
Müzisyen ve yazar Hüsnü Arkan’ın yedinci romanı Gülhisarlı Terziler, Kırmızı Kedi etiketiyle raflardaki yerini aldı.
Arkan, okurunu Kuzey Ege'nin bir kasabasına götürüyor ve o küçük dünyaya sıkışmış insanlara ve bilinmeyen hayatlara bir pencere açıyor. Roman, müşterisi olmayan bir otel ve üç kuşak terzisiyle birlikte küçük bir terzi dükkânının garip atmosferinde gelişiyor. Doksanlı yıllarda Doğu'daki bir çatışmada sakatlanıp tekerlekli sandalyeye mahkûm olan, gençliğinde terzi çıraklığı yapan, şimdiyse teyzesi, sevgilisi ve ustasıyla sınırlı dünyasında yaşayan, işsiz Ayhan Demir'in hikâyesi üzerinden bir dönemin Türkiye'sine ayna tutarken, küçük insanların aşklarını, umutlarını, hayallerini anlatıyor, karmaşık iç dünyaları ve zaafları üzerinde düşünmeye zorluyor.
“…Ben bu bekleme odasında doğdum işte! Büyükler hep susuyordu. Ama insan susarak da bir şey söyleyebilir. İşte ben o sözlerin içine doğdum... Sonra onlarla birlikte, babamın geri dönüşünün hayallerini kurdum. Daha çocukken beklemenin profesörü oldum." (Kitaptan)
Gülhisarlı Terziler
Hüsnü Arkan
Kırmızı Kedi Yayınevi
16-23 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek 53. Uluslararası Antalya Film Festivali Jürisi’ne son katılan isim Nursel Köse oldu. Festival jürisi Hugh Hudson başkanlığında toplanacak. Jüride yer alan diğer isimler ise Andie MacDowell, Rutger Hauer, Najwa Najjar, Nursel Köse, Wash Westmoreland ve Mirsad Purivatra. Uluslarası Uzun Metraj Jürisi festival kapsamında En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Müzik, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu kategorilerindeki Altın Portakal ödüllerini belirleyecek.
Sinemaya, usta Alman yönetmen Hark Bohm’un, Altın Ayı adayı filmi Yasemin (1988) ile adım atan Nursel Köse, 2004’te senaryosu Fatih Akın’a ait olan Kebab Connection’da rol aldı. 2007’de ise Fatih Akın’ın Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve Ekümenik Jüri ödüllü Yaşamın Kıyısında filminde oynadı. Nursel Köse, bu performansıyla 44. Antalya Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Portakal kazandı. Köse, ikinci Altın Portakal’ını 2014’te Kutluğ Ataman’ın yönettiği Kuzu’daki rolüyle aldı.
Sanatçı Aslı Kutluay’ın “Erime Noktası-Yolda” sergisi, Venedik Mimarlık Bienali ve Güney İtalya Altamura’da sergilendikten sonra 25 Ekim’de Elgiz Müzesi’nde açılıyor. IKSV İstanbul Tasarım Bienali kapsamında gerçekleşecek sergi, mekân ve eser arasında bir bağ kurmayı hedefliyor.
Sanatçının yeni tasarımları ekolojik dengeye verdiğimiz zarar kadar insan ilişkilerinde kaybettiğimiz kaliteye de dikkat çekiyor. “Erime Noktası” projesinin üçüncü durağında sanatçı, altın rengine boyayarak yenilediği enstalasyonu “If we can fly or give buds…(Kanatlansak ya da tomurcuklanabilsek...)” olarak adlandırıyor.
Çatlayan ve eriyen buz kütlelerini anlatan sehpaların parçalarının penguen formunu anımsattığı çalışma, Vittorio Urbani küratörlüğündeki “Erime Noktası-Yolda” sergisiyle beraber 20 Kasım’a kadar Elgiz Müzesi’nde görülebilecek.
Eser: Aslı Kutluay, Kanatlansak ya da tomurcuklanabilsek
İlk baskısı 1999 yılında yayımlanan Tahir Abacı’nın Bir Zamanlar Anadolu’da isimli kitabı genişletilmiş baskısıyla İkaros Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. Kitabın bu baskısına, sonradan yazılmış 21 adet yeni yazı eklendi.
Tahir Abacı’nın Anadolu kültürüne ve yaşantılarına odaklanmış denemelerini topladığı kitabı, kültürel araştırma niteliğine sahip. Yöreler, mekânlar, şehirler, barınaklar, yeme içme pratikleri, dağlar, sular, ağaçlar, çiçekler, hayvanlar, basın, seyahatnâmeler, tarihçeler, futbol, oyuncaklar, inançlar, kara sevda, halk mizahı, göçler, depremler, trenler, otobüsler, tiyatro, sinema, fotoğraf, şiir, müzik ve Anadolu’nun geçirdiği büyük değişim bu kitapta yer alıyor.
Bir Zamanlar Anadolu’da
Tahir Abacı
İkaros Yayınları
16 TL
Fotoğraf: Nuri Bilge Ceylan’a aittir.
Finlandiyalı perküsyonist Tatu Rönkkö ve Danimarkalı indie-rock grubu Efterklang’ın ortak projesi Liima 15 Ekim Cumartesi akşamı Salon’da sahne alacak. 2000 senesinden bu yana dört albüm yayımlayan Efterklang’ın genç perküsyoncu Rönkkö ile birlikteliğinden doğan proje, elektronik müziğe kuzeyin perspektifinden bakmak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir etkinlik.
Efterklang, en başarılı albümlerinden kabul edilen Pramida için Norveç ve Kuzey Kutbu arasında kalan Pramiden adlı terk edilmiş kentte dokuz gün boyunca 1000’den fazla kayıt oluşturmuştu. 2014’te Tatu Rönkkö’nün gruba katılmasının ardından ekip, beş gün boyunca prova yapıp, iki gün boyunca Salon’da bu parçaları çalmıştı. Yayımladıkları albüm biri İstanbul olmak üzere dört farklı şehirde kaydedilmişti.
“Tek bir günün sırası gelsin diye yaşam boyu bekliyoruz.”
Geçtiğimiz ağustos ayında aramızdan ayrılan, edebiyatımızın ulu çınarı Vedat Türkali, dostlarının ve okurlarının katılacağı bir etkinlikle anılacak.
Tüm hayatını insanlığa, barışa ve özgürlüğe adayan Türkali, yazdığı eserlerle edebiyatımıza değer kattı. Ailesi, yakın dostları, sinemacılar ve edebiyatseverlerin, sanat ve siyaset çevrelerinden isimlerin katılacağı gecede Türkali'ye dair belgesel gösterimleri, şiir okumaları yapılacak. Türkali, bir kez daha sözlerle, şiirlerle ve şarkılarla uğurlanacak.
Vedat Türkali’yi anma ve uğurlama gecesi, 14 Ekim Cuma, saat 19.00’da Şişli Belediyesi, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleşecek.
Geleneksel doğu müziğini, Batı klasikleriyle bir araya getiren Lena Chamamyam 22 Ekim tarihinde Zorlu Performans Sanatları Merkezi Ana Sahne'de olacak. Arap dünyasının en etkili 500 isminden birisi olarak görülen Suriyeli-Ermeni müzisyen, konserde Lawnan adını verdiğini yeni albümünü de tanıtacak.
İlk albümü Hal Asmar El-lon'u 2006 senesinde yayımlayan Chamamyam, ardından Hüsnü Şenlendirici ve Volkan Çanakkaleli gibi isimlerle ortak çalıştığı Shamat'ı dinleyicilerle paylaşmıştı. Bu iki albümün ardından Gloria Scalchi ve Carmen Villata'yla klasik müzik eserleri seslendiren Chamamyam; Meredith Monk ve Manfred Leuchter ile dünya müziği ve caz, Arax Tchekidijan'la da geleneksel Ermeni müziği üzerine çalışmalar yapmıştı.
Manuel Pelmuş ve Alexandra Pirici’nin seçili modern sanat eserlerini fiziki olarak canlandırmaya dayalı performatif işi Modern Sanat Kamu Koleksiyonu, bugünden itibaren 6 Kasım tarihine kadar SALT Galata’da!
Mustafa Karadağ, Buyan Yağmur Memişoğulları ve Müge Olacak tarafından Türkçe olarak gerçekleştirilecek performans, modernitenin söylemler tarihi ile önemli anları arasında bir diyalog oluşturarak modern sanata özgün bir bakış sunuyor.
Maddi olmayan üretimler ve bunların ekonomisine ilişkin soruları irdeleyen çalışma, Hollanda’daki Van Abbemuseum’un “Confessions of the Imperfect, 1848 – 1989 – Today [Kusursuzluk İtirafları, 1848 – 1989 – Bugün]” adlı sergisi için üretildi. SALT’ta 13 Kasım’a kadar devam edecek “Tek ve Çok” sergisi kapsamında sergilenen eserle beraber, bugün saat 19:00’da Manuel Pelmuş performans üzerine bir konuşma yapacak.
Eser: Constantin Brancusi, Bird in Spa
Tiyatro D22 oyuncularından Berkay Ateş’in yazdığı, Can Kulan ve Emre Çubukçu'nun yönetmenliğini üstlendiği Kuş Öpücüğü Oyun Salonu kapsamında Salon sahnesine konuk olacak. Yıllarca ayrı kaldıktan sonra oğluna kavuşan Hatice ile sokaklarda akordeon çalarak hayatını geçindiren Mehmet’in hikayesini anlatan oyun, tek göz bir odada yaşama dair sorgulamaları içeriyor.
Torbacılığın, hırsızlığın ve polis müdahalelerinin artık normalleştiği bir mahallede, umudu ışıltılı olduğu kadar acımasız televizyon dünyasında aramaya karar veren Hatice ve Mehmet’in hesaplaşmalarını izleyeceğimiz oyunun kadrosunda Berkay Ateş, Güneş Hayat ve Mesut Özkeçeci yer alıyor. Kuş Öpücüğü 17 Ekim ve 31 Ekim Pazartesi günleri ile 14 ve 28 Kasım Pazartesi günlerindeki gösterimleri ile Salon’da tiyatrosevererle buluşacak.
Ünlü yönetmen Pedro Almodovar’ın kariyerinin 20. yılında çektiği yeni filmi Julieta 28 Ekim tarihinde vizyonda olacak. Başrollerinde Adriana Ugarte ve Emma Suarez’in yer aldığı film, ilk kez Altın Palmiye için yarıştığı Cannes Film Festivali’nde seyirciyle buluşmuştu.
Kocası Xoan’ın ölümünün ardından kızı Julieta ile yeni bir hayat kurmak üzere Madrid’e taşınmaya karar veren Anita ile kızı, bu ölümün ardından birbirlerine daha da yakınlaşacaklarına birbirlerinden uzaklaşırlar. Bir gün Julieta hiçbir açıklama yapmadan evi terk eder. Kızının peşine düşen Anita, Julieta’yı ararken aslında onun hakkında ne kadar az şey bildiğini fark eder. Julieta geçtiğimiz cuma günü başlayan Filmekimi kapsamında ilk kez seyirciyle buluştu.
https://www.youtube.com/watch?v=vV8bjshocLc