11 ŞUBAT, SALI, 2014

Mavi Pencere'den Çocuk Kitapları

Hâle Seval, Mavi Pencere Yayınları'nın kitapları hakkında yazdı...
Şaşkın Salyangoz, Oblomov Kedi Pamuk, Tilkilerin Düğünü...
Mavi Pencere kitaplarının bir özelliği de, çocuklarla hayvanları kaynaştırma amacı gütmesi. Kitapları eline alıp masalları okuyan her çocuğun hayvanlarla güzel ve büyülü bir dostluk geliştireceği belli. Hem de hiç bitmeyen bir dostluk.

Mavi Pencere'den Çocuk Kitapları

"Şaşkın Salyangoz usulcacık aşağı inmeye çalışırken, kocaman bir sinek üzerine konarak dikkatini dağıttı. Ve şaşkın salyangoz hoop diye aşağı düştü. Salyangoz olur da kabuğu kırılmaz mı? Karıncalar şaşkınlıkta ona baka kaldılar."  Şaşkın Salyangoz

Şaşkın Salyangoz'un başına gelen bu olumsuz durum nasıl sonlandı dersiniz? Çocukluğumuzun vazgeçilmez hayvanlarından biridir salyangoz. Yağmur sonrası toprağın üzerinde parlak bir iz bırakıp sürünerek giden bu sevimli hayvancığın karıncalarla olan beraberliği üzerine güzel bir çocuk kitabı Şaşkın Salyangoz. Sadece cümleleriyle değil renkli, canlı, bir o kadar da güzel çizimleriyle yeni okumaya başlayan sevimli çocuklar için pek neşeli kitaplardan sadece biri. Kabuğu parça parça kırılan salyangoz yağmur yağdığından üşür mü dersiniz? Elbette üşür, ancak kabuğu tekrar yerine geldiğinde o da kendini sıcacık evinde hissedecektir.

Oblomov Kedi Pamuk ise tam keyfine düşkün, her yerde uyuyan bir kedicik. Bütün kediler atak, çevik olur sanmayın, Oblomov Kediler de var dünyada. Evde koltuğun en yumuşağını, dışarı atıldığında çiçekli saksının en güzelini, halının en sıcak kısmına kurularak uyuyan hep Oblomov kedidir. Peki, bu kedi hiç mi koşmaz, yalanmaz mı? Bilmem belki bir gün yapar, hayatında bir değişiklik yapar, bahçeye çıkar toprağı eşeler, koşar.

Neredeyse artık her evde bir kedi, bir köpek var. Hatta bazı evlerde birden çok. Onlar biraz insanlaşıyor biz biraz kedileşiyoruz, birlikte yaşayıp gidiyoruz. Hâlâ çözülemeyen birtakım kendilerine ait sırlarıyla

bize dost olan kediler. Hatta bazı mahallelerde sokak köşelerinde özel kedi evleri var. Hepsi evini benimsemiş, akşam olup sokak lambaları yanmaya rüzgâr biraz sert esmeye görsün her biri kedi evlerine giriyor. Kediler, öyle sözlü bir kural geliştirmişler ki aralarında, kimse kimsenin evine girmiyor, herkes kendi evine.

"Evlerinin önündeki tepeden tırmanarak ormana vardı. Orman çok ıssız ve soğuktu. Üstelik tilkiler de yoktu. Elif, "Nerede bu tilkiler, onları bulmalıyım" diyerek ormanın içlerine doğru yürüdü. Ormanda ilerledikçe karnı acıkmaya, elleri ve ayakları üşümeye başlamıştı. Gene de tilkilerin düğününü görmek için yoluna devam etti." Tilkilerin Düğünü

Sayfalar arasında ilerledikçe insanı içine çekip, o masal dünyasının bir parçası haline getiriveriyor bu kitaplar. Aklı tamamıyla tilkilerin düğününde kalan Elif, o karlı kış gününde ormana gitmeyi ve tilkileri gelinlikler içinde dans ederken görmeyi çok istiyordu. Bu yüzden annesi ona mutfakta ballı süt hazırlarken paltosunu giyip dışarı fırladı. "Birden bir zil sesi duydu. Gözlerini açtığında kuyruğu zilli bir tilki gördü. Bir anda kuyrukları yüzlerce boncukla, değerli taşla, renk renk kurdela ile allanmış pullanmış onlarca tilki ortaya çıktı.” İşte kitap Elif'in tilkilerle olan arkadaşlığını anlatmakta.

Mavi Pencere kitaplarının bir özelliği de, çocuklarla hayvanları kaynaştırma amacı gütmesi. Kitapları eline alıp masalları okuyan her çocuğun hayvanlarla güzel ve büyülü bir dostluk geliştireceği belli. Hem de hiç bitmeyen bir dostluk.

0
1663
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle