GÜNDEM
  • 01-09-2024

    SANATORIUM, Berkay Tuncay’ın “CLICKTRANCE” başlıklı kişisel sergisini 20 Eylül - 2 Kasım tarihleri arasında sanatseverle buluşturacak.

    Sergiye başlığını veren “CLICKTRANCE” terimi tıklamak [click] ve transa geçmek [trance] kelimelerini bir araya getirerek, dijital kültürün kullanıcıları sürüklediği bir çeşit hipnoz hâlini vurguluyor. Web sayfaları ve platformlar arasında gezinirken etkileşimden yorgun düşen kullanıcılar ile sanatsal pratiği arasındaki benzerlikten yola çıkan Berkay Tuncay, sergiyi Yazının Öyküsü ASMR [The Story of Writing ASMR] başlıklı 5 kanallı video etrafında kurguluyor. Instagram ve Youtube’da ASMR videoları yayımlayan bir içerik üreticisiyle iş birliği yaparak oluşturduğu 5 video, ellerin klavyedeki sürekli hareketine odaklanarak izleyeni bu hipnoz durumuyla tanıştırıyor. Videolar, yazının tarihiyle paralel bir kurguyu takip ediyor.

    ​Galerinin vitrininde ise Tuncay’ın dilin kelime, harf gibi unsurlarını soyutlaştırarak oluşturduğu yerleştirme Inbox yer alıyor. Metnin öğelerini birer leke gibi kullanan bu yerleştirme, vitrini fiziksel bir e-posta kutusuna dönüştürüyor. Sergiye eşlik eden Tanımlayıcı Seslerden Şiirler [Poems from Descriptive Noise] ise sanatçının Mr. Robot dizisindeki ses ve gürültüleri tanımlayan altyazıları bir araya getirerek oluşturduğu bir yayından oluşuyor. Bu yayında çevresel sesleri tanımlayan bir dizi kelime alt alta gelerek deneysel şiirlere dönüşüyor. Güncel görsel kültürden beslenen ve sergiye logolaşarak dağılan clicktrance, doomscrolling, virtual fogginess gibi dijital kültürün teşvik ettiği tekrara dayalı, döngüsel ve bunaltıcı ruh hâline işaret eden kavramlar mekâna yayılıyor. Berkay Tuncay’ın son dönemdeki üretimlerini bir araya getiren “CLICKTRANCE”, sanatçının metinle kurduğu yakın ilişkiyi merkeze alıyor ve çevrim içi dünyanın birtakım öğelerini maddeselleştiriyor.

    0
    0
    1904
  • 01-09-2024

    Atlantalı söz yazarı ve müzisyen Mattiel, 9 Ekim gecesi Blind’da müzikseverlerle buluşacak.

    60’ların pop’u ile folk, soul ve rock’n roll’u bir araya getiren Mattiel, kendine has vokali ile kısa sürede başta Jack White olmak üzere birçok ünlü ismin ve müzikseverlerin ilgisini çekti ve üç albüme imza attı. Tame Impala ile birlikte turneye çıkan ve ilk ABD arena turunda, Mattiel’i müzik alanında kariyer yapmaya teşvik eden Jack White’ın açılışını yapan müzisyen, sahne şovları ile de kendinden bahsettiriyor. 

    2023 yılında Jeff Goldblum ve Mildred Snitzer Orkestrası ile kaydettiği “Moon River” cover’ını yayımlayan Mattiel, Goldblum ve grubuyla 2023’ün başlarında turneye çıktı. Mattiel’in şarkıları pek çok film ve dizide yer aldı. Mattiel şu anda Floransa, İtalya’da yaşıyor ve yakında çıkacak olan dördüncü albümüne hazırlanıyor. Bu yeni şarkılarından bazılarını ilk İstanbul konserinde Blind’da da seslendirecek.

    ​9 Ekim gecesi Blind’da gerçekleşecek “Garanti BBVA Konserleri: Mattiel” etkinliğinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1592
  • 31-08-2024

    28-29 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek İstanbul Cocktail Festival’de sahne alacak isimler açıklandı.

    İstanbul Cocktail Festival, iki gün boyunca, Türkiye’nin farklı şehirlerinden popüler kokteyl barlarını, uzman miksolojistlerden atölyeleri, aktiviteleri, oyunları, farklı lezzetleri ziyaretçileriyle buluşturacak. İstanbul Cocktail Festival’de; 28 Eylül Cumartesi günü elektronik müziğin güçlü ismi Bedük, enerjisi hiç azalmayan bir performansla dinleyicilerle buluşacak. Öncesinde, özgün ritimleri ve karakteristik sesiyle Türkçe elektronik müziğe yeni bir soluk getiren Jabbar’ın dinleyicilerle buluşacağı sahnenin açılışını ise hem cover parçalardaki modern yorumu hem de kendi şarkılarıyla dikkat çeken Deniz Sipahi yapacak. 29 Eylül Pazar günü, tükenmeyen sahne enerjileri ve müzikal tarzlarıyla alternatif müzik dünyasında adeta yepyeni bir yol açan ve giderek büyüyen bir hayran kitlesi edinen Büyük Ev Ablukada sahne alacak. Öncesinde ise hem müzikal çeşitliliği hem de şarkı sözlerindeki mesajları ve protest tavrıyla Türkçe rap müziğin önemli figürleri arasında yer alan Ozbi ve Avrupa bağımsız müzik sektöründen yeteneklerin yer aldığı “100 Artists To Watch”un 2024 listesine giren Tuğçe Şenoğul dinleyicilerle buluşacak.

    ​Wonder Wheel Creative Agency ve URU organizasyonuyla düzenlenen İstanbul Cocktail Festival’in biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1693
  • 31-08-2024

    Ercan Filiz, Buket Ada Kılıç, Burcu Filiz, Esra Meral, Halil Eren, Mihriban Mirap, Özge Günaydın ve Pınar Bora’nın son yıllarda ürettiği eserlerden bir seçki sunan “Duydun mu?” başlıklı karma sergi, 31 Ağustos - 20 Eylül tarihleri arasında Brieflyart Galeri’de sanatseverlerle buluşacak.

    ​Aslı Bora’nın küratörlüğünü üstlendiği “Duydun mu?” sergisi, tüketim alışkanlıklarımızın sanatla nasıl iç içe geçtiğini ve bu ilişkiden doğan gerilimleri gözler önüne seriyor. Her sanatçı, farklı temsil biçimleri üzerinden tüketim toplumunun etkilerini farklı açılardan ele alarak, izleyicilere düşündürücü ve zengin bir deneyim sunuyor. Sergi, tüketim toplumu ve sanat arasındaki karmaşık ilişkiyi irdeleyerek, izleyiciyi bu iki alanın çarpıştığı noktada yeni bir perspektifle buluşturuyor. Üretim süreçlerinin makineleştiği ve medyanın etkisiyle tüketimin hızla arttığı günümüz dünyasında sanat kavramı yeni anlamlar kazandı. Sergi bu gelişmelerin sanatın doğasını nasıl etkilediğini ele alarak izleyiciyi bu yeni gerçeklikle yüzleşmeye davet ediyor.

    0
    0
    1994
  • 31-08-2024

    Ekolojist Suzanne Simard’ın okurları ormanın şifalı doğasına davet ettiği, ağaçlarla ilgili gerçekleri paylaştığı kitabı Anne Ağaç: Ormanın Bilgeliğinin Keşfi, Barış Gönülşen’in çevirisiyle Tellekt’ten çıktı.

    Simard, ömrünü ağaçlarla ilgili gerçekleri ortaya çıkarmaya adamış ünlü bir biliminsanı. Bu kitap, varlığımız için güvendiğimiz orman yaşamının karmaşık döngüsünün, dayanıklılık ve akrabalık konusunda nasıl derin dersler sunduğunu ve geç olmadan korunması gerektiğini ortaya koyuyor.

    Ağaçlar sadece kereste ya da kâğıt hamuru kaynağı değil; birbirine bağlı bir yaşam döngüsüne sahip, sosyal anlamda bağlı, iş birlikçi canlılar. Anne Ağaç, bilimsel olarak ağaçların nasıl evrimleştiğini, davranışlarını, birbirlerini nasıl tanıyıp iş birliği yaptıklarını araştırırken kendi yolculuğuna da yelken açıyor.

    ​Suzanne Simard: “Ömrüm boyunca yaptığım orman dedektifliğinin ardından ağaçlara dair algım tamamen değişti. Yaşadığım her yeni aydınlanmayla beraber ormanla daha derinden bütünleştim. Bilimsel kanıtlara gözleri kapatmak olanaksız: Orman bilge, duyarlı, şifalı bir doğaya sahip. Bu kitap ağaçları nasıl kurtarabileceğimizi anlatmıyor. Bu kitap ağaçların bizi nasıl kurtarabileceğini anlatıyor.”

    0
    0
    1677
  • 30-08-2024

    Hilal Polat’ın “Biz Beceremiyoruz Bu Love İşlerini” başlıklı kişisel sergisi, 4-21 Eylül tarihleri arasında Barın Han’da sanatseverlerle buluşacak.

    “Biz Beceremiyoruz Bu Love İşlerini” sergisi, mitlerden ilham alarak geçmişten günümüze aşkın farklı perspektiflerine ve geleneksel anlamına vurgu yapıyor. Eserlerinde Adem ve Havva’dan bu yana anlatılan efsanelerden hareketle aşkı ironik bir dille yorumlayan Hilal Polat, bu değişken olguyu hem kişisel hem de evrensel bir boyutta ele alıyor. Sergide klasik aşk hikâyelerinin ötesinde bir bakış açısıyla oluşturulan eserler, sanatseverlere kişisel aşk deneyimlerinin yanı sıra aşkın konuşulmayan yanlarını da hatırlatmayı amaçlıyor. Polat’ın ironik bir dille ele aldığı aşk kavramı, “Love İşleri” tabiriyle izleyicinin bireysel arka bahçesine bir davette bulunuyor.

    ​Hilal Polat, sergiyi şu sözlerle özetliyor: “Adem ve Havva’nın aşkıyla başlayan bu love hikâyesi, trajedisi, serüvenleri ve anksiyetesiyle bizi büyük bir dünyada küçücük hissettirmiştir ve hissettirmeye devam edecektir. Aşkı ilk öğrendiğimiz anı hatırlamayız; hatırlasak da doğrusunu kim bilir ki! Romeo ve Juliet mi; Ferhat ile Şirin mi; yoksa kendini kara sevdaya düştü diye odalara kapatan yahut dağlara vuran insanların hikâyesi mi öğretti bize aşkı? Belki bir filmden, belki bir şarkıdan, belki de bir kitaptan öğrendik aşkı. Ben, kendi aşk deneyimimi hatırlamıyorum. İlk kez kim için çizdim kalp şeklini bilmiyorum. Peki, siz hatırladınız mı ben sorunca? Bildiğimiz bütün aşk hikayelerini unutup, benim aşkı nasıl anladığımı görmeye ve gördüğünüz şeyi beğenmeye veya beğenmemeye hazırsanız, benim yolculuğuma hoş geldiniz. Şimdi, burada... Belki anlamanın eşiğinde...”

    Künye:
    1. Hilal Polat, Ona Bakma Bana Bak, Buluntu malzemeler üzerine kumaş boyası, değişken ölçüler, 2023
    2. Hilal Polat, Varka ile Gülşah, Buluntu malzemeler üzerine kumaş boyama, 124x127 cm, 2023
    3. Hilal Polat, Adem ile Havva, Buluntu malzemeler üzerine karışık teknik, değişken ölçüler, 2023

    0
    0
    2773
  • 30-08-2024

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, nitelikli edebiyat çevirilerini desteklemek amacıyla başlatılan Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nün 2024 yılı başvuruları 2 Eylül’de başlıyor.

    Başkanlığını yazar Doğan Hızlan’ın yaptığı Talât Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulu; yazar, çevirmen ve eleştirmen Sevin Okyay; yazar ve çevirmen Ayşe Sarısayın; yazar ve çevirmen Yiğit Bener ile yazar ve çevirmen Kaya Genç’ten oluşuyor. Ödülün sahibi, Seçici Kurul tarafından yıl sonunda açıklanacak. Seçici Kurul tarafından belirlenen yapıtın çevirmenine 60 bin TL tutarında nakit desteği sağlanacak.

    Başvurular 2 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında yapılabilecek. Talât Sait Halman Çeviri Ödülü için başvurular, yayınevleri veya çevirmenler tarafından yapılabilir. Başvuruda sunulacak eserler, orijinal dilinden Türkçeye çevrilmiş, ISBN numarası almış öykü ve roman türlerinin çevirileri ile sınırlıdır. Yayınevleri en fazla üç çeviri eser ile başvuru yapabilmektedir. Seçici Kurul, aday önerilerinde bulunabilir. Adayların daha önce Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nü kazanmamış olması gerekmektedir.

    2024 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü için başvuruların 4 Ekim Cuma saat 17.00’ye kadar İKSV’ye ulaştırılması (Ece Karakaş dikkatine, Nejat Eczacıbaşı Binası, Sadi Konuralp Cad. No: 5, 34433 Şişhane, Beyoğlu, İstanbul) gerekmektedir. Ayrıntılı bilgiye ve 2 Eylül Pazartesi gününden itibaren başvuru formuna www.iksv.org adresinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1796
  • 29-08-2024

    İlk filmi Cennetten Kovulmak’la 50. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü, dünya prömiyerini yaptığı Okul Tıraşı ile Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünde FIPRESCI Ödülü’nü kazanan Ferit Karahan, Cinlerin Düğünü isimli yeni filminin hazırlıklarına başladı.

    ​Başrollerinde Demet Özdemir ve İlhan Şen’in yer aldığı Cinlerin Düğünü, bir ailenin üç kuşağa yayılan dağılma hikâyesinden yola çıkarak, insanın kendi kaderiyle kurduğu bağın ve yazgısının aşılabilir olup olmadığının cevabını arıyor. Filmin çekimleri ekim ayında Erzincan’da gerçekleştirilecek. Filmin yapımcıları arasında Türkiye’den Berton Medya, FK Film, Asteros, Romanya’dan Flama ve Sırbistan’dan See Film yer alıyor.

    0
    0
    14914
  • 29-08-2024

    “İstanbul’un Resmi” sergisi 5 Eylül tarihine kadar Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde, 21 Eylül’den itibaren Ankara’da, İktisadi Bağımsızlık Müzesi’ndeki Ankara Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşacak.

    Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin ilk süreli sergisi “İstanbul’un Resmi”, bankanın koleksiyonundaki İstanbul temalı resimlerle Anadolu ve Avrupa yakalarını sanatseverlerle bir araya getiriyor. Çoğunlukla 20. yüzyıl ortaları İstanbul’unun birer görsel belgesi de olan bu eserler izleyicileri İstanbul’un semtlerinde adım adım gezdirirken, İstanbul’un çiçekleri, tekneleri, mevsimleri gibi özgün katmanlarıyla da buluşturuyor.

    ​“İstanbul’un Resmi”, 5 Eylül tarihine kadar İstanbul’da sergilendikten sonra Ulus, Ankara’da bulunan İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin 3. katındaki Ankara Sanat Galerisi’ne taşınacak. Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında açılışı planlanan sergi, 21 Eylül’den itibaren Ankaralılarla buluşacak. Ayrıca Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, Zafer Bayramı kutlamaları vesilesiyle 30 Ağustos Cuma günü ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

    0
    0
    1598
  • 29-08-2024

    Jan Slaby ve Christian von Scheve’nin toplumları “duygulanım toplumları” olarak kuramsallaştırmak ve bu yönelimle ampirik araştırmalar yapmak için gerekli kavramları derledikleri Duygulanım Toplumları - Anahtar Kavramlar başlıklı kitap Aksu Bora’nın çevirisiyle İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    Zihin felsefesinden antropolojiye, sosyolojiden kültürel çalışmalara, performans çalışmalarından sanat tarihine, siyaset biliminden gelişimsel ve kültürel psikolojiye uzanan çok geniş bir disiplinlerarası çalışma sunuyor bu kitap. Kavramlar, toplumların bir arada yaşamalarının duygulanımsal temellerine dair bir kavrayışın yolunu açıyorlar ve göç, popülizm, yerel ve küresel eşitsizlikler, kimlik-aidiyet gibi çatışma alanlarının duygulanımsal doğasını algılamak için vazgeçilmezler. Duygulanım Toplumları; tarihsel bir perspektif sunuyor, ele alınan kavramları ayrıntılı biçimde tanımlıyor, anlaşılır araştırma örnekleri veriyor ve her bölümün sonunda genel bir bakış sunuyor.

    “Duygulanım ve duygu, 21. yüzyıl başı toplumsal ve politik hayatın egemen söylemi haline geldi. Politikada, popülizmin ve yeni rekabet tarzlarının yükselişi (...) dinsel çatışmaların artışı, duygulanımsal bir yerden anlaşılıyor ve öfkenin, hiddetin, incinme ve içerlemenin bu bitmek bilmeyen çatışmadaki önemi öne çıkarılıyor. Kapitalist ekonomiler giderek daha fazla, yalnızca insanların bilişsel ve bedensel kapasitelerinin değil, aynı zamanda duygularının da sömürülmesi olarak anlaşılıyor. Sosyal medya sıklıkla yoğun duygulanımların ortaya konduğu bir mecraya dönüştü ve pek çok durumda da bireylere ya da gruplara yönelik açık düşmanlık, hatta şiddet ifadeleriyle dolu.”

    0
    0
    1695
DAHA FAZLA
Geldanlage