
2014 yılından bu yana Lara Di Lara adıyla performanslarını gerçekleştiren Dilara Sakpınar'ın Hazineler İçindesin adlı ikinci albümü, 24 Şubat’ta tüm dijital ortamlarda ve müzik marketlerde satışta olacak.
123 grubu ile dört albüm birlikte çalışan Dilara Sakpınar, Lara Di Lara adıyla dinleyicilerine sunduğu Oraya Doğru adlı albümünden sonra ikinci solo albümü Hazineler İçindesin’in lansman konserini geçtiğimiz Ocak ayında Salon İKSV bünyesinde gerçekleştirmişti. SonyMusicTurkiye etiketiyle piyasaya sunulacak albüme hazırlanmış teaser’ı Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=FJmBiEq3vOU
2014 yılından bu yana Lara Di Lara adıyla performanslarını gerçekleştiren Dilara Sakpınar'ın Hazineler İçindesin adlı ikinci albümü, 24 Şubat’ta tüm dijital ortamlarda ve müzik marketlerde satışta olacak.
123 grubu ile dört albüm birlikte çalışan Dilara Sakpınar, Lara Di Lara adıyla dinleyicilerine sunduğu Oraya Doğru adlı albümünden sonra ikinci solo albümüHazineler İçindesin’in lansman konserini geçtiğimiz Ocak ayında Salon İKSV bünyesinde gerçekleştirmişti. SonyMusicTurkiye etiketiyle piyasaya sunulacak albüme hazırlanmış teaser’ı Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=FJmBiEq3vOU
Yerli alternatif müzik sahnesinin iki ismi Nilipek ve Can Güngör konseri 2 Mart’ta Babylon’da gerçekleşecek. Akustik şarkıların ağırlıkta olacağı konserde Nilipek ve Can Güngör arka arkaya sahne alacaklar.
Son olarak 2015 yılında Sabah adlı albümüyle karşımıza çıkan Nilipek, dingin vokal ve melodik huzurun eşlik ettiği şarkılarıyla 21:00’da sahne alacak. Aynı zamanda birçok yerli müzisyenin prodüktörlüğünü ve albüm düzenlenmesini üstlenen Can Güngör’ün de geçtiğimiz aylarda yayımlanan Yalnız Ölmek adlı yeni albümünden şarkılar söyleyeceği performans 22:00’de başlayacak. 2 Mart’ta gerçekleşecek konserin biletleri biletix ve Babylon gişesinde.
Her yıl bir öykücüye Sait Faik Abasıyanık anısına armağan edilen, Darüşşafaka Cemiyeti ile İş Bankası Kültür Yayınları iş birliğiyle düzenlenen 63. Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’na başvurular başladı.
Doğan Hızlan’ın başkanlığında toplanacak Seçici Kurulda, Hilmi Yavuz, Nursel Duruel, Jale Parla, Murat Gülsoy ve Metin Celal yer alacak.
Yarışmaya katılacak hikâye kitaplarının 2016 yılında yayımlanmış olması, daha önce herhangi bir ödül almamış olması gerektiği ve daha önce aynı armağanı kazanmış yazarların yarışmaya katılamayacağı vurgulandı. Sonuçlar yapılacak değerlendirmenin ardından mayıs ayı içinde açıklanacak.
Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı, bugüne kadar Haldun Taner, Orhan Kemal, Necati Cumalı, Adalet Ağaoğlu, Ayşe Kulin, Selim İleri, Oya Baydar, Bilge Karasu, Yekta Kopan, Mehmet Zaman Saçlıoğlu gibi pek çok yazara ve son olarak Güneş Sepeti öykü kitabı ile Muzaffer Kale’ye armağan edildi.
EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı 25. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenecek “Sine Qua Non / Olmazsa Olmaz” sergisi, 7 Mart’ta Ekavart Gallery ev sahipliğinde açılıyor.
25 erkek sanatçının resim, heykel ve video gibi farklı disiplinlerde ürettikleri eserlerden oluşan sergide, tüm eserler kadınlara ithaf ediliyor. Yüzyıllardır sanat yapıtlarına tanrıça veya ilham kaynağı olarak karşımıza çıkan kadın imgesi etrafında şekillenen sergi, izleyiciye bu coğrafyada erkeğin gözünden kadına bakışın bir kesitini sunuyor. Küratörlüğünü Döne Otyam’ın üstlendiği sergi 31 Mart tarihine kadar Ekavart Gallery’de görülebilecek.
Sergide yer alan sanatçılar: Abidin Dino, Ali Raşit Karakılıç, Ali Şentürk, Ataol Behramoğlu, Aykut Cömert, Balkan Naci İslimyeli, Bedri Baykam, Erdal Duman, Fatih Aydoğdu, Ferhat Özgür, Fırat Engin, Harun Antakyalı, Horasan, İsmet Doğan, Koray Erkaya, Muhsin Akgün, Murat Tosyalı, Mustafa Duymaz, Mustafa Sevinç, Muzaffer Akyol, Osman Dinç, Sıtkı Kösemen, Şevket Arık, Yılmaz Aysan, Yusuf Taktak.
Görsel: Aykut Cömert
Louis Aragon’un ilk kez 1926 yılında yayımlanan başyapıtı Paris Köylüsü, tam 91 yıl sonra Yapı Kredi Yayınları etiketiyle dilimizde yayımlandı.
Gerçeküstücülüğün öncü metinlerinden sayılan Paris Köylüsü, yazıldığı zamandan bu yana, “rüzgârda kuruyan çamaşırlar, atların kişneyişi, kuşlara atılmış yem, okunup bitmiş bir akşam gazetesi!” gibi olan hayatlarımızı büyülemeye devam ediyor ve tam anlamıyla bir edebiyat şöleni vaat ediyor.
“Duymayan kalmasın, haberdar olsun herkes bu mühim hadiseden: Yeni bir maraz doğmuş bulunuyor, bir baş dönmesi daha bahşedildi insan evladına: “Sürrealizm”, çılgınlığın ve karanlığın oğlu.”
Paris Köylüsü
Louis Aragon
Çev.: Ayberk Erkay
YKY
Black metal, post-rock ve shorgaze müzik türünü bir araya getiren ve blackgaze adıyla anılan bu tarzın öncüsü olan Alcest, 30 Mart’ta Zorlu PSM’de sahne alacak. Fransız müzisyen Neige’in solo projesi olarak 2000 yılında hayata geçen grup, son olarak Kodama albümüyle dinleyicilerinin karşısına çıkmıştı.
İlk kurulduğu yıllarda üç kişiden oluşan grup, daha sonra shorgaze tarzına geçmesiyle birlikte iki kişiye düşmüştü. My Bloody Valentine, Slowdive, Ride gibi shorgaze gruplarının seslerinden ilham alan, coldwave’in ve post-rock’ın armonileriyle buluşturan grup, metal müzik türünü de çizgisinde tutmasıyla biliniyor. 30 Mart’ta gerçekleşecek konserin biletleri biletix ve Zorlu PSM gişelerinden temin edilebilir.
Yüksel-Nurdan Erimtan koleksiyonu’nda yer alan resim ve heykellerden bir seçki, 23 Şubat tarihinde “Yan Yana” başlığıyla Ankara Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde açılacak.
Müzenin kuruluşunun ikinci yıldönümü kapsamında Abitus Sanat Projeleri işbirliğiyle hazırlanan sergi, 39 sanatçının 95 eserine yer veriyor. Cumhuriyet başkentinin kültür dokusu içinde yan yana getirilen eserlerden oluşan serginin direktörlüğünü Döne Otyam, kreatif direktör ve metin yazarlığını ise Prof. Dr. Kıymet Giray üstleniyor.
“Yan Yana / Yüksel-Nurdan Erimtan Koleksiyonu”, 14 Mayıs tarihine kadar Ankara Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde görülebilecek.
Zorlu PSM ünlü opera ve balelerin yer aldığı Royal Opera House’un yeni gösterimlerine, kıskançlık, aşk ve intikam üçgeninde geçen Il Trovatore ile devam ediliyor. 22 Şubat’ta Giuseppe Verdi’nin dünyanın en çok sahnelenen 20’inci opera eseri Il Travatore, Prof. Dr. Yekta Kara’nın ön sunumu eşliğinde, Zorlu PSM’de olacak.
19. yüzyıl İtalyan operasının en başarılı isimlerinden Giuseppe Verdi’nin eseri Il Trovatore, Antonio García Gutiérrez'in El Trovador ismindeki tiyatro oyunundan uyarlandı. Leone Emanuele Bardare ve Salvatore Cammaran'ın yazdığı dört perdelik opera eseri, ilk kez 19 Ocak 1853 tarihinde Roma’daki Teatro Apollo’da sahnelendi. Kont Di Luna’nın çarpıcı öyküsünü anlatan yapımın 22 Şubat’ta gerçekleşecek gösteriminin biletleri biletix ve Zorlu PSM gişelerinden temin edilebilir.
İlk öykü kitabı Güneş Sepeti ile geçtiğimiz yıl Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görülen Muzaffer Kale’nin yeni öykü kitabı Sabahın Bir Devamı Vardı, Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Dünyanın üzerimizde iz bıraktığı anlar vardır, yalnızca yaşantımızın değil, gökyüzünün, bulutların, kuşların ve meteorların sesiyle uyanırız. Kale, öykülerine günlük konuşmaların, bakışların yarattığı kırılma anlarını taşıyor, son yıllarda yaşanan toplumsal değişimleri de bu öykü aralarına not düşüyor.
“Bazı düşünceler küçük şimşeklere benzer, yanıp sönmeler halinde ilerliyor. Örneğin ayrılık düşüncesinin sarı olması gibi… Sapsarı bir evin sarı perdeleri var. Aklın sarı çalışıyor.
‘‘Seni asla unutmayacağım!’’ diyor biri. Söylenirken yeşilimsi olan bu sözcükler kısa bir zaman sonra sararıyor. Asıl renkleri bu. Düşüncelerin ayarını duygular yapıyor yine de.”
Görsel: Michał Klimczak