03 NİSAN, SALI, 2018

Elektronik Buzda Indie Tınısı

6-7 Nisan 2018 tarihlerinde Zorlu PSM’de gerçekleşecek olan Sónar İstanbul 2018’in konukları arasında İzlandalı indie-elektronik müzik grubu Vök de yer alıyor. Grup ile 7 Nisan Cumartesi saat 22:00’da Sonarhall sahnesine çıkmadan önce, hem yeni albümleri hem de Vök’e dair detaylar hakkında konuştuk.

Elektronik Buzda Indie Tınısı

“Buz üstündeki delik” anlamına gelen Vök, 2013 yılının Ocak ayında şarkıcı Margret Ran ve saksafoncu Andri Mar tarafından İzlanda’nın geleneksel bir müzik yarışması olan Musiktilraunir’e katılmak için kuruldu. Grup, kısa süre içinde oluşturduğu müzik birikimlerini ilk defa yarışmada çaldı ve yarışmayı kazandı. 2013 yılında, gitarist Olafur Alexander’ın da aralarına katılmasıyla üç kişilik bir ekip oldular. İlk EP’leri Tension, İzlandalı indie markası Record Records tarafından yayımlandı. Dream-pop/indie-elektronik müzik olarak tanımlanabilecek türlerini önemli kılan şey ise elektronik müziklerine dâhil olan saksafon ve gitar. Adeta buz üstünde buğulu bir biçimde süzülen ritimleri İzlanda’nın soğuk coğrafyasından çıkmış büyüleyici elektronik tınılar gibi. Dolayısıyla Vök’ün bugün Phantogram, Poliça, The xx ve The Knife ile birlikte İzlanda indie-elektronik sahnesindeki yeri oldukça sağlam görünüyor. Grubun şarkıları kadar video çalışmaları da hem tarzlarını hem de geldikleri coğrafyayı net bir biçimde ifade ediyor. İlk uzun çalarları Figure’de yer alan her şarkı ise bir duyguya odaklanıyor. Vök, 6-7 Nisan 2018 tarihlerinde Zorlu PSM’de gerçekleşecek olan Sónar İstanbul 2018 kapsamında, 7 Nisan Cumartesi saat 22:00’da Sonarhall sahnesinde olacak.

Öncelikle ilk albümünüz Figure’den söz açmak istiyorum. Figure çok güçlü bir albüm; hassas, ruhu olan ve rüya gibi bir kayıt. Bu albümün sizi grup olarak nasıl bir noktaya getirmesini umuyorsunuz?

Yeni insanlara ulaşıp, yeni yerlere gidip ve oralarda performanslarımıza devam etmeyi umuyoruz. Figür bizim ilk albümümüz ve bununla gurur duyuyoruz. Gelecekte grup olarak büyümemize ve başka albümler yapmamıza yarayacak olan deneyimleri sunacağını umuyoruz.

Sanırım, albümdeki her şarkı bir his üzerinde odaklanıyor. Mesela Figure ve Bto şarkılarını dinlerken neler hissetmeliyiz?

Bu çok ilginç oldu, çünkü bu iki şarkı özellikle duygu yoksunluğunu ifade etmeyi amaçlıyor. Figure, bir robot gibi yapay ve soğuk duyguları aktarmayı hedefliyor. BTO ise benmerkezci olup hiçbir ahlaki değer taşımayan kişilerin hislerine odaklanıyor. 

Grubun, ilk kez 2013 yılında Músíktilraun adlı müzik yarışması için bir araya geldiğini biliyorum. O günlerden bugüne kadar Vök nasıl bir değişim geçirdi?

Ana değişimiz şu oldu; ekip olarak iki parçalı bir hâldeyken üç parçalı bir hâle ve üç parçalı bir hâldeyken dört parçaya ardından tekrar üç parçaya dönüşebilmemiz. Müziğimiz de elbette çok değişti. Daha kaynaşmış bir hâle geldiğimizi düşünüyoruz ve insan olarak da sanatçı olarak da hepimiz fazlaca olgunlaştık sanıyorum.

Tension ve Circles EP’leriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Nasıl ortaya çıktı bu EP’ler?

Tension daha kısa bir kayıt. Bu EP için bir yapımcımız yoktu ve doğruca prova yaptığımız alanda ortaya çıktı. Circles ise sesimize gerçek bir bakış açısı getiren GusGus’un kurucusu Biggi Veira ile olan iş birliğimizin sonucudur.

Vök, İzlandaca “buz üstündeki delik” anlamına geliyor. Bu anlam, şarkılarınızla oldukça uyumlu bir his uyandırıyor. Adınızın başka özel bir anlamı var mı?

Evet var, Vök ayrıca güneş ışığının içinden geçtiği bulutlardaki boşluk (delik) anlamına da geliyor.

Müzik videolarınız çok deneysel. Özellikle Waterfall ve Waiting şarkılarının video klipleri çok etkileyici. Müzik videolarınızı oluştururken nasıl bir çalışma süreci geçiriyorsunuz? 

Müzik videolarımızda, yönetmenlere büyük bir özgürlük hakkı tanıyoruz. Ne istediğimizi anlatan bir giriş elbette yapıyoruz ama ortaya çıkan sonuçların büyük bir kısmı yönetmenin ve ekibinin yeteneklerine bağlı oluyor.

Kayıt yapmaya başlamadan önce sizin için ilk hangisi gelir: Gözlem, hayal gücü veya duyduğunuz herhangi bir melodi?

Önce melodi gelir ve sonra da üzerine inşa ederiz.

Genelleme yapmak istemem ama İzlanda’dan bu kadar başarılı müzisyenlerin çıkmasının sebebi nedir sizce?

Sanırım suyunda bir şeyler var. (Gülüyor)

Bir de 6-7 Nisan tarihlerinde Sonar İstanbul 2018'den sonra 16-17 Nisan Sónar Reykjavík'te de sahne alacaksınız. Bu konserlerde bizi neler bekliyor?

Avrupa etrafında altı haftalık bir tur için enerjik kalmayı hedefliyoruz. Dinamik bir gösteri olacağını umuyoruz ve bunun için sabırsızız!

Son olarak gelecek projeleriniz arasında neler var?

Yakında yeni materyaller üzerinde çalışmaya başlayacağız. Duyacaklarınıza hazır olun!

https://www.youtube.com/watch?v=23GtNKYQj7c

0
1239
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle