
Seramik sanatçısı Ebru Kut ve ressam Adalet Binnur’un kendi pratiklerini yansıttıkları yeni sergileri “Döngü”, 25 Şubat tarihinde Antik Hotel, Antik Cisterna Sergi Salonu’nda açılıyor.
Sanatçıların döngü kavramına odaklandıkları sergide, Binnur’un yaptığı eserlerin içinde evrensel varlığın kavramsız bir sunuluşu ve ebedi olanın ezeli bir hareketi var. Kut’un seramik çalışmalarındaysa sanatçı, dünyadaki mevsim değişikliklerine dikkat çekiyor.
Resim ve seramik çalışmalarında döngüyü eserlerinin plastiğine yansıtan Kut ve Binnur’un sergisi “Döngü”, 15 Mart tarihine kadar 1500 yıllık tarihi Bizans sarnıcının yer aldığı Antik Hotel, Antik Cisterna Sergi Salonu’nda görülebilecek.
hep kitap’ın sanat dünyasında iz bırakmış sanatçıları konu alan kitap dizisine iki usta sanatçı daha eklendi: İşte Rembrandt ve İşte Kandinsky.
Dünyanın seçkin sanat yayıncılarından Laurence King’in hazırladığı, her biri kendi başına bir sanat eseri olan, ödüllü çizerlerin özel olarak çizdikleri illüstrasyonlarla tasarlanmış “İşte” adlı seri, bir süredir hep kitap etiketiyle dilimizde yayımlanıyor. Bacon, Caravaggio, Cézanne, Dalí, Gaudi, Gauguin, Goya, Kandinsky, Leonardo da Vinci, Magritte, Matisse, Monet, Pollock, Rembrandt, Van Gogh, Warhol ve Frank Lloyd Wright gibi sanat dünyasında iz bırakmış on yedi sanatçı bu serinin kahramanları.
Modern çağın en iyi ressamlarından ve soyut resmin kurucularından biri olarak görülen Kandinsky’nin hayatı ve sanatı, Sanat Tarihçisi Annabel Howard’ın kalemiyle, çizer Adam Simpson’ın bu kitaba özel yaptığı çizimlerle birleşerek İşte Kandinsky!'in sayfalarında yer alıyor.
Işık ve gölge karşıtlığı resimlerinin belirleyici özelliği olan, zamanını aşan ve kendinden sonrakilere ilham veren Hollandalı büyük usta Rembrandt’ın hayatına ve sanatına dair ayrıntılar ise Sanat Teorisyeni Jorella Andrews’un kalemiyle çizer Nick Higgins’in bu kitaba özel çizimleri ile İşte Rembrandt’ta yer alıyor.
Ünlü aktrist Serra Yılmaz'ın İtalya’da, üç senedir kapalı gişe oynayan, Elif Şafak’ın Baba ve Piç romanından uyarlanan İstanbul’un Piçi (La Bastarda Di İstanbul) oyunu perdelerini bu akşam (21 Şubat) açıyor. Yılmaz, oyundaki performansıyla Persofone Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı.
Müslüman-Türk Kazancı ailesiyle Türkiye kökenli Ermeni-Amerikalı Çakmakçıyan ailesinin İstanbul- San Francisco hattında iç içe geçen ve 90 yıla dayanan öykülerini konu edinen oyunda, erkeklerin zamansız ve nedensiz öldüğü ve geride kadınların kaldığı bir sülaleden dört nesil kadının hikâyesi anlatılıyor. Bir ‘piç’ olarak dünyaya gelen Asya’nın teyzelerinden biri olan Banu Kazancı’ya hayat veren Serra Yılmaz’a sahnede Valentine Chico, Riccardo Naldini, Monica Bauco, Marcella Ermini, Fiorella Sciarretta, Diletta Oculisti, Elisa Vitiello gibi deneyimli ve genç İtalyan oyuncular eşlik ediyor. Oyun, 5 Mart’ta kadar Floransa’daki Rifredi Tiyatrosu’nda izlenebilecek,
“Dünyadan Çıkış Yolları” temasıyla yola çıkan, 18 – 21 Mayıs 2017 tarihleri arasında Volkswagen ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan Cappadox'un gastronomi programında bu sene ünlü şef Mustafa Otar bulunuyor. Her sene başka bir gastronomi deneyimi gerçekleşen Cappadox’ta bu sene doğada açık ateşte pişirme deneyimi düzenlenecek.
Modern pişirme yöntemlerinin bir kenara bırakılacağı etkinlikte tüm pişirme unsurları kül, toprak, çamur, odun, taş gibi organik malzemelerden oluşacak. Edremit’te doğayla iç içe büyüyen Mustafa Otar’ın açık ateşe olan tutkusu Kaz Dağları’ndaki Avcılar köyünde zeytin toplarken ateşte hazırlanan yemeklerle başlıyor. Etkinlik sabahın erken saatlerinde taze sebze ve otları doğadan toplamasıyla, etleri hazırlamasıyla başlayacak ve uzun şölen masalarında sunulan yemeklerle devam edecek. Detayları Cappadox resmi sitesinde.
Edebiyatımızın çınarı Yaşar Kemal, ölümünün ikinci yıldönümünde bir dizi etkinlikle anılacak. Etkinlikler, Yaşar Kemal Vakfı tarafından, Bakırköy ve Sarıyer belediyelerinin katkısı ile düzenlenecek.
İlk anma İstanbul’daki Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde, 25 Şubat’ta gerçekleşecek. Saat 20.00’de başlayacak anma töreninde konuşmacıların ardından Kardeş Türküler de bir konser verecek.
İkinci anma etkinliği ise 1 Mart’ta gerçekleşecek olan “Yaşar Kemal Sempozyumu” olacak. Sempozyum, saat 13.30’da belgesel gösterimiyle başlayacak. İlk oturum “Değişimin Romancısı: Yaşar Kemal” başlığı altında, Doğan Hızlan moderatörlüğünde Feridun Andaç, Burhan Sönmez ve Mehmet Temizyürek’in katılımıyla gerçekleşecek.
İkinci oturumda ise Altan Öymen’in moderatörlüğünde Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Semiha Baban, Ferhat Boratav ve Şükran Soner’in katılacağı, Yaşar Kemal’ın gazeteci yönünün konuşulacağı bir panel gerçekleşecek.
Üçüncü oturumda da Yaşar Kemal’in dostlarından Zülfü Livaneli, Şeyhmus Diken, Ali Kırca, Zeynep Oral ve Hıfzı Topuz, Kemal ile ilgili anılarını dinleyicilerle paylaşacak.
Siyah Pembe Üçgen tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek Baki Koşar Kültür ve Sanat Festivali, 20 Şubat tarihinde İzmir’in sanat yaşamına canlılık kazandırmak üzere başladı.
Bu sene “performans” temasıyla gerçekleşen festival kapsamında pek çok panel, atölye, gösteri, film gösterimi, konser ve parti düzenleniyor. Dokuz yıldır şubat ayının son haftasında gerçekleşen festival, aynı tarihlerde bir nefret cinayeti sonucu öldürülen, açık eşcinsel kimliğiyle insan hakları alanında çalışmalar sunmuş Baki Koşar’ın anısına ithafen yapılıyor.
Nilbar Güreş’in toplumsal cinsiyet tartışmalarına odaklandığı video çalışmalarından oluşan “Queer Arzu Yabandır” sergisiyle açılan festival, Füsun Demirel’in Aşk Dersleri adlı oyunu, Nuri Harun Ateş’in Kafası Karışık Kontrtenor konseri ile devam edecek. 26 Şubat tarihine kadar devam edecek Baki Koşar Kültür ve Sanat Festivali’nin ayrıntılı programı için http://www.siyahpembe.org/performansagel/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
Görsel: Istanbul Queer Art Collective
*Nilbar Güreş'e ait görseller, sanatçı ve Rampa İstanbul’un izniyle kullanılmıştır.
1984 yapımı sekiz Oscar ödüllü Amadeus filmi gösterimi, “Movies in Concert” serisi kapsamında, 24-25 Şubat tarihlerinde Zorlu PSM’de gerçekleşecek. Ludwig Wicki’nin şefliğinde gerçekleşen 56 kişilik orkestra ve 36 kişilik koro eşliğinde canlanacak olan Amadeus filminin atmosferi iki gece üst üste Zorlu PSM’de hissedilecek.
Man on the Moon, One Flew Over the Cuckoo's Nest, Hair, Goya’s Ghosts gibi filmlerde de imzası bulunan usta yönetmen Miloš Forman’ın bol ödüllü klasiği, Peter Shaffer’ın 1979 tarihli oyunundan uyarlanarak beyaz perdeye taşınmıştı. John Strauss’un üstlendiği filmin müzikleri soundtrack dalında Grammy ödülü sahibi. 24-25 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek etkinliğin biletleri biletix ve etkinlik gişelerinde.
İsveçli şarkıcı Jay-Jay Johanson, Türkiye turnesi için İstanbul, Ankara ve İzmir'de müzikseverlerle buluşacak. Sanatçı, 9 Mart'ta İzmir’deki Container Hall'da, 10 Mart’ta Ankara’daki 6:45’te ve 11 Mart'ta İstanbul'daki Roxy'de sahne alacak.
Trip hop, synthpop türünde özgün sesleriyle öne çıkan İsveçli müzisyen, son olarak Opium albümüyle hayranlarının karşısına çıkmıştı. Türkiye turnesinde On The Radio, Believe in Us, Alone Again, So Tell The Girls That I am Back in Town gibi parçalarının yanı sıra son albümü Opium'dan da sevilen parçalarını seslendirecek olan Jay- Jay Johanson'ın Türkiye turnesi biletlerini biletix ve etkinlik gişelerinden temin edebilirsiniz.
M. Melih Güneş’in Nâzım Hikmet ile ilgili araştırmalarının yeni kitabı Suyun Şavkı: Leipzig’de Bir Aile ve Nâzım Hikmet, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
Güneş, Nâzım Hikmet’in Avrupa’daki izini 1950’lerde Türkiye’den siyasi nedenlerle ayrılmak zorunda kalmış Hayk ve Anjel Açıkgöz ailesi üzerinden sürüyor. Kitabın en önemli özelliği, Hayk Açıkgöz tarafından çekilmiş Nâzım Hikmet fotoğrafları albümü.
Önsözde Cevat Çapan kitap için şunları söylüyor: “Melih Güneş “Suyun Şavkı” başlıklı bu yeni kitabında 1950 yılında bir daha dönmemecesine doğup büyüdükleri topraklardan yurtdışına çıkmak zorunda kalan Hayk ve Anjel Açıkgöz’u¨n Samsun’dan başlayıp Leipzig’de sona eren uzun yolculuğunu ve Nâzım Hikmet’le kurdukları o güzel dostluğun öyküsünü¨ anlatıyor. Bu öykü aynı zamanda Nâzım Hikmet’in Moskova’ya gittikten sonra çeşitli nedenlerle TKP’nin değişik kademelerinde çalışan, onunla iş birliği yapan ya da onun yardımıyla daha iyi koşullara kavuşan yoldaş bellediği insanların da tanıklığını açıklıyor.
Böylece bu güzel kitabı okurken Nâzım Hikmet’in Türkiye’den ayrıldıktan sonra onunla benzer bir yazgıyı paylaşan sürgündeki dostlarıyla nasıl bir hayat yaşadığını, çıktığı yolculukları, katıldığı toplantıları, dost evlerinde memleket yemekleri yerken, Ruhi Su türküleri dinlerken duyduğu mutluluğu paylaşıyorsunuz.”
2003 yılında başlayan Filmmor Kadın Filmleri Festivali bugüne kadar 500’ü aşkın filmle 25 şehirde gerçekleşti. Kadınların Sineması, Bedenimiz Bizimdir, Kendine Ait Bir Cüzdan, Cinsiyetler gibi başlıklarda film gösterimlerinin yanı sıra, özel bölümler, söyleşi, forum ve atölyeler gerçekleştiren festival 15. Yılını kutluyor.
Festival programında: Kadınların Sineması, Kadınların Sineması-Türkiye, Yeryüzünden Edilenler bölümleri; Christine Delphy - Feminist Değilim Ama... adlı özel bölümü, Deepa Mehta - Yeryüzü Sineması toplu gösterimi; 41 film, atölyeler, forumlar ve söyleşiler alıyor. 11-18 Mart 2017'de İstanbul'da başlayan festival, ardından Adana, Bodrum, Çanakkale, Giresun, Mersin ve İzmir'de sürecek. Festival 11 Mart - 30 Nisan arası yedi şehirde gerçekleşecek.
Görsel 11. Uluslararası Filmmor Kadın Filmleri Festivali Tanıtım Filminden Alınmıştır.