0 YAPILAN YORUMLAR
4995 GÖRÜNTÜLENME
1 TAKİPÇİ
0 BEĞENİ
İÇ DÖKMEK

CEM SAĞBİL

Cem Sağbil'in uçak seyahatlerinde yaptığı eskizlerden oluşan kağıt torbaları ve bu eserlerin heykel olarak vücut bulması.

Uyumak isterdim her uçağa binişimde... Uyurdum da... Derdim mide bulantısı...

Eskiden araba, otobüs hatta tren yolculuğu bile kâbustu benim için.

Gel zaman git zaman yolculuklar sıklaştı... Midem artık her seferinde daha az bulanır oldu....

Bu arada zaman içinde en keyifli düşünebilme ortamı, yalnız yaptığım araba yolculukları olmaya başladı.

Sıkıntılı olduğum zamanlarda yaptığım yolculuklarda, bazen 100 km bile gitmeden kendimi bir benzinlikte bulup, şoför koltuğunda 8 saat uyuduğumu bilirim.

Uçaklarda ise mide bulantısı azalıp bir süre sonra yok oldu...

Zamanla, daralıp rahatlaşan uçak koltukları da uyku keyfini vermez oldular...

Her koltuğa oturuşumda canım sıkılmaya başladı. Uyku da arabaya tahsis edildi.

Uyuyamıyorum, midem de bulanmıyor... Can sıkıntısı... Gebereceğim...

Bir gün , ki yazmaya çoktan başlamıştım; bir şeyin farkına vardım. Önümdeki koltuğun bana bakan cepçiklerinde yarısı dışarı bakan çöp - esasında kusmuk - torbalarının amaçlarını yabancılaştırmaya başlamıştım. Artık her uçağa bindiğimde cepteki bana tahsis edilen torbanın kırışıksız, temiz ve sakızsız olmasına itina gösteriyorum. Hatta farketmeden yandaki cepte duran ve uzun geçmişi olmayan torbayla değiştirdiğimde oluyor...

Bazı şirketler herhalde tutumlu olmak için artık koymuyorlar bile o kese kağıtlarını...

Ama ben büyük bir ciddiyetle en yakındaki hostes hanımdan bana çöp torbası getirmesini rica ediyorum. Her zaman çok kibarlar... Ama kendilerini olabilecek bir felakete hazırladıklarını, yüz ifadeleri ve yutkunmalarından, hissediyorum. Ben yazmaya başlayınca bir süre sonra bana rahatlamış bir biçimde yeni çöp torbaları hatta acıyıp kağıt getiren bile oluyor...

Ta ki uçak hareket edene veya ben her serinde ikaz edilene kadar masam açık yazmaya çiziktirmeye devam ediyorum.

Başta hiçbir anlamı yoktu...

Uçak genelde uyumayan, midesi bulanmayan, direksiyon sallamayan kafasında binbir tilki dolaşan bir adam... ve önümde onun için ilk işlevini kaybetmiş çöp/kusmuk torbaları...

Normalde adamın bir defteri olur, olabildiğince kaliteli, mümkünse moleskine...

Çizgisiz kalın, kenarı bantlı tabii siyah...

Bende var bilmem kaç tane...

Neredeler? Onu da bilmiyorum...

Ama, Allah pardon! Uçak şirketleri biliyor, bu adam uyumuyor, midesi bulanmıyor, direksiyon sallamıyor ve kafasında binbir tilki...

Bu arada oturup tekrar hepsini okudum. Sayı 500 gibi... Aşağı yukarı 15 yıl...

Ama tilki sayısı oldukça az yazılarda. İnsanlar nasılsın diye sorduğunda ilk çözemedikleri konuları anlatırlarmış. Mantıklı... Kafaları o konuile meşgul.

Benim tilkiler arasında da devamlı bir 'Koşturmaca', 'şu işi bir halletsem', 'Allah yardımcım olsun' ve para... dan bahsediyorum.

Başta hiç anlamlamı olmayan şey, bu kadar az tilkinin yanı sıra, desenler ile de bezenmeye, projeler çizilip yazılmaya, bu düşünceler uygulanmaya ve heykeller ortaya çıkmaya başlayınca anlam kazanır oldu. Öyle ki, her yolculuğumdan önce neredeyse histerik bir biçimde o çöp/kusmuk torbalarını düşünmeye başlıyor, içten içe seviniyorum.

Dostum Münir GÖLGE bu çöp/kusmuk torbaları projesine 'İç Dökmek' dedi.

Serginin adını koydu...

Bir gün, ilk benzincide uyumak için arabaya bindiğim gibi; çöp/kusmuk torbalarına içimi dökmek üzere uçağa binersem hiç şaşırmam...

Cem SAĞBİL

  • CEM SAĞBİL  Reaktio   2013  e.4/12  19x19x14cm  bronz
  • CEM SAĞBİL  Aktio
  • CEM SAĞBİL  Aktio  2013  e.4/12  19x21x14cm  bronz
0
775
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
MEKAN BİLGİSİ

Sanat, toplumların uluslararası platformda kendilerini ifade edebilmesini sağlayan
en önemli oluşumlardan bir tanesi. Gören, hisseden, düşünen, eleştiren ve bir süzgeçten geçirerek yaratan sanatçıların ortaya koydukları eserler evrenselleşmeye ... devamı

Sanat, toplumların uluslararası platformda kendilerini ifade edebilmesini sağlayan
en önemli oluşumlardan bir tanesi. Gören, hisseden, düşünen, eleştiren ve bir süzgeçten geçirerek yaratan sanatçıların ortaya koydukları eserler evrenselleşmeye de hizmet ediyor. Evrenselleşme, toplumsal olarak kendimizi ifade etmeye ve sesimizi daha fazla duyurmaya yol açıyor.

O’Art da son derece zengin değerlerine ve tarihine karşın, gelişmekte olan toplumlar
kategorisinde yeralan ülkemizin sesini uluslararası platformlarda duyurma misyonunun, ülkemizde faaliyet gösteren tüm kurumların görevi olduğu inancıyla ve sanatın evrenselleşmeye sağladığı katkı bilinciyle, İstanbul’un sanat ve kültür yaşamına yepyeni bir platform kazandırmak amacıyla kuruldu.

O’Art, sanatın her disiplininde, sanatseverlere cevap verebilme misyonu taşıyor. Bu anlayışla yerli ve yabancı, genç ve orta kuşak sanatçılara yönelik periyodik sergilerin düzenleneceği, aktüel konuların paylaşılacağı bir platform olacak.

Zihin açıcı ve ilham verici sergi ve söyleşilerde tüm sanatseverle buluşmak dileğiyle…​​​​

İLETİŞİM BİLGİSİ

Pazartesi - Cumartesi 10:00 - 18:00
Odeabank Etiler Şubesi (2.kat), Nispetiye Cad. ​No:60/A-B Etiler İstanbul​​​​​

TAKİPÇİLERİ
1
YAZILARI
7