18 NİSAN, SALI, 2017

İnsanın Ruhsal Anatomisi: Gölgesinde

Eşik ve Gözlerini Kaçırma romanlarıyla tanıdığımız Irmak Zileli'nin kadınlığı ve erkekliği birer insanlık hali olarak ele aldığı kitabı Gölgesinde üzerine bir inceleme.

İnsanın Ruhsal Anatomisi: Gölgesinde

“İnsan sürekli değişim halinde aslında,” dedi Leyla. “Bazen sonuçlarını fark edemeyeceğimiz kadar küçük adımlarla değişiyoruz. Bazen de bir sabah uyandığımızda kendimizi başka biri olarak buluyoruz.”

“Hiçbir değişim öyle birdenbire olmaz,” dedi Fikret, “mutlaka öncesinde işaretlerini vermiştir.”

“Haklısın,” dedi Leyla, “ama insan bu işaretleri görmeye direnebilir. Ben de senin sandığın Leyla olduğuma inandım uzun süre. [...] Sonra bir sabah, daha doğrusu alacakaranlık vaktinde uyandım ve artık başka biri olduğumu anladım. Daha doğrusu o güne dek aynada gördüğüm kadın benim kendi gözlerimin değil, senin gözlerinin tasvir ettiği biriymiş. Senin tasvirinden oluşturduğum kabuğu kırmam için bir şey yapmam gerekiyordu.”

İşte belki de özünde bu arayışın, insanın kendi içindeki ruh parçalarını keşif yolculuğunun öyküsü Irmak Zileli’nin son kitabı Gölgesinde.

Üç bölümden oluşan ve “Arayış”, “Yürüyüş” ve “Giriş” isimleriyle kurguladığı hikâyede insan olmanın hallerini ele almış ve insanı insana bir adamın ve bir kadının resminde anlatmış, keşfe çıkarmış okuru. Çünkü her insan yaşamın farklı dönemeçlerinde bambaşka bir parçasını unutur, bulur ya da yeniden inşa eder. Bedenimizin içinde saklı ruhumuz ve zihnimiz bize hiç tanımadığımız birini sunar bazen. Kimi zaman duygusal bir ilişkide, kimi zaman iş ilişkilerimizde, kimi zaman yalnızlıkta tanırız kendimizi. Gölgesinde ile, tüm bir yaşam boyunca var olan arayışlarımızı ve aslında özünde insanın bireysel varlık sürecini okuyucuya taşıyan Zileli, satır aralarında yalnızlığa ve bunun yadsınamaz gerçekliğine de atıflar yapmış.

“Aslında size bir şey söyleyeyim mi, özünde her insan yalnızdır. Bunun farkında olmayanlar debelenip dururlar, kendilerine bir eş ararlar ya da bir grubun parçası olmaya çalışırlar. Suç örgütleri de mesela insanın bu yalnızlığından beslenir. Yalnızlığıyla barışmış biri asla herhangi bir çetenin maşası olamaz. Cahil insanların bir handikapı varsa odur işte. [...]Unutmayın ki yalnızlık değerli de bir şeydir. İnsan birey olarak varoluşunu inşa ettiği ölçüde de yalnızlaşır ister istemez.”

Fikret ve Leyla, kendileriyle yüzleşen iki ruh parçası. Bizler gibi iki insan, iki Tanrı sureti dünyaya düşmüş ve kendini arayan. Leyla bir yürüyüşte, Fikret kaybolan karısı Leyla’yı arayışında buluyor kendini, yeniden tanıyor, belki keşfediyor, belki de keşfetmeye yeni yeni başlıyor. Bir yanda “Fazla özellikli olmak her zaman insanı yalnızlaştırır. Daha az şey bilmeyi, daha az farkında olmayı tercih ederdim” diyen psikiyatr Fikret. Diğer bir yanda kendini, kendinde ve karşılaştığı insanlarda, hayatındaki Selim ve diğer kahramanlarda yeniden keşfe çıkmış genç, özünde tutkulu bir genç kadın Leyla.

Fazlasıyla detaycı diliyle zaman zaman okur için mesajın özüne odaklanması zor olsa da, insanı geçmiş ve bugün arasındaki geçişleriyle yine de içine çeken ve zaman zaman olay inceliklerinden kopmamak için bir bölümü tekrardan okumaya iten bir kurgusu var Zileli’nin. Fikret ve Leyla’nın hikâyesi aslında her birimizin arayışını anlatıyor bir parça. Detaylı cümleler, zihinsel imgelemelere sıkça yer verilmiş bir anlatım dili, detaycı bir kurgusu var. Alışılmış ve hızlı okunabilen kitaplardan hayli farklı da olsa, Fikret ve Leyla’yı okurken, kendinizi de sorgulamaya ve keşfe çıkabileceğiniz bir kurgu Gölgesinde.

Yaşanan ve anlatılandır hikâyeleri unutulmaz kılan ve gerçek yapan. Tıpkı Zileli’nin söylediği gibi:

“Bir şeyin yaşandığı anda da anlatıldığı kadar renkli olması şart değil. Hem gerçek hangisi ki? Anlattığımız mı, yaşadığımız mı? Yaşanıp geride bırakılanlar birileri tarafından sonradan anlatıldığında asıl değerlerine kavuşuyorlar belki de. Anlatıcı olmazsa hikâye de yok. Hatta gerçek diye de bir şey yok. Gerçek ancak anlatılırsa var.”

Everest Yayınları’ndan çıkan, adeta insanın ruhsal anatomisini iki insanın kendileriyle sertçe yüzleştikleri bir öyküde okuyucuya taşıyan bu kitap ile siz de kendi gerçek hikâyenize doğru yola çıkabilirsiniz.

Görseller: Gabriel Isak

0
2039
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle