03 HAZİRAN, CUMA, 2016

İki Dünya Arasındaki Kapı: Warcraft

Geçtiğimiz günlerde vizyona giren ve her sinema uyarlamasında olduğu gibi merakla beklenen film, Warcraft’ı inceliyoruz.

İki Dünya Arasındaki Kapı: Warcraft

Angry Brids, Hitman, Doom, Tomb Raider, Max Payne, Need for Speed, Prince of Persia, Silent Hill, Resident Evil, Street Fighter ve Mortal Combat… Bilgisayar oyunundan sinemaya uyarlanan ve bir çırpıda aklımıza gelen filmler bunlar. Bilgisayar dünyasının gelişimi, bu dünyanın kullanıcılarına yönelik evrenler yaratılmasına da olanaklar sundu. Bu satırların yazarı bilgisayar oyunu oynamayı Quake 2’de bırakmış olsa da (90’lı yılların sonuna tekabül eder) bilgisayar oyunlarının gücünün farkında olmamak elde değil.

90’lardan itibaren kendisine has bir takipçi kitlesi yakalayan Word of Warcraft oyunu, özellikle de internetin yaygınlaşmasıyla birlikte küresel bir fenomene dönüştü. Dijital platformda yaşanan insanlar ile orklar arasındaki savaşın, müttefiklerle büyüyerek çetrefilleştiği ve genişlediği bu evrene hiç kuşku yok ki, sinemanın kayıtsız kalması da düşünülemezdi. Hatta geç bile kalındığı söylenebilir. Zaten, internetteki sohbet odalarında ya da Ekşi Sözlük gibi platformlarda yapılacak kısa bir tur, oyunun hayranlarının yaklaşık on yıldır bu filmi beklediğini görmemize yetiyor. Filmin çekileceğine dair söylentilerin ilk çıktığı andan itibaren oyunun kullanıcıları beklentilerine dair yorumlar paylaşmaya başladı bile. Hayranlarını ne kadar mutlu edeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz ama bu hafta vizyona giren Warcraft: İki Dünyanın İlk Karşılaşması türün gerekliliklerini yerine getiriyor.

‘Türün gerekleri’ derken, yalnızca yeşil fon üzerinde oyuncuların rol kestiği ve arkaya dijital efektlerin yerleştirildiği bir teknoloji mucizesinden bahsetmiyoruz. Aynı zamanda kendince bir hikaye kurmayı, mitoloji oluşturmayı da deniyor ve bunda da bir noktaya kadar başarılı oluyor.

Film, kendi dünyaları yok olmaya yüz tutan orkların, metafizik destekle -büyünün de yardımıyla- açılan geçitten insanların evrenine geçişiyle başlıyor. Filmin hemen başında, insanlar ile orklar arasındaki mücadelenin nasıl başladığının pek bilinmediği belirtilerek, ilk temasın anlatımı ile konuya dahil oluyoruz. Oyunun özgün evreninin, biraz Yüzüklerin Efendisi’ni andırdığı çokça yazılmış çizilmiş. Film de belirli karakterler açısından benzer özellikler taşıyor. İnsanlar, cüceler, orklar ve gözleri ışık saçan elfler fazlasıyla Yüzüklerin Efendisi evreninden fırlamış gibi. Ama filmin yönetmeni Duncan Jones’ın Charles Leavitt ve Chris Metzen ile birlikte ortaya koyduğu senaryo, ‘kötülük’ gibi bu tarz fantastik kurguların vazgeçilmez unsurunun yanı sıra meseleyi biraz da var olma mücadelesi olarak ele alıyor. Orklar ise bugüne kadar yaratılan genel algının tersine yalan söyleyemeyen, dürüst, sözünün eri ve savaşçı varlıklar olarak resmediliyor ve kötü olmalarının sebebi ‘kara büyü’ etkisine bağlanıyor.  İki dünya arasındaki bağlantının bir melez tarafından kurulacak olmasına dair işaretleri de görmek mümkün filmde. 

Filmin fantastik edebiyattan beslendiği başka kaynaklar da var. Örneğin, Game of Thrones. İnsan evreninin yedi krallığa bölünmesi, bir barış dönemi ve onun giderek yaklaşan sonu, her krallığın kendi derdinde olması... Hatta genç bir büyücü çırağının hayatın dayatması karşısında sorumluluk alıp kötülüğü def etme konusunda adım atmasıyla da pekala Harry Potter’dan izler taşıyor yapım. Üstelik yalnızca fantastik edebiyatın değil, dini söylencelerin de içinde gezinen bir alt metni olduğunu da söylemek gerekiyor.

Yine de karşımızda, iki saati aşkın süresiyle bilgisayar oyunu seven neslin aşına olduğu bir hız ve görsellikle bezenmiş bir film var. Kurduğu evren, yarattığı aksiyon ile bu türün sevenlerini mutlu edecektir. Oyunun hayranlarını ne kadar mutlu eder, bilinmez. Muhtemel ki, benzer işlerde olduğu gibi burada da bir bölünme ortaya çıkacak.

https://www.youtube.com/watch?v=RhFMIRuHAL4

Kendisi de oyunun fanı olan, David Bowie’nin oğlu yönetmen  Duncan Jones,  Ay (2009) ve Yaşam Şifresi (2011) filmleriyle rüştünü çoktan ispatlamıştı. 45 yaşındaki yönetmenin Warcraft evrenine giriş niteliğindeki filmin devam filminde de yönetmen olup olmayacağını göreceğiz. Tabii film gişede başarı yakalarsa…

0
4361
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle