
Martin Leveque, paradoksal bir deneyim yaratmak ve izleyicinin gerçekliğini anlık olarak değiştirmek için ışık, su ve ayna yansımalarıyla oynuyor. İlk olarak Mutek mx Festival’de sunulan kurulum, Martin Leveque’nin Meksika kenti ile olan ilişkisini, sanatçı için hiç bitmeyen bir ilham kaynağı olarak hareket eden, kaotik ve güçlü enerjisini yansıtıyor.
Bu enerjinin görsel bir tezahürü niteliğinde olan çalışma, günlük yaşamın tekdüze ritüellerinden anlık bir şekilde kaçmayı sağlamak için su ve ışığı yansıtıyor. 45 derecelik bir aynadan oluşan yerleştirme, anamorfik bir şekilde seyircinin perspektifinden yüzen suyun, mükemmel bir çemberi olarak görünüyor.
https://vimeo.com/264534156
Yönetmenliğini Vanessa Filho‘nun üstlendiği ve başrolünde Marion Cotillard’ın yer aldığı Gueule d’ange (Angel Face) filminden fragman paylaşıldı. Prömiyerini 71. Cannes Film Festivali'nin Belirli Bakış Bölümü'nde yapacak olan film, sekiz yaşındaki kızı Elli ile Fransız Rivierası yakınlarında bir köyde yaşayan bekar bir anne olan Marlene'i (Marion Cotillard) konu alıyor.
Marlene bir gece tanıştığı bir erkek için kızını terk etmeye karar veriyor ve kızı Elli annesini geri kazanmak için mücadele veriyor. 23 Mayıs’ta Fransa’da vizyona girecek olan filmde Alban Lenoir, Amélie Daure, Ayline Etaix ve Stéphane Rideau gibi oyuncular yer alıyor. Marion Cotillard, geçtiğimiz yıl da Arnaud Desplechin’in Ismael’s Ghosts (İsmail’in Hayaletleri) filminde yer almıştı ve film 70. Cannes Film Festivali'nin açılış filmi olmuştu.
https://www.youtube.com/watch?v=ROZkLKEIPOU
Aktris Scarlett Johansson , 2009 yılında Serge Gainsbourg ve Brigitte Bardot’dan esinlenen Break Up adlı albüm için Pete Yorn ile güçlerini birleştirmişti ve ikili yeni bir EP için yeniden bir araya geldi.
1 Haziran’da Capitol Records etiketiyle piyasaya çıkacak olan EP’nin adı Apart olacak. Beş şarkıdan oluşacak EP, Yorn'un 2016 yılında yayımladığı albümü Arranging Time'da yer alan Tomorrow’un yeni bir versiyonunun yanı sıra dört orijinal şarkıya sahip olacak.
Johansson, yeni EP ile ilgili “Bu projeye Pete ile tamamen farklı bir bakışla bakıp yeniden ve yaratıcı parametrelerle değerlendirebilmek benim için eşsiz bir sanatsal fırsat. Sesimizin ve hikâyelerimizin birbirini tamamladığını düşünüyorum. Üstelik Pete ile şarkı söylemek gerçekten büyük zevk." açıklamasında bulundu. Albümde yer alacak beş şarkının isimleri ise şöyle;
1. Iguana Bird
2. Bad Dreams
3. Movies
4. Cigarillo
5. Tomorrow
İki sezon yayına giren ve hayran kitlesi dünyanın dört bir yanına yayılan Sense8, Netflix tarafından iptal edilmişti. Dizinin hayranlarını fazlasıyla üzen bu haberin üstüne imza kampanyaları da başlatılmıştı. Düzenlenen kampanyalarla Netflix‘in kararını değiştirme girişimi başarılı olamasa da, bu çabalar bir orta yol bulmak adına işe yaramış ve Netflix aldığı büyük tepkilerin ardından Sense8’i iki saatlik bir özel bölümle sonlandırma kararı almıştı. Özel bir finalle veda edecek olan dizi, 8 Haziran’da son kez hayranlarıyla buluşacak.
Oyuncu kadrosunda; Toby Onwumere, Tina Desai, Miguel Angel Silvestre, Jamie Clayton, Tuppence Middleton, Doona Bae, Brian J. Smith ve Max Riemelt gibi isimlerin yer aldığı dizinin yönetmen koltuğunda Matrix filminden tanıdığımız Wachowski Kardeşler bulunurken, senaristliğini ise J. Michael Straczynski üstleniyor.
Oscarlı yazar ve yönetmen Quentin Tarantino, dün son filmi Once Upon a Time in Hollywood (Biz Zamanlar Hollywood’ta) için, Las Vegas’taki Caesars Palace’ta detaylı açıklamalarda bulundu. Böylece Tarantino’nun daha önce Leonardo DiCaprio'yla çalışacağı duyurulan yeni filmine Brad Pitt’in de dâhil olacağı kesinleşti.
Sony Pictures ile iş birliği içinde olan yönetmen, Leonardo DiCaprio ve Brad Pitt için “Sony ve ben, Robert Redford ve Paul Newman'dan bu yana en heyecan verici iki yıldızı bu projede bir araya getireceğiz” dedi. Tarantino, filmin 1969'da Hollywood'ta geçeceğini, “hippi devrimi ile yeni Hollywood'un yükselişinde karşı kültürlerin nasıl patlama yaptığını” konu alacağını açıkladı. Filminin tarz olarak Pulp Fiction (1994) filmine yakın olacağını belirten yönetmen “Los Angeles’ı sokak sokak, blok blok 1969’lu yılların Hollywood’una dönüştüreceğiz” dedi. Daha önce yönetmenle Django Unchained filminde de birlikte çalışan Leonardo DiCaprio: “Henüz tek karesi çekilmemiş bir film için konuşmak zor ancak Brad Pitt ve Tarantino ile birlikte çalışacağım için heyecanlıyım” dedi. DiCaprio, Oscar ödüllü senarist ve yönetmen Tarantino'nun "yazdığı en şaşırtıcı senaryo" olduğunu, sinemaya yeni bir boyut getireceğini ve çok şey ifade ettiğini de ekledi. Filmin 9 Ağustos 2019’da vizyona girmesi bekleniyor.
Yayoi Kusama’nın son obliterasyon çalışması Flower Obsession, Melbourne’de yer alan NGV Triennial’de sergileniyor. Kurulum nispeten normal, sade döşenmiş bir oda ile başlıyor ve hızla, güzel kırmızı çiçeklerin bir “virüs” tarafından tahrip edildiği bir ortama dönüşüyor.
Kırmızı çiçeklerin hikâyesi Kusama’nın çocukluğuna dayanıyor. Kırmızı çiçeği sonsuzlukla ilgili ilk deneyimleri olarak değerlendiren Kusama, bu durumu çocukken mutfaklarında yer alan kırmızı çiçek desenli masa örtüsüne daldığında gördüğü halüsinasyonlarla ilişkilendiriyor. Bu olayla ilgili de “Bütün odayı, tüm vücudumu ve tüm evreni kırmızıyla kaplı gördüm. Çiçekler… Ve o anda ruhum yok oldu. Bu bir yanılsama değil, gerçekliğin kendisiydi” yorumunda bulunuyor.
Kırmızı çiçek her ne kadar naif gözükse de, yerleştirmede bir virüs olarak yayılıyor. Boşlukları yok ederek; kanepeleri, tuvaletleri, pencereleri, tavanları ve sütunları, kaçınılmaz, kırmızı bir tekrarlama ile kaplıyor.
Ronit Baranga’nın heykelleri hem sevimli hem de ürkütücü! Enteresan çalışmalarıyla tanıdığımız sanatçı, Booth Gallery’de gerçekleşecek olan “Demons’ Playground” adlı sergisi için yeni bir seri hazırladı. Seri içindeki figüratif çalışmaların oldukça gerçekçi bir neşeye sahip olmalarına karşın ürkütücü bir hâlleri de var.
Ronit Baranga, “Demons’ Playground” sergisinde yer alacak çalışmaları için: “Eğlenceli bir çocukluğun görüntüleri, içsel ve karanlık güçlere yol açar. Kendi içlerini algılayan kızlar, kendilerini etraflarındaki nesnelere yansıtırlar. Vahşi taraflarını izleyerek, ilginç ve büyüleyici bir hâl alırlar. Önyargı ve korkuları salıverirler… Çocukluğun cennetsel görüntülerinden ziyade duygusal ve genellikle acı veren şeytanlarnı serbest bırakmaya çalıştım.” yorumunda bulunuyor.
Pedro Almodóvar, yeni filmi Dolor Y Gloria (Pain and Glory) üzerinde çalışmalara başladı. Filmin çekimleri Temmuz 2018’de başlayacak ve yönetmenin en sevdiği iki oyuncu da kadroda yer alacak: Antonio Banderas ve Penélope Cruz.
Dolor Y Gloria filmi, hayatının dönüm noktalarında olan bir yönetmenin yaşamına odaklanırken, filmde hem yönetmen olarak Almodóvar’ın hayatının yansımaları görülecek hem de Almodóvar’ın filmlerinde ender rastlanan “erkek bakış açısı” işlenecek. Yönetmen, yeni filmin içeriğini tanımlarken "ilk aşklar, ikinci aşklar, anne, ölüm, çalıştığım aktörler, altmışlar, seksenler ve şimdiki zaman" kelimelerini kullanıyor.
Tate Modern, geçtiğimiz günlerde 16 ile 25 yaş gurubu arasındaki gençlerle bir anket gerçekleştirdi. Müzelere olan ilgileri ve erişimleri üzerine olan bu ankette, genel olarak gençlerin müze giriş ücretlerinin yüksek olmasından şikâyet ettiği görüldü. Bu durum üzerine Tate Modern, gençlerin sanat ile daha fazla haşır neşir olmasını sağlamak adına 16 ile 25 yaş grubu arasındaki gençlere, yanlarında üç arkadaşlarını da getirmeleri şartıyla giriş ücretinin 5 pound olacağını açıkladı.
Tate Modern direktörü Maria Balshaw bu durum için: “Genç kuşağın söylediklerine kulak verdik, böylece gelecek nesiller için gerekli değişiklikleri yapabiliriz. Sektörümüz onların yaratıcı enerjileri ile şekillendirilmeli. Bu konuda mesajımız: Sanat kurumları onlar için değil, onlar ile planlamalıdır.” yorumunda bulundu.
Kapak Görsel: ©Jenny Saville
Bu yıl 71. kez 8-19 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan ve Cate Blanchett‘in jüri başkanlığında ve jüri üyelerinin Andrey Zvyagintsev, Kristen Stewart, Ava DuVernay, Khadja Nin, Léa Seydoux ve Chang Chen’den oluştuğu 71. Cannes Film Festivali’nde yarışacak filmler belli oldu. Yedi yıl önce Melancholia filmiyle katıldığı Cannes Film Festivali’nde “Hitler'e sempati duyuyorum” diyerek yasaklanan Danimarkalı yönetmen Lars von Trier’in, bu yıl yeni filmi The House That Jack Built prömiyerini Cannes’da yapacak ancak yarışma dışı filmler arasında olacak. Nuri Bilge Ceylan’ın Ahlat Ağacı, Terry Gilliam’ın The Man Who Killed Don Quixote, Yann Gonzalez‘in Un Couteau Dans Le Cœur ve Sergey Dvortsevoy‘un Tulpan filmleri bu yıl ana yarışma bölümünde yarışacağı netleşen filmlerden.