
ARCOmadrid, bu sene 37. kez gerçekleşecek! Çoğunlukla Latin Amerikalı sanatçılardan ve sanat koleksiyonlarından oluşan çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapacak olan fuar, bir kez daha sanat dünyası için buluşma yeri olarak Madrid’i gösteriyor. Dünyanın dört bir yanından gelen galeriler, sanatçılar ve ziyaretçiler, bu sayede canlı İspanyol başkentinin çağdaş sanat devresine tanık oluyor. Önemli bir durak olan ARCOmadrid, Avrupa ile Latin Amerika çağdaş sanat sahneleri ve sanat piyasaları arasında benzersiz bir köprü kuruyor.
Bu senenin teması ise “The Future” olarak belirlendi. Fuar kapsamında misafir küratör Chus Martínez'in küratörlüğünü yaptığı özel bir sergi ve etkinlik programına da yer verilecek. Eş küratör olarak Rosa Lleo ve Elise Lammer isimleri yer alırken, mimar Andrés Jaque’in ise radikal yeni bir fuar tasarımı sunacağı açıklananlar arasında. ARCOmadrid boyunca sadece fuar alanında değil, şehirde yer alan müze ve özel galerilerde de etkinlikler devam edecek.
21 Şubat tarihinde sanatseverleri ağırlamaya başlayacak olan ARCOmadrid, 25 Şubat tarihine kadar devam edecek.
Uluslararası Berlin Film Festivali, 15 Şubat’ta 68. kez kapılarını açtı. Açılışını günümüz sinemasının en özgün yönetmenlerinden Wes Anderson’ın yeni filmi Isle of Dogs ile yapan festivalin ilk beş günü ana yarışma seçkisinde yer alan farklı ülke ve türlerden 10 yeni filmin gösterimi ile devam etti. Bir çocuğun, şehirden uzaklaştırılan köpeğini arama hikâyesini ele alan ve stopmotion tekniğiyle çekilen Isle of Dogs, basın tarafından büyük övgüyle karşılandı. Berlinale'de 25 Şubat’a dek 7 bin 991 film arasından seçilen 385 film; Panorama, Forum, Geniş Forum, Generation, Damak Tadı Sinema gibi bölümlerde gösterilecek.
Berlinale'de Türkiye'den de toplam üç film dünya prömiyerini yapıyor. 20 filmin Altın Ayı için yarışacağı Ana Yarışma’nın bu yılki jürisine Alman oyuncu, senarist, yapımcı Tom Tykwer başkanlık ediyor. Ana yarışma seçkisinde Anderson’un yanı sıra, Gus Van Sant, Cedric Khan, Christian Petzold, Benoit Jacquot gibi ünlü yönetmenlerle birlikte toplam sekiz Alman yapımı film yer alıyor. Yaşam boyu başarı ödülü olan Onursal Altın Ayı’nın bu yıl ki sahibi en son The Florida Project ile karşımıza çıkan oyuncu Willem Dafoe. Türkiye’den ise Burak Çevik’in Tuzdan Kaide’si Forum bölümünde dünya prömiyerini yaparken, Banu Sıvacı’nın Güvercin’i genç sinemaseverleri hedefleyen Generation 14 Plus bölümünde yer alıyor. Forum Expanded bölümünde ise Didem Pekün’ün orta metrajlı filmi Araf gösterilecek.
68. Uluslararası Berlin Film Festivali 25 Şubat’ta son bulacak. Festivalin detaylı programına https://www.berlinale.de/en/HomePage.html adresinden göz atabilirsiniz.
Bu yıl 71'incisi, Londra'da Royal Albert Hall konser salonunda düzenlenen Bafta Ödülleri töreni Angelina Jolie, Jennifer Lawrence, Natalie Dormer, Salma Hayek ve İngiltere kraliyet tahtı varislerinden Cambridge Dükü Prens William ile eşi Cambridge Düşesi Kate gibi ünlülerin katılımıyla gerçekleşti. İngiliz yönetmen Martin McDonagh'ın direktörlüğündeki Three Billboards Outside Ebbing, Missouri En İyi Film Ödülü’nün sahibi oldu. Filmin başrol oyuncusu Frances McDormand ise En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne layık görüldü.
Bafta 2018 Ödüllerini Kazananlar
En İyi Film: Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
En İyi Yönetmen: Guillermo Del Toro (The Shape Of Water)
En İyi Erkek Oyuncu: Gary Oldman (Darkest Hour)
En İyi Kadın Oyuncu: Frances McDormand (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Sam Rockwell (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Allison Janney (I, Tonya)
En Orijinal Senaryo: Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
En İyi Belgesel: I Am Not Your Negro
En İyi İngiliz Filmi: Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
En iyi Sinematografi: Blade Runner 2049
En İyi Uyarlama Senaryo: Call Me by Your Name
En İyi Animasyon Filmi: Coco
En İyi Yabancı Film: The Handmaiden
En İyi Prodüksiyon Tasarımı: The Shape Of Water
En İyi Görsel Efekt: Blade Runner 2049
En İyi Makyaj ve Saç: Darkest Hour
En İyi Kostüm Tasarımı: Phantom Thread
En İyi Ses: Dunkirk
En Orijinal Müzik: The Shape Of Water
Janet Echelman geçen hafta Madrid'in Plaza Mayor'unda yaptığı 1.78 Madrid adlı heykeliyle, şehrin 400. yıl dönümünü kutladı. Amerikalı sanatçının Earth Time serisinden olan askıdaki iplik heykeli, İspanya Kral III. Philip'in heykelinin üzerinde asılı duruyor.
Heykel, canlı bir ağa benzeyen tesisat, rüzgârla hareket eden bir ağ oluşturmak üzere birbirine düğümlenmiş, örgülü ve bir araya getirilmiş güçlü, işlenmiş liflerden bir araya geliyor. Gece boyunca üzerine yansıtılan renkli ışıklarla canlanıyor. Japonya'daki 2011 depreminden dolayı, günün 1.78 mikrosaniye gerilemiş olması nedeniyle zaman fikrini uyandırıyor.
Türkiye kökenli bir ailenin çocuğu olarak Chicago’da doğup büyüyen tasarım öğrencisi Eda Yorulmazoğlu‘nun yarattığı “My Perfect Nuclear Family” isimli koleksiyonu, şimdilerde tasarım dünyasında çok fazla konuşuluyor. ABD’nin önde gelen tasarım firmalarının odak noktası olan Yorulmazoğlu’nun yarattığı tasarım kıyafetler oldukça sıra dışı.
School of the Art Institute Chicago’da moda tasarımı eğitimi gören Eda Yorulmazoğlu’nun yarattığı “My Perfect Nuclear Family” koleksiyonu, tasarımlarını ve kavramlarını betimlemek için yaratıklar yaratıyor. Sanatçı bir kara mizah yaratacak şekilde, değiştirilmiş gerçek yaşam deneyimlerini temel alıyor.
İstanbul’da Filmekimi’nde izleme fırsatı bulduğumuz Juliette Binoche’lu son filmi Let the Sunshine ile karşımıza çıkan Claire Denis, yeni İngilizce filmi High Life’ta Binoche’la yeniden bir araya geliyor. Filmde Binoche’a oyuncu olarak Robert Pattinson eşlik ediyor.
Kara delik görevi için gönüllü olan idam mahkumu Monte ve onun isteği dışında dünyaya gelen kızı Willow’un hikâyesinin anlatılacağı filmin diğer oyuncu kadrosunda André Benjamin, Mia Goth, Lars Eidinger ve Jessie Ross gibi isimler yer alıyor.
Luca Guadagnino’nun çok ses getiren filmi Call Me By Your Name’de hafızalara kazınan ve İtalya’nın Lombardiya bölgesinde yer alan ev 2.7 milyon dolar fiyatıyla satışa çıktı. 75. Altın Küre Ödülleri’nde En İyi Film (Drama) dalında yarışan ancak ödülü alamayan film Türkiye’de birkaç kısıtlı gösterimin ardından 23 Şubat’ta da gösterime girecek.
Oscar töreninden hemen önce vizyona girecek olan film, André Aciman’ın 2007 yılında yayımlanan aynı isimli romanının uyarlaması olarak tüm dünyada oldukça beğeni aldı. Call Me By Your Name; Elio adında İtalyan bir genç ile ailesinin yazlık misafiri Oliver arasındaki aşka odaklanan bir film.
Art Wynwood, bu sene 16 – 19 Şubat tarihleri arasında gerçekleşiyor. Etkinlik, Miami'nin son on yılda Güney Florida'nın çağdaş sanat sahnesinin merkezi olarak uluslararası ün kazanan Wynwood Sanat Bölgesi'nin dinamik ortamını yansıtıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen graffiti sanatçıları, gittikçe farklılaşan galeriler, restoranlar ve kaldırımları kaplayan dükkanlar için enerjik bir ton oluşturan canlı, provakatif duvar resimleri ile bu keskin mahallenin duvarlarını süslüyor.
Yeni fikirlere ve görüntülere olan bu açıklık, mevcut yeraltı hareketinden sokak sanatı, duvar resimleri, pop sürrealizmi ve diğer türleri vurgulayan Art Wynwood'da gösteriliyor. Sanat Wynwood, sanat meraklısı ve tecrübeli kültür gezginini çağımızın en önemli sanat formlarından birini keşfetmek, keşfetmek ve toplamak için benzersiz bir fırsat sunuyor.
Parisli fotoğrafçı Nicolas Rivals, La Línea Roja adlıprojesinin bir parçası olarak, İspanya gezisi sırasında açık havada kırmızı ışık konfigürasyonları hazırladı. Ortaya çıkan fotoğrafların her biri, imal edilen nesneler ile doğal dünya arasında sıra dışılığın yan yana bulunduğunu gösteren bir dizi uzun pozlama çekimi sırasında yakalandı.
Parlak formlar, simetriye kayıtsız olarak, esrarengiz bir biçimde çevreleyen manzarayla kesişerek aksi halde tamamen karanlık olacak olan kalın fırça bölgelerini aydınlatıyor. Yoğun kırmızı bir ışık ışını, yakınlardaki bir dizi ağaç arasında sıkışan bir üçgen olarak görülüyor. Kayalık bir dağdan dikey olarak yükselen dikdörtgen ve sığ havuz suyunun yüzeyinin altından bakan bir kare hem realist hem de mistik bir görüntü sağlıyor.
Kinetik, sıvı heykel derken ve ulaşılmak istenen akışkan form artık heykel sanatında oldukça kolay yakalanabilirken, sanatçı John Bisbee bunu çivilerle yapmayı tercih ediyor.
Amerikalı sanatçı çivilerle tanışmasını şöyle anlatıyor: “Terk edilmiş bir evde paslanmış çivi dolu bir kovayı kazara tekmelediğimde, sanat malzemeleri arıyordum. Sonra gördüm ki çiviler kovanın şekline göre birlikte erimiş halde düştü”.
Yaşadığı bu durum üzerine çivilerden ilham alan sanatçı, otuz yılı aşkın bir süredir 12 inç çivileri kullanarak pek çok heykel üretti. Bunların son örnekleri arasında; Out of the Garden adlı kıvrak yılan benzeri bir figür ve Infinity Pool adı verilen diken diken geometrik bir duvar desenine sahip olan çalışmaları yer alıyor.