
Valencia doğumlu sanatçı Mario Mankey, grotesk büyük ölçekli enstalasyonlar ve duvar resimleri üzerinde çalışıyor. Sanatçı büyük ayaklar, soğuk ama renkli ironi taşıyan heykeller yapıyor. Çoğunlukla yüzün ifadelerine odaklanıyor.
The Haus’un içindeki odanın tavanından çıkan dev ayak, izleyicileri cüceleştirerek insanlığın sürekli olarak bir yük içine girmesini çağrıştırıyor. Sergi kapsamında hazırlanan, duvara kazınmış Ego Erectus yazısı da serginin amacını yansıtıyor. İnsanlarda rahatsız edici bulduğu özellikleri yansıtan sanatçı, "Mario Mankey ismini kullanarak, insan ile primatlar arasındaki temel çelişkileri göstermeyi amaçladım" diyor.
Margaret Atwood’un The Handmaid’s Tale romanından uyarlanan ve Türkçeye Damızlık Kızın Öyküsü olarak çevrilen dizi Amerika’da televizyon eleştirmenlerinden aldığı olumlu yorumların ardından Emmy’nin provası olarak görülen Televizyon Eleştirmenler Birliği (TCA) töreninde “En başarılı program” ve “En başarılı drama” ödüllerine layık görüldü. Diziden bir diğer yeni haber olarak ise Alexis Bledel’in ikinci sezonda diziye geri döneceğini müjdelemek isteriz.
Masahisa Fukase, Japonya’nın en önemli sanatçılarından biri. Üretimlerinde vintage baskılar, grafik çalışmalar ve arşivlenmiş dergilerden yararlanıyor. Fransa’daki Les Recontres d’Arles Fotoğraf Festivali ise dünyanın en çok desteklenen festivallerinden ve Fukase’nin bir sergisine de ev sahipliği yaptı.
Sergi, etkileyici sanatsal hisleri geliştiren atmosferinin yanı sıra sanatçının kişiliğiyle ilgili bir sorgulama olarak karşımıza çıkıyor. Hayatın karışık taraflarını ve insanlarla hayvanları gözlemliyor. Sanatçı, fotoğrafı çekmekten değil yapmaktan hoşlanıyor.
Erken dönem kült filmler listesine giren Black Swan, Pi, The Wrestler ve Requiem for a Dream’in yönetmeni Darren Aronofsky’nin senaryosunu yazıp yönetmenliğini de üstlendiği yeni filmi Mother!’ın Jennifer Lawrance’lı kısa bir teaser’ından sonra nihayet uzun versiyonlu fragmanı yayımlandı.
Jennifer Lawrence’a Javier Bardem’in eşlik edeceği filmin diğer oyuncu kadrosunda Ed Harris, Michelle Pfeiffer, Domhnall Gleeson ve Kristen Wiig de yer alıyor. Filmin müziklerini ise Sicario, Arrival ve Blade Runner 2049 filmlerinin soundtrack’lerinde imzası bulunan Jóhann Jóhannsson üstleniyor. Mother!’ın vizyon tarihi ise 27 Ekim olarak açıklandı. Teaser’a aşağıdan ulaşabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=XpICoc65uh0
Son zamanlarda makro çekim fotoğrafların popülaritesi oldukça arttı. Bir İsveç markası olan ALPA sayesinde çekilen fotoğraflar, fotoğrafçılığın limitlerini kırdı. Rodenstock/ALPA lensleri, makro çekimde detayların sınırlarını zorladı.
Makro fotoğrafçılık, şüphesiz en ilginç görselleri veriyor biz izleyicilerine. Çünkü gördüğümüz dünyanın hiç görmediğimiz halini gösteriyor. Gözümüzün olanaklarıyla sınırlanmamıza meydan okuyor. Fotoğrafçı Bernhard Scurian’ın çektiği fotoğraflar adeta başka bir gezegenden bize sesleniyor; gökyüzündeki o en minik noktanın belki de evrenin en büyük gezegeni olabileceğini kanıtlar nitelikte.
Norveç merkezli müzisyen Leo Moracchioli’nin kızıyla birlikte Lego’dan bir Simpsons evi inşa ettiği klibinde, The Simpsons’ın jenerik müziğine de heavy metal bir cover yaptı. İlk 24 saatte 200.000 tıklanma alan klipte Moracchioli’nin oldukça samimi bir ev ortamında çaldığı enstrümanlı performansı görülüyor.
Böylece birçok farklı versiyonu bulunan jenerik müziğinin karanlık bir cover’ı da gerçekleşmiş oldu. Videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=uG43R7-sN6g
Birlikte yaptıkları işlerle ve aşklarıyla anılan sanatçılar Marina Abramovic ve Ulay, Abramovic’in retrospektif sergisi için bir araya geldiler. Kopenhag’taki Louisiana Museum of Modern Art’ta gerçekleşen retrospektif serginin açılışında bir de sürpriz vardı.
Usta iki performans sanatçısı Abramovic ve Ulay, geçmişte birlikte ürettikleri işleri sayesinde günümüzde anılmaya devam ettiler ve sanat dünyasının en çok konuşulan sanatçıları arasında yer aldılar. İkilinin işleri her daim düşündürücü ve duygulandırıcı oldu. Louisiana Museum of Modern Art’ta, yani Kopenhag’ta, 17 Temmuz – 22 Kasım arasında gerçekleşen Abramovic retrospektifinin açılışına Ulay misafir oldu ve birlikte sahneye çıktılar. Böylece ikilinin yıllardır süren küskünlüğü bitti mi soruları da gündeme geldi. Ayrıca gösterilen yarım saatlik kısa filmdeki ikilinin röportajı da büyük ilgi uyandırdı.
https://vimeo.com/224530065
Şehir hayatını farklı bir perspektifte sunup, şehrin bir panoramasını aktaran Woddy Allen; sıcak, renkli ve şehirli filmleriyle de öne çıkan bir yönetmen. Yönetmenin yeni çekeceği filminin ismi henüz belli olmazken oyuncu kadrosundan üç isim belli oldu. Elle Fanning, en son James Franco’yla birlikte In Dubious Battle’da yer alan Selena Gomez, Interstellar ve Call Me By Your Name filmlerinde performans gösteren Timothée Chalamet oyuncu kadrosunda yer alan üç isim.
Filmin yapımcılığını ise daha önce Allen’ın Cafe Society ve Wonder Wheel filmlerinin de yapımcılığını yapan Amazon Studios üstleniyor. Filmle ilgili detaylar önümüzdeki zamanlarda belli olacakken nasıl bir hikâye ile karşımıza çıkacağı ise merak konusu.
Madrid’te tamamen pet şişelerden oluşan büyüleyici bir labirent yapıldı. Projeyi gerçekleştiren İspanyol Luzinterruptus sanat kolektifi, çalışmayı yüzüncü yılı kapsamında Plaza Mayor’un önüne 4 günlüğüne yerleştirdi.
Yerleştirmede toplamda 15 bin plastik şişe kullanıldı. Bu şişeler çevredeki üniversiteler, hastaneler ve diğer kurumlardan bir ay içinde toplandı. Luzinterruptus’a göre labirent, ziyaretçileri içine girip dolaşmaya sevk ediyor ve soğuk bir atmosfer sunuyor.
Daughter, 2015’te çıkardığı Not To Dissappear albümünün ardından video oyunu Life Is Strange: Before The Storm için bir soundtrack projesiyle karşımıza çıkıyor. 13 şarkıdan oluşan albüm Daughter’ın melankolik ve dağınık tarzını yansıtırken yine 4AD etiketiyle yayımlanacak.
1 Eylül’de çıkacak olan Life Is Strange: Before The Storm albümünden öne çıkan parça Burn It Down’ı aşağıdan dinleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=-XIRj_Iq3cw