0 YAPILAN YORUMLAR
1669 GÖRÜNTÜLENME
0 TAKİPÇİ
0 BEĞENİ
çimlere ve hayallere basmayınız.

Zamanın acımasızlığını mıh gibi hatırla.
Çehren yalvaracak, vazgeçme yavru.
Senin kederin bir mumu aydınlatmaksa sar bedeni dört yana.
Az kaldı demektense sıradanlığı göze al.
Şimdi okunmuyorsa satır aralıkları düzenbaz bir sirk cambazı olmuşuz çok mu.
Konuşuyorsun az biraz, dün saklandığın yer bugün gülümsüyor.
Nakış nakış işlendi oyalar dolusu tezgah, sen yoktun.
Susamak kadar zımbırtı kokuyor parmak izlerin.
Değirmen döndükçe keskin kokuyor buzul, kokla.
Yaptığım şey değil, doğru.
Yanılsam bile çantamın er arka yüzü açık kalmış bil.
Tereddütün talihsizliği kol gezmekte siyahın, beyazlar kapkara.
Şimdi yükseliyorum şaha, şah olmadıkça vezir vefasızlığı ağır basıyor.
Denedim yanıldım, daha çok denedim daha çok yanıldım.
Aklıma esen kuşlar kadar değersiz şimdi gagasında bir meryem.
Demin dediğim hiçbir şey birazdan değil mesela.
Kusacağım ahiretin işgüzarlığına, estikçe yokoldun.
Sen mizaçlı bir diyalogtan ibaret kuma gömdüğün, sızım sızım sızlar.
Kutuları açıyorum defteri kaplanmış misafirliklerde.
Yoksun, olmayacaksın.
Kahkül desenli bir portre çiz gün ışığında, alnı yalın.
Koştur dur bayır çimen, aldat koca bir gökyüzünü sırılsıklam.
Ahsız geçen dakikalara inat dev gözlerle sev.
Elmanın yokluğunda üzüm şerbeti ol, ekşit yüzünü dağlara inat.
Askıda kalıyorum, kokla beni, sar beni, kurtar beni.
Bir güzellik yap, sık şakağımın köşesini.
Demem o ki ak mavinin yeşiline, gözyaşı tarih olsun.
Oklavanın hamuruna desen ol, ellerin çizgisine kader.
Haykır fakat uyandırma güzeli, güzelimi.
Vazgeç, dağa taşa.
Yorul, davul zurnaya.
Bık, zehir zembelek.
Yap, vur, kır, okşa, incit.
Akşamüstü oku bir şiiri, okudukça kaybol.
Hatırladım biliyor musun, zamir vardı dilbilgisinde kurallara uyan.
Uymasını bildiğin bir yeraltı, lağım tersine akar durur.
Küçümsüyorum seni kusura bakma.
Misafirliğe gitmek kadar dertli bu içilen, içildikçe dertlenilen.
Nerde, nasıl, niçin dememeli bir gezgin, dedikçe kırılmalı bir sepette yumurta.
Tütün ektim sakallarına, sarmasını bilene beleş.
Sardıkça yokolana, estikçe varolana konuştu yel.
Düpedüz yalan bu, aksini ispat edebileceğe yaldızlı bir pekiyi.
Gel, gel, gel.
Soluk kesilense bir tereddütün ifşası, şimdi sıradanlık bir hayal.
Gelme denildi hepbir ağız, gelme dedi cemaat.
Mesafelere tuzaksa bu karar, zorlandıkça kahrol noktalarımda.
Özledim ben, özledim.
Utanmadan, sıkılmadan özledim.
Annemin demlediği çaydan bacımın sümüğüne kadar özledim.
Abarttığım müesseler olmadı değil, kaşınmak konulmamalı bunun adı, hasret.
Sıla cümbüşünün yerinde olduğuna inanan sayfalar çeviriyorum siz uyurken.
Konulmadık tek bir virgül, azalmadık tek bir kum saati yok şimdi civarımda.
Hanilerin velhasıl kelamlara devrildiği bir düşü yaşamak gibi
Kahrediyor belirsizlik, azaltıyor bir bir.
Delmek bir kovanı arı vızıltısında, yüreğin yetiyorsa önden buyur.
Düzenbazlığın hat safhada çocuk, sen bir kadın isyanında hiç olacaksın, olmalısın.
İncitmek kadar hazin, derin kadar gizli
Kaya deldi bir geminin dümenini, korsanlar harap.
Yalnızlığın somut örneklemi yaşanıyor tuzlu sularının güvertesinde.
Yırtmacı derin bir etek kadar yakışmalı hayatımız bedenimize.
Ruhun gıdası biz olmalı, olabilmeli.
Hükümdarlar unutuldu, mülksüz olunmalı.
Anlamlandırabildiğim kadar yokolmalıyım, anla bunu
Davulun değeri anlaşılmalı bir sokak düğününde, halka bir halay.
Kazı kazan kartları saçıldı, toplamak gereksiz
Kazıdıkça kazanılmıyor, yokolunuyor anla.
Hazal gibi dertli ise dağbaşı, bir sincap zıplaması huzurun kesişi.
Uzak kadar acı, yakın kadar içten
Samimi bir mahalle muhtarı asfaltladıysa yollarını, ayaklarını uzak tut.
Muhtarsa hiç samimi olamayacak seçimini kısa tut.
Kaşındığıysa mutluluğu koparan bir yara, açıkça krem serp.
Hatırlıyorum, yokoluyorum tesadüfen.
Karizmatik bir geleceğin ışığında sayfalarımı çeviriyorum Simyacı'mın.
"Bazı şeyler söylenmez"in ışığında tıksırdı Lidar.
"Utanmak veya korkmak değil, bazen kelimeler bazı anlamlara gelmez"
Küçük bir yanılgının yolaçacağı bir umudu düşlüyorum, sen uyuyayaz.
Aklımdan geçti şimdi ne haldesin kim bilir
Kimin bilmesi önemli benim için biliyor musun?
Kimin seni bilmesi,
Herkesin öksürmesi,
Hiç kimsenin düzeltmesi gibi.
Küçük düşürüldüm anaokulu çağında,
Koca yürekli bir poğaça öncüydü yere düşen peyniri ararken.
Aklım erdikçe deniz oldum, okyanus oldum.
Martı uçuşunu izledim genzim yanarken
Livingston alnı ak ağzı açık.
Büyüdükçe sen oldum, beni unuttum.
Kabus gördüm gündüzü öğlene bağlayan saat
Ağlar mı demeyin güneşli günler büyük insanlık
Gözyaşı akıttım içime içime.
Ben sisteme hak verenlere hak ettiğini bulacaklarını fısıldayandım
Siz görmediniz beni, görmek istemediniz.
Dedim dedim durdum yarıçapı santim bile etmeyen dairemde
Kendi dairemde.
Umudun aksine yeşerdikçe eziliyor çimin yeşilliği, konulan levhalara inat
"Çimlere ve hayallere basmayınız"

zafercan

0
1362
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle