24 EKİM, ÇARŞAMBA, 2018

Kuzey Söylencelerinin ve Ormanların Çizeri: Ulla Thynell

 “Şüpheye düştüğünde ağaçları ziyaret et”. Bu bilgece sözler Fin çizer Ulla Thynell’in, ormanlardan ve ağaçlardan esinlenerek yarattığı ve içinde kendi minik mısralarını da barındıran yeni illüstrasyon kitabı Woodlands’in arka kapağından. Doğanın kalbinde büyüyen yaratıcı işlerle meşgul çoğu Nordik gibi Thynell de kaynağını ve ilhamını ormanların derinliklerinden, Nordik ve İskandinav destanlarından ve elbette -kendiyle barışık kuzeylilere has bir yaklaşımla- kendi ruhundan alıyor.

Kuzey Söylencelerinin ve Ormanların Çizeri: Ulla Thynell

“Büyüdüğümde bir yazar ya da sanatçı olmayı düşlerdim” diyor Ulla Thynell çocukluğunu sorduğumda. Sanata ve yaratıcılığa eğilimli bir ailede büyüdüğü ve öğretmenleri tarafından da daima desteklendiği için şanslı olduğunu belirtiyor. Yine de yirmili yaşlarının başında tam olarak ne yapmak istediğini bulamamanın sancısını yaşamış: “Sanatsal üretimde doğru rotanın benim için illüstrasyon olduğunu bulmak ve profesyonel olarak çizmeye başlamak birkaç yılımı aldı, şimdi otuzlu yaşların ortasına doğru, tam zamanlı ve çok yoğun -çoğu zaman gece yarılarına dek- çalışan bir freelancer’ım” diyor. Felsefe ve sanat eğitiminin illüstrasyonlarında ve resimlerindeki yansıması en az doğayla ilişkisi kadar belirgin, zira çalışmalarında çetrefilli yollarda, ormanlarda kendini ya da “bir şeyi” arayan figürler görülüyor sıklıkla. Öte yandan mitlerden, destanlardan sızan ve hâlâ insanın gelenekle, erdemle, kendiyle ve varoluşuyla ilgili sorgulamalarına kapı açan sahneleri barındırıyor çizimleri. Ama tüm bunların ötesinde asıl kaynağının rüyaları, korkuları, umutları ve düşleri olduğunu, çizimlerinde bunlardan çokça iz bulunabileceğini söylüyor. 

Uzun yıllar birbirinden farklı çok sayıda teknik, stil ve palette çalışan sanatçı, sonunda imzası sayılabilecek kendine has bir üslup yakalamış. Sonuç olarak yalnızca bir iki teknik üzerine kendini geliştirmeyi prensip edinen Thynell, sulu boya ve mürekkeple çalışıyor, bir yandan da elde yaptığı çizimlerle dijital teknikleri buluşturan karma işler üretiyor. Nordik ve İskandinav çizer ve ressamlar arasında onu en çok etkileyenlerin John Bauer, Akseli Gallen-Kallela ve Theodor Kittelsen olduğunu söyleyen genç sanatçının edebiyatla ilişkisi de küçük yaşlarda başlamış. J.R.R Tolkien’in büyük bir hayranı olan sanatçı daha evvel Hobbitler ve Yüzüklerin Efendisi kitaplarından sahneler betimlemiş ve karakterlerini resmetmiş hatta bunları toparladığı ancak artık satışta olmayan Middle Earth isimli bir resim kitabı bile bulunuyor. Edebiyat alanındaki diğer ilham kaynaklarını sorduğumda ise fantastik edebiyatın Harry Potter’ın yaratıcısı J.K. Rowling’in, İsveçli meşhur çocuk kitabı yazarı Astrid Lindgren’in ve Fin romancı ve desinatör Tove Jansson’ın idollerinden olduğunu anlatıyor. Ardından bu son isimlerin de işaret ettiği bir eğilim içinde olduğunu gösteren cümleleri kuruyor: “Hikâye anlatıcılığımı geliştirmenin peşindeyim son dönemlerde, kendi hikâyelerimi yazıp resimlemenin hayâlini kuruyorum, bir de sessiz kitaplar üzerine daha çok şey öğrenmek ve o alanda da gelişmek istiyorum.”

J.R.R Tolkien’in elf dilini yaratırken Finceden esinlendiğini ve birçok ilhamını da epik bir Fin destanı olan Kalevala’dan aldığını biliyoruz. Ormanlarla, mistik yaratıklarla, trollerle, elflerle ve karanlık ruhlarla bezeli bu hikâyeler aynı zamanda hiç vazgeçmeyen, umudunu ve inadını asla yitirmeyen halkların bilgelik dolu öykülerini barındırıyor. Dünyanın en özel çocuk edebiyatı eserlerini, yazar ve çizerlerini barındıran Nordik ve İskandinav edebiyatı çocuklarına; ölüm, korku gibi yeni nesil ebeveynlikte pek anlatılmak istenmeyen bilgileri ve duyguları da açıyor. Bunları tanımayı kolaylaştıran ve tanıdıkları duygularla başa çıkmaları için küçüklere patikalar açan bir edebiyatın illüstrasyonları da hâliyle bazen ürkütücü denebilecek ama hep sade -fakat her nasılsa detaylarla zengin- ve içine çeken, akla kazınan bir ruha sahip. Ulla Thynell de çocukken hiç durmadan okuduğunu, çocuk edebiyatı içinde kaybolmaktan nasıl zevk aldığını anlatıyor: “Şimdi otuzlu yaşlarımda her gün mutlaka beraber kitaplar okuduğum kızım sayesinde daha da zenginleşerek, derin bir ilgi ve merakla okuyorum çocuk kitaplarını” diyor.

Son yıllarda başkent Helsinki merkezinde bir dairede yaşadığını söyleyen Thynell, çizimleriyle uğraşmanın yanı sıra sosyal medya yönetimi, tasarım, fotoğraf, baskılı ürünler, çevrimiçi mağazalardan orijinal ve kopya eserlerinin satışı ve ulaştırılması gibi onlarca işi de kendinin üstlendiğini ve şehirde yaşamanın bu işleri kolaylaştırdığını belirtiyor. Diğer yandan üretmek ve ilham almak için doğaya, sessizliğe ve huzura ihtiyaç duyan sanatçı, arada bir ıssız dağ evlerinde konaklıyor ve hayli yeşil olan kentin doğal parklarındaki ağaçları ziyaret ediyor. Yine de ileride kırsalda, ağaçlar içinde bir eve taşınma arzusunun devam ettiğini anlatan Thynell son cümlesini şöyle kuruyor: “Vahşi doğa daima stresimi alıp yutuyor, aklımı dinginleştiriyor ve bana sonsuz ilham ve neşe kaynağı sunuyor!”

0
5459
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle