
Mimarlığın edebiyatla ilişkisini irdeleyen ve mimarlığa ilgi duyan tüm okuyucular için yepyeni algı kapıları açmayı amaçlayanEdebiyatta Mimarlık, YEM Yayın etiketiyle yayımlandı.
Mimar, sanatçı, felsefeci ve akademisyenlerden oluşan 55 önemli ismin katkı koyduğu Edebiyatta Mimarlık, Hikmet Temel Akarsu ve Nevnihal Erdoğan tarafından yaklaşık yedi yıllık bir sürede hazırlandı. Kitapta, dünya ve Türk edebiyatından yaklaşık 100 önemli yazarın mimarlığa vurgu yapan edebi yapıtları “Mimarlığa Referans Veren Klasikler”, “Mimarlıktan İlham Alan Romanlar/Mimarlığa İlham Veren Romanlar”, “Seyahatnameler ve Biyografik Seyahatnameler”, “Ütopyalar”, “Bilimkurgu ve Distopyalar”, “Fanteziler”, “Mimari Denemeler” gibi kategoriler altında incelendi ve her yapıtın mimari evreni Türkiz Özbursalı’nın çizimleriyle canlandırıldı.
Edebiyatta Mimarlık
Hazırlayan: Hikmet Temel Akarsu ve Nevnihal Erdoğan
Yem Yayın
Satın almak için tıklayınız.
İletişim Yayınları, 1930’larda Ernst Bloch ile Georg Lukács arasında başlayan daha sonra Walter Benjamin, Theodor W. Adorno ve Bertolt Brecht’in de katıldığı modernizm ve realizm tartışmasınınkilit metinlerini bir araya getirdiği Estetik ve Politika isimli kitabı yayımladı.
Modernizm-realizm çatışması, İkinci Dünya Savaşı arifesinde doğar ve Soğuk Savaş’ın dinmesine kadar sürer. Bu dönemdeki yoğun siyasal, toplumsal, kültürel kavgaların estetik cephesini oluşturur. Fredric Jameson’un Sonsöz’ü bu çerçevede bir incelemedir.
Günümüzde sanat, özelleştirilmesi, finansallaşması, endüstrileşmesi ve iletişim teknolojileriyle kaynaşması sonucu özerkliğini yitiriyor. Dolayısıyla sahip olduğu politik gücü koruyabilmesi hayati bir önem taşıyor. Ayrıca çağdaş bir realizm tutulması yaşanıyor. Yani modernizm-realizm çatışması da aşılmış sayılmaz. Bu metinler estetiğin kimi temel kavramlarının aydınlatılması bakımından da temel bir kaynak oluşturuyor: “Sanatın özerkliği ve toplumsallığı”, “popüler sanat ve elitizm”, “form-içerik”...
Estetik ve Politika
Ernst Bloch ile Georg Lukács ,Walter Benjamin, Theodor W. Adorno ve Bertolt Brecht
Çev.: Elçin Gen, Taciser Belge, Bülent Aksoy
İletişim Yayınları
25,5 TL
İstanbul Modern Türkiye Sinemasında Ustalar: Lütfi Akad sergisine paralel bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türk Sinema Tarihi serisinin Lütfü Akad bölümü İstanbul Modern Sinema’da izleyiciyle buluşacak.
Mimar Sinan Üniversitesi Sinema TV Merkezi’nin 1985-1987 yılları arasında TRT için hazırladığı belgesel 6 Ekim tarihinde izleyiciyle buluşacak. Bir saatlik belgesel, ünlü yönetmenin kamera arkası görüntüler eşliğinde filmografisine bakarken, yönetmenin sinemasına dair görüşleri de paylaşıyor. 3 Kasım ve 22 Aralık tarihlerinde de tekrarlanacak gösterim ücretsiz olacak.
Geçtiğimiz günlerde Twitter hesabı üzerinden yazarlık kariyerinin sona erdirdiğini ve artık kitap yazmayacağını açıklayan Tuna Kiremitçi son kez okurlarıyla buluşacak.
Git Kendini Çok Sevdirmeden, Bu İşte Bir Yalnızlık Var, Selanik’te Sonbahar ve Dualar Kalıcıdır gibi kitaplarıyla tanınan Kiremitçi, 9 Ekim Pazar günü saat 15.00’da Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde edebiyat kariyerinin son okur buluşmasını gerçekleştirecek.
Kaleme aldığı her romanda dünya çapında büyük yankı uyandıran Dan Brown, okurlarına yeni kitabının müjdesini verdi.
Brown yaptığı açıklamada, 2017 eylülünde ORIGIN adıyla okurla buluşacak olan romanda bir kez daha Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon karşımıza çıkacağını belirtti. Langdon, insanlığın bugüne kadar yanıt veremediği iki sorunun kesiştiği tehlikeli bir kavşakta dünyayı yerinden oynatacak bir buluşla insanlığa yanıt verecek.
Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar, Dijital Kale, İhanet Noktasi, Kayıp Sembol ve Cehennem romanlarında da olduğu gibi ORIGIN’de de din, bilim, sanat ve mimarlık tarihinden izler olacağı belirtiliyor.
Çağla Cabaoğlu Gallery seçkisinde yer alan sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapan 42 Maslak Art!SPACE Gallery, sanatın çekim noktası olmaya devam ediyor. Sanatseverlerin yoğun ilgisi sonrasında, yeni sanatçıların ve eserlerin de katılımıyla gösterim süresi 16 Kasım tarihine dek uzatılan serginin özel daveti 6 Ekim Perşembe akşamı gerçekleşecek.
16 Kasım’a kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olan “Çağdaş Hikayeler” sergisinde yer alan sanatçılar: Kerem Ağralı, Nadide Akdeniz, Rengin Altınalmaz, Hasan Araptarlı, Hüseyin Arda, Fulya Asyalı, Necip Baykara, Beyza Boynudelik, Kurt Bullend, Uğur Çakı, Güneş Çınar, Hakan Çınar, Gökhan Deniz, Evren Erol, Emilie Gotmann, Serpil Kapar, Fatmagül Karadeniz, Hakan Bilal Karakaya, Hakan Kırdar, İlke Kutlay, Levent Morgök, Barış Sarıbaş, Rüchan Şahinoğlu, Varol Topaç, Gökte Tunç, Ayla Turan, Olgu Ülkenciler, Ekrem Yalçındağ ve Gülce Yelken.
6 Ekim’deki davetiyle sanatseverleri bir araya getirecek olan Çağla Cabaoğlu Gallery “Çağdaş Hikayeler”sergisi 7 Aralık 2016 tarihine kadar 42 Maslak Art!SPACEGallery’de görülebilir.
Dünya festivallerinden, ödüllü, eleştirmen ve izleyicinin ilgisini çekmiş ve merakla beklenen filmlerden oluşan Filmekimi için geri sayım devam ediyor. Festival yaklaşırken ülkeler de Oscar adayı filmlerini açıklamaya başladı. Ekim ayının şüphesiz en çok konuşulan sinema etkinliği Filmekimi’nin listesinde yer alan filmlerin 12 tanesi Oscar adayı. Xavier Dolan’ın Cannes Film Festivali’nden Büyük Ödül ve Ekümenik Jüri Ödülü ile dönen son filmi Alt Tarafı Dünyanın Sonu Kanada’nın Oscar adayı seçildi. Mısır’ın Oscar adayı filmi ise 2013 Mısır Askeri Darbesi’nde geçen bir hikayeyi anlatan Çatışma oldu.
Finlandiya’nın Oscar adayı kariyerinin en önemli maçına çıkmak üzere olan bir boksörün hikayesini anlatan Olli Maki’nin En Mutlu Günü. Cannes Film Festivali’nde şimdiye dek jüriden alınmış en yüksek ortalamayla ayrılan Toni Erdmann Almanya’dan, Asghar Farhadi imzalı Satıcı İran’dan, Pedro Almodovar’ın son filmi Julieta İspanya’dan Oscar adayı olan filmler arasında. İngiltere’nin Oscar adayı İranlı Babak Anvari imzalı Korkun Gölgesi olurken, Güney Kore’de on günde dört milyon izleyiciye ulaşan Kim Jee-woon imzalı Karanlık Görev ve Romanya’dan Romanya Yeni Dalgası’nın son dönem öne çıkan örneklerinden Sieranevada, Meksika’dan Jonas Cuaron imzalı Desierto da diğer adaylar arasında.
Juliane Saupe ve Deniz Beşer tarafından koordine edilen, bağımsız ve kar amacı gütmeyen organizasyon Açık Stüdyo Günleri/Open Studio Days, 46 sanatçı ile 32 sanat atölyesinin katılımıyla düzenleniyor.
7-9 Ekim tarihleri arasında üçüncüsü gerçekleşecek etkinlikte; resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon, performans ve video gibi disiplinler üzerine çalışmalar yer alıyor. Görsel sanatçılar, sanatçı kolektifleri ve bağımsız sanat alanları Taksim, Cihangir, Kurtuluş, Beyoğlu, Galata, Karaköy, Teşvikiye, Kadıköy ve Büyükada bölgelerinde bulunan ev, atölye ve alanlarını ziyaretçilere açacaklar ve ziyaretçiler sanatçıların çalışma alanlarına konuk olacak.
Sanatın daha geniş kesimlere ulaşması amacıyla bir ağ oluşturan ve bağımsız yapısıyla hayatını devam ettiren Açık Stüdyo Günleri hakkında ayrıntılı bilgi için www.openstudiodays.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık tarafından düzenlenen edebiyat ve sanat sohbetleri bu sezon da kaldığı yerden devam ediyor. “Edebiyat Gündemi” başlığı altında gerçekleştirilecek edebiyat söyleşilerden biri İlber Ortaylı ve Simeon Sakskoburggotski’nin katılım sağlayacağı “Benzersiz Bir Hayat: Bulgar Kralı II. Simeon” söyleşisi olacak.
Simeon, babası Kral III. Boris 1943 yılında ölünce, 6 yaşında Kral oldu. Kimi aile üyeleri Bulgaristan’daki rejim değişikliği sonrası kurşuna dizilince dokuz yaşında sürgün olarak ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Çocukluğu, İstanbul üzerinden gittiği İskenderiye’de, gençliği Madrid’de geçti. Aklından ve kalbinden hiçbir zaman çıkarmadığı Bulgaristan’a geri dönme umudunu asla yitirmedi. 1946 yılında sürgün edildiği ülkesine 50 yıl sonra, 1996’da geri döndü. Kurduğu siyasi hareket 2001 genel seçimlerinden zaferle çıkınca bir mucize gerçekleşti: Sürgün kral Başbakan oldu.
Simeon şimdi de benzersiz hikayesini anlatmak üzere 7 Ekim Cuma günü, saat 18.30’da İlber Ortaylı ile Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde bir araya geliyor. Etkinlik ücretsizdir.
Önümüzdeki yıl 89’uncusu düzenlenecek Akademi Ödülleri ya da nam-ı diğer Oscar Ödül Töreni’nde Türkiye’yi temsil edecek film Kalandar Soğuğu olacak. Kültür ve turizm Bakanlığı ve meslek örgütlerinin temsilcileri tarafından Türkiye’den Oscar aday adayı olarak seçilen film, ilk olarak bu sene İstanbul Film Festivali kapsamında izleyiciyle buluşmuştu.
Yönetmenliğini Mustafa Kara’nın üstlendiği insan-doğa ilişkisine odaklanan film, geçen seneki Antalya Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu ve Dr. Avni Tolunay Özel Ödülü’ne layık görülmüştü. Başrollerinde Haydar Şişman, Nuray Yeşilaraz, Hanife Kara, İbrahim Kuvvet ve Temel Kara’nın yer aldığı film, en son 28. Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde de En İyi Yönetmen ödülünü aldı.
https://www.youtube.com/watch?v=nnqa54brYEM