
16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde bu sene gösterilecek filmler arasında dünya sinemasından kadın yönetmenlerin ve özellikle kadın oyuncuların öne çıktığı filmler yer alıyor.
Rebecca Zlotowski’nin Natalie Portman ve Lily-Rose Depp’i buluşturan fantastik filmi Planetarium, kariyerine Dogma 95 akımıyla başlayan An Education gibi popüler filmlerle sürdüren Danimarkalı kadın yönetmen Lone Scherfig’in Gemma Arterton ile Sam Claflin’i başrole taşıyan filmi Their Finest ve bağımsız sinemanın ünlü kadın yönetmeni Kelly Reichardt’ın Michelle Williams, Kristen Stewart, Laura Dern, Lily Gladstone’un oyuncu kadrosunda yer aldığı son filmi Certain Women Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da gösterilecek.
Başrolünde Bob Odenkirk’ün oynadığı Breaking Bad spin-off dizisi olan Better Caul Saul’dan yeni bir teaser görücüye çıktı.
Dizinin başrol oyuncusu Bob Odenkirk, 8 Ocak akşamı sahiplerini bulacak 74. Altın Küre ödüllerinde Drama dalında En İyi Erkek Oyuncu ödülü için aday gösterilmişti.
Televizyon tarihinin en kült dizilerinden Breaking Bad’in içindeki bir karakterden yola çıkarak oluşturulan dizi büyük bir izleyici kitlesine ulaştı. Better Caul Saul’un üçüncü sezon teaser’ını youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=GVXAgeOyK4Q
Dünyaca ünlü yazar, eleştirmen, edebiyatçı, semiyolog, Orta Çağ uzmanı ve entelektüel bir düşünür olan Umberto Eco, İtalya'nın kuzeyindeki Piemonte bölgesinde yer alan Alessandria kentinde 1932'de bugün dünyaya gelmişti.
-Umberto Eco, entelektüel akademik çalışmaları popüler kültür ile bir araya getirerek çağdaş metinler ortaya koydu. "Mickey Mouse de bir Japon haiku'su kadar mükemmel olabilir" açıklaması buna verilebilecek belki de en iyi örneklerden biri.
-Eco, Yapısalcılık sonrası göstergebilimine büyük katkı sağladı. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Thomasçılık akımı ve bu akımın estetik anlayışı üzerine yaptı. Tarihçi, filozof, Orta Çağ uzmanı olan Eco, James Joyce üzerine de derin araştırmalar yaptı. Bir söyleşisinde "Ben felsefeciyim; romanlarımı sadece haftasonları yazarım" demişti. Bu romanlar dünyada tanınmasında akademik çalışmaları kadar önemli eserler oldu.
-Orta Çağ hakkında sahip olduğu uzmanlık, 1980’de yayımadığı ilk romanı Gülün Adı’nda da kendini güçlü bir şekilde gösterir. Roman dünyada büyük yankı uyandıran bir eser olma özelliğini hiçbir zaman yitirmedi. Hatta öyle ki Eco, 2011'de yaptığı bir konuşmada "Bugüne kadar altı roman yazdım ve son beş tanesi daha güzel ama herkes hep Gülün Adı'ndan bahsediyor. Bense bundan nefret ediyorum, bir nevi lanet haline geldi. Yeni bir kitabım çıktığında bile Gülün Adı'nın satışları artıyor" demişti.
Kitap, filme uyarlandı, birçok dile çevrildi. Türkçeye 1986’da Can Yayınları tarafından kazandırıldı.
-Eco, İstanbul’u ilk kez 1998 yılında ziyaret etti. 2013’te de gerçekleştirdiği ikinci ziyaretinde Boğaziçi Üniversitesi’nde Orhan Pamuk’la bir söyleşi gerçekleştirmişti.
-Eco, 19 Şubat 2016’da yaşama veda etmeden önce bir vasiyette bulundu ve şu sözleri söyledi: Ölümümden sonra 10 yıl boyunca benim adımı kullanarak etkinlikler düzenlemeyin. ANSA haber ajansının verdiği habere göre bu isteğin eşi Renate Ramge tarafından, yazarın arkadaşı ve meslektaşı Göstergebilimci Patrizia Violi’ye aktarıldığı belirtilmişti.
-Gülün Adı, Foucault Sarkacı, Önceki Günün Adası, Ortaçağı Düşlemek, Ortaçağ Estetiğinde Sanat ve Güzellik, Açık Yapıt, Güzelliğin Tarihi, Çirkinliğin Tarihi, Prag Mezarlığı, Sıfır Sayı dilimizde yayımlanan kitaplarından sadece birkaçıdır.
-Listelere inananlar için ispat edilmiş bir entelektüel olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Eco, Amerikalı Foreign Policy ve İngiltereli Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile hazırladıkları “Dünyanın ilk 100 Entelektüeli” listesinde 2005 yılında ikinci, 2008 yılında on dördüncü sırada yer aldı.
Kaleme aldığı romanları kadar öyküleriyle de sevilen Amerikalı yazar Joy Williams ilk kez Türkçede. Williams’ın kaleme aldığı İyilik, Yüz Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı.
Öykülerinde yalnızları, uyumsuzları, mutsuz çocukları, terk edilen hayvanları ve ortadan kaybolan, her şeyini yitiren, hastalanan, intihar eden insanları sarsıcı bir gerçekçilikle anlatan Williams, İyilik’te yer alan öykülerinde de benzer konulara eğiliyor.
İyilik’te yer alan öykülerde Amerika’dan Guatelema’ya değişik coğrafyalarda yaşayan karakterler, yaşamlarının parçalanmışlığında birleşiyorlar. Öykülerin odak noktası ölüm, kayıp ve gerçeklikle bağı kaybetmek olsa da, umut ve iyi olma ihtimali de yakınlarda bir yerde gölgelerde kahramanları bekliyor.
İyilik
Joy Williams
Çev.: Kıvanç Güney
Yüz Kitap
Görsel: Lukas Vojir
Düsseldorf’ta bulunan Galerie Schloss Neersen, Türk sanatçılar Coşkun Demirok ve Seçil Erel’i ağırlıyor. 29 Ocak tarihinde açılacak “Artificial Nature / Yapay Doğa” sergisinde iki sanatçının farklı ve neredeyse zıt şartlarda oluşmuş eserleri sanatseverlerle buluşacak.
Serginin küratörlüğünü Jutta Saum üstlenirken, sanatçılar farklı bakış açıları ile mimariyi biçimlendirilmemiş doğayla karşı karşıya getirerek yapay mekânlar oluşturuyor.
Yapay doğa ana başlığıyla gerçekleşecek dizinin ilk sergisi olan “Yapay Doğa” etrafı büyüleyici bir heykel parkıyla çevrili Düsseldorf Neersen Şatosu Galerisi’nde 26 Şubat tarihine kadar görülebilecek.
Eser: Secil Erel, Possibilities
Suriye’nin rebab ve halk müziği sanatçısı Omar Souleyman 10 Şubat’ta Babylon’da sahne alacak.
500’ün üzerinde youtube videosuyla ünlenen Souleyman, 2011 Glastonbury Festivali’nin headliner’ı oldu. 2013 Nobel Barış Ödüllerinde de sahne alan müzisyen; Björk, Damon Albarn gibi isimlerle çalışmalar gerçekleştirdi. 10 Şubat Cuma 21:30’da gerçekleşecek etkinliğin biletleri biletix’de.
Pera Film 13-31 Ocak tarihlerinde “İstikamet: Balkanlar” adlı bir film programı düzenliyor.
Geçtiğimiz Kasım ayında başlayan ‘’Balkanlardan Gelen Soğuk Hava’’ adlı sergiye paralel olarak düzenlenen programda Balkanlar’a ve Balkanlar’dan yola çıkan insanların öykülerine odaklanılıyor. Kan ve Aşk, Sen Dünyaya Gelmeden, Şark Oyunları, Charlie Countryman’ın Gerekli Ölümü, Güzel Bir Hayat Düşlerken, Keder, Saraybosna’ya Hoşgeldiniz, Kayıp Kral, Umut çiçekleri adlı filmlerin yer aldığı seçkinin detaylarını ve gösterim saatlerini öğrenmek için Pera Film’in web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Goodreads ve Amazon tarafından yılın en iyi biyografi romanı olarak seçilen Paul Kalanithi’nin Son Nefes Havaya Karışmadan raflardaki yerini aldı.
2015 yılının Mart ayında hayatını kaybeden Paul Kalanithi, genç yaşta kanser olduğunu öğrenmesiyle başlayan öyküsünü anlattığı kitapta okuru ölüm ve hayat arasında ince bir çizgide gezdiriyor. ‘’Yaşayan her şey ölmeye mahkûmken hayatı anlamlı kılan nedir?’’ sorusuyla yola çıkan kitap Altın kitaplar etiketiyle raflarda.
Dünyanın önde gelen dergilerinden Newsweek, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 16 Eylül- 12 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleştireceği 15. İstanbul Bienali’ni 2017 yılının uğruna seyahate çıkmaya değecek beş sergisinden biri olarak gösterdi.
İskandinav sanatçılar Elmgreen ve Dragset’in küratörlüğünü üstlendiği bienal, “iyi bir komşu” başlığıyla ev kavramını farklı açılardan ele alacak. Evin nasıl farklı kimliklere dair ipuçları barındırabileceğini ve tarih boyunca insanların evi nasıl bir ifade aracı olarak kullandığını inceleyen projelerin dışında bienalde pek çok performans, film programı ve konuşmacı da yer alacak.
Francesca Gavin’e ait 2 Ocak tarihli haberde 15. İstanbul Bienali’nin yanı sıra Tokyo Mori Art Museum’daki N. S. Harsha retrospektifi, Kassel ve Atina’da gerçekleşecek Documenta 14, Venedik’te yer alacak Damien Hirst ile Paris’te gerçekleşecek Camille Henrot sergileri bulunuyor.
Dünya çapında bir müzikal olan Animals Musical, Gate Sahne Sanatları’nın dev kadrosuyla sahne almaya hazırlanıyor.
Afrika’daki kabile ve savaş konularının işlendiği müzikalde fantastik anlatımda hazırlanılmış insan vücuduyla entegre dev hayvan kuklaları tasarlanmış. Polifonik koronun eşlik ettiği müzikal özgün düşünülmüş koreografisiyle de öne çıkıyor. Ahmet Kazanbal yönetmenliğindeki müzikal 22 Ocak Pazar saat 13:00’de UNIQ Hall’de izlenebilir. Biletler biletix’te.