
DasDas ev sahipliğinde düzenlenecek İO Uluslararası Tiyatro Festivali, çağdaş tiyatro sahnesinin en yaratıcı yönetmenlerinden Milo Rau’nun çok ödüllü oyunu La Reprise. Histoiré Du Théâtre ile 9 Eylül’de başlayacak.
Uluslararası birçok tiyatro oyununu İstanbul’da izleyiciyle bir araya getirecek İO Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında, 2018 yılında ilk kez sahnelendiğinde New York Times tarafından “Yılın En İyi Yapımı” seçilen La Reprise. Histoiré Du Théâtre 9 ve 10 Eylül tarihlerinde DasDas’ta sahnelenecek. 2012 yılında Liege’de bir grup gencin yaşadığı trajik bir hikâyeye odaklanan dünyaca ünlü oyunda Tom Adjibi, Suzy Cocco, Sara De Bosschere, Sébastien Foucault, Fabian Leenders, Johan Leysen rol alıyor.
İO Uluslararası Tiyatro Festivali, Gılgamış Destanı’nı da ilk kez DasDas’ta İstanbullu sanatseverle buluşturacak. Bilinen metinleri farklı bir sahne tasarımı ve estetiği ile mekâna taşıyan Mesut Arslan, Gılgamış Destanı ile sahnede farklı bir dünya yaratacak. 15 ve 16 Eylül akşamlarında DasDas’ta çok dilli sahnelenecek oyun, bilindik sahne kurallarını ters yüz edecek. Daphne Agten ve Layla Önlen’in sahne aldığı oyunda izleyiciler mekânda oyuncuların peşi sıra dolaşarak hikâyeye eşlik ederken kimi zaman kendilerini oyuncularla birlikte sahnede bulacaklar.
DasDas, eylül ayında kapalı gişe oyunların, konserlerin ve stand-up gösterilerinin yanı sıra İO Uluslararası Tiyatro Festivali’ne de ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. DasDas'ta stand-up serisi eylül ayında da farklı isimlerle devam edecek. TuzBiber’in en iyi komedyenlerinin 15’er dakika sahne aldığı TuzBiber 6’lı Şov’da etkinlik saatine kadar gösteri kadroları açıklanmıyor ve hangi altı komedyenin sahnede olacağı seyircilere sürpriz oluyor. TuzBiber 6’lı Şov; 1, 2, 8, 9, 15, 22, 23 ve 29 Eylül tarihlerinde DasDas Alternatif Sahne’de izleyicilerle buluşacak. Ayrıca DasDas’ta eylül ayında iki farklı ismin daha stand-up gösterileri olacak. 20 Eylül’de tek kişilik gösterisi ile Salih Tıraş, 27 Eylül’de de Kurcala Ekranları’ndan tanınan Nevzat Can Ünsal DasDas Alternatif Sahne’de izleyici karşısına çıkacak. Son dönemde adından sıkça söz ettiren Mert Demir, 29 Eylül akşamı DasDas’ta sahne alacak.
DasDas’ın kapalı gişe devam eden, son prodüksiyonlarından Şimdi, yeni sezonda da izleyicilerle buluşmaya devam edecek. Tim Crouch’un yazdığı Öner Erkan’ın ise yönetmen koltuğuna oturduğu oyunda Erdem Şenocak, Levent Kazak, Melikşah Altuntaş ve Nezaket Erden rol alıyor. “Bakmayı seçtiğimiz ya da seçmediğimiz her şeyden ne kadar sorumluyuz?” sorusuna cevap arayan oyun, 30 Eylül günü iki oyunla DasDas Açık Sahne’de tiyatroseverlerle buluşacak. DasDas prodüksiyonlarından Deli Bayramı da bu sezon sahnelenmeye devam edecek. Turgut Özakman’ın kaleme aldığı, Metin Akpınar süpervizörlüğündeki Deli Bayramı’nın oyuncu kadrosunda Alper Baytekin, Ayşegül Cengiz, Büşra Alnıtemiz, Cansu Boz, Didem Balçın, Erdi Güçlü, Hande Özkurt, Kadir Burak Baydar, Mert Fırat, Nila Fırat, Özgün Aydın, Tunahan Çilingir ve Volkan Yosunlu yer alıyor. Metin Akpınar ve Mert Fırat’ın aynı zamanda yönetmenliğini üstlendiği oyun, 30 Eylül’de DasDas’ta izleyicilerle buluşacak.
DasDas’ta gerçekleşecek etkinliklerin biletlerine Mobilet üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu sene 3 - 4 Kasım’da gerçekleşecek MIX Festival presented by %100 Müzik’te sahne alacak isimlere elektronik müzik efsanesi Röyksopp eklendi.
Farklı sesleri bir araya getirerek elektronikten indie müziğe, rap müzikten dans müziğine en sevilen sesleri bir araya getiren MIX Festival kapsamında 20 yılı aşkın süredir uluslararası elektronik müzik listelerinde zirveden inmeyen Röyksopp sahne alacak. Junior ve Senior albümleriyle elektronik müzik listelerini alt üst eden, Do It Again ile Grammy Ödülleri’nde En İyi Elektronik Albüm Adaylığı yaşayan, “Eple”, “What Else Is There?”, “Here She Comes Again” gibi birçok hit şarkıya imza atan Röyksopp, MIX Festival presented by %100 Müzik’in ilk gecesinin kapanışını yapacak.
MIX Festival’de ayrıca Warhaus, Kid Francescoli, Weval, Benny Sings, Two Another, Lalalar, Isaac Delusion, Jayda G, Los Bitchos, ECHT!, The Flabbies, Cosmic Crooner, Nalan, Kwoon (Live), Aga B, Flört, Atakan Uysal, Barış Demirel, Ogem Yılmaz ve Zeynep Erbay gibi yerli-yabancı çok sayıda isim sahne alacak.
MIX Festival presented by %100 Müzik biletlerini Passo üzerinden satın alabilirsiniz.
MIX Festival presented by %100 Müzik Programı:
3 Kasım Cuma
Röyksopp
Warhaus
Aga B
Atakan Uysal
Cosmic Crooner
ECHT!
Flört
Isaac Delusion
Jayda G
The Flabbies
4 Kasım Cumartesi
Kid Francescoli
Wewal
Barış Demirel
Benny Sing
Kwoon (live)
Lalalar
Los Bitchos
Nalan
Two Another
Zeynep Erbay
Ögem Yılmaz
Turgay Korkmaz’ın kaleme aldığı ve Orkuncan İzan ile başrolleri paylaştığı, Kayhan Berkin’in yönettiği Misket adlı oyun, sezon açılışını 19 Eylül’de Moda Sahnesi’nde yapacak.
Bu sezon Faraza Tiyatro yapımında sahnelenecek Misket, köçek olarak çalışan Ersin ve Deniz’in Ankara’nın isinde ve pusunda birbirlerini sobelerken, hoyrat bakışlarla büyütülemeyen çocukluklarını, darbukadan, terden, kokudan, zilden, çıngıraktan, eğlenceden ve askerlikten sonra sevgiyle, aşkla, dostlukla büyütmelerinin hikâyesini anlatıyor.
Faraza Tiyatro, Şubat 2020'de Orkuncan İzan ve Turgay Korkmaz tarafından kurulan ve 2023-2024 sezonunda faaliyete geçen bir tiyatro topluluğu.
Misket’in 19 Eylül’de Moda Sahnesi’ndeki gösterimine buradan bilet alabilirsiniz.
Künye
Yazar: Turgay Korkmaz
Yönetmen: Kayhan Berkin
Yönetmen Yardımcısı: Emre Arslanbek
Oyuncular: Orkuncan İzan, Turgay Korkmaz
Hareket Tasarımı / Koreografi: Korhan Başaran
Işık Tasarımı: Ayşe Sedef Ayter
Dekor / Kostüm Tasarımı: Hilal Polat
Müzik: Cem Değirmen
Reji Asistanı: Ayşe Selin Yanar
Afiş Fotoğrafı: Emre Yunusoğlu
Afiş Tasarımı: Cansın Asarlı
Konsept Fotoğrafları: Ayşegül Karacan
Tanıtım Filmi: Özgürcan Uzunyaşa
Yürütücü Yapımcı: Sıla Kenar
Sahne Amiri: Ayşe Selin Yanar
Ses - Efekt Operatörü: B. Barış Hamarat
Işık Teknisyeni: Ekrem Kelebek
Yapım: Faraza Tiyatro
Nuri Kuzucan’ın Arter’de sanatseverlerle buluşan “Pasaj” başlıklı kişisel sergisine eşlik eden kitap kapsamında 7 Eylül Perşembe günü saat 19.00’da Arter’in Sevgi Gönül Oditoryumu’nda bir söyleşi düzenlenecek.
Moderatörlüğünü Arter’in Genel Yayın Yönetmeni Süreyyya Evren’in üstleneceği söyleşide serginin küratörü Nilüfer Şaşmazer ile kitabın yazarlarından Duygu Demir, Tarkan Okçuoğlu, Asuman Suner ve Hakan Tüzün Şengün konuşmacı olarak yer alacak. Katılımın ücretsiz olduğu etkinlikte kitaptaki metinlere derinlemesine bir bakış sunarken yayının ortaya çıkış serüvenini de mercek altına alacak.
Nuri Kuzucan’ın eski ve yeni üretimlerinden oluşturulan bir seçkiyi mekâna özgü bir mimari düzenlemeyle bir araya getiren “Pasaj” başlıklı sergi, 31 Aralık’a kadar Arter’in 1. kat galerisinde sanat severlerle buluşuyor. Kaos/düzen, ışık/gölge, boşluk/doluluk, yüzey/derinlik, iç/dış gibi ikilikler etrafında kurgulanan yapıtlardan oluşan sergi hem zihinsel hem de algısal bir akışkanlığı ve geçişliliği merkezine alıyor. “Pasaj”, içine yerleştiği ve bir geçiş alanı olarak da yorumlanabilecek galeri mekânını “pasaj” sözcüğünün mimari, yazınsal ve metaforik anlamları ekseninde resimsel uzamla ilişkilendiriyor.
Nuri Kuzucan’ın “Pasaj” sergisinin kitabı ise, Arter Yayınları aracılığıyla Haziran 2023’te yayımlandı. Sergiyle aynı ismi taşıyan yayın, Nilüfer Şaşmazer’in sanatçıyla yaptığı söyleşinin yanı sıra Duygu Demir, Tarkan Okçuoğlu, Asuman Suner ve Hakan Tüzün Şengün’ün bu kitap için özel olarak kaleme aldıkları yazıları kapsıyor. Tasarımını Ayşe Bozkurt’un üstlendiği kitapta, yazılara Hadiye Cangökçe’nin ve flufoto’nun (Barış Aras ve Elif Çakırlar) çektikleri fotoğraflar eşlik ediyor. Yayın hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Müge İplikçi’nin insanların, nesnelerin, mekânların bir meleğin kanadında oradan oraya taşındığı, küçük anların ve küçük insanların öykülerinden oluşan kitabı Ah Be Melek, Doğan Kitap’tan çıktı.
Gökyüzünde bir melek, ovaların, dağların, nehirlerin üzerinden geçiyor; kentleri dolduran insan kalabalığına takılıyor gözü. Yeryüzündeki melekleri seyrediyor, hüzünden deliliğe, delilikten hüzne giden bir seyri var kanatsız meleklerin hayatlarının. Her hikâye bir diğerine değiyor, nesneler ve insanlar hikâyeler arasında dolaşıyor. Meleğin yüzünde kimi zaman hınzır, kimi zaman şaşkın, kimi zaman acıklı bir gülümseme… Kanatlarının vuruşuyla hızlandırıyor dünyayı ve anlatıları.
Naz Balkaya ve Emily Demetriou’dan oluşan sanatçı ikilisi Panicattack Duo’nun “We are not alone: Panicattack Duo Retrospektif, 2054”, başlıklı sergi ve performans serisi 15 Eylül’de Performistanbul’da sanatseverlerle buluşacak.
Performistanbul küratörlüğünde (Simge Burhanoğlu & Azra İşmen) hayata geçirilen “We are not alone: Panicattack Duo Retrospektif, 2054” kapsamında sunulacak canlı performansların yanı sıra, resim, heykel, çeşitli karışık medya işleri ile video ve sesten oluşan bir yerleştirme bulunuyor. Feminen bilginin ve dışlanmış pratiklerin yolunu arayan ve sorunlarının çözümünün bu olduğuna inanan ikilinin pandemiden sonra yaptığı ve sunduğu ilk çalışma serisi olan “We are not alone: Panicattack Duo Retrospektifi, 2054”, Performistanbul'un üç katına yayılıyor. Performanslarla canlanan yerleştirmenin tamamı, ikilinin sanat kariyerleri boyunca yaptıkları kurgusal çalışmaları kronolojik olarak sergilerken aynı zamanda dönemin politik ve tarihi olaylarını da gözler önüne seriyor. Yerleştirme dahilinde performans sergileyecek olan sanatçılar, izleyicileri 2021’den 2054’e uzanan yolculuğa çıkaran bir hikâyeyi takip ederek, hayal ettikleri geleceğe dair sürükleyici bir distopik deneyim yaratmayı amaçlıyor.
Hikâye, iklim yıkımını, yükselen ve herkesin hayatını tehdit eden ekstrem sağ ve ataerkil politikaları anlatırken bu anlatı içinde onları yönlendiren bir ses çalışması aracılığıyla izleyiciye sunuluyor. Sergide izleyiciler enstalasyonu kat kat deneyimleme imkânı buluyor; her katta farklı bir on yıla ait durum ve olaylar yer alıyor. İzleyiciler, ikilinin akıl sağlıklarını korumak ve bu dünyada hayatta kalmak için benimsedikleri süreci gözlemleyebiliyor.
Panicattack Duo’nun performatif sergisi “We are not alone: Panicattack Duo Retrospektif, 2054”, 15 Eylül - 30 Aralık tarihleri arasında Performistanbul’da görülebilir.
Künye: Room 303, 2021 Meat Space Exhibition @Koppel Project Hive
Salon İKSV, 29 Eylül’de başlayacak sonbahar sezonunda La Femme, Jadu Heart, ENGIN, Yellow Days, Red Axes (Live), The Magnetic Fields, Joep Beving, Fabrizio Paterlini, Aime Simone ve Forest Swords gibi isimleri müzikseverlerle buluşturacak.
Salon İKSV’nin alternatif müziğin başarılı isimlerini ve yeni yeteneklerini ağırlayacağı sonbahar sezonu 29 ve 30 Eylül’de iki gece üst üste sahne alacak Fransa’nın en havalı, en şaşırtıcı, en “rock’n roll” gruplarından La Femme ile açılacak. Salon’un, sonbahar sezonunda, +1 ve Garanti BBVA’nın destekleriyle, yıl sonuna kadar ağırlayacağı isimler arasında ayrıca; İngiliz indie pop ikilisi Jadu Heart, ilhamını 70’lerin Anadolu rock’undan alan Türk-Alman grup ENGIN, etkileyici saykedelik soul tınılarıyla Yellow Days, derin ve organik beat’lerle aralıksız dans ettirecek Red Axes (Live), indie rock’un kent ozanlarından Stephin Merritt önderliğindeki The Magnetic Fields, dingin müziğiyle Hollandalı minimalist besteci ve piyanist Joep Beving, İtalyan müzisyen ve güncel klasik müzik bestecisi Fabrizio Paterlini, duygu yüklü bir R&B gecesi vadeden Aime Simone ve Avrupalı eleştirmenlerin el üstünde tuttuğu yapımcı ve besteci Forest Swords yer alıyor.
Salon İKSV’nin sonbahar sezonu biletleri 25 Ağustos Cuma günü 14.30’da genel satışa açılacak. Biletleri Passo üzerinden ve İKSV gişesinden (pazar günleri hariç her gün 10.00 - 18.00 saatleri arasında) satın alabilirsiniz.
Salon İKSV Programı:
29 Eylül Cuma 21.00 / +1 Sunar: La Femme
30 Eylül Cumartesi 21.00 / +1 Sunar: La Femme
6 Ekim Cuma 21.00 / Garanti BBVA Konserleri: Jadu Heart
7 Ekim Cumartesi 21.00 / Garanti BBVA Konserleri: Jadu Heart
13 Ekim Cuma 21.00 / +1 Sunar: ENGIN
3 Kasım Cuma 21.00 / Garanti BBVA Konserleri: Yellow Days
4 Kasım Cumartesi 21.00 / Garanti BBVA Konserleri: Yellow Days
11 Kasım Cumartesi 21.00 / +1 Sunar: Red Axes (Live)
21 Kasım Salı 20.30 / +1 Sunar: The Magnetic Fields
28 Kasım Salı 21.00 / Yeni Klasikler: Joep Beving
29 Kasım Çarşamba 21.00 / Yeni Klasikler: Joep Beving
30 Kasım Perşembe 21.00 / Yeni Klasikler: Joep Beving
1 Aralık Cuma 21.00 / Yeni Klasikler: Fabrizio Paterlini
2 Aralık Cumartesi 21.00 / Yeni Klasikler: Fabrizio Paterlini
8 Aralık Cuma 21.00 / +1 Sunar: Aime Simone
16 Aralık Cumartesi 21.00 / +1 Sunar: Forest Swords
Esra Aliçavuşoğlu ve Ayşe H. Köksal'ın derlediği “Türkiye’de Sanatın Tarihi” serisinin ilk kitabı olan, sanat müzesine dair teorik ve eleştirel bakış açılarını farklı bağlamlarda tarihsel bir çerçevede tartışan Müze, Tellekt’ten çıktı.
Türkiye’de sanatın tarihi ve yazımı belirli alanlara odaklanmış, birbiriyle bütünleşmeyen ve konuşmayan alanlara sıkışmıştır. Tartışmaların ve bunlara dayanan çapraz okumaların bulunduğu kapsamlı ve bütünlüklü bir sanat tarihi yazımı önerisi olarak düşünülen “Türkiye’de Sanatın Tarihi” dizisi, Türkiye’de sanatı şekillendiren ve sanatın kurumsallaşması tartışmasına temel olan konularıyla çok görüşlü bir sanat tarihi yazımına katkıda bulunacaktır.
Müze’de sadece profesyonellere değil, amatörlere, sanatı yatırım aracı olarak gören ve bilgi sahibi olmak isteyen koleksiyonerlere, sanatın iletişim gücünü keşfetmiş sponsor ve kurumlara, sayısı giderek artan müze ve müze çalışanlarına, özetle çok geniş bir hedef kitleye ulaşmayı amaçlıyor.
Metin Erksan’ın korku sinemasının dönüm noktalarından biri olan The Exorcist filmini yeniden yorumladığı Şeytan, 27 Ağustos’ta MUBI’de vizyona giriyor.
Usta yönetmenin sinemasında ayrı bir yere sahip olan Şeytan, MUBI’nin Metin Erksan özel gösterimi kapsamında izleyicilerle buluşacak. Geçtiğimiz günlerde hayata veda eden Amerikalı usta yönetmen William Friedkin’in 1973 yılında tüm dünyayı sarsan filmi, bir yıl sonra Erksan tarafından, yaşadığımız coğrafyanın geleneklerine göre yeniden yorumlandı ve sinemamızın kült filmlerinden biri hâline geldi. Metin Erksan’ın 1974 yılında çektiği, oyuncu kadrosunda Canan Perver, Cihan Ünal, Meral Taygun ve Agâh Hün’ün yer aldığı Şeytan, metinler ve kültürler arası öğeleriyle postmodern bir uyarlama olarak dikkat çekiyor. Hristiyanlığa ait dini motifleri ülke geleneklerine uyarlayarak The Exorcist’e yeni bir yorum getiren film, ergenlik çağındaki Gül’ün şeytan tarafından ele geçirilmesine odaklanıyor.
Metin Erksan’ın Şeytan filmi hakkında detaylı bilgiye ve fragmanına buradan ulaşabilirsiniz.
Ekin Su Koç’un beden algısı, cinsiyet önyargıları ve kadın olma hâli temaları etrafında şekillenen “Venüs’ün Yeniden Doğuşu” başlıklı kişisel sergisi, 9 Eylül - 29 Ekim tarihleri arasında Anna Laudel Bodrum’da sanatseverlerle buluşacak.
Üretimlerinde göç, yersiz yurtsuzluk, cinsiyet, doğa ve beden algısı kavramları üzerine gelişen güncel tartışmalardan beslenen Ekin Su Koç’un hem kişisel hem de toplumsal referans noktalarına dokunduğu “Venüs’ün Yeniden Doğuşu” sergisinde sanatçının Berlin’de hazırlıklarına başlayıp, Ayvalık’ta üretimini tamamladığı eserleri yer alıyor. İsmi ile, 15. yüzyılda Floransa'da rönesans akımının önemli sanatçılarından Botticelli'nin Venüs’ün Doğuşu adlı eseri üzerinden cinsiyet eşitliğine gönderme yapan sergi, kadınları ve cinsiyet kimliğini toplumsal normların dışında tanımlayan herkesi özgürleştiren, sanatın ve estetiğin birleştirici gücünden beslenen seçkisi ile Bodrum’un sanat ortamına yeni bir soluk getiriyor.
Sanat tarihinde sıkça ele alınan mitolojik ve klasik eserler, “Venüs’ün Yeniden Doğuşu” sergisi ile yeni bir kimlik kazanıyor. Sergide, kadın bedenlerini objeleştiren, sanat tarihinin kült sayılan eserleri Ekin Su Koç’un modern ve protest tarzıyla yeniden yorumlanıyor. Kendileri için 3 Güzeller, Sadece 2 Güzeller, Venüs’ün Yeniden Doğuşu, Adem’in Yeniden Yaratılışı, İnci Kolyeli Çocuk ve Ofelya’nın İntihar Etmediği Nehrin Çiçekleri gibi zamanın testini geçmiş eserlerin temsil ettiği dayatmacı, kalıplaşmış anlayış ve estetik değerler mizahi bir bakış açısıyla sorgulanıyor. Sergi 3. dalga feminizm akımından beslenerek kendi estetik değerlerini yaratıcı bir şekilde yeniden ortaya koyuyor.
Sergide Koç’un tuval üzerine boya, epoksi ve kâğıt üzeri kolaj gibi farklı teknikleri içeren üretimleri izleyici karşısına çıkıyor. Eserler, ikili cinsiyet normlarına, yaşa ve ten rengine dayalı sınırlamaları reddederek, bedenin doğal güzelliğini ve çeşitliliğini kutlarken, aynı zamanda kadınlık, dişi yaratıcılık ve patriyarkanın zayıflaması gibi günümüzün öne çıkan temalarını ele alıyor.
Adres: ZAİ Yaşam, Halide Edip Adıvar Cd. No:7 Çırkan Mahallesi/Konacık 48400 Bodrum/Muğla
Künye:
1. Ekin Su Koç, The 2 Graces for Themselves III, 2023, 70x70cm, Collage on Paper Kağıt üzeri kolaj, Anna Laudel Bodrum
2. Ekin Su Koç, Not The Klimt's Kiss, 2023, 100x100cm, Acrylic on Canvas Tuval üzeri akrilik, Anna Laudel Bodrum
3. Ekin Su Koç, The 3 Graces for Themselves, 2023, 60x60cm, Collage on Paper Kağıt üzeri kolaj, Anna Laudel Bodrum
4. Ekin Su Koç, Not an Odalık, 2023, 40x40cm, Collage on Paper Kağıt üzeri kolaj, Anna Laudel Bodrum
5. Ekin Su Koç, The 2 Graces for Themselves II, 2023, 170x130cm, Acrylic on Canvas Tuval üzeri akrilik, Anna Laudel Bodrum