0 YAPILAN YORUMLAR
5974 GÖRÜNTÜLENME
0 TAKİPÇİ
0 BEĞENİ
Picasso ve Maya : Baba ve kız

Gagosian Gallery Paris’te 19 Ekim – 22 Aralık tarihleri arasında gerçekleşen sergi, ünlü sanatçının kişisel hayatından ve sanatından oldukça duygusal bir kesiti, kızı Maya ile olan özel ilişkisini ziyaretçilerle paylaşıyor. Kışın başlangıcında kalpleri ısıtacak bir sergi.

Dünyada toplam on altı galerisiyle ve çalıştığı ünlü sanatçılarla galeri sektörünün devi Gagosian’ın bu sergisi Picasso ve kızı Maya’nın ilişkisine odaklanıyor. Serginin küratörlüğünü, New York’ta ve Paris’te diğer birçok Picasso sergisinin arkasında yer alan, Picasso heykelleri uzmanı sanat tarihçisi, aynı zamanda Picasso’nun torunu Maya’nın kızı Diana Widmaier Picasso üstlenmiş.

Sergide ziyaretçinin etrafını saran yakınlık ve samimiyet hissi belki de bu serginin küratörlüğünü yine aileden birinin yapmasından kaynaklanıyor. Diana Widmaier Picasso’nun seyirciyle paylaştığı eserler ve belgeler bir yandan dünyaca ünlü bir sanatçıya öte yandan aile arşivlerine ait.  Pablo Picasso ise bu sergide baba rolünde bulunuyor. Bu rolde dünyanın en ünlü sanatçılarından biri de olsa, kızına özel portreler, kolaj resimler ve heykel bebekler yapan bir baba ile karşılaşıyoruz.

Picasso ve Maya. 1935

Picasso ve Maya. 1935, 1937, 1944 © Succession Picasso © Archives Maya Widmaier-Ruiz-Picasso


Sergideki resimler ve heykeller, Anne Marie-Thérèse’in hamilelik döneminden, Maya’nın çocukluğuna uzanıyor. Sergilenen eserlerin bir kısmı diğer aile portreleri gibi 1973’teki ölümüne kadar Picasso’nun kişisel koleksiyonunda yer almış. Bu eserlere ise daha önce yayınlanmamış, arşiv değerinde çeşitli belgeler, fotoğraflar, mektuplar, şiirler ve videolar da eşlik ediyor. 

  • Maya üç aylık. 1935. Özel koleksiyon.
  • Maya
  • Maya
  • Saçlarında bebekle Maya

Maya, 5 Eylül 1935’te dünyaya karmaşık bir aile tablosunda dünyaya gelir. Gerçek ismi Maria de la Concepcion’dur ancak konuşmaya başladığında kendi ismini Maya olarak telaffuz ettiği için sonrasında bu isimle anılacaktır.

Maya’nın annesi Marie-Thérèse Walter ve Picasso, 1927’de Paris Galeries Lafayette’te tanışırlar. Picasso, kendisine model olmasını teklif eder. Ancak bu dönemde Picasso balerin Olga Khokhlova ile evlidir ve bu sebeple Marie-Thérèse ile ilişkisini uzun süre gizli tutar. Picasso’nun 1932’de Galeri Georges Petit’deki sergisini gören yakın çevresi, eserlerde yeni bir ilham perisininin varlığından ve Picasso’nun hayatında Olga’dan başka bir kadın olmasından şüphelenir. 

Birkaç sene sonra, 1935’te Picasso’nun Olga’dan boşanmak istemesi ve Maya’nın doğumuyla artık gizli kalamayan ilişki büyük bir krize sebep olur. Boşanma davası Picasso’ya oldukça maddi zorluk çıkardığından uzun bir süre ertelenir. Bu ilişkinin evlilik dışı olması sebebiyle de Picasso’nun kızı Maya ve annesiyle geçirdiği ailevi zamanlar da az olacaktır. Maya’nın doğumunu takip eden aylarda, bu duruma bir de fotoğrafçı ve sürrealist ressam Dora Maar’la başlayan ve sekiz yıl sürecek ilişkisi eklenir. 

  • Önlüklü Maya
  • Maya bebekle. 1938 © Succession Picasso
  • Figür

Her şeye rağmen, Picasso’nun kadınlarla ilişkisinden kaynaklanan bu aile dramı baba-kız ilişkisini negatif yönde etkilemez. Maya, Picasso’nun ilk kızıdır, en çok resmettiği çocuğudur, aralarında özel bir bağ vardır. Maya babasıyla aralarındaki ilişkiyi anlatırken şöyle der : “Doğumumda büyük bir sürpriz olmuş. Bir kız çocuğu! [...] Babamın tam bir parodisiydim, koyu tenliydim ve esmerdim [...]. Kısacası, 5 Eylül 1935’te, yüzünün tam bir kopyasını elinde tutuyordu.”  Picasso kızının psikolojik ve fiziksel gelişimini doğumundan itibaren yakından takip etmiş ve resmetmiş. Portrelerden bazıları klasik stilde resmedilmişken, bazılarında ise ‘psikolojik’ olarak değerlendirilebilecek bir kübizm söz konusu. Kızı Maya bu değerlendirmeyi şöyle açıklıyor: “(Resimlerde) Bazıları çok tutarsız ve parçalanmış göründüğümü söyleyecekler, ancak beni tanıyanlara çok tanıdık geliyorlar ve bu inanılmaz doğru. Her şey orada, küçük kız kıyafetlerim, oyuncaklarım bile ve bununla beraber... mükemmel portreler.”

Tarihsel arka planda Guernica’nın bombalanması (1937), II. Dünya Savaşı’nın getirdiği karanlık (1939-45) ve Paris’in nazi yönetimi tarafından işgali (1940-44), eserlere aktarılmış ve hala izleyiciye yansıyan şefkat ve neşeye gölge düşürmez. Baba-kız ilişkisi bu kötü günlerde tam bir mutluluk kaynağıdır.

Ponponlu kırmızı bereli kadın

Ponponlu kırmızı bereli kadın, 1937.  © Succession Picasso

Sergideki eserlere daha yakından bakılırsa, özellikle biri Picasso’nun kadınlarla olan karmaşık ilişkisini özetler konumda denilebilir. Akademisyen ve sanat eleştirmeni Philippe Dagen’in belirttiği gibi, 1938’te resmettiği Ponponlu kırmızı bereli kadın’da seyirci aslında tablonun sol kısmında Marie-Thérèse Walter’a, sağ kısmında ise Dora Maar’a bakmaktadır. Bu ayrıma Picasso’nun genelde portrelerinde kullandığı karakterlerin görsel niteliklerden ve renklerinden yola çıkarak varmak mümkün. Solda, beresiyle, sarı saçlarıyla ve genelde onun için kullanılan renkleriyle Marie-Thérèse, sağ tarafta ise kürk yakalı kıyafeti, siyah saçları, uyum gözetmeyen renkleri ve yüzü köşeli formlarla resmedilmiş Dora Maar. Fondaki iki renk de bu fikri güçlendirecek şekilde tabloyu ikiye bölüyor.

Oyuncak bebeği ve atıyla Maya. 1938. © Succession Picasso

Oyuncak bebeği ve atıyla Maya. 1938. © Succession Picasso

Maya serisinin en çok öne çıkan eseri ise,  1938’te resmedilen Oyuncak bebeği ve atıyla Maya. Bu serideki diğer resimlerle ortak olarak Maya oyuncalıklarıyla yerde oturuyor ve bulunduğu yer belirtilmemiş. Kübist stille resmedilmiş yüzünde birçok açıdan bakış aynı anda görülebiliyor ve yüzünün sağ tarafı profilinden oluşuyor. Bedenin pozisyonunda Maya’nın çocukluğuna dair anlattığı bir ‘yerinde duramama hali’ seziliyor. Bir de, Picasso tabloyu yukarıdan veya aşağıdan bakarak değil, tam olarak çocuğun hizzasından resmetmiş ve bu şekilde tablonun bir çocuğun dünyaya bakış açısını anlatabilmesini sağlamış.

Ayrıca Maya’nın bu resimdeki oyuncağıyla diğer tablolarda bulunmayan bir yakınlığı var. Oyuncağı yanağına bastırırken Maya için ne kadar önemli olduğunu görebiliyoruz. Hatta kollarının duruşundan biraz fazla sıkıştırılmış gözüken ve kaçmak ister gibi bir hali olan bebeğin yüzü Picasso’nun gençliğini andırıyor. Profesör Elizabeth Cowling’in belirttiği gibi eğer bu benzerlik kasıtlıysa, Maya’nın genellikle evde olmayan baba Picasso’ya karşı hissettiği sahiplenici ve hükmedici sevgisine işaret ediyor olabilir. Maya’nın yüzünde soldaki koyu gölge de bu duyguların karanlık kısımlarını vurgulamak için yapılmış gibi gözüküyor.

  • Picasso çocukları Maya
  • Boğa güreşi sırasında bir an Picasso’nun üç çocuğu ellerini babalarının başına koyar. Sağda ise Jean Cocteau. Vallauris 1955 © Succession Picasso
  • Henri

Sergiye Picasso hakkında oldukça önemli bir sayıda sanat kitabı, monografi ve sergi kataloğunu ziyaretçilerle buluşturan « Picasso : By the Book » isimli geçici bir kitapçı da eşlik ediyor. Kitap küratörlüğü ender kitap uzmanı Douglas Flamm’a ait. Son olarak ise, Gagosian’daki Picasso ve Maya, şehrin kültürel haritasındaki bir diğer sergiyle, 11 Şubat 2018’e kadar açık olacak Paris Picasso Müzesi’ndeki, Marie-Thérèse’in ön planda olduğu “Picasso 1932” ile iletişim halinde bulunuyor.

Kaynaklar:

www.gagosian.com

Picasso & Maya, Father & Daughter, sergi kataloğu

Philippe Dagen “Sélection galerie : Picasso et Maya chez Gagosianlemonde.fr, 17.11.2017

İmajlar :

© Succession Picasso © Archives Maya Widmaier-Ruiz-Picasso © Edward Quinn © Photo Cot Michel Photo © RMN-Grand Palais (musée national Picasso - Paris) © Gagosian Gallery



0
1104
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle