
National Theatre’dan canlı olarak yayımlanan ve Southbank Senfoni Orkestrası’nın müzikleri eşliğinde sahnelenen Amadeus oyunu 21, 27, 28 Mart tarihlerinde Salon İKSV’de. National Theatre’ın satış rekorları kıran, kritiklerden beş yıldız alan bu oyunu şimdi beyaz perde de izlenebilecek.
Wolfgang Amadeus Mozart’ın müziğin başkenti Viyana’ya gelmesiyle gelişen olayları tasvir eden oyun, Mozart’tan son derece etkilenen saray müzisyeni Antonio Salieri’nin de hikâyesini anlatıyor. Amadeus, 1979 yılında National Theatre'da yapılan galasında Olivier&Tony ödüllerini kazandıktan sonra Milos Forman'ın yönettiği Oscar ödüllü aynı isimli filme uyarlandı. Luther, Game of Thrones gibi yapımlardan tanıdığımız aktör Lucian Msamati’nin Antonio Salieri'yi canlandırdığı oyunun gösterim biletleri biletix ve etkinlik gişelerinden temin edilebilir.
Cyrille Martinez’in hem Andy Warhol ve John Giorno’nun hayatlarına önemli bir tanıklık eden, hem de rüya kent New York’taki sanat camiasına alaycı bir bakış atan romanı New York'ta İki Aylak Sanatçı, Ayrıntı Yayınları etiketiyle yayımlandı.
John bir şair. Ama hemen hiç şiir yazmıyor çünkü uyumakla meşgul. Andy bir sanatçı. Eh, tabii sanatı insanların istemediği şeyleri yaratmak olarak tanımlarsak. Peki, ya bu ikilinin yolları kesişirse? Cyrille Martinez, 1960’lı yılların başında New York’ta geçen bu hikâyeyi, tamamen ironik ve mizahi bir dille kaleme almış.
“Paris’in tahtını elinden alan ve 20. yüzyıl sanatının başkentine dönüşen New York... Martinez, Warhol’un aynasını bizzat Warhol efsanesine doğrultarak, müphem rivayetleri ve çağdaş edebiyatın içinde var olan fakat solmaya yüz tutmuş dedikoduları canlandırıyor. Sonuç ise nefis bir imgesel şölen, tıpkı New York New York’un kendisi gibi: Hiçbir şey gerçek değil fakat her şey serbest.”
Çağdaş Macar sanatının üç önemli ismini bir araya getiren sergi “Geometri”, Ankara Güler Sanat ev sahipliğinde açıldı.
Tamás Konok, Frigyes Kőnig ve István Orosz’un geometri ekseninde şekillenen, farklı teknik ve üsluplardaki işlerini buluşturan “Geometri”, 1970’li yıllardan günümüze çağdaş Macar sanatından bir kesit sunuyor. Sergide, geometrik soyutlama ve geometriyi temel alan optik yanılsama ile üretilen eserler yer alıyor.
Küratörlüğünü Kemal Orta’nın üstlendiği “Geometri”, 13 Mayıs tarihine kadar Ankara’da bulunan Güler Sanat’ta ziyaret edilebilecek.
Görsel: Tamas Konok, Espacement, 1975
Erdal Öz’ün Türkân İldeniz’e gönderdiği mektupların bir derlemesi olan Yaşamayı Nasıl Özledim Bir Bilsen!, Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Şair Türkân İldeniz’le yazar Erdal Öz, ülke ’60 İhtilali’ne yol alırken tanışır ve duygusal, coşkulu, aşkla ve edebiyatla dopdolu bir ilişki yaşarlar. Bu kitapta da Erdal Öz’den Türkân İldeniz’e gönderilmiş mektuplar yer alıyor. Dönemin önemli dergi ve gazetelerinde eleştiriler kaleme alan Erdal Öz, yalnızca coşku dolu sevgi satırları koymamış bu mektuplara, edebî değerlendirmeler de göndermiş şair sevgilisine.
“Sanatta “bulmak” tehlikedir. “Aramak” ise sanatın cennete giden tek ve biricik yoludur. “Aramak”ların sonunda “Bulmak”lar vardır. Ama “Aramak” sonu olmayan, bitmeyen bir çabadır. “Bulmak” ise bir donukluktur, donmaktır, heykelleşmektir.”
“Denizleri, suları gör düşlerinde. Biz dağlara gidiyoruz YABAN’la.
YALNIZLIĞIMIZIN dağlarında at koşturacağız.
Uyu sen.
18 Mayıs – 11 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek Cappadox’ta bu yıl da çağdaş sanat ve açık hava programının iç içe geçtiği özgün bir deneyim yaşanacak. Kapadokya coğrafyasının milyonlarca yıllık katmanları, Cappadox programında her sabah yer alan Jeoloji Gezisi ise Doç. Dr. Evren Çubukçu liderliğinde gezilecek.
Gezi, yaklaşık 10 milyon yıl öncesinden yakın zaman kadar devam eden volkanik patlamalarla yerleşen kayaların, zaman içinde atmosferik sebeplerle aşınmasıyla oluşan Kapadokya'daki görkemli yeryüzü şekillerini kapsayacak. Kapadokya'daki volkanik faaliyetler ile oluşan bu kaya kütlelerinin ve peri bacalarının Göreme ve Soğanlı bölgelerinde bulunan örnekleri tanıtılarak, oluşumlarındaki jeolojik etmenler katılımcılara anlatılacak. Aynı zamanda, küratörlüğünü Fulya Erdemci ve Kevser Güler’in üstlendiği, Türkiye’den ve dünyadan çağdaş sanatın yeni temsilcilerinin katılımıyla şekillenen, Cappadox 2017’nin Çağdaş Sanat Programı da birbirinden farklı deneyimleri katılımcılara sunacak. Ayrıntılı bilgi için Cappadox sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Ressam Işıl Özışık ile minyatür sanatçısı Raif Aydın’ın çalışmalarını bir araya getiren sergi “İstanbul Düşleri”, 25 Mart’ta Artev Sanat Galerisi’nde açılıyor.
Küratörlüğünü Nilgün Böcekci’nin üstlendiği sergi, iki sanatçının son dönem çalışmalarından oluşan yaklaşık 40 eseri sanatseverlerle buluşturuyor. Sergi, Özışık’ın ağırlıklı olarak İstanbul ile Anadolu’nun pek çok tarihsel ve kültürel mekânını konu alan resimleriyle, Aydın’ın ince ve detaylı minyatür tekniğini birleştiriyor.
Resim ve minyatür gibi iki farklı disiplinin İstanbul'u anlatacağı “İstanbul Düşleri”, 12 Nisan’a kadar Artev Sanat Galerisi’nde görülebilecek.
Görsel: Işıl Özışık
Yerli alternatif sahnenin özgün isimlerinden Rebel Moves, 25 Mart Cumartesi gecesi Babylon’da sahne alacak. Uzun bir aradan sonra konserlerine devam etmeye başlayan grup, dinleyicilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Ömer Ahunbay ve Hakan Özer'in kurduğu Rebel Moves, 2005 yılında yayımladıkları Are You Satisfied albümünden Sheep ve Bandare şarkılarıyla tanınıyor. Kimileri Bir İleri adlı albümlerinin sonrasında, geçen yıl çıkardıkları LP All The Best ile karşımıza çıkan grubun, 25 Mart’ta gerçekleşecek konserinin biletleri biletix ve etkinlik gişelerinde.
Türkiye’nin tek polisiye kültür dergisi olan 221B’nin 8. sayısının dosya konuğu “Suçun Kraliçesi” Agatha Christie oldu.
Derginin bu sayısında Agatha’yı Agatha yapan kurgu gücünü ve ilgi çekici detayları Tülay Güneş Kılıç’tan; “ölüm düşesi” olan Christie’nin benzersiz dedektif karakterlerini üstad Erol Üyepazarcı’nın yorumuyla; “Agatha Christie Hakkında Az Bilinen Gerçekler”, Elçin Poyrazlar’dan okuyacağız. Ayrıca Çınla Akdere Agatha Christie’nin “Roger Ackroyd Cinayeti”nden 72 yıl sonra Pierre Bayard’ın yazdığı “Roger Ackroyd’u Kim Öldürdü?” kitabını tekrar açıyor.
Tunç Tayanç, bu sayıda da geçmişten bugüne Agatha Christie, Hercule Poirot ve Bayan Marple’a yer veren dünya pullarını bir araya getirdi. Hüseyin Çukur, birer Hercule Poirot postiş romanı olarak Sophie Hannah’ın Altın Kitaplar tarafından dilimize çevrilen “Monogram Cinayetleri” ve “Kapalı Tabut” romanlarını merceğe taşıyor, Sevin Okyay ise “Perdede, Ekranda, Sahnede Agatha” derlemesiyle Agatha Christie külliyatı yeniden aralanıyor. Tüm bunların devamı ve dosya dışı konular, söyleşiler ve öyküler derginin sayfalarında polisiye tutkunlarını bekliyor.
90’ların rock grubu Blue Blues Band ile Türk müzik dünyasının önemli isimleri Yavuz Çetin ve Kerim Çaplı’nın hikâyelerini birleştirerek anlatan Blue belgeseli, dünya prömiyerini 36. İstanbul Film Festivali’nde yapacak. Blue, İstanbul Film Festivali’nden hemen sonra 21 Nisan 2017’de vizyona girecek.
1991 yılında Yavuz Çetin ve Batu Mutlugil tarafından kurulan Blue Blues Band’in hikâyesinin anlatıldığı film, 36. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Belgesel Yarışması kategorisinde yer alıyor. Teoman, Erkan Oğur, Göksel, Taner Öngür, Aylin Aslım, Batuhan Mutlugil, Tanju Eksek, Melis Danışmend, Gür Akad gibi birçok ünlü müzisyenin onlar hakkıdaki anıları ve fikirlerinin de paylaşıldığı belgeselin teaser’ını Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
Yem Yayın, Doğan Hasol’un ülkemiz mimarlığının 100 yıllık değişim ve gelişim sürecini, 150’ye yakın mimarın, çoğu ödüllü 190 yapısını akım ve dönemlere ayırarak anlattığı kitabı 20. Yüzyıl Türkiye Mimarlığı’nı yayımladı.
20. yüzyıl dünyanın pek çok ülkesi için olduğu gibi, Türkiye için de toplumsal, ekonomik ve siyasal alanlarda değişimler, dönüşümler; özellikle de bilim, teknoloji ve sanat yolunda atılımlar çağı olmuştur. Yaşanan bu hızlı gelişmelerin yansıması ülkemiz mimarlığında da görülmüştür. Bu kitap da bu gelişimin ve buna bağlı değişimin bir belgesi niteliğinde.
Kitabın başlıkları:
- 20. Yüzyıla Doğru ve 20. Yüzyıl Başı Türkiye Mimarlığı
- Birinci Ulusalcı Mimarlık Akımı
- Genç Cumhuriyet’in Konuğu Yabancı Mimarlar
- 1930’larda Çağa Uygun Anlayış: Modernlik Arayışı
- 1940’lar... Milli Mimari ya da İkinci Ulusalcı Mimarlık
- 1950’ler... Modernizm/Uluslararası Üslup
- 1960’lar, 1970’ler… Tekdüzeliğe Karşı Arayışlar
- 1980-2000 Arası/Küreselleşme ve Neoliberalizm Etkileri
Görsel: Ali Bozoğlu arşivi – Karaköy Yolcu Salonu