0 YAPILAN YORUMLAR
5807 GÖRÜNTÜLENME
0 TAKİPÇİ
1 BEĞENİ
sonsuz varoluşun bilinmezliği için geldik..

Bizler sonsuz varoluşun bilinmezliği için geldik bu dünyaya..  Nazım Hikmet’in dediği gibi ‘aynı gökyüzünün altında direniştir yaşamak’..

Hepimiz için ayrı bir manası ,yansıması  var. . Kimimiz için para, kimi için aşk kimi ikiside der fütursuzca.. Bazıları muamma, bazılarına bir nokta yeterdi  anlatmaya.. Es veriridik harflerle kelimeleri manasına yettiremeyince zihnimizin.. Tarih  boyunca adına cümleler boyu yol kat edilir, diyar diyar romanlar yazılır..   Ne sorular cevap bulur, ne cevaplar yeterli olur.. şiirler kursağında kalır şairlerin, mecazlarına amalar yoldaşlık eder.. ne kimse yolunu bulur, ne hocalar dişe dokunur.. Sade bi sessizlikti  hüznüne yoldaş arayanlarda  kavramlar yirmidokuz harfe kayıtsızca..

Adlandırmamak lazım ille herşeye etiket yapıştırırcasına..  Hissemeyenin anlamayacağı bi dünya olsaydı keşke yaşam hepimiz için ayrı ayrı.. küçük dünyamızın  şehirleri,  ayak başılmamış topraklar gibi, el değmemiş hazinelerini  sahibine adasa, bağışlanmış ömürcesine..  Ama  olsundu, varsın hepimiz için bir adı olsun..

Düşünelim, adını bile taşıyamayan o vurgunu.. Düşünürken unutalım yaşamı.. O yerine koyduğumuz  tanım olmasa yeryüzü oksijensiz kalacakmış gibi.. Nefes  alsak ne olur ki, insan cehennemde  varolduktan sonra  önemi yoktu geride kalanların.. Ardına bakmadan,  sorunu gelecekte ararız sorgusuz sualsiz.. Anı unutup renklerini yok sayarız debelenircesine..  Zaman öyle çabuk geçerki acelesine bitek şeytanın  karışabildiği,  ‘YAŞAM ‘  dediğimiz o arkadaşı ararken en çokta ondan olmuşuz  lüzumsuzca.. Kendimizi özler olduk bilmeden, anlamadan,  kimselerle karşılaşmamayı umarak çıktığımız o sokaklarda.. Ve çok geçmeden aynalara küsmüşüz, hayıflar hala sürerken, kör gözlerime oh olsunki aynalar benden hızlıydı tüm küsmelerde.. Sırlarını savurmuştu yüzüme..

Olsundu  demiştik değil mi.. Olmasındı.. Olmasaydı..  Adını koymasaydıkta duvarsız kalıpsız yaşasaydık, yaşatsaydık ..  Her anın farkındalığıyla dere kenarından seyre değil , yaşama varsaydık.. Parmaklarımın arasında kalemi sızlattığımı bilirken, acıyan parmağımı da avutsaydı ya o ukala kelimeler .. Hangisiydi en çok benden giden ,bardağın dudağımdaki soğukluğumu.. dudağımın sıcaklığı mı.. Hain bizmiydik yoksa, doğanın bağrından kopardık elementlerini,  serinletsin diye içimizi.. Hepsiydi, hepsi kadar hiçbiri..

Farkında olduğumuz kadar yaşıyor, acıttığımız kadar hissediyor izin verdiğimiz kadar sızlıyor yüreğimiz..  Elimizdeydi  umutlar..

Dümdüz olmak zorunda mıydı asfalt kokusunu anımsatır gibi ufuğun çizgileri.. Değildi!.. Kıvrımlıydı, zikzaklarım kadar alengirli, çizgi film kadar renkliydi, inandığım kadar yaşadığım hayaller..  Düşlerinin gerçekliğine inananlara adanmalıydı, Poe’nin kitapları gibi.. Gördüğü her yeşilde yuvarlanmaktı hayat, bi çocuk gülüşünde..  Bilinmezdi herkeste ,bilinmeyecek ve anlaşılmayacaktı düş gibi.. Anlatıcının dilindeki kelimeler,  dinleyicinin umursadığınca varolup asla bütünleşip ,eşitlenmeyecekti..  Çünkü biz; sonsuz varoluşun bilinmezliği için herbirimiz ayrı ayrı ama kösnül bir bütünlükte gelmiştik bu dünyaya.. Gidenlerle gelenleri bile bile, bilmezden gele gele..

                                                                                                                                        

0
1363
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle