04 TEMMUZ, PAZARTESİ, 2016

Bu İlkbaharda Radarımıza Takılan 30 Sanatçı

Bahar sezonunun gelmesiyle birlikte çok sayıda sergi, müze gösterimi ve sanat fuarı son dönem genç sanatçıları ile dolup taştı. Artsy de bu bahar dikkat çeken genç sanatçıları merceğine aldı. Dünyada gelecek vadeden 30 yetenekli sanatçıyı su yüzüne çıkarabilmeyi amaçlayan editörlerin hazırladığı listedeki sanatçılar Pekin’den Beyrut’a, Cape Town’dan Katmandu’ya kadar farklı kökenlere sahipler. 

Bu İlkbaharda Radarımıza Takılan 30 Sanatçı

1985 yılında Los Angeles’ta doğdu. Yaşamına ve çalışmalarına Los Angeles ve New York’ta devam ediyor.

Harlem’de bulunan Studio Museum’un 125. Cadde’ye bakan üçüncü katındaki geniş stüdyosunda, siyah parlak mokasenleri ve şapkası ile tepeden tırnağa kot giyinmiş olan EJ Hill, “Başlamak en zor şey olabiliyor: bir sayfadaki ilk kelimeyi yazmak ya da tuvaldeki ilk izi koymak” diyor. Ve devam ediyor: “Tanıdık gelen bir şey ile başladığımda ilgimi bir süreliğine üzerinde tutacağını biliyordum. Bu da daha sonra beni gerçek sanat eserine doğru götürecekti. Bu yüzden de lunaparklardaki hız trenine binmiş gibi tavşan deliğinin derinliklerine daldım ve artık geri dönüşüm yoktu.”

Sanatçı geçen Ekim ayında L.A.’dan Harlem’e taşınmasından ve yerleşik sanatçılarından biri olarak müzeyle çalışmasından beri, çocukluk obsesyonuna geri dönmüş: Lunaparklar. 

Anna Hulačová

1984 yılında Sušice, Çek Cumhuriyeti’nde doğdu. Prag’da yaşıyor ve çalışıyor.

Hulačová’nın yeraltı dünyasından heykellerindeki figürler, dini ikonalar, mitolojik tanrılar ve folklorik canavarlardan esinleniyor. Tarih ve coğrafyaya uzanan ritüelleri içerip hep birlikte insanlığın tapınma eğilimini ve sanat yolu ile kaçışının büyüleyici hikayesini anlatıyorlar. Hulačová yakın zamana kadar neredeyse sadece vatanı olan Prag’ta gösterim yaptı. Ama bu yıl işleri Çek Cumhuriyeti’nin ötesine seyahat ederek LISTE’deki kişisel standta, Strasbourg’daki CEAAC’deki kişisel sergi ile Berlin ve Gdansk’daki karma sergilere ulaştı.

1982 yılında Los Angeles’ta doğdu. Brooklyn, New York’ta yaşayıp çalışmalarına devam ediyor.

Hahn’ın, gülen suratları andıran özellikleri ile lava lambası damlalı salonlara benzeyen acılı ve ağlayan bedenlere sahip kadınlarının bulunduğu resimlerinde adamları seçmek çok zor. New York’ta ikamet eden sanatçı, yeni dönem betili ressamlar arasında olmasına karşın kendini sanat tarihi emsallerinden geleneksel erkek bakış açısına karşı çıkışı ile ayrılıyor. Hahn’ın yakın zamanda Jack Hanley’de gösterilen kişisel sergisindeki ve NADA New York’ta gösterilen çalışmaları nesnelleştirmeyi küçümseyen idealize olmamış figürlerden oluşan bir kabile gibi bir araya gelmişti.

1980 yılında Hamburg’da doğdu. Yaşamına ve çalışmalarına Berlin’de devam ediyor.

Kiessling her ne kadar fotoğraf, yerleştirme ve heykel alanında çalışsa da asıl sanatının, ziyaretçinin onun üç boyutlu çalışmalarından birinin arasında hareket ederken hissettiği deneyim olduğunu  söylüyor. 5. Moskova Genç Sanat Bienali’ne dahil edilen Kiessling’in ortaklaşa çalışmalara olan eğilimi de bulunuyor. (Berlin’deki Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Olafur Eliasson ile çalışması hiç de sürpriz sayılmaz). Daha önce Berlin’in gelecek vaat eden sanatçıları Julius von Bismarck ve Julian Charrière ile Amerika’daki çöllerden ilham alarak gerçekleştirdiği sergi Steve Turner’da gösterildi. 

Madeline Hollander

1986 yılında Los Angeles’ta doğdu. Şu anda New York’ta yaşıyor ve çalışıyor.

Hollander’in göz kamaştırıcı performanslarını oluşturan keskin ve kıvrımlı hareketleri, çağdaş dünya ile nasıl etkileşime girdiğimizi tanımlıyor. Sanatçının geçen yıl genelde üç ile sekiz dansçıdan oluşan  performansları SculptureCenter, Luxembourg & Dayan Galleri ve UNTITLED Art Fair’ı hareketlendirdi. Hollander, ayrıca mayıs ayında Socrates Sculpture Parkı’nda gerçekleştirdiği gösteriyle dikkat çekti. 

Petra Collins

1992  yılında Toronto, Kanada’da doğdu. New York’ta yaşıyor ve çalışıyor.

23 yaşındaki yükselen yıldız Collins, dişi kimliği araştırdığı hülyalı, pastel renkli fotoğrafları için muazzam ve sadık bir biçimde sürdüğü izi bir araya getiriyor. Küratör, oyuncu, filmci ve model olan, birçok yerde karşımıza çıkan sanatçı, genç kadın sanatçılar jenerasyonunun dikkat çeken isimlerinden. Bunun kanıtı ise lise yıllarında kurmuş olduğu, The Ardous isimli sadece kızlara ait bir sanat topluluğunun meyvesi olan  2015 yılındaki kitabı Babe. Sanatçı geçtiğimiz aylarda Collins, Carly Rae Jepsen için ROOKIE dergisinde ilk kez bir müzik videosu gerçekleştirdi.

New Noveta

Keira Fox, 1984 yılında Gloucestershire, İngiltere’de ve Ellen Freed, 1988 yılında Nora, İsveç’te doğdu. Her ikisi de Londra’da yaşayıp çalışıyorlar.


Geçen Eylül ayının güneşli bir gününde Keira Fox ve Ellen Freed’in ortak performans projesi olan New Noveta coşkun, yürek hoplatan performanslarından bir tanesiyle Portekiz’de bulunan Serralves Foundation’daki pahalı bir galeri alanını ele geçirdi. Ceket ve uçuşan pantolonlara bürünmüş olan Fox and Freed ayaklarındaki kalın topuklu ayakkabıları ve korku dolu bakışlarıyla çılgına dönmüş bir biçimde salona girip ortalıkta koşuştururken, su balonlarını patlatmaya başladılar ve iplerden sarkan büyük bambu sopalarından sistematik bir biçimde yerleştirme yaptılar. Mücadele veya belki de hayatta kalma sahneleri geliştikçe izleyen kalabalık da giderek büyüdü. 

Alex Chaves

1989 yılında Summit, New Jersey’de doğdu. Los Angeles’da yaşayıp çalışıyor.

Los Angeles’ta yaşayan ressam ve şair Chaves, geçtiğimiz son baharda Night Gallery’deki kişisel sergisi ile kitleleri çekti. Bu ilkbaharda Martos Gallery’de açılan New York’taki ilk kişisel sergisi de görünüşe göre onu New York sanat dünyasının betili resimdeki yeni sevilen kişisi olarak taçlandırdı. Galerinin onun iki resmini Independent New York’a açmasıyla da ünü ivme kazandı. Cezanne’ın Banyo Yapanlar tablosundan esinlenen güçlü resmi serginin en parlak noktasını oluşturdu. 

Florian Germann

1978 yılında Thurgau, İsviçre’de doğdu. Yaşamına ve çalışmalarına Zürih’te devam ediyor.

Aslen taş heykeltıraşı ve dolap marangozu olarak eğitim gören, alçaktan uçan İsviçreli Germann, herkesin radarında olması gereken bir sanatçı. Germann’ın ilgileri üzerine çekmeye başlaması 2015 yılında Paris Internationale ve Galerie Gregor Staiger’da olumlu tepkiler alan sunumları ile oldu. Bunları takip eden gösterimi Heavy Rain (Sağanak Yağmur) adlı eserinde aralarında duvara asılan, oyma rölyeflere benzeyen ve erimiş buz küplerinin su şeklini çağrıştıran heykellerin de bulunduğu jeoloji ve değişen biçimleri araştıran heykellerinin yanı sıra bir video çalışması da sergiledi. 

Li Ming

1986 yılında Yuanjiang, Çin’de doğdu. Sanatçı Pekin, Hangzhou ve Çin’de yaşayıp çalışıyor.

Bir Çin ortak sanat çalışması olan Double Fly Art Centre’ın kurucularından ve üyelerinden biri olan Ming, yerel Çin meselelerini araştırıyor. En son çalışmasında, iPhone dokunmatik hareketlerini, polis tarafından kullanılan manyetik parmak izi mürekkebi ile yakalayıp daha sonra neticesinde çıkan mimiklerin uçurtmalara baskısını yaptı. Alan merkezli video yerleştirmesi olan MEIWE (2015) ile ilk sunumunu gerçekleştirdiği Ullens Çağdaş Sanat Merkezi için yaptığı yine ilk kurumsal kişisel sergiden hemen sonra sanatçı aynı projeyi LISTE’deki kişisel standına getirdi. Sanatçı eleştirmen Guo Juan’ın bir metnine dayanan çalışmada, Muhammed Ali’nin “ben, biz” şiirinin parlak uğultulu biçiminin yanı sıra video ve ışık kutusunu, bireylerin kolektif toplumlardaki varoluşu ve özelliklerini araştırmak için birleştiriyor.

Peles Empire

Katharina Stöver 1982 yılında Gießen, Almanya’da ve Barbara Wolff da 1980 yılında Fogaras, Romanya’da doğdu. Her ikisi de Berlin’de yaşayıp çalışıyorlar.

Sanatçı Stöver ve Wolff birlikte çalışmaya 2005 yılında, 20. yüzyılda rönesanstan art deco’ya kadar  taklitlerin kaynaştırıldığı Romanya Peles Kalesi’nin büyük salonlarından esinlendikleri Peles Empire takma ismiyle başladılar. O zamandan beri yürüttükleri istikrarlı kale içinin yeniden yaratılması ve değiştirilmesi üzerine yaptıkları çalışmaların (duvar kağıdı kaplı odaların içinde fotokopiler ve betondan kolaj yapılmış paneller ve jamesonit kristali kovuklarına benzeyen heykeller) sonucunda çift en son yerleştirmesini bu ilk baharda Berlin’deki Gallery Weekend Wentrup’ta açtı. 

1986 yılında Soweto, Güney Afrika’da doğdu. Şu anda Johannesburg ve Cape Town’da yaşayıp çalışıyor.

Materyali ve metaforları becerikli bir biçimde kullanması ile bilinen yaratıcı heykeltıraş Modisakeng, insanların dikkatini ilk olarak Cape Town’s Michaelis Güzel Sanatlar Fakültesinin 2009’daki BFA sergisinde tahtadan oyulmuş boğa boynuzları, enfiye kutuları ve Claes Oldenburg’unkine benzeyen ucu açılabilen bir bıçak ile çekti. Bu yılın Standard Bank Genç Sanatçı Sergisi’nde ödül alan Modisakeng’in fotoğraf ve videoya da eş değerli bir ilgisi bulunuyor. Sanatçı; 2010 yılında yaptığı master diploması için heykeltıraş Jane Alexander ile birlikte çalışırken, Robin Rhode’dan etkilendiğini ön gören bir seri kişisel fotoğraf portrelerine başladı ve daha sonra çalışma konularını şiddet, iş gücü, güvenlik ve ritüel gibi  alanlara yaydı.

Mario Pfeifer

1981 yılında Dresden, Almanya’da doğdu. Yaşamına ve çalışmalarına Berlin ve New York arası devam ediyor.

New York’ta yaşayan hip-hop üçlüsü olan Flatbush ZOMBIES’in Blacktivist müzik videosu Youtube’da 2.5 milyon kez izlendi. Blacktivist muhtemelen video sanatı tarihinde en çok görüntülenen çalışma. Bunun sebebi müzik ve sözlerin Flatbush ZOMBIES’e ait olmasının yanı sıra videonun da çoklu disiplinlerde çalışan Alman sanatçı Mario Pfeifer’a ait olmasından kaynaklanıyor.

34 yaşındaki Pfeifer, çoğunlukla yeni çalışmasının kaynak materyallerini oluşturan farklı araştırma gezileri ve yerleşik sanatçı programları dışında New York ve Berlin arasında yaşıyor. 

Juntae TeeJay Hwang

1991 yılında Seul, Güney Kore’de doğdu. New York’ta yaşayıp çalışıyor.

Juntae okula gitmek için 12 yaşındayken Kore’den Amerika’ya göç etmiş. Bu göç sanatçıyı derinden etkilemiş. Ve K-pop ve propagandalardan etkilenen video, performans ve yerleştirmelerinde Doğu ve Batı arasındaki kültürel çatışmayı incelemelerine yansımış. Londra’daki Slade Güzel Sanatlar Fakültesi’den diplomasını alana kadar istikrarlı bir biçimde bir ivme kazanan sanatçı Nottingham ve ICA Londra’da Bloomberg New Contemporaries 2015’te ve Büyük Britanya’daki sanat okullarından umut veren yeni mezunların yıllık listesinin yapıldığı XL Catlin Art Guide’nin bu yılki yayınında yer aldı. 

Rachel Rossin

1987 yılında Batı Palm Beach, Florida’da doğdu. New York’ta yaşayıp çalışıyor.

Kendi kendini yetiştirmiş bir programlama dehası olan ve günümüzdeki sanal gerçekliğin erken dönemde benimseyen Rossin, teknik uygulamalarını resim ile eşleştiriyor. Kendi üretim sürecini fiziksel gerçeklik ile bağlıyor. Zieher Smith & Horton’da sonbaharda övgü ile karşılanan sergisinde, yağlı boya resimleri beraberindeki Oculus Rift başlığında görüldüğü gibi gerçek dışı manzara görüntüleri aksettirdi ve NADA New York’ta Signal Gallery ile birlikte olan kişisel standında yeni sanal gerçeklik yerleştirmesinin  yanı sıra VR (Sanal Gerçeklik) çalışmasının içinden alıntılanan ekran görüntülerinden etkilenilmiş resimler sundu. 

Dena Yago

1988 yılında New York’ta doğdu. Los Angeles’da yaşayıp çalışıyor.

2011 yılında Tomorrow Gallery’de birbiri ardına çıkardığı şiir kitabı ve sergisinden bu yana, birbirini değiştiren kelimeler ve imgelerin yollarını araştırıyor. Bunun en son sonuçları High Art’ta ve Hammer Bienali’nde sergilendi. Colombiya Üniversitesi mezunu olan Yago, ayrıca usta bir yazar ve akımları öngören kolektif olan K-HOLE’un da yapımcısı. Zincirlerle delinmiş heykellerden biblolara ve hatta kitap kapağını andıran çalışmalara kadar geniş çaplı işleri nükteli ve sıklıkla keskin bir biçimde insan ilişkileri ve bireysel kimliği araştırmak üzerine ilerliyor. 

Willa Nasatir

1990 yılında Los Angeles’da doğdu. Yaşamına ve çalışmalarına New York’ta devam ediyor.

New York’ta yaşayan sanatçı gizemli imgeleri gölgeli odalardaki obje gruplarından oluşturuyor. Internet profillerinin gerçek insanların ve emojilerin duyguların yerine geçtiği bir zamanda Nasatir’in aksesuarları insanoğlunun derin, karanlık duygularının ve tutkularının vekilliğini yapıyormuş hissi veriyor. Ürkünç fotoğraflar geçen yıl ilk büyük çıkışını White Columns’daki kişisel sergi ile yaptı ve çıkışından bu yana NADA Miami Beach ve CHAPTER NY’da küratöryel ve ticari merak uyandırdı. 

Adam Linder

1983 yılında Sydney, Avustralya’da doğdu. Berlin’de yaşayıp üretiyor.

20. Sidney Bienali ile eve geri dönüşünü takiben, Berlin’de yaşayan koreograf Linder, 2013 yılında başladığı ve koreografik performansı kiralama hizmeti olarak sunduğu Choreographic Services (Koreograflık Hizmetleri) serisine Berlin’den Los Angeles’a kadar olan komisyonları ile devam ediyor. Ya yer silme eylemini atik bir biçimde taklit etsin ya da akan hareketlerle kültürel eleştirinin sözel yargılarına cevap versin, Linder’in saat başına ücretlendirilen koreografisi müziğin ötesine geçiyor. Ve neticede koreografi ve dili ekonomik iş gücü ve sosyal durumlar arasındaki ilişkilerin eleştirel yansıması olarak birbirine bağlıyor. 

Jesse Mockrin

1981 yılında Silver Spring, MD’de doğdu. Los Angeles’ta yaşayıp çalışıyor.

Havaya kaldırılmış serçe parmak ile bir kol gür bir çayırlığa uzanıp havada yakalanan, uçuşan pembe sabahlığa sarılı bir şekle doğru hareket eder; hemen yanında resmedilmiş küçük bir ayakkabıyı havaya fırlattıktan bir an sonrasında görülen çorapla örtülmüş bir bacak gökyüzünü işaret eder. Sahne tanıdık ve ayartıcıdır; ama klasik bir aşk şarkısının modern zamanın pop şarkıcısı tarafından çok iyi bir biçimde seslendirilmesi gibi orijinalinden çok farklıdır.

Mockrin, Rokoko ustasının geleneklere uygun 1767 tuvali olan The Swing doğrudan alıntı yapan resmi göstererek, “Fragonard en sık referans alınan ressamdır” diyor. Resimlerinin yeni sergisi “The Progress of Love” tarafından çevrelendiği Los Angeles’ta bulunan Night Gallery’nin beton yerinde ayakta duruyor. “Ama başka (referans alınan) ressamlar da var” diye devam ediyor. “Boucher gibi ya da Deshays ve Perronneau gibi pasteli seven daha az bilinen ressamlar gibi.” Her ne kadar Mockrin’in çalışmaları 18. yüzyıl Rokoko kompozisyonlarıyla aynı biçimsel özellikleri paylaşsa da söz konusu çalışmalar kesinlikle 21. yüzyıla ait. 

Abigail Reynolds

Stamford, Amerika’da 1975 yılında doğdu. Londra ve St Just, Cornwall, Amerika’da yaşayıp çalışıyor.

Basılı materyali araç olarak kullanarak çetrefilli kolajlar ve birleştirmeler yapan Reynolds’un görsel sanatlara geçmeden önce Oxford’da İngiliz Edebiyatı okumuş olması biraz sürpriz oluyor. Uygulaması onu, genellikle geçmiş ve günümüz arasında bir diyalog yaratabilecek dergiler, atlaslar, seyahat rehberleri ve gazeteleri aradığı kitapçılar ya da bit pazarına götürüyor. Geçtiğimiz aylarda BMW Art Journey (MNW Sanat Yolculuğu) ödülü için finalist olarak seçilen sanatçı, Cornwall maden ocaklarının endüstri devriminden sonraki görüntüsü üzerine kurulmuş olan yeni filmi The Mother’s Bones ile Arts Council England tarafından para desteğine layık görüldü. 

Valentina Liernur

1978 yılında Buenos Aires’te doğdu. Yaşamına ve çalışmalarına São Paulo ve Buenos Aires’te devam ediyor.

Liernur, tasarımcı bir arkadaşının artan kumaş parçalarını verdiği 2011 yılından beri kot kumaşını uygulamasına dahil ediyor. Sanatçı şu anda materyali, eskitilmiş, dikilmiş, çamaşır suyuna bulanmış ve hatta altındaki tahta çerçeve görünmesini sağlayacak biçimde geniş büyüklüklere sahip  deliklerle tuval olarak kullanıyor. Bu çalışmalardan ilki Campoli Presti’de 2014 yılında gerçekleşen, 1980’lerde dar kot pantolonu giyinirken şehvetli bir biçimde iç geçiren modelin bulunduğu Arjantin reklamına gönderme yapan “ahh...ah...” adlı bir kişisel sergide ortaya çıktı. Sanatçı ayrıca 5 Haziran’da sona eren Reena Spaulings’deki kişisel sergisinde yeni betili resimlerini gün yüzüne çıkardı.

Henrik Eiben

1975 yılında Tokyo’da doğdu. Hamburg ve Almanya’da yaşayıp çalışıyor.

Eiben geçtiğimiz Ocak ayında Art Los Angeles Contemporary’deki renkli, geometrik, selfilere ilham veren çalışmalarıyla Galerie Christian Lethert’de yer almıştı. Geçtiğimiz aylarda gerçekleşen kişisel sunumu için Art Cologne’un New Positions sektöründe fuar tarafından özel olarak seçilen 14 yeni sanatçı arasında yer aldı. Örülmüş yünden, floresan pleksiglasa kadar birbirlerine karşıt dikkat çekici materyalleri bir arada kullanan sanatçının uygulamaları ağır biçimde minimal sanattan etkileniyor. İster pastel sulu boya olsun, ister alüminyum duvar heykelleri Eiben’in çalışmaları canlılık ve ışığı anımsatmasıyla dikkat çekiyor. Mayıs sonu sona eren Christian Lethert’de gerçekleşen kişisel sergisinin adının “Running on Sunshine”

olmasının sebebi de belki bu yüzdendir. 

Aida Muluneh

1974 yılında Addis Ababa, Etiyopya’da doğdu. Addis Ababa’da yaşayıp çalışıyor.

Muluneh, yola Washington Post gazetesinde foto muhabiri olarak çalışarak başlamasına karşın zaman içerisinde portrede kendine has stilini oluşturmuş. Fotoğrafları ve ten renkleri sıklıkla geleneksel Afrika beden sanatına boyun eğen, aynı parlak gölgelerle boyanmış temel renklerdeki kıyafetlerin içindeki figürleri ön plana çıkarıyor. Her ne kadar çok fazla seyahat etmiş olsa da çalışmaları kendi yerel Etiyopya temeline dayanıyor. Son kişisel sergisi, safari hayvanları, kıtlık ve savaştan farklı olarak sanatçının ülkesine geri dönüş deneyimlerini araştıran ve kendi deyişiyle “Afrika’yı farklı bir yolla hazmetme” amacını güdüyor.

Nick Bastis

1985 yılında New York’ta dünyaya geldi. Yaşamına ve çalışmalarına Bürüksel ve Vilnius’de devam ediyor.

Bastis, 2013 yılında Şikago Üniversi’ndeki Güzel Sanatlar Master programını takiben rüzgarlı şehir Brüksel’den birçok farklı yere uzanan yerleştirmeler gerçekleştirdi. Uygulamalarında çizim, video ve heykeli birleştiriyor. Bastis para çekme ve para değiştirme konularına fazlaca ilgi duyuyor. Bu da camdan transparan sırt çantalarından buzdolabı kutularına kadar Frieze’e olan yolundaki nesnelerle açığa çıkıyor. 

GCC

2013 yılında kuruldu. GCC: Nanu Al-Hamad, Khalid Al Gharaballi, Abdullah Al-Mutairi, Fatima Al Qadiri, Monira Al Qadiri, Aziz Al Qatami, Barrak Alzaid ve Amal Khalaf’tan oluşuyor.

Sekiz kişiden oluşan GCC’nin resmi başlangıcı için 2013 Art Dubai VIP’den daha etkileyici bir yer seçilemezdi. GCC, petrol zengini Arap Körfez bölgesi tarafından yaratılan tatsız toplumsal imajı ve bu zenginliğin yaygınlaşması konusunu ele alıyor. Sundukları imge, Batı haber dünyası tarafından yakalanan gerçeklikten hem daha incelikli hem de daha saçma olarak değerlendirilebilir. 

Hit Man Gurung

1986 yılında Lamjung, Nepal’de doğdu. Kathmandu, Nepal’de yaşayıp çalışıyor.

Sanatçı resimleri, kolaj ve yerleştirmelerinde, vatanı Nepal’de ailelerini besleyebilecek iş imkânlarını aramak için yaşamlarını riske sokan göçmen ailelerin sert gerçekliklerine odaklanıyor. Projeleri, sevdiklerini kaybeden aileleri ziyaret ederek topladığı gerçek kişisel öyküler ile bağlantı kuruyor. En son Brisbane’deki Asia Pacific Triennial of Contemporary Art’ta öne çıkan genç sanatçının çalışması ayrıca Hong Kong’un deneysel çağdaş sanat merkezi Para Site’daki karma sergiye dahil edildi. 

Jimena Mendoza

1979 yılında Mexico City’de doğdu. Yaşamına ve çalışmalarına Prag’ta devam ediyor.

Her ne kadar önceki çalışmalarında ağırlıklı olarak Meksika el sanatları ve özgün imgelemeyi kullansa da Mendoza’nın Kurimanzutto’daki kişisel sergisi kaynak materyalin genişleyen havuzunu yansıtır nitelikteydi. Halihazırda Prag’ta bulunan Sanat, Mimari ve Tasarım Akademisi’nde devam etmekte olan ve Çek Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı’nın bir üyesi olan Mendoza, Doğu Avrupa fütürizmi ve İspanya öncesi dönemi kalıntıları gibi birbirinden farklı kaynakları kendi küçük seramik heykellerinde birleştiriyor. 

Hao Jingban

1985 yılında Shanxi, Çin’de doğdu. Pekin’de yaşayıp çalışıyor.

Londra’daki Goldsmith’s ve University College’dan Medya ve Film Bölümü’nden mezun olan Çin asıllı sanatçı Hao, kendi ülkesinin sosyal tarihini araştırdığı çağrışımcı, sahte belgesel filmleriyle yaşadığı yer olan Pekin’den New York’a kadar küratörlerin dikkatini çekiyor. Beijing Ballroom adlı film döngüsü Pekin’in prestijli Ullens Center for Contemporary Arts (UCCA)’da haziran ayında gösterime girdi. Bu filmler seyirciye Çin’deki kültürel devrimin öncesi ve sonrasında Çin’in salon dansı kültürüne bir pencere sunuyor. 

Gaia Fugazza

1985 yılında Milan’da doğdu. Londra’da yaşayıp üretiyor.

Milanlı genç sanatçı Fugazza, annelikten sanat üretimine ve hatta cep telefonunda gördüklerine kadar koşulların kaderimizi nasıl şekillendirdiğini göz önünde bulundurduğu günlük gözlemlerden ilham alarak gerçekleştirdiği soyut ve betili çalışmaları ile Londra’daki Zabludowicz Collection’da yer alan son sanatçı. Tahta üzerine oyulmuş narin çizimlerinde ya da ham, elle harmanlanmış pigmentlerle cam üzerindeki resimlerinde uyarıcıyı, akıllı telefonlar ve diz üstü bilgisayarlarda, bir zamanlar derin kişisel olan ve evrensel bir biçimde anlaşılabilen günlük hayatın hikayeleri ile eritiyor.

Emanuel Rossetti

1987 yılında Basel’de doğdu. Basel ve Zürih’de yaşayıp çalışıyor.

Rossetti çalışmalarını hiçbir zaman tuval ile sınırlandırmıyor. O, daha çok duvarlar, yerler, tavanları benimsiyor ve hatta havayı ses ile dolduruyor. Sanatçı Kunsthalle Bern’deki bir sergide galeri odalarından birkaçını cafcaflı kırmızı halı ve sayısız nesneyle dönüştürdü. 

0
8463
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle