05 HAZİRAN, SALI, 2018

Ritmik ve Minimal Bir Mutsuzluk: Moderato Cantabile

Marguerite Duras’nın kısa sahneleri müzikal bir ritimle bağladığı, minimal başyapıtı Moderato Cantabile üzerine bir yazı.

Ritmik ve Minimal Bir Mutsuzluk: Moderato Cantabile

Yazmanın, çizmenin, sanat üretiminin mutsuzluktan doğduğunu söyler kimileri. Katılmadığım bir düşünce de değil bu. İncelikli ruhların dünyayla iletişim kurma biçimiyse sanat, zaten o ruhların bir çeşit laneti değil midir mutsuzluk? En içimize dokunan şarkılar, resimler, kitaplar kendi acılarını kucaklayan ya da istemeseler de mutsuzluk tarafından kucaklanmış sanatçıların eserleridir kanımca.

Başından belirtmek isterim ki her kelimesi ile bir övgü yazısı okumaya başladınız az önce…

“Yazmasaydım alkol bağımlısı olurdum” demiş Marguerite Duras… Dünyaya katlanma becerisini ilk önce cümleleri üzerinden geliştirmeye çalışmış bu muhteşem kadın. Her ne kadar içki şişelerini yanından pek ayırmasa ve son günlerini bu nedenle komada geçirse de… Felsefe, hukuk, siyaset bilimi eğitimleri görmüş, aktif siyasette rol almış, 68 hareketinde mücadele etmiş ama hem aşkı hem yalnızlığı sevmiş, hep tutkulu kalmış bir kadın. Sinema dünyasında da, hem senaryo yazarlığı yapmış hem de Hiroşima Sevgilim, Sevgili gibi pek çok sevilen kitabı film olarak uyarlanmış. Hatta Hiroşima Sevgilim, Duras’nın asıl ününe kavuştuğu, savaş karşıtı duruşunu sonuna kadar yansıttığı ve sinema uyarlaması da tüm dünyada beğenilen eseri. 

Hiroşima Sevgilim filminden

Hiroşima Sevgilim filminden

Sevgili ise ilk izlediğimde, hipnotize olmuş gibi hikâyesine mıhlanıp, sona geldiğimde hıçkırıklara boğulduğum filmin uyarlandığı muhteşem bir yapıt. Sonraları Duras’nın kitabın sinema uyarlamasını hiç beğenmediğini öğrendim, ancak karşımdaki aşk o kadar güçlüydü ki, evet kitabın büyüsü bambaşka ama, filmi sevmeye hep devam ettim. Belki de beni bu kadar etkilemesi, içindeki gerçeklikti. Zira aslen Fransız olan Marguerite Duras, 1914 yılında Vietnam’da doğmuş ve 17 yaşında Paris’e gidene kadar Vietnam’ın çeşitli bölgelerinde yaşamaya devam etmiş. Kitaptaki hikâye de ilk gençlik yıllarına dair, yıllar sonra hatırlayarak yazdığı kendi hikâyesi (Kimi kaynağa göre de yarı özyaşamsal bir metin). Neredeyse 70 yaşında olan yazar, geçmişini ve geçmiş olan (ya da geçtiğini sandığımız) duyguları o an yaşıyor gibi tutkuyla aktarmış.

Sevgili filminden

Sevgili filminden

Son okuduğum kitabı Moderato Cantabile; hafif ve ezgili demek. Yazar, incecik bir kitaba sığdırmayı nasıl başardığına hayret ettiğim kestirme yollardan duyguları aktarma yeteneğiyle ama adı gibi narin bir anlatım biçimiyle, mutsuzluktan bahsediyor. Bir burjuva kadını, bir anne çıkıyor karşımıza, Bayan Desbaresdes, oğlu ve biraz sert piyano hocasıyla... Aslında çocuk, piyano öğrenmek hiç mi hiç istemiyor, ancak annesine göre mecbur. Belki geçtiği dönemin yazılı olmayan burjuvazi kuralları, bir çeşit mahalle baskısı, belki sadece oğluna da geçirmek istediği bir tutku… Ancak Anne Desbaresdes oğlunun piyano öğrenmesi gerektiğine saplanmış. Bu zorunluluk düşüncesiyle, acımasız üslubuyla oğluna tahammül etmekte zorlanan piyano hocasına bile anlayış gösteriyor. İtaat ettiği nadir zamanlarda bile mutlu edemiyor oğlu onu.

Ders sırasında gelen bir çığlık, arkasından bir cinayet… Yetenekli ama isteksiz oğlunun piyano derslerini aldığı apartmanın yakınlarında bir kahve dükkanı… Bu kafede Anne Desbaresdes ile bir adam arasında cinayetin nedeni üzerine başlayan ve başka akşamlara da taşınan sohbetler, kimi zaman şarabın da eşlik ettiği… Hikâye akarken sezdiğimiz bir şey var, bu tanışıklığın cinayet günü başlamadığı daha eskiye dayandığı. Ancak belki bir bakışma idi bu sadece, belki daha fazlası… Güzel olan bazı ayrıntıların gerçekten okuyucuya bırakılmış olması. Ancak bu, kararsızlıktan, hikâyenin eksikliğinden değil; bile isteye ve güzellik katan bir gizem… Aşkı, hayatı, zorunlu olduklarımızı ya da zorunlu olduğumuzu sandıklarımızı, korkularımızı istediğimiz yere koyabiliyoruz diyaloglarda. Anne Desbaresdes’in aslında, kendi içiyle yaptığı konuşmalar gibi bu diyaloglar, kendisi ile konuşamadığı cümlelere vesile oluyor.

Yetmiş dokuz sayfanın sonunda yüzlerce sayfa okumuş hissiyle kitabın kapağını kapattım. Yazmaya coşkun ve doymaz bir arzuyla bağlı, özgür, hayatla hep bir derdi olmuş ve sürekli üretmiş bu kadına bir kez daha hayran kalarak.


Marguerite Duras / Moderato Cantabile

Çev.: Alper Turan, Sel Yayıncılık


0
5978
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle