0 YAPILAN YORUMLAR
50767 GÖRÜNTÜLENME
0 TAKİPÇİ
0 BEĞENİ
BURCU TATLISES RÖPORTAJI

Sanırım, 1 yıldır "Güzel Kokuyorum"

Soğuk bir kış günü üzerine hırka'sını alıp istersen inci gece'de seninle gündelik masallardan sohbet ederken, beraber ay'ı seyredebileceğin, ne kadar anlatırsan anlat sarmaşık sabrıyla seni dinlemekten sıkılmayacak, bir tek seni sevdim dediği alagüle bile senden daha güzel kokuyorum diyebilen, yüreği büyük insan Burcu Tatlıses...

Sorularımıza öncelikle müziğinden başlamak istiyoruz.Alışılmadık bir pop anlayışın var ve bu da dinleyicilerin hoşuna gidiyor.Sen tarzını ne olarak tanımlıyorsun?Kendine yakın hissettiğin sanatçı veya sanatçılar kimler?

Açıkçası müziğimi belli bir kalıba sokmuyorum.Daha çok folk-pop tarzı müzikler bana hitap ediyor.Zaten bu aralar pek müzik de dinleyemiyorum.Tesadüfen keşfettiğim şarkıları dinliyorum sadece.Kendime yakın hissettiğim şarkıcılardan bahsetmek gerekirse Leonard Cohen'i severek dinliyorum.Amy Winehouse'un yeri bende çok büyüktür.Amy'nin insanın damarına işleyen şarkıları, vermek istediği duyguları fazlasıyla hissettiriyor.O şarkıların bir hikayesinin olduğu, birileri için yazıldığı çok belli.Belki de bu yüzden dinlerken içimize işliyor.Ayrıca alternatif müzik camiasına girdikten sonra ne kadar güzel işler yapıldığını daha yakından görme imkanı buldum.Gerçekten çok güzel çalışmalar var.Onları da fırsat buldukça dinlemeye çalışıyorum.

Bugüne kadar bir çok festivalde ve performans salonunda konserler verdin.Hangi ortamda konser vermek sana daha iyi geliyor?Çok sayıda dinleyiciye ulaştığın festival sahneleri mi daha samimi ortamda gerçekleşen küçük performans sahneleri mi?

Büyük festivallerde çalıp söylemek çok keyifli ama elime gitarımı alıp beni dinlemeye gelen insanların yüzündeki gülümsemeyi görmek tabi ki paha biçilemez.Bu açıdan küçük performans sahnelerinde gerçekleşen konserleri daha samimi ve sıcak buluyorum.Şarkılarımı bana eşlik ederek söyleyen bir kişi bile olsa beni mutlu etmeye yetiyor. 

Amy'nin şarkılarındaki içtenlikten bahsettin, biri için yazılmış duyguları hissettiğinden.Biz de benzer duyguları senin şarkılarını dinlerken hissediyoruz.Peki sen şarkılarını yazarken sana esin kaynağı olan birileri oldu mu?

Çoook.Neredeyse bütün şarkılarımda benim yaşadığım bir şeyler var.Bir kelime ya da bir cümle...Ama bazı şarkılarım da baştan sona birileri için yazılan şarkılar.Onun dışında benimle ilgisi olmayan hikayelerden esinlendiğim ya da kurgulayarak yazdığım şarkılarım da yok değil.Mesela bir film izliyorum, orada çok etkilendiğim bir sahne, bir kelime üzerine şarkılar yazabiliyorum.Aslında her şey ilham olabiliyor insana.

Edebiyat dünyasında düzenli takip ettiğin dergi var mı?

Düzenli takip ettiğim herhangi bir dergi olduğunu söyleyemem ama ara sıra ilgimi çeken bir şey görürsem alıyorum.Uzun zamandır kitap bile okuyamıyorum. Benim 3,5 yaşında bir oğlum var.Uzay'ım.O tatlı telaştan pek vaktim olmuyor.

Konusu açılmışken Uzay'dan da konuşalım biraz.

Canım oğlum.O hayatıma girdikten sonra , hayatımın tam merkezine yerleşti.Çok inatçı bir çocuk.Bir kere şunu yapar mısın desen asla yapmaz.Bu aralar resim yapmaya sardı.Eskiden karalama yaparken, bu günlerde somut bir şeyler çizmeye başladı.Kocaman gözlü, kocaman kafalı adamlar yapıyor.Bir de konserlerime hiç gelmiyor.Bir kere Ekşifest'e götürmüştüm.Onu da tam dinlemeyip, gitmek istiyorum diye ağlamıştı.

O zaman biraz da kitabınla ilgili konuşalım.Çok güzel bir şiir kitabın var.İsmi 'Sen Dur Ben Gölge'.Edebiyat da müzik gibi hep hayatında mıydı, yoksa yakın dönemde mi yazmaya başladın?

Konuşalım tabi.O kitap da biraz deli işi aslında. Bir şiir kitabını satması için basmak olamaz zaten.Yazdığım çok sayıda şiir vardı sağda solda.Bunlar dışında bir sürü şarkı sözü de yazıyorum; ama onlar şiir olamıyor tabi haliyle.Şiiri matematiksel bir düzen içinde yazmak lazım, şarkı sözleri düz okunduğunda aynı hissi vermiyor.Benim serbest serbest yazdığım şiirlerim vardı, onları da bir araya getirmek istedim. O şiirlerin dağınık bir şekilde köşede durması var, bir de hem kendim için hem de ulaşan birileri için kitaplaşması. Zaten kitabın olayı başka bir şey,o kitabın kokusu, kağıt...

Başucu kitabın ve başucu filmin nelerdir?

Başucu kitabıma dair bir şey söyleyemeyeceğim.Biraz farklı gelebilir ama benim en sevdiğim yazar Stephen King.Çünkü ilk okuduğum kitabı Hayvan Mezarlığı'ydı ve çok hoşuma gitmişti.Korku edebiyatına karşı garip bir merakım var.Filmlere gelince çok film var aslında.Başucu filmi demeyelim ama biraz da tavsiye niteliğinde söyleyebileceğim Oldboy var.Ayrıca Aronofsky'nin Fountain'i, Tim Burton'ın Leonu'u var.Hatta kedimin adını da Mathilda koydum.

Bir çok sanatçı müziğinin yanında sinemaya ve televizyona da yöneliyor.Sen de böyle bir teklif gelse herhangi bir projede yer almak ister misin?

Benim kendimce bir tiyatro geçmişim var.Filmi becerebilir miyim bilmiyorum.Çocuk tiyatrolarında oynadım,şarkılarını yazdım.Çok seviyorum o yüzden sahnede olmayı.Küçük yaşta annem elimden tutup beni tiyatro kursuna yazdırmıştı.Hiç bilmediğim bir camianın ortasına düştüm ve çok keyifli zamanlar geçirdim.

Sofar'ın Ocak 2014 ünde Yolda ve Utkanla Deniz ile sahne aldın.Sofar projesi sence nasıl,proje hakkında ne düşünüyorsun?

Biz Sofar'ın 2. ay konserindeydik.Ben Sofar projesinin olduğunu öğrenip 'Merhaba ben de çalmak istiyorum.' diye atladım hemen.Bir de o zamanlar gitar çalmaya yeni yeni başlamıştım.Ona rağmen çok az provayla gittik, çaldık.Çok keyifli bir sahneydi.


Sofar çok güzel ve iyi ki var.Bir çok müzisyenin tanınmasına ön ayak oldu. Ben de Sofar'ı tatlılıkla ve minnetle takip ediyorum.

Bu keyifli sohbet için ve öncesindeki dinleti için çok teşekkür ederiz.Konserlerde buluşmak üzere...

Ben teşekkür ederim. Yolu açık olsun Kıtlama'nın :)

0
2812
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle