
Levent Çalıkoğlu küratörlüğünde gerçekleşen “Botter Sergileri” serisinin üçüncüsü “Solo Botter: Komet” sergisi 18 Eylül 2024 - 12 Ocak 2025 tarihleri arasında Casa Botter’de sanatseverlerle buluşacak.
Küratörlüğünü Levent Çalıkoğlu’nun, asistan küratörlüğünü ise İrem Büşra Coşkun’un üstlendiği “Solo Botter: Komet” sergisi, 2022 yılında hayatını kaybeden sanatçının 1960’lı yılların sonundan başlayarak erken dönem örneklerinden “alto modern” adını verdiği beyaz fonlu kavramsal minimalist resimlerine uzanan özel bir seçkiyi izleyiciye sunuyor.
1970 sonrası şekillenen eleştirel-politik figür resmi anlayışının en önemli temsilcilerinden biri olan Komet, gerçek ile düş gücünü, ciddiyet ile kuralsızlığı, melankoli ile absürtlüğü, gizem ile şiirsel bir evreni iç içe ören sıra dışı bir ressam olarak biliniyor. Resim sanatını edebiyat, şiir ve felsefeyle yakınlaştıran, sadece tuvalde değil çağdaş sanatın video, enstalasyon ve performans gibi farklı ifade alanlarında modern yaşamın kural ve kalıplarını eleştiren, döneminin yerleşik sanatçı tanımını kırmaya çalışan disiplinlerarası bir kişiliğe sahipti.
Erken tarihli resimlerinde, göç ve birey-iktidar ilişkilerini hatırlatan kalabalık figür gruplarını resimleyen sanatçı, “Komet resmi” denilince ilk akla gelen kendine özgü düş imgeleriyle yüklü resim atmosferini de yine bu yıllarda oluşturdu. 1971 yılında devlet bursuyla gittiği Paris’te tüm yaşamı boyunca seveceği ve tekrar tekrar başvuracağı bir kaynak olarak gördüğü, erken dönem İtalyan Rönesans ressamlarını keşfetti. Resimlerindeki figürler belirsiz bir olay örgüsü içerisinde masal ya da efsanelerdeki kahramanlar gibi hem herhangi bir insanı hem de hiç kimseyi temsil ediyor. Bürokrat tipli erkekler, modern görünümlü kadınlar, birbirinden sevimli canlılar bazen bir orman peyzajının önünde bazen de medeniyetten uzak ıssız bir doğa kesitinin içerisinde var oluyor. Zaman duruyor, geçmiş ve gelecek sanki aynı kompozisyon ve olay örgüsü içerisinde akmaya başlıyor.
İBB Kültür ve İBB Miras ev sahipliğinde düzenlenen “Solo Botter: Komet” sergisini, 18 Eylül 2024 - 12 Ocak 2025 tarihlerinde pazartesi hariç her gün 10.00 - 19.00 saatleri arasında Casa Botter’de ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Küçük Müzik Birikintileri - Koleksiyoner Fazlı Özcan
2. Acaba - Koleksiyoner Fazlı Özcan
3. Koleksiyoner Ulaş Değirmenci
4. Kazalar - Koleksiyoner Ulaş Değirmenci
Başıbozuk Tiyatro’nun ilk oyunu olan, Bülent Gültekin’in tasarladığı, yazdığı, oynadığı ve Gülhan Kadim ile birlikte yönettiği Aramızdaki Mesafe, 20 Eylül’de Sahne Kadir Has’ta prömiyer yapacak.
Oyun, tek kişilik olmasına rağmen seyirciyi çevreleyen ses sistemiyle çok sesli bir deneyim kurmayı hedefliyor ve uzamsal ses tasarımı yoluyla seyirciyi oyunun dünyasına davet ediyor. Aramızdaki Mesafe, yıllardır sahneye çıkmayan Bülent’in kendisiyle aynı isme sahip amcasının günlüğünü bulmasıyla başlıyor. Bülent, amcasının 18 yaşında köyden kaçıp büyükşehire gittiğini ve orada iki cemaat arasındaki macerasını öğreniyor. Bu maceranın ışığında kendi dindar geçmişini, kişisel dönüşümünü, tiyatrocu olma yolculuğunu ve bu yolculukta kurulan ilişkileri sorguluyor. İki hikaye; bambaşka zaman ve mekânlarda birbirinin içinden geçerek buluşuyor.
"(ben Bülent) Bundan üç yıl evvel benimle aynı isme sahip amcamın günlüğünü buldum. (ele geçirdim diyelim) O, köyden kaçıp büyükşehirde cemaatlere katılıyor. (haydaa) Ben dindar bir aileden çıkıp tiyatro ekiplerine giriyorum. (al başına belayı) Ve ikimiz de akıl almaz bir sona, büyük bir körlükle, son sürat koşuyoruz. Ta ki gözümüz açılana dek. (…)
(dur dur) Bir de oyun 8 hoparlörlü bir ses tasarımına sahip. Çevrenizdeki 8 hoparlörle amcamın bütün hikayesini uzamsal bir ses deneyimiyle seyredeceksiniz. Benim elimde sadece bir mikrofon var. (kablosuz…)” (Oyun Metninden)
Aramızdaki Mesafe; 21 Eylül Cumartesi 20.30 ve 22 Eylül Pazar 17.30’da Sahne Khas’ta, 25 Eylül Çarşamba 21.00‘de DasDas’ta, 10 Ekim Perşembe 20.30’da Kadıköy Boa Sahne’de, 16 Ekim Çarşamba ve 30 Ekim Çarşamba 20.30’da Kumbaracı50’de izleyiciyle buluşacak.
Künye:
tasarım/metin/icra: Bülent Gültekin
yönetmen: Bülent Gültekin-Gülhan Kadim
yardımcı yönetmen: Öykü Eraslan
ses oyuncuları: Ali Seçkiner Alıcı, Bulut Şaşoğlu, Enes Sarı, Defne Kar, Kerem Duru, Ogün Davutoğlu, Tuna Gümeli, Yiğit Cesaret, Yiğit Sertdemir
ses tasarımı: Tolga Tüzün
ses tasarım asistanı: Aleyna Erden
ışık tasarımı: Utku Kara
dekor-kostüm tasarımı: Hilal Polat
grafik tasarımı: Furkan Nuka Birgün
afiş tasarımı: Fazlı Kesgin
görsel iletişim tasarımı: Huni Studio
diyalog kayıt: Kerem Duru, Metehan Esen
reji asistanı: Yiğit Cesaret
ışık teknisyeni: Can Kılınç, Güray Doğru, Murat Kural
Yapımcılığını Sadri Alışık Kültür Merkezi ve Piu Entertainment’ın üstlendiği “Selçuk Yöntem ile Biraz Şiir Biraz Şarkı” projesi dünya prömiyerini Cadogan Hall, Londra’da gerçekleştirdi.
Selçuk Yöntem ile müzisyen Merve Akyıldız’ı ve Invisible World Quartet’ı bir araya getiren, caz ve şiirin iç içe olduğu “Selçuk Yöntem ile Biraz Şiir Biraz Şarkı” projesi, sezon boyunca Türkiye ve Avrupa’da izleyicilerle buluşacak. Ünlü şairlerin şiirlerini özgün besteler ile buluşturan projenin dünya prömiyerinde, Selçuk Yöntem dokuz şairin 12 eserini caz quartet’ın çaldığı özgün besteler eşliğinde seslendirdi. Ayrıca Peppino di Capri’nin ölümsüz eseri, Andrea Bocelli’nin seslendirdiği "Champagne” şarkısını Türkçe adaptasyonuyla söyledi.
Selçuk Yöntem etkinlik sonrasında şunları söyledi: “Londra’da olağanüstü bir gece yaşadık. Şiir ve duygunun ve yaşam paylaşımımın müzikle yoğrulduğu anlar. Sanat yaşamımda unutulmaz bir sahneydi. Yaşama teşekkür ediyorum.”
.artSümer, galeri sanatçılarının yer aldığı “Kör Nokta” başlıklı sergiyi, 21 Eylül - 8 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
“Kör Nokta” sergisinde; CANAN, Cansu Çakar, Deniz Üster, Erdal Duman, Ekin Saçlıoğlu, Gözde İlkin, Merve Çanakçı, Onur Gülfidan, Serkan Demir’in ve galeri sanatçılarının davet ettiği Ahu Aydemir, Cansu Yıldırım, Didem Erbaş, Emel Erdem, Evrim Kavcar, Kavachi, Mehmet Dere, Nalan Yırtmaç, Sinem Yıldırım’ın eserleri bir araya geliyor. .artSümer’in 2010 yılından bu yana sürdürdüğü “Sanatçılar ve Konuk Sanatçıları” karma sergi konseptinde, galerinin temsil ettiği sanatçılar, güncel sanat alanından ilgi duydukları diğer sanatçıları sergiye davet ediyor. Sergide yer alan 18 sanatçı kendi sanat pratiklerinden yola çıkarak kör nokta kavramına odaklanıyor. Her bir sanatçı, bu kavramı farklı bakış açılarıyla ele alarak, kör noktalarımızın görünür olması için farklı yaratıcı yaklaşımlar sunuyor. Sergide yer alan eserler, bireysel ve toplumsal kör noktaları, bilinçaltı önyargıları, insan merkeziyetçiliği ve göz ardı edilen gerçekliklerin etrafında şekilleniyor. Kör nokta kavramının çok yönlü doğası bireysel ve toplumsal düzeydeki etkileşimleri sanatsal bir ifadeye dönüşüyor. Sadece sanatın estetik boyutuna değil, aynı zamanda zihinsel ve toplumsal algılarımızın yanı sıra örtük politik tavrına da odaklanan sergi, farklı sanatçıların bakış açılarını bir araya getirerek gözün görme manevrasını genişletmenin yanı sıra organik bir eşleşmenin beraberinde getirdiği fikir akrabalıklarına zemin oluşturuyor. Bu bağlamda, sergi, hızla değişen dünyamızda her zaman yanılma payının baki olabileceğini fark etme ve anlamlandırma çabası olarak izleyiciyle buluşuyor.
“Kör nokta kavramı, günlük hayatımızda beşerî veya çevresel faktörlerden kaynaklı gözden kaçırdığımız veya fark etmediğimiz alanları ifade ederken, düşünce dünyasında derin ve çok katmanlı farklı anlamlar taşır. Daha sık trafik literatüründe kullanılan bu kavram gözün görme alanının yetersiz kaldığı, dolayısıyla bazı noktaların görülmesinin mümkün olmadığı durumları ifade eder. Aynı zamanda insan zihnindeki görüş mesafesini ve algısındaki ulaşılmaz noktaları da bu kavramın tanımlamaya gayret ettiği alanları kapsar.
İnsan beyninin bilişsel kapasitelerini aşan hız ve ekran çağında, anlamlar, imajlar, anılar, hızla tüketiliyor ve yüzeyselleşiyor. Hızın her şeyde ön planda olduğu bu dünyada durmak, anlamlandırmak, bağlantı kurmak veya derinlemesine düşünmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Kişisel bilgilerimizin sürekli pazarlandığı çağda, ekranlar ve sosyal medya dikkatimizi daha da dağıtarak odaklanmamızı zorlaştırıp kör nokta illüzyonlarına neden oluyor. Kör nokta illüzyonu, insanların kendi bilişsel önyargılarını başkalarından daha az fark ettiklerini ve önyargılarının rasyonel olduğunu varsaymalarına neden oluyor. Bu illüzyon, çevremizdeki durumları objektif değerlendirmeyi ve anlamlandırmayı zorlaştırıyor.”
Künye:
1. Cansu Çakar, Gül Dikeni Thorn of Power 2024 Kağıt üzerine suluboya Watercolor on paper
2. Onur Gülfidan, Zaman Durduğunda 2024 Tuval üzerine yağlıboya Oil on canvas 60x70 cm
3. Erdal Duman, Magazine Alüminyum, cam şişe, pirinç, bakır 89x89x8 cm 2024
4. Deniz Üster, Tümtoplumsallığa Giriş Physalia Physalis Inductions on Eusocialty Physalia Physalis 2024 Kağıt üzerine karakalem Pencil on paper 60x60 cm
5. Kavachi, My Tongue Catches the Best-89,5 x 102,5 cm -2022
6. Gözde İlkin, Kuytu Serisi No: 020, 21x29, 2016 cm
7. CANAN, Köpek 52×96 cm 2013
Charles Dowding’in genç bahçıvanları toprakla tanıştırarak onlara her mevsim neler yetiştirebileceklerini öğrettiği kitabı Çocuklar İçin Kolay Bahçecilik, Kristyna Litten’in resimleriyle Doğan Çocuk’tan çıktı.
Çocuklar İçin Kolay Bahçecilik’te 6 yaş ve üzeri okurlar toprağın içinde yaşayan harika canlıları, kompostun büyüsünü ve yaban hayatı için iyi olan çiçekleri keşfedecekler.
“Toprağı kazmakla veya ot ayıklayıp durmakla uğraşmadan kendi meyve ve sebzelerinizi yetiştirmek istiyorsanız elinizdeki tam size göre bir kitap! Kocaman bir bahçeniz veya küçücük bir balkonunuz olabilir. Haydi, toprağı kazmaya gerek bırakmayan bahçecilik yöntemleriyle hızlı ve verimli bir aile bostanı oluşturalım!”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Orkestralar Müdürlüğü tarafından düzenlenen İstanbul Gitar Günleri, 14 ve 15 Eylül’de Haliç Tersanesi’ndeki İstanbul Sanat’ta gerçekleşecek.
İstanbul Gitar Günleri kapsamında Cihan Tanrıverdi, Akın Eldes, Ricardo Moyano ve Cenk Eroğlu gibi 20’den fazla ünlü gitarist müzikseverlerle buluşacak. Genç gitaristlere de festival sahnesinde yer alma fırsatı sunan İstanbul Gitar Günleri, “Gitara Dair” başlıklı atölye ve söyleşi etkinliklerinde ise luthierleri ağırlayacak.
İstanbul Gitar Günleri’nde İstanbul Sanat’ta kurulacak iki sahnede, geniş kitlelerin hayatında önemli yer edinmiş ve farklı türden eserler veren gitaristler performanslarını sergileyecek. Genç gitaristler ise, hayranı oldukları isimleri canlı izlemenin yanı sıra onların hemen ardından sahnede yer alma fırsatı da yakalayacak. Gitar performanslarının bir dakikalık videolarını İBB Orkestralar Müdürlüğü’nün Instagram hesabı üzerinden mesaj yoluyla paylaşan genç gitaristler arasından seçilecek üç isim, gitarın usta isimlerinden sonra etkinlik sahnesinde konser verecekler.
İstanbul Gitar Günleri kapsamında gün boyunca ziyarete açık olan stantta düzenlenecek “Gitara Dair” başlıklı atölye ve söyleşi etkinliklerinde ise luthierler, gitarın yapımı konusunda ayrıntılı bilgi vererek katılımcıların sorularını yanıtlayacak.
İBB Orkestralar Müdürlüğü’nün yeni etkinliği İstanbul Gitar Günleri hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Yedi uluslararası kadın fotoğrafçının eserlerinden oluşan, küratörlüğünü Çağla Demirbaş’ın üstlendiği “Unbinding Histories” başlıklı grup sergisi 3 Ekim’e kadar Güney Afrika, Cape Town’da yer alan AVA Gallery’de (Association for Visual Arts) sanatseverlerle buluşuyor.
İnsanlık deneyimini oluşturan belirsiz alanları kadın merceğinden anlatan sergide; Alejandra Arévalo, Çağla Demirbaş, Francesca Hummler, Maike Bergold, Phuong Hoang, Ronja Falkenbach ve Verónica Losantos’un eserleri yer alıyor. Yedi sanatçı Temmuz 2022’de Magnum Photos’tan Antoine d'Agata liderliğinde Fransa’nın Arles kentinde düzenlenen Studio Vortex misafir sanatçı programında tanıştı. Sergi; kıtaların, ülkelerin, kültürlerin ve hatta zaman çizgilerinin sınırları arasında var olan hikâyeleri keşfederek, sanatçıların çalışmalarının iki yıl içinde geçirdiği dönüştürücü yolculuğu anlatıyor. Toplumsal cinsiyet, kimlik, miras, tarih ve bunların kesişimi etrafında kümelenen bu öyküler, nihayetinde kurgulara yönelik insani bir ihtiyaca işaret ediyor.
“Cape Town’daki Association for Visual Arts’ta açılan Unbinding Histories (Tarih Bağlarını Çözmek), sadece bir fotoğraf sergisi olmakla kalmıyor; tekil-çoğul kimliklerin, anıların ve anlatıların beklenmedik şekillerde kesiştiği küçük ölçekli ama karmaşık bir labirent hâline geliyor. Güney Afrika tarihinin ağırlığıyla yankılanan bu mekân, yedi uluslararası kadın fotoğrafçının kendi hikâyelerini ortaya çıkardığı bir tuvale dönüşüyor. Her bir fotoğraf daha büyük bir yapbozun parçası olarak, izleyicilerini çoğu zaman gizli kalan geçmişlerine daha derinlemesine bakmaya çağırıyor. Şafağın sessizliğinde, cephelerin gölge değiştirdiği yerde, bir kırılganlık ortaya çıkıyor. Bu görüntüler, cesaret ve korkunun birbiriyle konuştuğu geçiş anlarını yakalıyor. (...)
Bir başka köşede, sömürgeci anlatılara karşı bir meydan okuma gerçekleşiyor. Renk ve hayat dolu bu fotoğraflar, dominant tarihsel perspektiflere meydan okuyarak, izleyiciyi neyi hatırladıklarını ve neyi unuttuklarını yeniden düşünmeye itiyor (...) ve tarihin genellikle steril tasvirleriyle tezat oluştururken bildiğimiz ve bilmediğimiz sayısız kültürün silinmesini sorguluyor. Başka yerlerde, hayallerin ve ulusal kimliğin kırılganlığı devam ediyor.
(...) Görsel temsilin sıklıkla manipüle edildiği bir dünyada, bu sergi bize fotoğrafın sadece görüleni değil, hissedileni, hatırlananı ve hayal edileni de yakalama gücünü hatırlatıyor. İnsan deneyiminin özü, zaman ve mekân içinde karmaşık, parçalı ve birbirine bağlı bir yolculuk, burada hayat buluyor.”
Mehmet Ekinci
Künye:
1. "Unbinding Histories" Çağla Demirbaş, I Know You're Capable of Beautiful Intimacies
2. "Unbinding Histories" Verónica Losantos, Archaia
3. "Unbinding Histories" Maike Bergold, High Hopes
4. "Unbinding Histories" Alejandra Arévalo, Blood Under the Sundown Light #3
5. "Unbinding Histories" Ronja Falkenbach Raver
6. "Unbinding Histories" Francesca Hummler Looking for Guerrero
BKM’nin yapımcılığını üstlendiği, Uğur Yücel’in iki senedir kapalı gişe oynadığı Neyzen oyunu, 14 Eylül’de Kadıköy Belediyesi Selamiçeşme Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro’da, 19 Eylül’de ise Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.
Uğraş Güneş’in yazdığı, Can Yücel’in yönettiği, Uğur Yücel’in rol aldığı oyun; Neyzen Tevfik’in hayat hikâyesini, dünyasını, dostlarını; anekdotlar, hicivler ve şiirler ile anlatıyor. 50’den fazla oyunla ülkeyi dolaşan Neyzen, sezon süresince sahnelenmeye devam edecek.
Neyzen oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Program:
14 Eylül Cumartesi - Kadıköy Belediyesi Selamiçeşme Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro
19 Eylül Perşembe - Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi
Almanya Büyükelçiliği tarafından düzenlenen “Türk-Alman Dostluğu: Hikâyeler, Perspektifler ve Karşılaşmalar” temalı ödüllü Kısa Film Yarışması başvuruları başladı.
Almanya Büyükelçiliği, Türkiye-Almanya Dostluk Antlaşması’nın 100. yıl dönümü kapsamında, Kısa Film Yarışması ile katılımcıları dostluk hikâyelerini, farklı perspektifleri ve birleştiren karşılaşmaları paylaşmaya davet ediyor. “Türk-Alman Dostluğu: Hikâyeler, Perspektifler ve Karşılaşmalar” temalı ödüllü Kısa Film Yarışması’na başvurular 15 Kasım Cuma gününe kadar devam edecek.
Yarışmaya başvuran filmlerin içerik olarak Türkiye ve Almanya ile doğrudan ilgili olması gerekiyor. Filmlerin “İki ülkeyi birbirine bağlayan nedir?”, “Türk-Alman ilişkilerinde ne gibi benzerlikler, farklılıklar ve özellikler vardır?” ya da “Her iki ülkeden insanların ilginç öyküleri veya deneyimleri nelerdir?” gibi sorulardan ilham alması gerekiyor. Yarışmaya süresi beş dakikayı aşmayan, Türkçe veya Almanca kurmaca, belgesel ve animasyon yapımlar katılabiliyor. Almanca filmlerin Türkçe altyazılı olması gerekiyor. Katılım için ülke ve yaş sınırlaması bulunmayan yarışmada ödül alan yapımcıların veya onları temsil edecek kişilerin Türkiye’deki ödül törenine katılmaları bekleniyor. Bir kişinin birden fazla yapım ile başvurabileceği yarışmaya daha önce herhangi bir yerde gösterilmemiş ve ödül almamış yapımlar kabul edilecek.
“Türk-Alman Dostluğu: Hikâyeler, Perspektifler ve Karşılaşmalar” temasını çarpıcı, orijinal ve yaratıcı bir şekilde yansıtan kısa filmlerden seçilen filmlerin birincisi 3 bin Avro, ikincisi 2 bin Avro, üçüncüsü ise bin Avro’nun sahibi olacak. Yakın zamanda açıklanacak, çoğunluğu sinema profesyonellerinden oluşan jürinin belirleyeceği filmler 25 Kasım tarihinde açıklanacak ve 3 Aralık’ta Ankara’da düzenlenecek olan törende ödüller sahiplerine sunulacak.
Almanya Büyükelçiliği Kısa Film Yarışması’na 15 Kasım Cuma gününe kadar buradan başvurabilirsiniz.
Galeri /Miz, Murat Germen’in “Dokunma!” başlıklı kişisel sergisini 24 Eylül - 30 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
Murat Germen’in dijital üretimlerinden oluşan seriyi bir araya getiren “Dokunma!” sergisi; kente dair işlenmiş suçların olay yeri incelemesi sırasında çekilip, delil sınıfına girecek fotografik belgelerden oluşan ve internet tarayıcısı ortamındaki bir arayüz aracılığıyla başkalaştırılan bir arşivsel külliyattan besleniyor. Sergide yer alan fotoğraflar; tasarımcı Emrah Kavlak tarafından tasarlanan ve üç boyutlu dünyayı simüle eden bir dijital arayüze 6’lı setler olarak yükleniyor ve parametrik seçimler sonrasında çeşitli bakış açılarına zemin sağlayan bilgisayar faresi hareketleri ile dijital foto-kolajlar türetiliyor. Sanatçı bu seride, mevcut somut fotoğraflardan yeni görsel ve içerik katmanları üreterek soyut imgeler yaratıyor. Diğer bir deyişle; somut fotoğrafları soyut görselliklere dönüştürüyor. Kentsel, kültürel ve mimari tahribatın boyutları, yapı-sökümcü bir dille yeniden yorumlayarak izleyiciye aktarmayı hedefliyor.