
Rock müziğin efsane gruplarından Apocalyptica, %100 Müzik’in katkılarıyla “PLAYS METALLICA VOL. 2 TOUR 2024” kapsamında 18 ve 19 Eylül’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyiciyle buluşacak.
Apocalyptica, klasik müzik ve hard rock dünyalarını birleştirip hem yeni hem de klasik bir tarz geliştirerek kendi müzik türünü yarattı. Grup, 18 ve 19 Eylül akşamı 21.30’da “PLAYS METALLICA VOL. 2 TOUR 2024” kapsamında Turkcell Sahnesi’nde iki gece üst üste konser verecek.
%100 Müzik'in katkılarıyla gerçekleştirilecek Apocalyptica Plays Metallica Tour 2024 biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Netflix, Squid Game dizisinin 2. sezonunun 26 Aralık 2024’te yayımlanacağını duyurdu. Yönetmen, yazar ve baş yapımcı Hwang Dong-hyuk, dizinin yeni sezon haberini bir mektupla paylaştı.
74. Primetime Emmy® Ödülleri’nde Drama Dizisi dalında En İyi Yönetmen ödülünü kazanan ilk Asyalı olarak tarihe geçen Hwang Dong-hyuk bir kez daha dizinin yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını üstleniyor. Lee Jung-jae, Lee Byung-hun, Wi Ha-jun ve Gong Yoo ilk sezondaki rolleriyle geri dönerken yeni sezonun oyuncu kadrosuna katılan isimler arasında Yim Si-wan, Kang Ha-neul, Park Gyu-young, Lee Jin-uk, Park Sung-hoon, Yang Dong-geun, Kang Ae-sim, Lee David, Choi Seung-hyun, Roh Jae-won, Jo Yu-ri ve Won Ji-an yer alıyor. Hwang Dong-hyuk, yeni sezon duyurusunda dizinin final sezonunun 2025 yılında yayımlanacağını da paylaştı.
“Squid Game’i kazanmasının üstünden üç yıl geçen oyuncu 456, oyunun ardındaki insanları bulmaya ve hain oyunlarına bir son vermeye kararlıdır. Kazandığı serveti bu arayışa yatıran Gi-hun, işe akla gelen ilk yerden başlar ve metroda ddakji oynayan takım elbiseli adamın peşine düşer. Ancak çabaları nihayet sonuç verdiğinde, oyunu sona erdirmeye giden yolun sandığından daha ölümcül olduğu ortaya çıkar: oyunu bitirmek için oyuna yeniden girmesi gerekmektedir.”
Squid Game dizisinin tarih duyurusu fragmanını buradan izleyebilirsiniz.
MUBI, merakla beklenen filmlerden oluşan özel bir seçkiyi ağustos ayında izleyicilerle buluşturacak.
1970’lerde Arjantin’de yaklaşık 30.000 kişinin "kaybolduğu" askeri diktatörlük döneminde geçen ve 18 yaşındaki aktivist Maria’nın hikâyesine odaklanan Marco Bechis imzalı Olimpo Garajı, 29. Altın Koza Film Festivali'nden üç ödülle dönen Ümran Safter’in ilk uzun metrajlı kurmaca filmi Kabahat, yönetmen Tareq Daoud’un ilk uzun metrajlı filmi Yaban, Pınar Fontini’nin 1990’lı yıllarda Türkiye’de ilk filmlerini çeken 68 kuşağının kadın yönetmenlerine odaklandığı belgeseli Filmin Adı Ne?, Nicolas Roeg’un Daphne du Maurier’nin kısa öyküsünden uyarladığı, sinema tarihinin unutulmaz korku filmlerinden biri olan Karanlığın Gölgesi, Andrey Tarkovski’nin sinemaya unutulmaz vedası Kurban, başrollerini Herbert Nordrum ve Asta Kamma August’un paylaştığı Ernst De Geer’in ilk filmi Hipnoz, Tunç Okan’ın Adalet Ağaoğlu’nun romanından sinemaya uyarladığı Sarı Mercedes, Jessica Chastain ve Peter Sarsgaard’ı bir araya getiren Hatır ve Aslı Özge’nin dünya prömiyerini Berlinale’de yapan son filmi Faruk ağustos ayında MUBI’de gösterime girecek filmler arasında yer alıyor.
Netflix, Squid Game dizisinin 2. sezonunun 26 Aralık 2024’te yayımlanacağını duyurdu. Yönetmen, yazar ve baş yapımcı Hwang Dong-hyuk, dizinin yeni sezon haberini bir mektupla paylaştı.
74. Primetime Emmy® Ödülleri’nde Drama Dizisi dalında En İyi Yönetmen ödülünü kazanan ilk Asyalı olarak tarihe geçen Hwang Dong-hyuk bir kez daha dizinin yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını üstleniyor. Lee Jung-jae, Lee Byung-hun, Wi Ha-jun ve Gong Yoo ilk sezondaki rolleriyle geri dönerken yeni sezonun oyuncu kadrosuna katılan isimler arasında Yim Si-wan, Kang Ha-neul, Park Gyu-young, Lee Jin-uk, Park Sung-hoon, Yang Dong-geun, Kang Ae-sim, Lee David, Choi Seung-hyun, Roh Jae-won, Jo Yu-ri ve Won Ji-an yer alıyor. Hwang Dong-hyuk, yeni sezon duyurusunda dizinin final sezonunun 2025 yılında yayımlanacağını da paylaştı.
“Squid Game’i kazanmasının üstünden üç yıl geçen oyuncu 456, oyunun ardındaki insanları bulmaya ve hain oyunlarına bir son vermeye kararlıdır. Kazandığı serveti bu arayışa yatıran Gi-hun, işe akla gelen ilk yerden başlar ve metroda ddakji oynayan takım elbiseli adamın peşine düşer. Ancak çabaları nihayet sonuç verdiğinde, oyunu sona erdirmeye giden yolun sandığından daha ölümcül olduğu ortaya çıkar: oyunu bitirmek için oyuna yeniden girmesi gerekmektedir.”
Squid Game dizisinin tarih duyurusu fragmanını buradan izleyebilirsiniz.
New York çıkışlı şarkıcı ve söz yazarı Ari Abdul, 14 Ağustos gecesi Blind sahnesinde müzikseverlerle buluşacak.
Kendi karanlık alternatif pop tarzıyla kısa sürede hayran kitlesini genişleten Ari Abdul, ilk teklisi “BABYDOLL” ve ardından yayımladığı hızlandırılmış versiyonu “BABYDOLL (Speed)” ile 130 milyondan fazla dinlenmeye ulaştı, 400 milyon TikTok görüntülemesi ile viral başarı elde etti.
Brooklyn’de büyüyen Ari Abdul’e, Ekvadorlu annesi Latin müziğini, Kosta Rikalı/Filistinli babası ise klasik rock müziği tanıştırdı. Hip-hop ve metal müzikle ilgilenen erkek kardeşleri ise onu iyice müziğin içine çekti. Elektro gitarı 14 yaşında çalmaya başladı ve Nirvana’dan esinlenerek grunge şarkılar çalmaya başladı. Şimdi ise Ari Abdul, The Neighborhood ve Lana Del Rey gibi en sevdiğiniz shoegaze sanatçılarının yankı ağırlıklı dalgalarını birleştiriyor. Bir dizi görsel ve stilistik etkiyi bir araya getiren Ari Abdul, sanatsal çabalarına gizemli bir hava katmayı başarıyor.
14 Ağustos Çarşamba saat 22.00’de Blind sahnesinde gerçekleşecek Ari Abdul konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi iş birliğiyle 17-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Ayvalık Uluslararası Film Festivali, 2024 Cannes Film Festivali’nin ödüllü yapımlarını Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşturacak.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali, bu yıl da yine ödüllü filmlerin gösterimini ilk kez Ayvalık’ta yapacak. Türkiye prömiyerlerini Ayvalık’ta yapacak filmler şunlar olacak: Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü kazanan Miguel Gomes’in Grand Tour’u; En İyi Senaryo ödüllü Colin Fargeat imzalı The Substance; Jüri Büyük Ödülü’nün sahibi Payal Kapadia yönetmenliğindeki All We Imagine as Light ve Jüri Özel Ödülü’nü kazanan Mohammad Rasoulof’un yönettiği The Seed of the Sacred Fig ile Altın Palmiye için yarışan Ali Abbasi yönetmenliğindeki The Apprentice; Christophe Honoré imzalı Marcello Mio ve Paolo Sorrentino’nun yeni filmi Parthenope.
Henüz programından ilk filmleri açıklanan festival, 17 Eylül’de Ayvalık Belediyesi Büyük Park Amfitiyatro’da düzenlenecek açılış gecesiyle başlayacak. Festivalde gösterimler bu yıl Ayvalık Belediyesi Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi, Fabrika Ayvalık, ASKEV Sera, İsmet İnönü Kültür Merkezi ve Kırlangıç Ayvalık’ta gerçekleşecek.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali ile ilgili gelişmeleri web sitesinden ve sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.
Sevinç Türkmen’in Ethica’yı rehber edinerek yazdığı, Spinoza’nın “Temel meselemiz özgürlükse ontolojiden yani doğadan başlamak zorundayız” mesajını hatırlattığı çalışması Aşkın Ontolojisi – Spinoza’yla Bir Yürüyüş, Minotor Kitap’tan çıktı.
Türkmen, kitapta Ulus Baker ile şu ortak görüşte buluşuyor: “Felsefenin büyük kitaplarının harikulade bir özelliği, hem ‘sokaktaki insanın’ okuyup anlayabileceği, hem de yalnızca işin ‘jargonundan’ haberdar olan uzmanların, felsefecilerin deşifre edebilecekleri iki ayrı anahtarda, iki ayrı düzlemde yazılmış olmalarıdır. Spinoza'nın Ethica'sı işte bu tür kitaplar arasında yer alıyor. Onu sokaktaki insanın okuyup anlayabilmesi, bütün teknik okuma ve takip etme zorluklarına rağmen, yalnızca mümkün değildir, zorunludur. Marx'ın kendi eseri için söyledikleri, özellikle Spinoza'nın Ethica'sı için de tekrar edilebilir – de te fabula narratur, senin hikâyeni anlatıyorlar.”
“Felsefe nerede biter, edebiyat nerede başlar? Felsefecilerin metinlerinde arzıendam eden soluk kavramlar nasıl olup da kanlı canlı insanların sözlerinde hayat bulabilir? İnsanın ve insanlığın aradığı sonsuzluk, tanımlanamayan bir kavramda içerilen bir nesne olmayıp, korkudansa hoşnutluğun, gururdansa onurun, benmerkezciliktense özdeğerin, bulantıdansa neşenin hâkim duygular olabildiği bir mekânda cinslerimizle özgürce yaşayabilme arzumuzda kaim olan bir arayış mıdır? Sevinç Türkmen bu eserinde ontolojiye ve Spinoza düşüncesine hâkimiyetini, ahlaki ve politik hassasiyetlerini, duru ve güzel Türkçesini tüm bu sorulara bir cevap önermek üzere cesurca bir araya getiriyor.” — Doç. Dr. Ahmet Ayhan Çitil (Felsefeci)
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve Mercedes-Benz Türk’ün iş birliğiyle başlatılan, bu yıl Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen sanatçıların eser üretimlerini desteklemeyi amaçlayan SaDe’den (Sanatçı Destek Fonu) 2024’te yararlanacak sanatçılar belirlendi.
Görsel sanatlar alanında faaliyet gösteren sanatçıları desteklemek amacıyla başlatılan ve bu yıla özel olarak yalnızca depremlerden etkilenen sanatçıların başvurularına açılan SaDe (Sanatçı Destek Fonu) kapsamında desteklenecek sanatçılar Rozelin Akgün, Cemil Çalkıcı, Aylin Çankaya, Gökçe Çetin, Nesime Karateke ve Macide Yalçınkaya olarak belirlendi. Program kapsamında, belirlenen altı sanatçıya tasarı aşamasındaki projelerine katkı sunmak amacıyla 5.000’er avro destek sağlanacak. Sanatçılar, üretim süreçleri boyunca projelerini geliştirebilmeleri için alanlarında uzman mentorlarla çalışma imkânı bulurken destek almak isteyecekleri kültür-sanat profesyonelleri, kurumlar ve üreticilerle de bir araya getirilecek.
Bu sene programa görsel sanatların resim, heykel, seramik, fotoğraf, cam, illüstrasyon, çizim veya baskı teknikleri alanlarında üretim yapan 84 sanatçı başvurdu. Başvuran sanatçıların resim, heykel, fotoğraf, çizim ve baskı gibi farklı sanat dalları, biçim ve tekniklerle oluşturdukları tasarı hâlindeki projeleri, sanatçı ve akademisyen Şive Neşe Baydar, sanatçı Burçak Bingöl, sanatçı Sinem Dişli, sanat alanı yöneticisi ve sanatçı Erkan Özgen ile sanatçı ve akademisyen Evrim Kavcar’dan oluşan jüri değerlendirdi.
Salt, 1 Ağustos’ta Salt Beyoğlu Açık Sinema’da gösterim ve söyleşiye, 2 Ağustos’ta ise Salt Galata’da klank.ist wip’in performansına ev sahipliği yapacak.
1 Ağustos Perşembe saat 19.00’da İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Salt Beyoğlu’nda Neukölln Spiderman filmi gösterilecek ardından film ekibiyle birlikte söyleşi düzenlenecek. Söyleşide film ekibine Istanbul Experimental ekibinden Çağrı Alver eşlik edecek. Göçmenlik bürosuna geçerli bir neden sunamazsa Almanya’dan sınır dışı edilecek olan Altay, Berlin’in Neukölln semtindeki evine giderken Örümcek Adam maskesi takan evsiz bir adamla karşılaşır. Adamın maskeyle dolaşmasının ardındaki nedeni merak ederek onunla kısa bir söyleşi yapar. Bu söyleşiden ilhamla, kendisiyle benzer endişeleri paylaşan insanlarla yaptığı görüşmeleri kaydetmeye başlar. Bu konuşmaları, birbirlerinin varlığından habersiz insanlar arasındaki diyaloglara dönüştüren Neukölln Spiderman, izleyicilere farklı hikâyeleri olan karakterlerin zihin akışlarıyla karşılaşma olanağı sunuyor.
Eda Er ve Aslı Kobaner’in performansı 2 Ağustos Cuma saat 19.00’da Bankalar Caddesi üzerindeki Salt Galata’da sanatseverlerle buluşacak. Eda Er ile Aslı Kobaner’in klank.ist bünyesinde başlattığı work-in-progress (wip) projesi, uzun bir aradan sonra devam ediyor. “Tamamlanmış” bir ses işinin neyi imlediği ve deneyimleyenler tarafından nasıl yorumlamaya açılabileceği üzerine düşünen ikili, yarı-planlı doğaçlama, açık form gibi birlikte üretim yöntemleri üzerinden sürekli gelişim hâlindeki ses deneyimlerini araştırıyor. İkilinin pandemi sonrası ilk canlı performansı olan Ayrılış, güncel müzik alanındaki yeni türleri; farklı disiplinlerin kesişme noktalarında ortaya çıkan ifade biçimlerini merkeze alıyor. Performans, Salt Galata’da mekâna özgü bir çalışma olarak sunulacak.
Salt’ın etkinlikleri hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Yunanistan’ın Leros adasında sanatseverlerle buluşan Perasma’nın “All Things Become Islands Before My Senses” başlıklı yeni sergisi 8 Eylül’e kadar uzatıldı.
Adadaki tarihi mekânlarla diyalog hâlinde gerçekleşecek karma sergide; Alice Guittard, Cansu Yıldıran, Cevdet Erek, Enzo Cucchi, Evgenia Vereli, Farida El Gazzar, Goshka Macuga, Kostis Velonis, Laura Footes, Lindsey Mendick, Malvina Panagiotidi, Maryam Turkey, Necla Rüzgar, Nermin Er, Paweł Althamer, Sophie von Hellermann, William Kentridge’in eserleri adanın beş önemli noktasında izleyici karşısına çıkıyor. Adını Cesare Pavese’nin Yalnızlık Tutkusu şiirinden alan “All Things Become Islands Before My Senses” sergisi, zamanın, suyun ve Leros adasının tarihinin karmaşık ilişkisini araştırıyor.
Bu sene ikinci edisyonu gerçekleşen sergi, varoluşun akıcılığının, özellikle böylesine karmaşık ve zengin bir geçmişe sahip olan bir adada hem güzellik hem de zorluk doğurabileceği fikrine odaklanıyor. Leros’ta zamanın döngüsel doğası, denizcilik mirası ile iç içe geçiyor. Gemilerin gelip geçmesiyle birlikte, ticaret, keşif ve fetih hikâyeleri taşınarak ada, geçmişle şimdinin kesiştiği bir merkez hâline geliyor. Tarih, mitoloji, fantezi, hayaletler ve gerçeklik, adanın üzerine suyun akıntıları gibi katman katman seriliyor. Türkiye anakarasına çok yakın, On İki Adalar grubuna dahil olan Leros, İtalyan işgali gibi çalkantılı bir tarihin izlerini taşıyor ve bu durum adanın kendine özgü mimarisini şekillendiriyor.
Sergide yer alan eserler; Sinema Roma ve İlkokul, Muro d’Ascolto, Xerokampos Eski Kışlası, Leros Denizcilik Kulübü ve Perasma Mekânı olmak üzere beş mekânda sergileniyor
Künye:
1-2. Sophie Von Hellermann, Lindsey Mendick
3. Sophie Von Hellermann
4. Necla Rüzgar, “Neysem Oyum”, “I am What I am” 2024 Kağıt üzerine sulu boya, Watercolor on paper 70x100 cm
5. Cansu Yıldıran, Kayıp Anavatanım Pontos, Cansu Yıldıran, Kayıp Anavatanım Pontos, henüz yapım aşamasında
6. Goshka Macuganın Lerosu konu alan deneysel filminin sahne arkası Yer Crithonis Paradise Hotel Fotoğraf: Yiorgos Mavropoulos
7. Sophie von Hellermann, Raw Feeling, 2024
8. Alinda, Leros, Bir ağacın iz düşümü, 2024
9. Pawel Althamer, in adaya yaptığı ziyaret sonrası çizimi, The Interview