11 MART, PAZARTESİ, 2019

Malzemenin Sana Yön Vermesine İzin Ver

Bu sene ikincisi gerçekleşen “Artweeks @Akaretler”de çalışmaları yer alan Cengiz Yatağan’ı Taksim’in kaosunda bir vaha hissiyatı uyandıran atölyesinde ziyaret ettik. 

Malzemenin Sana Yön Vermesine İzin Ver

İlki geçtiğimiz sene büyük dikkat çeken “Artweeks @Akaretler”in ikincisi mart başında izleyiciyle buluştu. Bilgili Holding ve Sabiha Kurtulmuş organizasyonuyla gerçekleşen etkinliğin dikkat çeken sanatçılarından biri Cengiz Yatağan oldu. 17 Mart’a dek devam edecek etkinlik vesilesiyle Cengiz Yatağan ile bir araya geldik. Üretim pratiği, ilham kaynakları ve gelecek projelerini konuştuk.

Mistizm ve ruhani dünya konularının temel beslenme kaynağını oluşturduğunu söyleyen sanatçı Cengiz Yatağan üretimlerinin merkezine hayatı koyuyor. Birçok farklı disiplinin etkisi çalışmalarına yansıyan sanatçı soyut çalışmaların insanlarda farklı etkiler uyandırabileceğini, her çalışmasının farklı insanlarda farklı hisler yaratabileceğini söylüyor. Soyut formu kullanmasının ve çalışmalarındaki formun bu konuda etkili olduğunu belirtiyor. 

Şu sıralar Puzzle serisi üzerine yoğunlaşan Yatağan boşluk doldurma kavramına eğiliyor. Her olayın ya da kişinin evren üzerinde bir boşluğu doldurduğunun altını çizen sanatçının Puzzle serisi biricikliğiyle dikkat çekiyor. Akaretler’deki sergisinde de Puzzle serisinden yeni çalışmalarıyla yer alan Yatağan, 2019 senesinde de Puzzle serisine yoğunlaşmaya devam edeceğini söylüyor.

İş adamı kariyeriyle sanatçı kimliğini uzun süre omuz omuza sürdüren Yatağan artık tamamen sanata yönelmiş. Yurt dışında katıldığı sergilerin, koleksiyoner kimliğinin ve gezdiği galerilerin sanat kariyerinin başlamasına etkisi olduğunu söyleyen sanatçı başlangıçta hobi olarak başlayan resim hayatına ilerleyen yıllarda tamamen yönelme fırsatıyla karşılaştığını ve bunu tercih ettiğini söylüyor. 

Birçok insanın İstiklal ve Taksim’den uzaklaştığı şu sıralarda kendisi bu tarihi dokuyu bırakmamayı tercih ediyor. Eski bir handa tamamen kendi dünyasını yarattığı atölyesinde Taksim’in İstanbul’un kalbi olduğuna ve şu anki ruhunun değişeceğine inanıyor. Taksim’in eski çehresine geri döneceğini düşünüyor.

Kullandığı epoksi malzemesiyle dikkat çeken sanatçı, artık bu malzemenin kendisine kendisinin ise bu malzemeye alıştığını söylüyor. Metal plaka üzerine, heykel formunda ya da tuval üzerine farklı malzemelerle çalışıyor. Malzemeye yön vermektense malzemenin kendisine yön vermesine izin verdiğini ekliyor. Buradan da anlayabileceğimiz gibi onun için resim yapmak hayatın bir parçası. Hayattan aldığını tekrar hayata katarak yoluna devam ediyor. 

Atölyesinde dikkatimi çeken kapsamlı ses sistemi ve enstrümanlardan sonra öğreniyorum ki bir başka ilham kaynağıysa müzik. Müziğin hayatının büyük bir parçasını oluşturduğunu söyleyen Yatağan ayrıca ney ve saksafon çalıyor.

Geçtiğimiz sene Adahan’da yer alan “Ölümsüzlük” sergsine katılan sanatçı, reenkarnasyon, yeniden canlanma ve bitmeyen dönüşüm konularına odaklanmıştı. “Kırık Nefes” adlı solo sergisinde ise hat ve ebrudan esinlenmişti.

Önümüzdeki dönemde yurt dışı projelerine ağırlık vereceğini söyleyen sanatçı özellikle eylül ve ekim aylarında yurt dışı projelerine dahil olacağından bahsediyor. Şu an birlikte çalıştığı bir galeri olmayan Yatağan, Merkür galeri ile iş birliği hâlinde. 

0
2835
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle