GÜNDEM
  • 12-09-2016

    Dünyaca ünlü keman virtüözü Nigel Kennedy efsanevi gitarist Jimi Hendrix’in klasikleşmiş şarkılarından oluşan repertuvarıyla İstanbul'da sahne alacak. 4 Kasım Cuma günü Volkswagen Arena'da gerçekleştireceği konserinde Kennedy Hendrix’in klasikleşmiş Purple Haze, Little Wing, Hey Joe, Crosstown Trafic, Foxy Lady gibi parçalarını kendine has tarzıyla yorumlayacak. 


    Kennedy’nin 1989 senesinde yaptığı ve dünya çapında bir rekora imza atan The Vivaldi For Seasons albümü,  iki milyonu aşkın satış rakamıyla dünyanın en çok satan klasik müzik albümü olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girmişti. Değişik stilleri birbiriyle harmanlayan meşhur keman virtüözü Johann Sebastian Bach’ın müziğine davul, gitar ve kontrbas ekleyerek kendi yorumunu getirmişti. Ayrıca Kate Bush, Paul McCartney, Talk Talk albümlerinde de çalışan Kennedy, Let Loose ve Kafka isimli iki de caz albümü yayımlamıştı. 

    0
    0
    4057
  • 12-09-2016

    Burn Istanbul Rooftop Festival, 2016 gündüzden geceye uzanan programıyla birbirinden farklı etkinliklerle farklı mekânlarda 17 Eylül’de gerçekleştirilecek. Nuteras, Saigon, Georges Hotel, Nest, Cue ve Backbar’ın teras katlarına yayılacak olan festivalde müziğin yanı sıra atölye seçenekleri de yer alacak.

    Katılımcılar kokteyl ve gastronomika atölyelerine katılma fırsatı yakalarken isteyenler teras yogası da yapabilecek. Açık havada, tek biletle altı farklı mekânda festival süresince dinlenebilecek isimler ise; Stavroz, PillowTalk, Be Svendsen, Sound Nomaden, Bora Uzer, Allen Hulsey, Hey Douglas, Can Tanca, Orkun Bozdemir, Murat Uncuoglu, Pro Combo, Style-Ist, Murat Tokuz, Aksak, Undomondo, Doruk Gökalp, Furkan Kurt, Discolog, Efe Kantel, Yang & Elif Tanverdi, Emre Garan, Benim Sibille, Can Ayverdi & Johngoo, Boyz'n the Hood, Violations Radio, MFY ve Can Basegmez.

    0
    0
    3935
  • 12-09-2016

    1992’te Milliyet Öykü Ödülü’nü alan ve 1993’te yayımlanan, Ali Teoman’ın İnsansız Konağın İkonu kitabı 23 yıl sonra Yapı Kredi Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Ali Teoman, kitabında bugün özlem duyulan eski İstanbul’un kıyıya vurmuş insanlarını Türkçenin unutulmuş lezzetleriyle dile getiriyor. Köhne mekânlar, yanık saraylar, metruk binalar, başka ülkelere göçenlerin geride bıraktığı antikalar, parçalanmış hayatlar, öyküden öyküye dolaşan kederli kediler, Ali Teoman’ın bin bir suratlı kişilerle dolu evreninde büyüleyici bir masalın kahramanlarına dönüşüyor.

    “Hep birlikte, konağın içinde kediyi arıyoruz. Katya, Türkçe ve Rumca karışık sözlerle kedinin ismini çağırıyor. En sonunda, eski­den çamaşırlık olarak kullanılmış olması gereken penceresiz bir odada, yayvan bir taş yalağın içine kurulmuş otururken buluyorum Muazzez’i. Kedi, sahibesinin onu kucağına alıp sıkıştırmasına, be­yaz tüylerini kirlettiği için sitem ederek, birkaç kez yalancıktan patilerine vurmasına razı oluyor. Sonra, yukarıya, çatı katındaki odasında çay içmeye davet ediyor bizi Katya…”(Kitaptan)

    İnsansız Konağın İkonu
    Ali Teoman
    Yapı Kredi Yayınları
    9 TL
    Eser: Amelia Chen

    0
    0
    2630
  • 12-09-2016

    Serdar Saatman'ın yazıp yönettiği Son Zenne, 16 Eylül’de Bo Sahne'de tiyatroseverlerle buluşacak. Ucuz bir müzikholün bodrum katında yaşayan Zenne, ona sığınan Nesime ve hayatlarını altüst eden Şahin’in hikâyesini konu alan oyun, heteroseksüel toplum yapısının bir erkeği, bir kadını ve bir eşcinseli, yani bireyleri ne hâle getirdiğini tüm çıplaklığı ve çarpıcılığı ile sahneye koyuyor.

    Ötekileştirilenlerin yansıması, hayatın içinde, yanlarından geçilen, hiçbir zaman yaşamları merak edilmeyen insanların derinlemesine incelendiği oyun; toplumsal dışlamanın, bir insanı “öteki” ilan etmenin, onu yok saymanın doğurduğu sonuçları gözler önüne seriyor. Yarkın Ünsal, Sevtap Özaltun ve Cansu Fırıncı’nın oynadığı oyunun kareografisi Uğur Can Arıkan, ışık tasarımı Onur Alagöz, dekor ve kostüm tasarımıysa Oğuz Şahin’e ait. 

    0
    0
    3670
  • 12-09-2016

    D.H. Lawrence’ın kaleme aldığı öykülerin on üçünün yer aldığı Atını Sürüp Giden Kadın, Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Lawrence’ın 1924-1928 yılları arasında yazdığı bu öyküler onun öykü anlatımındaki dehasını ortaya koyuyor. Kitapta Birinci Dünya Savaşı sonrasında New Mexico, Meksika, İtalya, Almanya ve İngiltere’deki deneyimleri yer alıyor. Öykülerindeki karakterleri çoğunlukla karısı ve yakın çevresindeki insanlardan esinlenerek yaratıyor. Bu da yazarın gözlem gücünü ve gerçek olayları kurgusal dokuya geçirirken kusursuzluğunu gösteriyor.

    Yazar, dünyanın neresinde olursa olsun insanların yaşadığı hayal kırıklıklarının, öksüzlüklerin, doyumsuzlukların ve aşklarının ortak gücünü anlatıyor.

    Atını Sürüp Giden Kadın
    D.H. Lawrence
    Çev.: Can Ömer Kalaycı
    Can Yayınları
    24 TL

    0
    0
    3312
  • 11-09-2016

    Bugüne dek 5 milyon izleyiciye ulaşan FUERZA BRUTA İstanbul’da sahne alacak. 17-29 Kasım tarihleri arasında 10 gösteri için ilk kez İstanbul’a gelecek FUERZA BRUTA’nın adı İspanyolca “ağzı açık bırakacak derecede şaşırtıcı” anlamındaki “brute force” deyiminden geliyor. 


    10 yılda 5000'in üzerinde performans sergileyen topluluğun şovları dünyanın en sıra dışı gösterilerinden biri olarak gösteriliyor. Müzik, su, dans ve akrobasi ile örülü dev kadrolu yapım 360 derecelik izleme açısı ve görsel efektleriyle de unutulmaz bir deneyim vadediyor. 

    0
    0
    2456
  • 11-09-2016

    Türk rock müzik tarihinin önemli gruplarından Kargo’nun bir dönem vokalistliğini yapmış olan Koray Candemir ve alternatif müzik gruplarının öncü isimlerinden mor ve ötesi’nin vokalisti Harun Tekin “Şakalı Akustik” adlı projeleriyle 13 Eylül'de Dorock XL'da müzikseverlerle buluşacak.

    İkilinin en sevilen şarkıları birlikte seslendireceği gece, kendilerine has ve akustik olarak yorumlayacakları şarkılarla da müzikal bir kabareye dönüşecek.  13 Eylül akşamı saat 22.00’da başlayacak olan “Şakalı Akustik”in biletlerine Biletix.com’dan ve Dorock XL kapısından ulaşılabilir.

    0
    0
    6170
  • 11-09-2016

    Yeni kuşak Güney Amerika edebiyatının en parlak yazarlarından biri olan Alejandro Zambra’nın ilk öykü kitabı Belgelerim, Notos Kitap etiketiyle yayımlandı.

    Zambra, ironi dolu, sade ve keskin anlatımıyla on bir kısa roman okuduğumuz duygusu uyandıran öyküleriyle insanların benliğine kazınan pek çok ayrıntının izini sürüyor. Bilgisayarın “belgelerim” klasöründe yaşayan metinler. Hikâyeler anlatmayı yaşama biçimine dönüştürmüş aileler. Telefon hatlarıyla uzağı yakınlaştırmaya çalışanlar, aşkın peşinden gidenler. Uçurtmalar, haydutlar, kandırmacalar, takıntılar. Korkusuzca devrim ve sigara diyebilenler. Şarkılar konuşuyor fonda, şiirler yer gözlüyor. Oyunlara konuk oluyoruz. Bilgisayarda, sahalarda, evlerde, okul sıralarında…

    Belgelerim
    Alejandro Zambra
    Notos Kitap
    19 TL

    0
    0
    2333
  • 10-09-2016

    Dünya Şampiyonluğu dâhil pek çok prestijli ödülün sahibi olan ve dünyadaki en üst düzey festivallerden aldığı özel davetlerle ülkemizi dünyanın dört bir yanında başarıyla temsil eden Boğaziçi Gençlik Korosu ve bünyesinde yeni kurulan koro müziği topluluğu MAGMA için seçme başvuruları başladı.

    Bu sezon ilk çalışmalarını gerçekleştirecek olan MAGMA, genel sanat yönetmeni ve koro şefi Masis Aram Gözbek’in farklı ve uluslararası standartlardaki eğitimiyle koroda şarkı söylemek ve koro müziği alanında kendini geliştirmek isteyenleri bekliyor.

    MAGMA seçmelerine 31 Aralık 1996 ve öncesinde (20 yaş ve üstü) doğmuş, Boğaziçi Gençlik Korosu seçmelerine ise 1 Ocak 1997-31 Aralık 2001 arasında doğmuş adaylar başvurabilecek. Son başvuru tarihi 18 Eylül olan seçmelerin başvuru formuna buradan ulaşılabilir.

    0
    0
    6708
  • 10-09-2016

    Edebiyatımızın erken yaşta yitirdiği, özgün ve unutulmaz kadın yazarlarından biri olan Tezer Özlü’nün doğum günü bugün.

    Özlü, içsel dramıyla kaleme aldığı yazılarında okurunu kendi dünyasına döndüren bir etki yarattı. Başta Çocukluğun Soğuk Geceleri ve Yaşamın Ucuna Yolculuk olmak üzere yazdığı öykülerinde, anılarında, mektuplarında aklın, yaşamın ve ölümün peşinden götürdü. Kendisine yakıştırılan “Türk edebiyatının lirik prensesi”, “Türk edebiyatının nostaljik prensesi” ya da “dişi Oğuz Atay” sınırlandırılmalarından daha fazlası bir yazar oldu.

    Benliğiyle olan hesaplaşmalarına son vermezken, yaşamın içindeki ölümü; ölümün içindeki yaşamı anlattı. Svevo, Kafka ve Pavese onu en çok etkileyen yazarlardan oldu. Bir yere ait olmayı reddedişi, yolculukları, yaşadığı evlilikler, geçirdiği hastalıklar… yazdıklarının karakterini belirledi. Özlü, her zaman yalan bir dünyada yaşamayı reddedip gerçekle baş etmenin yollarını aradı.

    “Şimdi derinlemesine irdelemem gereken duyguların taşkınlığındayım. Sanki duygularımı kilometrelerce uzatıyorum, duygularımı yolların bitmezliğine dönüştürüyorum. Oysa sözcüklere dönüştürmem gereken duygular bunlar…” (Yaşamın Ucuna Yolculuk’tan Alıntı)

    0
    0
    17943
DAHA FAZLA
Geldanlage