11 MAYIS, CUMA, 2018

İplikler Arasındaki Bilinmez

Kilim dokusu üzerinde yarattığı formlarda uzam felsefesini işleyen sanatçı Belkıs Balpınar, bugünlerde Anna Laudel Contemporary’de yer alan sergisiyle dikkat çekiyor. Kendine has üretim pratiğini öncüsü olduğu “art kilim” dalında sergileyen sanatçının çalışmalarına kapsamlı bir bakış için “Dokuma-ma” adlı sergiyi ziyaret etmeyi unutmayın.

İplikler Arasındaki Bilinmez

Geçmişi tarih öncesi çağlara dayanan dokumacılık, doğal şartlardan korunmak amacıyla insanoğlunun örtünme ve korunma gereksinimiyle ortaya çıktı. Saz, dal ve ot parçalarıyla ilk teknikleri denenen dokumacılık, hasır örgüden sonra pamuk, ipek, yün ve keten liflerinin kullanılmaya başlamasıyla günümüzdeki versiyonuna doğru evrilmeye başladı.


Yüzyıllar öncesine dayanan tarihiyle günümüzde az da olsa hâlâ makine tekniklerinden uzak bir şekilde üretilen örneklerine rastlayabileceğimiz dokumacılığın “art kilim” sanat dalındaki örneklerini bizimle paylaşan değerli sanatçı Belkıs Balpınar ise nevi şahsına münhasır bir üretim diline sahip. Fizik ve astronomiden beslenen, geleneksel üretim tekniğini güncel sanatla buluşturan sanatçı, eşsiz üretim dilini nitelikli bir sunumla Anna Laudel Contemporary’de sergiliyor. Nisan sonunda açılan sergisiyle 10 Haziran’a dek bizi ipliğin tılsımlı hikâyesini dinlemeye davet ediyor.

  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz

© Kayhan Kaygusuz

Yaşamına ve çalışmalarına Bodrum’da devam eden, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Tekstil Bölümü mezunu olan Belkıs Balpınar; Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin Halı Bölümü’nde ve ardından İstanbul Vakıflar Halı ve Kilim Müzesi’nin Halı Bölümü’nde küratör, İstanbul Vakıflar Halı ve Kilim Müzesi’nde kurucu müdür olarak çalıştı. Geleneksel kilim dokusunu dönüştürdüğü “art kilim” adlı sanat dalına öncülük etti ve pek çok makale yazıp yurt içi ve yurt dışında konferanslarda yer aldı.

Mikro ve makro dünyalarla yakından ilgilenen Balpınar, eser adlarında da sıkça karşımıza çıkan uzay, evren, galaksiler, dönencelerden ilham aldığını söylüyor. Göreceli düzlemler üzerine çalışan sanatçı çalışmalarında da bakış açısına göre algılanan eserler üzerine yoğunlaşıyor. Bir parçanın içerisine birkaç bakış açısı yerleştirerek basit formları kendine has süzgecinden geçiriyor.

​25 yıldır tek bir dokuyucuyla çalışan Balpınar, klasik Anadolu kilimindeki basamaklı dokumalar yerine sadeleşmek için uzun çalışmalar yaptıklarını belirtiyor. Spiral ve yuvarlak hatlara yoğunlaşan sanatçı, bilimle ve uzayla ilgili kitaplar okumaya başladığı dönemde çalışmalarının da bunun etkisinde kaldığını söylüyor. Uzay, uzam, kuantum fiziği ilgisinin son zamanlarda benlik ve bilinç üzerine yoğunlaştığını da ekliyor.

  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz

© Kayhan Kaygusuz

Sanatçının imzası hâline gelen, sergiye de adını veren “dokuma-ma” tekniği ise Balpınar’ın yenilikçi çizgisinin en önemli örneklerinden biri. Arada dokunmadan bırakılan iplikler dokuma tekniğiyle denenebilecek pek çok işleyiş farklılığını kanıtlar nitelikte. Ve tabii bu geleneksel tekniği günümüze ve güncel sanata uyarlamanın mümkün olduğunun da… Parçanın bir kısmını dokuyup bir kısmını dokumadan bırakan sanatçı, “dokumama” kavramıyla tanıştırıyor bizi. Boşlukların verdiği nefes alma etkisiyle farklı deneyimlerle karşılaşıyor ve zihnimizdeki dokumacılık örneklerine bir es vererek uzaktan bakıyoruz.

Dokumacılığın kültürel değerinde bu denli önemli olduğu Türkiye’de ne yazık ki bu tekniğin sanatta kendini göstermesi yeterli doyuruculukta örnekler barındırmıyor. Bu noktada Balpınar kendi tekniklerini de ilave ederek eski çağlardan beri bir gelenek olarak kültürümüzle bütünleşen “dokuma”yı çağdaş sanat ile buluşturuyor. İnsanlığın en eski üretim geleneklerinden biri olan dokumayı modernize edip adeta bir tuvale dönüştürüyor.

  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz
  • © Kayhan Kaygusuz

© Kayhan Kaygusuz

​Dokuma tekniğinin sınırlarını zorlayan Balpınar’ı geleneksel sanatlar üzerine üretim yapan diğer sanatçılardan ayıran en önemli noktalardan biri belki de ilham kaynakları. Bu denli el emeğine dayalı, ortaya çıkışı yüzyıllar evveline dayanan bir üretim dalını seçip de fizik, felsefe, astrofizikten aldığı ilham ve form arayışlarıyla üretimini gerçekleştiren sanatçı ipliklerin arasında bilinmezi arıyor. Bilim ve bilinmeze duyduğu meraktan karşı konulmaz bir beslenme kaynağı yaratan sanatçı bu heyecanlı keşiflerini formlarına yansıtıyor. Gelecekten aldığı ilhamı insanoğlunun en eski dönemlerden beri kullandığı tekniğiyle işliyor. Ancak araştırmaya ve geliştirmeye duyduğu merak sayesinde bunu yaparken yenilikler denemekten de asla geri durmuyor. Katlanan biçimler, spiraller derken bir de dokunmamış bölümler senaryoya ekleniyor. Tüm bu merak ve araştırma alışkanlığında sanatçının internet ve sosyal medyayla olan ilişkisi de önemli bir etken olabilir. Sanatçı okuma, araştırma ve üretme pratiğine bir de internet süreçlerini ekleyerek günceli yakından takip ediyor.

Belkıs Balpınar

Belkıs Balpınar

Balpınar, işlerinin mekân ile bütünleştiğini ve serginin Anna Laudel Contemporary’de gerçekleşmesinin, ortaya çıkan etkileyici görüntüde çok etkili olduğunu söylüyor. Dünyanın birçok yerinde sergi açan sanatçının Anna Laudel ile çalışmak içine belli ki çok sinmiş, bu süreçten duyduğu memnuniyeti özellikle belirtiyor.

​Kilim dokusu üzerinde yarattığı formlarda uzam felsefesini işleyen sanatçı Belkıs Balpınar’ın “Dokuma-ma” adlı sergisini 10 Haziran’a dek Anna Laudel Contemporary’de ziyaret edebilirsiniz.

0
3654
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle