
Spike Lee’nin 70’lerde geçen ve Amerika’daki ırkçı yaklaşımı, Ron Stallworth’un yazdığı otobiyografik romandan uyarlayarak ele aldığı BlacKkKlansman adlı film Eylül ayında Türkiye’de vizyona girecek.
Filmin geçtiği 70’li yıllarda ABD, Tennessee’de Ku Klux Klan (KKK) adında, siyahi ve göçmenlere karşı kurulmuş beyaz üstünlükçü gizli bir örgüt bulunmaktadır. Yapımcılığını Jordan Peele’nin üstlendiği gerçek bir olaydan uyarlanan film, Colorado Polis Departmanı’nın ilk siyahi polisi Ron Stallworth’un Ku Klux Klan’ın (KKK) içine girebilmek için yaptıklarını ve yaşadığı süreci konu ediniyor. Filmin oyuncuları arasında Adam Driver, Laura Harrier, Topher Grace ve Denzel Washington’ın oğlu John David Washington yer alıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=Nfd0D7V4xOE
Pi Artworks’ün Londra’daki galerisi, gerçeküstü natürmort çalışmalarıyla bilinen Fransız sanatçı Maude Maris’in “Who Wants to Look at Somebody’s Face?” isimli İngiltere’deki ilk solo sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, ünlü modern heykellerden bazıları referans alınarak, resim ve heykel disiplinlerinde fotoğraf sanatının rolü ile fotoğrafın bir arşiv olarak nasıl kullanılabileceğine dikkat çekiyor.
Maude Maris, ufak buluntuların kalıplarını çıkararak başladığı ve özgün bir kimlik yarattığı çalışmalarında, ele aldığı konuya yönelik reprodüksiyonları öncelikle gruplandırıyor. Sonrasında onların fotoğraflarını çeken sanatçı, kat kat büyütülen nesnelerin kontürlerini, derinliğini, yüzeyleri ve renklerini manipüle ederek onların resimlerini yapıyor. Modern heykel sanatının İngiltere’deki en önemli temsilcilerinden oluşan bir arşivi inceleyerek St. Ives ve Yorkshire arasında, insanlara kutsallığı çağrıştırabilecek şeylerin ne olabileceğini bulan sanatçı, usta isimlerin tarihine saygı göstererek heykelleri ile kendi çalışmaları arasında nazik bir uyum yakalıyor.
“Who Wants to Look at Somebody’s Face?” sergisi, Pi Artworks Londra’da, 29 Eylül – 9 Kasım 2018 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.
Bu yıl Danimarka Vejle Sanat Müzesi tarafından düzenlenen yüzen sanat festivalinde dikkat çekici bir eser bulunuyor. Festivalde, Danimarkalı sanatçı Asmund Havsteen-Mikkelsen tarafından 15x6x9 metre ölçülerinde replika edilen ikonik yapı Le Corbusier’ın Villa Savoye’unu görmek mümkün. Ancak modern mimarinin önemli yapılarından villanın köşesi suya batık hâlde. Modernliğin Çöküşü olarak yorumlanan eser, İngiltere’nin AB’den ayrılışı, Donald Trump, Cambridge Analitik Skandalı ve demokratik seçimleri manipüle eden sosyal medya gibi konu başlıklarını kapsıyor.
Sanatçı, çalkantılı sosyo-politik ortama dikkat çektiği eserinde analitik düşünmenin tehlike altında olduğunu vurgularken, korunamaması hâlinde Villa Savoye gibi çökeceğine gönderme yapıyor. Asmund Havsteen-Mikkelsen’in yorumladığı ikonik yapı Villa Savoye, 2 Eylül’e kadar ziyaret edilebilecek.
Geçen yıl Christie's’in düzenlediği müzayedede 450 milyon dolara satılan Leonardo Da Vinci’nin Salvator Mundi isimli İsa portresi, sahte olduğu iddiaları ile yeniden gündeme geldi.
Suudi Arabistan Prensi tarafından, bugüne kadar Leonardo için ödenen en yüksek fiyata satın alınan eserin, gerçekte Leonardo da Vinci’nin asistanı Bernardino Luini’ye ait olduğu iddia ediliyor. Oxford Sanat Tarihi Uzmanı Matthew Landrus’a göre Leonardo’nun esere yaptığı müdahale %5 ile %20 arasında değişirken, İsa’nın cüppesi ve altın işlemeli şeridin Luini’nin resimleriyle kıyaslandığında büyük benzerlikler içerdiği görülüyor. Buna rağmen, Leonardo da Vinci’ye özgü sfumato tekniği eserin geneline hâkim olduğundan, iddianın doğruluğuna kesin olarak karar verilemiyor.
Tartışmalı eser Salvator Mundi, Abu Dhabi’nin kültür ve turizminde önemli bir yere sahip. Eylül ayında Louvre Abu Dhabi’de sanatseverlerle buluşacak olan eserin, geçen yıl Paris’te rekor kıran Leonardo sergisinin bu seneki gösteriminde, Mona Lisa’nın yanında yer alacağı konuşuluyor.
Bağımsız sinemanın önemli yönetmenlerinden biri olan Jim Jarmusch’un Elvis Presley’e saygı duruşu niteliğindeki Mystery Train (Gizem Treni) filmi 10 Ağustos’ta Türkiye’de ilk kez vizyona giriyor. 1989 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışmış, En İyi Sanatsal Katkı ödülünü almış olan filmin başrollerinde Masatoshi Nagase, Youki Kudoh, Screamin' Jay Hawkins bulunuyor.
Filmde sürpriz olarak Steve Buscemi, Clash gitaristi Joe Strummer ve radyo DJ’i olarak Tom Waits yer alıyor. Elvis Presley, Otis Redding ve Roy Orbison gibi isimlerin şarkılarıyla eşlik ettiği 1989 yapımlı Gizem Treni, aynı zaman diliminde geçen üç farklı hikâyeyi ele alıyor.
Bağımsız sinemanın önemli yönetmenlerinden biri olan Jim Jarmusch’un Elvis Presley’e saygı duruşu niteliğindeki Mystery Train (Gizem Treni) filmi 10 Ağustos’ta Türkiye’de ilk kez vizyona giriyor. 1989 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışmış, En İyi Sanatsal Katkı ödülünü almış olan filmin başrollerinde Masatoshi Nagase, Youki Kudoh, Screamin' Jay Hawkins bulunuyor.
Filmde sürpriz olarak Steve Buscemi, Clash gitaristi Joe Strummer ve radyo DJ’i olarak Tom Waits yer alıyor. Elvis Presley, Otis Redding ve Roy Orbison gibi isimlerin şarkılarıyla eşlik ettiği 1989 yapımlı Gizem Treni, aynı zaman diliminde geçen üç farklı hikâyeyi ele alıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=MiHzlqWaTZg
Uzun süredir film ve dizilerde yer almayan Jim Carrey’in Kidding isimli yeni dizisinin tanıtım fragmanı yayımlandı. Kidding; Eternal Sunshine of the Spotless Mind’ın yönetmeni Michel Gondry ile Jim Carrey’yi yeniden bir araya getiriyor. Jim Carrey’nin Mr. Pickles isimli bir çocuk şovu yıldızına hayat vereceği dizide; Pickles’ın eşini Judy Greer, oğlunu ise Cole Allen canlandırıyor.
Dizi çocuk şovu yıldızı olan Jeff Pickles’ın aile hayatındaki sorunlarla baş etmeye çalışmasını konu alıyor. On bölümden oluşan dizinin ilk sezonu 9 Eylül’de Showtime kanalında yayımlanmaya başlayacak.
https://www.youtube.com/watch?v=jS6Gt76e_NA
Stanley Kubrick’in yönettiği ve Stephen King’in aynı adı taşıyan romanından uyarlanan The Shining, kitabından oldukça farklıydı. Bu durum, birçok korku romanı yazarından olumsuz eleştiri alırken, Kubrick’in filmi “zayıf bir uyarlama” olarak değerlendirilmişti.
The Shining’in devam kitabı Doctor Sleep ise korku türündeki Oculus ve Hush gibi filmleri yöneten Mike Flanagan’ın yönetmenliğinde ele alınacak. Filmde, Jack ve Wendy Torrance’ın büyüyen ve huzurevinde alkolik bir yaşam sürdüren oğulları Danny Torrance karakterini Ewan McGregor canlandıracak. McGregor, USA Today’e yaptığı açıklamada, kendi senaryolarının, bir önceki filmin aksine kitaba daha çok bağlı olduğunu söyledi. Yalnızca bir şeyin farklı olduğunu belirten sanatçı, konuya ilişkin başka açıklamada bulunmadı.
Kesin olmamakla birlikte, filmin gösterime gireceği tarih şimdilik 24 Ocak 2020 olarak belirlendi. Ewan McGregor, Doctor Sleep için verdiği sözü tutabilecek mi, hep birlikte izleyeceğiz.
Fotoğraf sanatına öncülük eden ve Kraliyet Fotoğraf Topluluğu’na üye olan birçok önemli kadın fotoğraf sanatçısı bulunuyor. Ancak aralarında Julia Margaret Cameron gibi isimlerin de olduğu kadın fotoğraf sanatçıları, erkek egemen bir ortamda hak ettikleri yeri göremediklerinden endişeli.
Bu nedenle Kraliyet Fotoğraf Topluluğu, uluslararası alanda “100 kadın kahraman” başlığıyla, çağdaş fotoğraf sanatında öne çıkan kadınları bulmak ve onurlandırmak için bir kampanya başlattı. Seçilen yüz kadın fotoğrafçı, aynı zamanda Kraliyet Fotoğraf Topluluğu’nun üyesi olmaya hak kazanacak. Aralık ayında açıklanacak olan aday listesi, uluslararası bir heyet tarafından değerlendirilecek. Kazananlar, 2013 yılında hayatını kaybeden Kraliyet Fotoğraf Topluluğu’nun ilk kadın başkanı ve İngiltere’nin fotoğraf alanında ilk kadın profesörü olan Margaret Harker anısına Margaret Harker Onur Ödülü madalyalarının da sahibi olacak.
Online başvuruların 30 Eylül’e kadar devam edeceği yarışmaya, @RPS100Heroines Instagram hesabından da başvurulabilecek.
Sundance Film Festivali'nde ilk kez gösterimi gerçekleşen Chloe Sevigny’nin gerilim dolu filmi Lizzie’den ilk fragman paylaşıldı. Sevigny’nin 2010 yılından bu yana senarist Bryce Kass ile üzerinde çalıştığı biyografi türündeki projenin, ilk başta HBO’da 4 saatlik mini TV serisi olarak yayımlanması planlanıyordu. Şimdilerde filme dönüşen Lizzie, 1892’de Fall River, Massachusetts’te babası ve üvey annesini öldürmekle suçlanarak sonrasında suçsuz bulunan kötü bir şöhrete sahip Lizzie Borden’ın hikâyesini konu ediniyor.
Chloe Sevigny’nin Lizzie karakterini canlandırdığı filmde, Kristen Stewart kendisine eşlik ediyor. Stewart, Borden ailesine hizmetçi olarak çalışmaya gelen ve Lizzie ile giderek yakınlaşan İrlandalı Bridget Sullivan’a hayat veriyor. Lizzie, 14 Eylül'de gösterime girecek. Filmden ilk fragman ise geçtiğimiz günlerde sinemaseverlerle buluştu.
https://www.youtube.com/watch?v=A79ziwolkr4