1 YAPILAN YORUMLAR
3577 GÖRÜNTÜLENME
0 TAKİPÇİ
0 BEĞENİ
Sokağın Sesi


  Bugün uykum gelmeden uzandım yatağıma. Babam uyumuştu, annem ise birazdan yatacak gibiydi. Sırtım kapıya dönüktü, beklemeye başladım. Yarım saat geçtiğinde evde televizyonun sesi kaybolmuştu, annemin sehpaya kumandayı bırakışını, daha sonra ayak seslerini işittim, kalbim hızla atmaya başlamıştı bile, çok heyecanlıydım. Yatak odasına girdi, tam o sırada babamın tuhaf horlaması arttı ve vücudu annemin yatağa yatması ile hareketlendi, sakalını kaşıdı ve derin bir nefes alıp solumasını normale çevirdi. O sırada annem çoktan yatağa yatmıştı bile. Yarım saat daha bekleyip dışarı çıkacaktım. Yarım saat bin asır gibi gelmişti ve hafiften terlemiştim. Yataktan kalkıp perdeden dışarı baktım, giyindim. Neredeyse hiç ses çıkarmadan kapıya doğru yürüdüm ve kendimi apartmana attım. Merdivenlerden üç katı bir çocuk gibi ayaklarımı vura vura indim. Artık özgürdüm, gecenin bu saatinde sokaklarda benden başka kimse olmadan, tüm dünyanın sadece bana ait olduğunu sanarak yürümek istemem… Bu hayalimi bir tek ona anlatmıştım. Sokakları dolaşa dolaşa, havayı içime çeke çeke dolaşacağımı bir tek o biliyordu.

  Belki bir gün gelirim diye beni saatlerce burada beklemiş olabilir mi? Bu sokakları, bu sakin denizi, gökyüzünde olmayan kuşları, ayazda uçuşmayan sinekleri her gün benim için tek tek keşfetmiş olabilir mi? İnsanlar uyuyor, sende uyuyorsun, ama bir yerlerde birileri bir şeyler yapıyor, duyuyorum. Azalmıyor şehrin sesi, sıkıştırılmış kısık bir ses gibi geliyor uzaklardan. Uzaklardan kulağıma gelen ses, üstü hafiften silinmiş karakalem çalışması gibi sanki. Tıpkı Galata Kulesinde kulağımıza gelen şehir sesi gibi. Tek tek keşfetmeli sokakları yeniden. İkindi, öğle, sabah vakti, gün ayarken ve batarken gezinmeli aynı yerlerde. İşte o zaman bir yerde yaşamış oluruz, işte o zaman bizim olur bu sokaklar. Güneşi doğurmalıyız, güneşi batırmalıyız bir gün aynı yerde durarak. İşte o zaman solumuş oluruz havayı.

  Dolaştım yaşadığım yerin gecesini, az sonra gün ayacak vakte gelmişti zaman. On adım ileride bir bankta birini gördüm, yüzünü seçemedim, ellerini bağlamış gökyüzüne bakıyordu. Gidip yanına oturdum. “Nerede kaldın?” dedi. Yerimden sıçradım, yüzünü bana çevirdi, o. “Güzelmiş değil mi?” “Çok güzel.” dedim. “Yarın da gelecek misin?”

0
1187
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle