GÜNDEM
  • 01-04-2017

    Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) siyaset ve ekonomi kategorisinde, Londra Şehir Üniversitesi’nde işletme ve toplum profesörü Peter Fleming’in derlediği Çalışmanın Mitolojisi: Kapitalizm Kendine Rağmen Nasıl Ayakta Kalıyor? adlı kitabı yayımladı. Kitap, Ebru Kılıç tarafından Türkçeye kazandırıldı.

    “Çalışmak özgürleştirir” sözü tedavülden kalkmış olsa da, başka bir kılık altında hayatımızı yönetmeyi sürdürüyor. Çalışma ideolojisinin son dönemde iyiden iyiye güçlenip bir “hayat tarzı” haline gelmesinin gerekçelerinden biri, hâlâ hayatta kalmayla ve kaçınılmaz zorunluluklarla karıştırılmasıdır. Peter Fleming kitabında, bu mitin neoliberal aklın büyük dalaverelerinden biri olduğunu ve çalışmak için yaşamak zorunda kalanlara bu ideolojinin kabul ettirildiğini gösteriyor.

    Kapitalizmde çalışmanın fazla mesaiden, vardiya eziyetinden, esnek çalışmadan, şirketlerin ikiyüzlü sosyal sorumluluk projelerinden vb. ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koyan Fleming, “Ben, İş” fonksiyonu adını verdiği kapitalist dayatmaya karşı yeni bir çalışma perspektifi geliştiriyor. Hastalanmanın da uyumanın da “kapitalizme karşı bir direniş biçimi olarak” görülebileceğini vurguluyor. İnsanca yaşanabilir bir ücret, çalışmanın zorunluluk olmaktan çıkması, devletin ötesine geçen demokratik örgütlenmeler, haftada sadece 3 gün ve azami 20 saat çalışma - hiçbirinin ütopya olmadığını anlatıyor.

    0
    0
    3018
  • 01-04-2017

    Sanatçı Eda Su Neidik’in beşinci kişisel sergisi “İris’in Damlaları”, 6 Nisan’da Soul’n Art Galeri ev sahipliğinde açılıyor.

    Sergide, gözün renk kaynağı olan irisin damarlarının içindeki damlacıkları, rengarenk noktalar olarak tuvaline taşıyan sanatçı, izleyiciyi gözün sakladıklarına doğru yeni bir keşfe çıkarıyor. Damlaların kendisine anlattığı yepyeni hikayeleri tuvale aktaran Neidik, akrilik boya kullanarak resmettiği irisin renkli dünyasını aktarıyor.

    Sanatçının yeni sergisi “İris’in Damlaları”, 19 Nisan tarihine kadar Soul’n Art Galeri’de görülebilecek.

    0
    0
    2032
  • 01-04-2017

    Kitap Ağacı Grubu’nun “Yazarlarla Buluşma” etkinliğinin konuğu müzisyen, yazar, şair Hüsnü Arkan olacak.

    2 Nisan Pazar günü, saat 16.00'da Kadıköy Belediyesi Kozyatağı Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek söyleşide Arkan katılımcılarla edebiyat üzerine konuşacak.

    1993 yılında Ezginin Günlüğü’ne katılan Hüsnü Arkan, grubun 11 albümüne şarkılarıyla ve sesiyle katkıda bulundu, 2010 yılına kadar yüze yakın şarkısı yayımlandı. Bir yandan da edebiyat çalışmalarını sürdüren sanatçı, Ölü Kelebeklerin DansıMenekşeler Atlar OburlarUzun Bir Yolculuğun Bittiği YerUyku ve Hiçe Doğru adlı şiir kitaplarını yazdı.

    0
    0
    1680
  • 31-03-2017

    Sanatçılar Deniz Derbent, Ufuk Barış Mutlu ve Doruk Kumkumoğlu’nu bir araya getiren sergi “İllüzyonoskop”, 6 Nisan’da Gaia Gallery’de açılıyor.

    Doç. Dr. Ebru Yetişkin’in küratörlüğünü üstlendiği sergi, günümüzde illüzyonun, yanılsamanın ve aldanmanın nasıl oluşturulduğunu incelerken, görsel algı ve manipülasyon tasarımına odaklanıyor. Sergi, Derbent ve Mutlu’nun animasyon çalışmaları ile Kumkumoğlu’nun geleneksel fotoğraf deneyiminin alternatif sınırlarını araştırdığı işlere yer veriyor.

    8 Nisan 2017, Cumartesi günü saat 13:30 – 17:30 arasında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğr. Gör. Eda Sancakdar’ın hareketli görüntünün tarihiyle ilgili konuşması ve Derbent ile Mutlu’nun geleneksel animasyon teknikleri üzerine bir atölye çalışmasıyla devam edecek “İllüzyonoskop”, 23 Nisan’a kadar Gaia Gallery’de ziyaret edilebilecek.

    0
    0
    4395
  • 31-03-2017

    Yerli Caz müzisyeni Okay Temiz öncülüğünde kurulan doğaçlama caz ekibi Cosmic Tunnels, bu akşam(31 Mart) Salon İKSV’de dinleyicilerle buluşacak. Andreas Metzler, Herman Artuç ve Barış Ertürk’ün katılımıyla oluşan Cosmic Tunnels, evrensel tınılarıyla öne çıkıyor.

    Devlet Sanatçısı ünvanı olan virtüöz Okay Temiz; farklı kültürlerin ritim, armoni ve enstrümanları ile dinleyiciye dünya müziğinin farklı yönlerini sunmayı amaçlıyor. Dünyanın birçok yerinden müzisyenin konuk olarak yer aldığı projenin, Salon İKSV’de gerçekleşecek konserinde piyanist Cengiz Özdemir ve baterist Erhan Seçkin konuk olarak yer alacak. 31 Mart’taki konserin biletleri biletix ve etkinlik gişelerinde.

    0
    0
    1754
  • 31-03-2017

    Ah! Kosmos ve Mabel Matiz’in geçtiğimiz Eylül ayında yayımladıkları Mavi adlı şarkılarının bir video klibi paylaşıldı. Klibin yönetmenliğini şarkının sahipleri Ah! Kosmos ve Mabel Matiz üstlendi.

    Çanakkale’de bir trafik kazasıyla aramızdan ayrılan LGBTİ aktivistleri Boysan Yakar, Zeliş Deniz ve Mert Serçe’nin anısına kaydedilen parçanın video klibinin görüntü yönetmenliğinde Yunus Roy İmer imzası bulunuyor. Renk tasarımının Hakan Palioğlu’na ait olduğu klip minimal biçimi ile öne çıkıyor. Dün yayına sokulan klibi Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=rD6CxKapVWw

    0
    0
    2742
  • 31-03-2017

    Romanları JarHaw ve Ucunda Ölüm Var’dan sonra Kemal Varol, şimdi de öykülerinin yer aldığı Sahiden Hikâye ile okurlarıyla buluşacak. İletişim Yayınları tarafından yayımlanacak kitap 7 Nisan’da raflarda yerini alacak.

    Varol, öykülerinde de romanlarda rastladığımız hayali Arkanya’nın sokaklarında gezdiriyor kahramanlarını. Yazar yoksulluğun, ölümün, aşkın ve mizahın öne çıktığı hikâyeler anlatıyor. Çocukça heveslerin her yaştan yoksunluklara, naif bir kalenderliğin bileyli bir mücadele azmine, hüzün ve acıların inatçı bir yaşam sevincine dolanması gibi hikâyeler de birbirine dolanıyor.

    “Kendimizi avutalım, yarın öbür gün başımız önümüze düşmesin diye esmer diyorlardı bize. Külliyen yalandı. Ben karaydım. Gobi, benden karaydı. Ferdi karaydı. Domestos karaydı. Zülküf karaydı. Ramazan karaydı. Dilan karaydı. Zülfiye karaydı. Azat vardı bir de. Bize pek benzemiyordu. Çünkü Azat kapkaraydı. Ama en fenası Şener’di. Çünkü o beyazdı. Kimimizin gözleri siyah, kimimizin kahverengiydi. Ama Şener’inkiler yeşildi. Hacca gitmiş komşularımızın dış kapılarına sürdükleri boya gibi yeşil. Hatta türbe yeşiliydi gözleri. Benim beş kardeşim vardı. Gobi’nin dört. Ramazan’ın on iki. Zülfiye’nin dokuz kardeşi vardı. Dilan’ın altı. Azat’ın, bir kısmı üvey annesinden olmak üzere toplam on altı. Ama Allah’ın belası Şener tek çocuktu. Babası maliyede memurdu. Neden bir kardeşi olmadığını bir türlü anlayamıyorduk. Annesi sağdı. Babası sağlıklıydı. Neden dokuz kardeşi daha olmuyordu mesela.”

    0
    0
    1892
  • 31-03-2017

    1995 yılında Mamoru Oshii tarafından uzun metraj anime olarak yapılan, bazı kaynaklarca Matrix filmine de ilham olduğu söylenen Kabuktaki Hayalet/ Ghost in the Shell filminin Hollywood yeniden çekimi olan Kabuktaki Hayalet bugün vizyona girdi. Rupert Sanders yönetmenliğindeki film, görselliğiyle öne çıkıyor.

    Oyuncu kadrosunda Scarlett Johansson’un yanı sıra Takeshi Kitano, Juliette Binoche, Michael Pitt gibi isimlerin yer aldığı yapımın senaristleri arasında orjinal eser sahibi manga çizerinin yaratıcısı Masamune Shirow da bulunuyor. 2029 yılında geçecek filmin öyküsünde insan-cyborg melezi bir binbaşının siber saldırılara karşı savunması anlatılıyor. Filmin fragmanını Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

    0
    0
    2634
  • 31-03-2017

    Borusan Contemporary’nin 1 Ekim tarihinden beri gerçekleştirdiği “Günümüz Sanatı // Bir Başka” etkinlik serisinin son konuşması “Bir Başka Gör: Veri Görselleme ve Sanat”, 15 Nisan’da Perili Köşk’te!

    Bilimsel araştırmalarda da kullanılan üç boyutlu görüntüleme teknolojisi fotogrametriyi sanatsal ifade biçimi olarak kullanan Erdal İnci ile Doç. Dr. Ebru Yetişkin’in katılımıyla gerçekleşecek etkinlik; değişen görme biçimleri, soyutlama teknikleri ve veri görsellemeyle ilgili geliştirilen değişik yaklaşımları mercek altına alacak.

    Sanatçının, binaların iç ve dış yüzeylerinin yüzlerce kez fotoğrafını çekerek görüntüleri üç boyutlu dijital modele dönüştürdüğü çalışmaları üzerinden belge-görsel anlayışının tartışılacağı “Bir Başka Gör: Veri Görselleme ve Sanat”, 15 Nisan tarihinde Perili Köşk’te izlenebilecek.

    Görsel: Erdal İnci

    0
    0
    1902
  • 31-03-2017

    Tuba Kumaş’ın yazdığı, Berk Öztürk’ün çizimlerini yaptığı Dünyanın Sonu Geldiğinde isimli kitap Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı.

    Bu kitapta tuhaf, kırılgan, başkalarına göre ürkünç çocukların hikayeleri anlatılıyor. Kim mi onlar? Ceset Kız, Tekboynuz, Koca Kulak, Vampir çocuk, Hayalet, Işık Çocuk, Dört Göz, Sessiz Bebek ve diğerleri...

    Bu hikâyeler tıpkı Tim Burton’ın öykülerinde olduğu gibi şefkatle biraz da ürkerek okuyabileceğiniz türden.

    “Tek Boynuz’un Hikâyesi

    Efsaneye göre
onu yüreği saf olanlar görebilird
ve Tekboynuz’un kanı ölümsüzlük demekti. Ailesi yedi yaşına kadar
onu herkesten sakladı.

    Okula başladığında Tekboynuz’u görenler bıçağını bilemeye başladı.

    Kesip aldılar boynuzu ondan.
Bir miktar kan süzmeyi de unutmadılar. Ama kan tüm okula ölüm getirdi. Efsanenin doğru olmadığını
yüreklerine bakıp anlamaları gerekirdi."

    0
    0
    2530
DAHA FAZLA
Geldanlage