08 MAYIS, PAZARTESİ, 2017

Kült Film Yönetmenlerinin Fotoğraf Maceraları -2-

Sinema tarihinde yer etmiş önemli yönetmenlerin fotoğraf geçmişlerine dair derlememizin ikinci bölümü ile karşınızdayız. Sadece görselliğiyle bile öne çıkan filmlere imza atan yönetmenlerin kadrajlarına neler sığdırdıklarını merak ediyorsanız yazımıza göz atabilirsiniz.

Kült Film Yönetmenlerinin Fotoğraf Maceraları -2-

Birçok yönetmene göre sinemanın kaynağı olan fotoğraf sanatında, anlık görüntüye rağmen devinimi hissedebiliyoruz. Sinemaya oranla seyircisine algı kapılarını sonuna kadar açan fotoğraf sanatının örneklerini altı dünya yönetmeni üzerinden derledik.

İnsan Ruhuna Yolculuk: Nuri Bilge Ceylan

Sinemadan önce fotoğraf sanatçısı olarak tanınmaya başlayan Nuri Bilge Ceylan, son olarak ‘’Babamın Dünyası’’ adlı fotoğraf sergisiyle karşımıza çıktı. Sanatçının babası Emin Ceylan’ın portrelerinden oluşan fotoğraf sergisi büyük bir ilgiyle karşılandı. 1993 yılı sonlarında Koza adlı kısa filmiyle Cannes Film Festivali’ne seçilen ilk yerli yapım olarak adını duyuran Ceylan, ardından gelen Kasaba, Mayıs Sıkıntısı, Uzak, İklimler, Üç Maymun, Bir Zamanlar Anadolu’da ve Kış Uykusu filmleriyle sayısız ödül aldı. Boğaziçi Üniversitesi’nin Fotoğraf Kulübü ile fotoğrafa olan yetkinliğini geliştiren Ceylan, kapalı havalar, kontrast tonlar ve bozkırı temel alan çerçevelemelerle karşımıza çıktı. 

Kusursuz Görme Edimi: Stanley Kubrick

26 Nisan 1928’de New York’ta doğan Kubrick, sinemanın detaycı dâhisi olarak anılıyor. Fotoğrafa babasının verdiği fotoğraf makinesiyle başlayan Kubrick, ilk fotoğrafını Look adlı dergiye sattığında 17 yaşındaydı. Üniversiteye notları çok düşük olduğu için kabul edilmeyen Kubrick, daha sonra Kolombiya Üniversitesi’nde misafir öğrenci olarak yer aldı. Toplamda 16 adet filmi olan yönetmen, her janrda başat örnekler vererek sinema tarihine geçti. Fotoğraf sanatından faydalandığı perspektif, doku, çizgi, oran ve orantı gibi dinamikler hemen her filminde görülüyor.

Pop Göstergelerden Deneysel Sinemaya: Andy Warhol

Disiplinlerarası bir sanatçı olan Andy Warhol, Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilir. The Rolling Stones, Bob Dylan, John Lennon gibi isimlere kapak tasarımları yapan Andy Warhol aynı zamanda deneysel sinema türünün de önemli örneklerini verdi. Empire, Chelsea Girls gibi anti film söylemlerine sahip eserler veren Warhol, fotoğraflarında da pop imgeler kullandı. 

Issız Mekânlar: Wim Wenders

1945 Düsseldorf-Almanya doğumlu olan yönetmen, öncesinde tıp eğitimi gördü. 1967-1970 yılları arasında Münih’te sinema eğitimi gördükten sonra ilk uzun metraj filmi olan Summer in the City’i çekti. Fransız Yeni Dalga’sından etkilenen Wenders, filmlerinde parçalı olay örgüsü ve anti kahraman yapısıyla öne çıktı. Uzun çekimler eşliğinde ahlaki çöküntü yaşayan karakterlere odaklanan sineması tüm dünyada büyük ilgi gördü. Wenders, fotoğraf çalışmalarında daha çok çöl doğasını hatırlatan ıssız yerleşim alanlarını göstermeyi tercih ederek, yalnızlığı ve özgürlüğe dokunan görüntüler sundu.

Kırsalın Güçlü Kadrajı: Abbas Kiarostami

1940 Tahran-İran doğumlu ünlü yönetmen, bir resim yarışmasını kazanarak grafik tasarım eğitimi görmeye başladı. Kiarostami, genelde İran’ın kırsal bölgelerinde geçen ve gündelik hayat üzerine belgeselci bir yaklaşımı benimsedi. Majid Majidi, Mohsen Makhmalbaf, Jafar Panahi gibi isimlerle birlikte İran Yeni Dalga’sının öncü isimlerinden oldu. Sosyal gerçekliği vurgulayan filmlerinin yanında fotoğraflarında da aynı üslubu korudu. Doğanın gücünü, insanlığın yaşam döngüsünü ve dirençlerini işleyen minimal kadrajlarıyla öne çıktı.

Nazi Belgesellerinden Fotoğrafçılığa: Leni Riefenstahl

1902 Berlin doğumlu yönetmen Leni Riefenstahl, sinema tarihinin en etkili kadın yönetmenlerinden olarak kabul edilir. 1933-1935 yılları arasında Alman Nazi Partisi’nin mitinglerini çekmeye başlayan yönetmen, daha sonra bir melodram filmi olan Das blaue Licht ile ilk uzun metrajını gerçekleştirdi. Filme hayran kalan Adolf Hitler, Triumph des Willens ve Olympia adlı belgesellerini yapmasını istedi. 1949-2000 yılları arasında nazi geçmişi nedeniyle filmlerine destek bulamayan yönetmen, fotoğrafçılığa yöneldi. Fotoğraflarında genellikle insan bedenini görkemli bir şekilde göstermeyi tercih etti.    

0
6516
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle