16 OCAK, CUMARTESİ, 2016

Gerede Ailesinin Yeni Sanatçı Ferdinden İlk Kişisel Sergi

10 yaşındayken graffiti yaparak bu dünyaya adım atmış Dilan Gerede Erkaya. Hoş, sanatçı bir aileden gelip, bu ortamda büyümüş olduğu için Bedri Baykam’ın deyimiyle başından beri “Bizim Entourage’da”. Şimdi 15 yaşında ve kapılar üzerine yaptığı resimler ve graffitilerden oluşan ilk kişisel sergisi “Doors of Perception” ile izleyici karşısına çıkıyor.

Gerede Ailesinin Yeni Sanatçı Ferdinden İlk Kişisel Sergi

Bazen güzel dursun diye bazen de sadece içinden geldiği için boyuyor. “Bir şey ifade etmiyorsa bile güzel olsun istiyorum” diyor. Graffitiye 10 yaşındayken, annesi Bennu Gerede’nin sevgilisi Cem Büyükhanlı sayesinde başlamış. O zamanlar graffiti yapmanın “cool” olduğunu düşünmüş ama sonra bu düşüncesinden vazgeçmiş. “Graffiti sokakta savaş gibi bir şey sonuçta” diyor. 

Dilan’ın güzellik anlayışı, büyüdükçe gelişmiş. Yani kendisi öyle diyor. Bu noktada anneannesi Canan Gerede’nin ve onun yanında büyümesinin büyük etkisi olmuş. Zira Canan Hanım onun ileride dünya çapında bir sanatçı olacağını düşünüyor. Dilan hep meraklı bir çocukmuş. Kendi fırçalarını bile kendisi yapmaya kalkışmış. En azından merak edip araştırmış. Sonra Japon sanatına ve dövmelere merak sarmış. Şimdi Budizm ve Şamanizm kitapları okuyor. Diğer taraftan kaykay ve sörf yapıyor. Sergide de kendi sörf tahtasını boyadığı bir çalışması var. Kaykay da hayatının önemli bir parçası. Nerelerde yaptığını şöyle anlatıyor: “İstanbul’da 12 tane kaykay parkı var. Onun dışında sokakta bir takım yerler var kayabildiğimiz, Beşiktaş’ta var, karşıda birkaç yer var. Ama mesela akşam annemle çıkarım, Beyoğlu’nun travesti olan yerlerine giderim. Benim çok hoşuma gidiyor öyle şeyler. Mesela benim esin kaynaklarım arasında travestiler de var, çok enteresan. Çok saygı duyuyorum ben. Anneannem film çekti onlara mesela, ondan da çok şey aldım.”

Dilan da ileride film çekmeyi düşünüyor. “Ama yönetmenliğini de yapacağım, sanat yönetmeni de ben olacağım, editingini de yapacağım, müziğini de seçeceğim” diyor.

Gelelim bu yazının konusunda, yani Dilan’ın ilk kişisel sergisi “Doors of Perception”a... Serginin ismini annesi Bennu Gerede koymuş. “Doors of Perception ismi Aldous Huxley’in yazdığı kitaptan geliyor. O kitap da Wiliam Black’in yazdığı bir şiirden çıkıyor. Herif LSD trip yapıyor. Normal uyuşturucu alan insanlar trip yaptım falan der, bu herif onun yerine kitap yazıyor doors of perception üzerine. Herif tez falan yazıyor. Bence enteresan. Herif boş boş uçacağına direkt uçarken yazıyor. Ve öyle bir kitap çıkıyor ortaya.”


Sergide kapılar üzerine çalışmalar yapan Dilan’ın kapı boyama fikri de aslında biraz tesadüfen ortaya çıkmış. “Tualden nefret ediyorum. Herkes tualin üstüne yapıyor ya sinir oluyorum. Tual evde baya var ama çalışmıyorum ki tual üstüne. Gıcık oluyorum. Kapı çok hoşuma gitti eski ya böyle.”

Dilan’ın tek “gıcık” olduğu şey tualler değil tabii...  Gençleri müzelere çekmek isteyen müze yöneticileri ve sanatçılar için Dilan’ın bu söylediklerini es geçmemek iyi olacak: “Ne kadar sıkıcı da olsa müzeye karşı bir tavrım da yok. Hem ergeniz hem de çok sıkıcı bir yer. Ne kadar güzel şey olsa da içerisi sıkıcı, çok sakin bence. Yani yaşlı tipler dolaşıyor içeride zombi gibi, bana ne! Dışarıda yaşayan insanlar var daha eğlenceli. Ama müzenin içinde bazen efsane şeyler olabiliyor.”

* Yazıda geçen tüm bilgiler, Dilan Gerede Erkaya’nın sergi katalog yazısı için Bedri Baykam’la yaptığı 25.12.2015 tarihli röportajdan alınmıştır. Daha da fazlasını Piramid Sanat’ta 26 Ocak’a kadar devam eden sergiyi gezerken alacağınız katalogda bulabilirsiniz.

0
21788
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle