07 MART, PAZARTESİ, 2016

Sanat Benim Kocamdır *

Pera Müzesi’nde açılan “Anı ve Süreklilik” sergisi, 1980’li yıllarda oluşturulmaya başlayan ve Türkiye’deki nadir ikinci kuşak koleksiyonlardan biri olan Huma Kabakcı Koleksiyonu’na ışık tutuyor.

Sanat Benim Kocamdır *

Merhum Nahit Kabakcı, 1981 yılında bir Nuri İyem tablosu ile başlayan koleksiyonerlik mesaisinde, Türkî Cumhuriyetler, Balkanlar ve Rusya’ya odaklanmış, bir dönem galericiliğe de atılmış, yaşamının son 10 yılındaysa kendini “tam zamanlı koleksiyoncu” olarak tanımlamış bir isim. Kabakcı’nın uluslararası sanat profesyonellerinin fikirlerini alarak geliştirdiği ve en az dört kuşak boyunca devam etmesini istediği bu koleksiyon, vefatının ardından kızı Huma Kabakcı tarafından devralındı ve bugün ikinci kuşağın ellerinde gelişmeye devam ediyor.

Tüm koleksiyonun, küratörler Dr. Esra Aliçavuşoğlu ve Huma Kabakcı tarafından seçilmiş beşte birlik bölümü “Anı ve Süreklilik, Huma Kabakcı Koleksiyonu’ndan Bir Seçki” ile Pera Müzesi’nde sergileniyor. Bir koleksiyon sergisi yapmanın güçlüğünü, koleksiyonun kendi içindeki izlekleri öne çıkararak aşan eş küratörler Dr. Esra Aliçavuşoğlu ve Huma Kabakcı, özellikle duygusallığa yer vermeyen seçimleriyle, salt bir koleksiyon sergisi kürate etmeyi değil, koleksiyonerlik kavramı üzerine de düşünsel bir platform inşa etmeyi amaçlıyor. Koleksiyonun anahtar kelimeleri de diyebileceğimiz beş tema etrafında örülen ve iki farklı kuşağın koleksiyonerliğe bakışını izleme imkanı sunan sergiyi, koleksiyonerlik üzerine bir düşünme pratiği olarak da okumak mümkün.

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

İzleyici, sergiyle ilk ilişkisini Hafıza adlı bölümle kuruyor. Joseph Beuys, Sarkis, Damien Hirst, Tomur Atagök, Murat Morova ve Edin Numankadiç, bu bölümde karşımıza çıkan sanatçılardan bazıları. Buradaki işlerin ortak noktaları, hemen hepsinin bireysel ve kolektif hafızanın iç içe geçtiği yapıtlar olmaları. Edin Numankadiç’in, savaş yıllarında ürettiği Saraybosna Kutusu adlı işi veya keskin nişancıların hedefi olduğu gün giydiği ve üzerinde tüfek mermisi deliği bulunan gömleği Kurşunlu Gömlek, bu konuda verilebilecek en güçlü örneklerden.

Formları Şekillendirmek bölümündeyse sanatçının farklı dönem ve coğrafyalarda formla olan derdini, formu arayış, araştırış ve biçimlendirişini örnekleyen yapıtlar mevcut. Bu tema, Sabri Berkel’in 1956 tarihli Kuşlar’ını, Etel Adnan’ın 2013 tarihli isimsiz tuvaliyle birlikte görmeyi, Heinz Mack, Max Ernst, Özlem Günyol & Mustafa Kunt ve Canan Tolon’u birlikte okumayı mümkün kılıyor.

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Sergi genelinde en çok ikinci kuşak alımının bulunduğu bölüm ise Akışkan Kimlikler. Kültürel, etnik ve cinsel kimlik/yönelim eksenli işlerin bir arada olması, 60’ların popüler feminist sloganlarından “Kişisel olan politiktir” mottosunu da hatırlatıyor. Almagul Menlibayeva, İslamiyet öncesi Orta Asya mitolojisine ait bir periyi canlandırdığı işi Sana Çıkan İpek Yolum II ile Kuzey İpek Yolu’nun çok önemli bir bölgesiyken Sovyet politikaları sonucu kültürel bir çoraklaşmaya maruz bırakılan Transoxiana adlı bölgeyi öne çıkararak  köklerine göndermede bulunurken, estetik olarak da muazzam bir yapı inşa ediyor. Meriç Algün Ringborg’un 14. Uluslararası İstanbul Bienali için gerçekleştirdiği yerleştirmesi Siz hiç incir ağacının çiçek açtığını gördünüz mü?den bir parça olan ve Michaengelo’nun Davud’unun Kraliçe Victoria’nın ziyareti sırasında alçıdan bir incir yaprağıyla “örtülmesine” gönderme yapan işi Davut’a İncir Yaprağı ve Erinç Seymen’in tarihi ve cinsel tabuları ters yüz ederek Yavuz Sultan Selim’in küpeli bir portresini bir inek gövdesi üzerinde resmettiği 2008 tarihli isimsiz işi, bu bölümde karşımıza çıkan çalışmalardan.

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

“Anı ve Süreklilik, Huma Kabakcı Koleksiyonu’ndan Bir Seçki”, dördüncü bölümü Modernite’de ağırlıkla 1960 ve 70’lerde üretilmiş yapıtlara odaklanırken, sanatçının yeni ve anlık olanla ilişkisini ortaya koyuyor. Koleksiyonda en çok eseri bulunan sanatçılardan Ferruh Başağa, sergide üç soyut kompozisyonla yer almış. Fahrelnissa Zeid’in tavuk kemikleriyle gerçekleştirdiği Kemikli Kompozisyon ve Mübin Orhon’un isimsiz soyut kompozisyonu da Türkiye modern sanatının önemli örnekleri. Bu seçkideki tek güncel iş olan, Basim Magdy’nin 2012 tarihli İnce Hareket serisinden metinli fotoğrafları, yapıtı geçmişinden soyutlayarak, salt eserin izleyici tarafından alımlanma anı ve şekline odaklanıyor.

Serginin Yüz Yüze başlıklı son bölümünde ise küratörler, koleksiyonun iki hamisi Nahit ve Huma Kabakcı’ya çevirmiş ışıkları. Ardan Özmenoğlu’nun Cuma’ya Gittim Gelicem adlı işi Nahit Kabakcı’yı, Art is My Husband adlı yapıtıysa Huma Kabakcı’yı temsil ederek birbirlerine bakıyorlar. Bir sanatçının iki farklı işiyle karşı karşıya gelen bu iki kuşağa baktığımızda; açık, devamlı, tutarlı ve yaşayan bir tema olarak gelişen bir sanat koleksiyonu oluşturabilmenin ülkemizde pek de sık rastlanmayan bir örneğini görüyoruz.

  • Ali Arif Ersen, Saraybosna Serisi (2004), S/b baskı, 60x87 cm
  • Güçlü Öztekin, Bekarlarla Geleceğimizi Bekliyoruz (2008), Kraft kağıdı üzerine kaırşık teknik, 144x201 cm.
  • Almagül Menlibayeva, Sana Çıkan İpek Yolum 2 (2011), Işıklı kutu içinde baskı, 89x120 cm
  • Sarkis, A Melbourne Serisi (1966-1967), Baskı, 110x110 cm.
  • Damien Hirst, Tanrının Ölümü "La Muerte de Dios" (2006), Baskı, 58/200 39 cm.
  • Yüksel Arslan, Artür 401, Adam XLII (1989), Kağıt üzerine karışık teknik, 40x110 cm.
  • Basim Magdy, Sessizlik ve iletişimsizlikti kalplerini dağılmaktan koruyan (2012), Baskı ve metin (1. edisyon) 45x52 cm.
  • Daid Hockney, Yağmur "Hava Durumu" Serisinden (1973), Taş Baskı, 98x80 cm.
  • Richard Serra, İsimsiz (1999), Baskı 110x110 cm.
  • Fahrelnissa Zeid, Kemikli Kompozisyon (Tarihsiz), Tuval Üzerine karışık teknik, 50x55 cm.

Fahrelnissa Zeid, Kemikli Kompozisyon (Tarihsiz), Tuval Üzerine karışık teknik, 50x55 cm.

“Anı ve Süreklilik, Huma Kabakcı Koleksiyonu’ndan Bir Seçki”, Pera Müzesi’nde 01 Mayıs 2016 tarihine dek görülebilir.

* Art is My Husband (Ardan Özmenoğlu, 2011, Neon ışık)

0
2348
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle