0 YAPILAN YORUMLAR
793 GÖRÜNTÜLENME
0 TAKİPÇİ
2 BEĞENİ
Duree


“Geçmiş şimdide varolur” Bergon.


Sonsuzluğa doğru uzanıyormuş gibi duran kumsalın üzerinde pamuk şekeri kıvamındaki şekilden şekle giren kumulus bulutlarının yansıttığı güneşin kristalize ışıkları, rüzgarın hafif hafif dalgalandırdığı denizi aşarak  Atike’nin burnuna kadar çektiği siyah hasır şapkasının boşluklarında biraz gezindikten sonra  güzel saçlarına değiyordu.

Rüzgarın titrettiği çınar ağaçları, yelken yarışı nedeniyle geçen bir dolu rengarenk tekne, kafasının üzerine tutturduğu tepsiye doldurduğu simitleri satan çocuk, köpeğini denize sokan genç çiftin arkasından gözüken köşkler, Büyükada’nın bilinen silüetleri.. Ilık rüzgarla kumsala vuran dalgalar Atike’nin ayağına kadar ulaşarak geri gidiyorlardı. Uykunun güzel sularına daldıktan sonra elindeki defteri kumların üzerine bırakan eşine baktı Orhan, yavaş yavaş uyanan Atike gülümseyerek  elinde sımsıkı tuttuğu kalemi düşürüvermişti.;.sonsuzluğa doğru uzanan kumsaldan yürüyerek 1940’ların Hollywood oyuncularını anımsatan deniz kabuklarıyla bezeli beyaz mayosuyla pırıl pırıl  parlayan denizin derinliklerine doğru daldı. Orhan, karısının  hasır çantasının içinde güneşten ısınmış  cüzdanın hemen yanında duran fotoğraf makinasıyla o anı mühürlemek için denklanşöre bassa da Atike çoktan denizin gizli uygarlığında bir ziyarete çıkmıştı bile. Karısının bir siren gibi denizin derinliklerinde süzülürken herkesten sakladığı kuyruğuyla nasıl da kıvrak bir şekilde yüzdüğünü hayal etti.

Geceleri Atike kimselerin bilmediği kuyruğuyla evrenin derin sularında gezinir kimselerin göremediği diyarlara giderdi. Denizin dibindeki o gizli uygarlığa ait olan Atike, yine denizin dibindeki karanlık uygarlığa yine  kayıp Pasajlar’a doğru bir yolculuğa  çıkmıştı şimdi. Yolunda ona eşlik eden kalyonlar, batık hazineler, dünya savaşlarında mihver devletlerinin batırdığı gizli denizaltılar, oksijeni bitip denize gömülen zeplinler, Benjamin Pasajı’nın üst katındaki Foto Febüs stüdyosu’nun kayıp fotoğrafları, sevgiliye kızıp denize atılan  çengellineli metinler, Cenevizlilerin inci, elmas, zümrütlerle yüklü gemileri, asırlık el yazmaları, bitmemiş roman  müsveddeleri, kullanılmamış sinema biletleri, bir sinirle denize atılan aile albümleri, Atlas pasajına düşen mısır taneleri, saray sürgünü ailenin özenle sakladığı aynalar  yeni ve eski dünyanın haritaları, tek yön ilerleyen labirentler, pulları üzerinde  açılmamış aşk mektupları, Metin Hamdi’nin evrenin en karanlık yerlerine giden radyo programının cızırtılı frekansı, rüya yorumları, ilk günahın ısırılmış elması, Tyanalı Apollonios’un “Yaradılış ve Hakikatin Sırları Kitabı”, Arap simyacıların teleskopları, bir annenin kızına anlattığı masallar, Elbruz dağının zirvelerinde gezinen yalnız bir Anka, Narmanlı Han’da bir adet Huzur, oyuncak dinazorlar Paris’ten alınmış bardak altlıkları, hiç kullanılmadan kumların  dibinde yosunlaşan porselenlerin yanından geçerken Atike, Pasajlar’a girişte geçmişini tamamen unutması gerektiğini biliyordu. Güneş ışıklarının artık yetişemediği denizin sonsuz karanlığında ilerlerken, Orhan bu uygarlığın bir yabancısı olduğunu hissetti  Atike’nin havlusunun üzerindeki açık yelpazeye bakarak dünyanın kıvrılan bir kitap olduğunu düşündü sadece. 

Ve dünyanın tüm kıvrımları diye fısıldadı …


Görsel: Joseph Cornell Setting For A  FairyTale


0
793
2
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle