
Darcey Bell'in 'çarpıcı bir gerilim roman' olarak sunulan kitabı Küçük Bir Rica beyazperdeye uyarlanıyor. Yönetmen koltuğunda Paul Feig’in oturacağı filmin başrollerini yıldız oyuncular Blake Lively ile Anna Kendrick’in paylaşacak.
Türkçede Begüm Kovulmaz’ın çevirisiyle, Doğan Kitap tarafından yayımlanan kitap için New York Times bestseller’ı Amelia’nın Sırları’nın yazarı Kimberly McCreight, “Görünürde mükemmel orta sınıf bir ailenin çöküşünü anlatan, müthiş bir gerilim” olarak tanıtıyor.
Küçük bir kasabada yaşayan bir blogger anne ile onun aniden ortadan kaybolan en yakın arkadaşı üzerine bir gizemli bir roman olan Küçük Bir Rica’nın çekimlerine bu ay Toronto’da başlanacak. Prodüksiyonunu ABD’li yapım şirketi Lionsgate’in, yönetmenliğini Paul Feig’in üstleneceği film, Kayıp Kız ve Trendeki Kız gibi son yılların çok izlenen gerilim romanı uyarlamaları kadar sürükleyici bir film olmaya şimdiden aday.
ABD’li anaokulu öğretmeni Darcey Bell’in ilk romanı olan Küçük Bir Rica’nın (A Simple Favor) sürprizler, ters köşeler, sırlar ve ifşalarla dolu gizemli öyküsü, çocuklarının okulunda tanışıp yakın arkadaş olan iki kadın arasında geçiyor. Her şey yoğun bir iş kadını olan Emily’nin, çocuğunu tek başına büyüten, bir blogger anne olan arkadaşı Stephanie’den ‘küçük bir ricada’ bulunmasıyla başlar. Emily, Stephanie’den beş yaşındaki oğlunu okuldan almasını ister. Stephanie bu ricayı memnuniyetle yerine getirir. Ne var ki Emily beklenmedik şekilde ortadan kaybolur. Emily’ye ulaşmak için telefonlar, mesajlar çare etmeyince Stephanie blogunun takipçilerini de devreye sokar. Stephanie ile Emily’nin kocası, endişeli arayışlarının sonunda Emily’nin öldüğünü öğrenirler. Asıl kâbus, bu muamma çözülünce başlayacaktır. Stephanie ile birlikte okurlar da arkadaşlık, aşk, hatta küçük bir ricanın bile aslında göründüğü kadar basit olmayabileceğini görür.
Pi Artworks London, Fatma Bucak’ın ilk kişisel sergisini Nat Muller’in küratörlüğünde düzenliyor. “Sticks and Bones” adlı sergi, 29 Eylül-21 Kasım tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.
Fatma Bucak’ın, daha önce pastpresentfuture’da yine toplumsal sorunları konu alan fotoğrafları ve Arter’de yer alan “yet another story about the fall” sergisinde video işleri sergilenmişti. Sanatçı şimdi ise Londra’da “Sticks and Bones” isimli ilk kişisel sergisini açıyor. Günümüzde basına ve ifade özgürlüğüne saldıran kutuplaştırıcı iklimi ele alan Bucak, “Kemiklerim beni bırakabilir ama kelimelerim beni asla bırakmaz” diyor.
Her yıl düzenlenen Abu Dhabi Art, bu yıl Kasım ayında 18 ülkeden 48 galeriyle sanatseverleri ağırlayacak. 8 - 11 Kasım arasında Manarat Al Saadiyat’ta gerçekleşecek fuarı, Abu Dhabi Tourism & Culture Authority düzenliyor.
Abu Dhabi Art; Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Orta Doğu’dan çeşitli sanatçıları ağırlarken Omar Kholeif fuarın küratörlüğünü üstleniyor. Fuarda öne çıkacak olan galeriler:
Agial Art Gallery (Beyrut), Cuadro Fine Art Gallery (Dubai), kamel mennour (Paris, Londra) Galerie George-Philippe & Nathalie Vallois (Paris), Galerie Thaddaeus Ropac (Paris, Londra, Salzberg), GALLERIA CONTINUA (San Gimignano, Les Moulins, Beijing, Havana), Leila Heller Gallery (Dubai, New York), and Lisson Gallery (Londra, New York). GALERIST (Istanbul), Gallery Isabelle van den Eynde (Dubai), In Situ – Fabienne Leclerc (Paris), Jhaveri Contemporary (Mumbai), Marian Goodman Gallery (New York, Paris, Londra), Sprüth Magers (Londra, Berlin, Los Angeles) and The Third Line Gallery (Dubai), whilst returning exhibitor Sean Kelly Gallery (New York) will participate in both this section and in Modern & Contemporary.
Solo sergiler: Iftikhar Dadi and Nalini Malani (Jhaveri Contemporary); Joana Hadjithomas and Khalil Joreige (In Situ – Fabienne Leclerc), Giuseppe Penone (Marian Goodman Gallery), Otto Piene (Sprüth Magers), Hassan Sharif (Isabelle van den Eynde), Shahzia Sikander (Sean Kelly Gallery) and Hayv Kahraman (The Third Line)
Mathieu Connery, Kanada’da kaldırımlara geometrik formlardan oluşan resimler yapıyor. Connery’nin yaptığı geometrik çizgilerden oluşan resimleri renkleri sayesinde üç boyutlu görünürken illüzyon etkisi yaratıyor.
Bu titreşen görsellerin oluşum süreci Boulevard Saint-Laurent’teki Montreal Mural Festivali’nde başlamış. Sanatçı öncesinde yıllarca duvarlara resimler yapmış, şimdi ise yürüyüş yollarında çalışmaları devam ediyor.
Uluslararası Sao Paulo Sanat Festivali’nin 14. edisyonu için başvurular başladı. Başvurular 31 Ekim’e kadar devam edecek.
SP-Arte 2018; Brezilya, Sao Paulo’da 11 - 15 Nisan arasında düzenlenecek. Geçtiğimiz yıl, Brezilya’dan 90, 12 farklı ülkeden ise 44 galeri festivale katılmıştı. Festivalin bu yıl Nisan’da gerçekleşecek edisyonu hakkında detaylı bilgi ve katılım için mail adresi: application@sp-arte.com
Mathieu Connery, Kanada’da kaldırımlara geometrik formlardan oluşan resimler yapıyor. Connery’nin yaptığı geometrik çizgilerden oluşan resimleri renkleri sayesinde üç boyutlu görünürken illüzyon etkisi yaratıyor.
Bu titreşen görsellerin oluşum süreci Boulevard Saint-Laurent’teki Montreal Mural Festivali’nde başlamış. Sanatçı öncesinde yıllarca duvarlara resimler yapmış, şimdi ise yürüyüş yollarında çalışmaları devam ediyor.
Fotoğrafçı Karen Jerzyk’in sürrealist fotoğrafları sanki birer film karesi gibi.
Korkunç ve sürrealist bir mizansen oluşturan Jerzyk, her parçasında yoğun anlatılar taşıyan fotoğraflar kurguluyor. "Ben terk edilmiş mekânlardan, çoğu hastanelerden ve akıl hastanelerinden, evlerden fantastik sahne yarattım" diyor. Böylelikle sanatçı insanları ortak duygu ve düşünceye çağırmayı amaçlıyor.
Dünyanın en prestijli festivalleri arasında yer alan Lollapalooza Festivali Chicago’da başlıyor.
3-6 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde Chance The Rapper , The Killers, Cage The Elephant, Muse, Lorde ve The XX gibi dünyaca ünlü müzisyen ve müzik grupları sahne alacak. Festival, 2005 yılından beri her yaz Chicago'nın tarihi yapısının yansımalarını sunan Michigan Gölü kıyısındaki tarihi Grant Park'ta gerçekleşiyor. Festival Red Bull TV’den canlı olarak izlenebilecek.
Suyeon Na, New York’ta yaşayan bir sanatçı. Mixed-medya resimleri ve kolajlarıyla güçlü kadın arketiplerini arşınlamaya çalışıyor ve buna kadın vücuduyla ilgili geleneksel ve sembolik anlamları ekliyor. Onun mitolojik tarzı yarattığı örüntüler, şekiller ve harmanladığı renklerden meydana geliyor. İşleri Amerika Birleşik Devletleri, Kore, Japonya ve Hindistan gibi pek çok yerde sergilenen Suyeon Na, kadın psikolojisine oldukça meraklı olduğunu söylüyor.
Avusturalyalı sokak sanatçısı Rone, 1900’lerde terk edilmiş bir kasaba evini fantastik bir film setine çevirdi.
“Omega Project” ismindeki bu projede evin terk edilmişlik kokan havasında duvarların üstüne devasa kadın portrelerini yaptı Rone. Evin melankolik, duygusal ve etkileyici havasında yürüyor olmak, ilgi çekici eşyaların ortasına konuşlandırılmış kadın yüzleri ve ifadelerine tanık olmak deneysel bir enstalasyon hazzı yaşatıyor. Yeni yeni devletleşen Avustralya’da sömürge zamanından kalmış ve terk edilmiş evin ifadesiyle kadın yüzlerinin ifadesini harmanlayan Rone ‘Klasik Avustralyaya ait olduğunu düşüneceğiniz bir şey değil ama anında Avustralyalı hissi veriyor.’ diyor.