kez Fransa’da bir müzeye konuk oluyor. Lille şehrindeki modern sanat müzesi LaM’da açılan sergi, sanatçının 70 yapıtının yanı sıra Anadolu-İslam sanatından örnekleri, sanatçının Paris’teki atölyesini andıran Afrika heykellerini ve el yazmalarını bünyesinde ağırlıyor.
Müzede eş zamanlı olarak açılan “Andre Breton et l’art magique” sergisinin tamamlayıcısı niteliğindeki Yüksel Arslan sergisi, 15 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.
Avrupa’nın en önemli müzik festivallerinden biri olan Roskilde Festival, bu yıl da 28 Haziran – 3 Temmuz tarihleri arasında Danimarka’nın Roskilde kentinde düzenlenecek. Her yıl birbirinden ünlü isimleri ağırlayan festival bu yıl; The Weeknd, The XX, Arcade Fire ve Solange gibi dünyaca ünlü müzisyenlerin katılımıyla gerçekleşecek.
İlki 1971 yılında düzenlenen ve seneler geçtikçe kendi kitlesini yaratan Roskilde Festival’in bu yılki 6 günlük programında toplam 9 sahnede, 175 performans sergilenecek. Danimarka’nın Zealand Adası’nın batı kesiminde yer alan Roskilde şehrinde düzenlenen festival, her yıl ortama 130 bin müzikseveri ağırlarken, festivalden elden edilen gelirler ise her yıl olduğu gibi bu yıl da yardım kuruluşlarına bağışlanacak. Festival yayını 28 Temmuz’da Türkiye saati ile 22:00, diğer günler ise 20:00’de Red Bull TV’den canlı izlenebilecek.
Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar, Dijital Kale, İhanet Noktası, Kayıp Sembol ve Cehennem gibi dünya genelinde geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan kitapların yazarı Dan Brown’ın yeni kitabı Başlangıç (Origin) için yeni bilgiler gelmeye devam ediyor.
Sanat eserlerini, şifreleri ve sembolleri büyük bir titizlikle araştırarak kaleme alan Brown’ın 3 Ekim’de raflardaki yerini alacak romanının kahramanı Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon’ın yolu bu kez Bilbao, Madrid, Sevilla ve Barselona’ya düşecek.
Saat farkıyla romanı ilk okuyan ülke Türkiye olacak. Kitap, 3 Ekim’de Altın Kitaplar etiketiyle dilimizde yayımlanacak.
Başrollerini Keanu Reeves ve Lily Collins’in paylaştığı ve günümüzün halen büyük problemlerinden olan anoreksiyaya dikkat çeken To The Bone filminin gösterimi Netflix ekranında gerçekleşecek.
İlk gösterimini Sundance Film Festivali’nde yaptıktan sonra Netflix’in dikkatini çeken To The Bone‘un yayın tarihine az bir süre kala ilk fragmanı da paylaşıldı. Anoreksiyayla savaşan genç Ellen’ın, sıra dışı metotlarla ilerleyen doktor William Beckham yardımıyla nihayet işe yarayan bir tedaviye kavuşmasını anlatan To The Bone filmi sosyal bir sorumluluk da üstlenerek kadrajını anoreksiyaya çeviriyor. 14 Temmuz’da Netflix ekranlarında olacak filmin yönetmen koltuğunda Buffy The Wampire Slayer ve Mad Men gibi yapımların senaryosunu yazan ve ilk yönetmenlik denemesini gerçekleştirecek olan Marti Noxon var.
American Ballet Theatre, Whipped Cream adlı balesi için ünlü ressam ve illüstratör Mark Ryden ile bir araya geldi. Balenin temasına uygun ve oldukça “kremalı” birçok çizim, skeç ve resim; 21 Temmuz 2017 tarihinden itibaren New York’ta bulunan Paul Kasmin Gallery’de ziyaretçileriyle buluşacak. Serginin ismi “Mark Ryden: The Art of Whipped Cream” başlığını taşıyor.