15 ŞUBAT, ÇARŞAMBA, 2017

Yakın Tarihimizin Dört Önemli Kadını Aynı Sahnede

Tatavla Tiyatro'nun Allahaısmarladık Cumhuriyet adlı oyunu dört önemli kadının dramatik hayatlarından kesitler sunuyor. Oyunda, yakın tarihimizin bu önemli dört kadını: Halide Edip,  Afife Jale, Latife ve Fikriye Hanım’ın dramatik hikâyeleri başarıyla canlandırılıyor.

Yakın Tarihimizin Dört Önemli Kadını Aynı Sahnede

Sahnede dört kadını üç kadın oyuncu canlandırıyor. Bir kadın terzisinin atölyesinde buluşuyorlar. Zamanda bir yolculuk yaparak. Bazılarının yolları gerçekten kesişen bazen de hiç karşılaşmayan yakın tarihimizin dört tanınmış kadını Terzi Galip'in terzihanesinde tanışıyor, konuşuyor, kinayeli sözler ediyor, birbirlerini küçümsüyor, zaman zaman hesaplaşıyorlar. Kendileriyle, birbirleriyle, eski eşleriyle ve en çok da yaşadıkları zamanla. Kadınlara çok adil davranmamış olan kendi dönemleriyle yüzleşiyorlar. Usta yazar Selim İleri'nin 1995'te yazdığı, 1997'de sahnelendiğinde Afife ve Avni Dilligil ödüllerini kazanan oyunu şimdi Tatavla Sahne'de Eraslan Sağlam'ın yorumuyla sahneleniyor. Bu oyunu 19 yıl önce 1998'de İzmir'de Sabancı Kültür Merkezi'nde Sadri Alışık Tiyatrosu'nun yapımı olarak izlemiştim. Beyazperdemizin ve sahnelerimizin en zarif kadınlarından, en usta oyuncularından biri olan Çolpan İlhan canlandırmıştı Halide Edip'i. Nurseli İdiz, Aytaç Öztuna ve Köksal Engür paylaşıyordu diğer rolleri. 

Sahnede ilk Halide Edip'i görüyoruz. Bugün bildiğimiz soyadı ile ünlü yazar Halide Edip Adıvar. İlk eşi Matematik öğretmeni Salih Zeki Bey'in ikinci bir eş almak istemesi üzerine boşanan Halide Edip'in Halide Salih adıyla yazdığı eserleri de vardır. Halide Edip günümüzün kadınlarına örnek olabilecek nitelikte cesur ve güçlü bir kadın. Genç yaşında tek başına cesaretle makaleler ve romanlar yazan iyi eğitim almış bir eğitimci.1910'da Dr. Adnan Bey'le (Adıvar) evlenir. Darülfünun'da ders verir. 1919'da İzmir'in işgali üzerine düzenlenen protesto mitinglerinde Fatih'te, Kadıköy'de, Sultanahmet'te, Üsküdar'daki vatansever konuşmaları halk üzerinde derin iz bırakır. 1920'de İstanbul İşgal Kuvvetleri Halide Edip hakkında tutuklama kararı çıkarınca eşi Adnan Bey'le birlikte Anadolu'ya geçerek Milli Mücadele'ye katılır. Onbaşı, Çavuş ve Başçavuş Halide olarak fiilen İstiklal Savaşı'nda hizmet eder. Yazılarıyla bağımsızlık savaşına destek verir. Ateşten Gömlek romanında ve Türk'ün Ateşle İmtihanı kitaplarında milli mücadele sırasında tanık olduğu olayları, kahramanlıkları anlatır. Eşi Adnan Bey'in Terakkiperver Fırkası'nın kurucuları arasında olması nedeniyle Mustafa Kemal Paşa ile fikir ayrılığına düşmesi üzerine eşiyle birlikte 1925'de yurt dışına gider. 1939'da yurda dönerler. Allahaısmarladık Cumhuriyet oyunu zaman içinde gidip gelmelerle bu dönemi anlatıyor. Terzihaneye sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olan Afife Jale gelir. Halide Edip onu tanımaz. Sahneye ilk çıkan Türk kadınının Bedia Muvahhit olduğunu sanmaktadır. Afife'yi biraz küçümseme ile karşılar. İlk kez 22 Nisan 1920'de sahneye çıkan Afife, o geceki heyecanını anlatır:

“Hayatımda mesut olduğum ilk gece… Sanatın ruhuma verdiği güzel sarhoşluk içindeyim. O piyeste (Yamalar) güzel bir sahne vardır; ağlama sahnesi… Orada taşkın bir saadetle gerçekten ağladım… Alkış, alkış, alkış… Perde kapandı; açıldı, bana çiçekler getirdiler. Perde tekrar kapandı. Muharrir (Hüseyin Suat Bey) kuliste bekliyormuş; ben çıkarken durdu, alnımdan öptü: ‘Bizim sahnemize bir sanat fedaisi lazımdı; sen işte o fedaisin’ dedi.”

Afife Jale o geceden sonra çeşitli baskılarla sahneden uzaklaştırılır. Sahneye çıkması yasaklanır. Anadolu turnesine çıkar. Yaşadığı ıstıraplar sonucu uyuşturucuya alışır. Ünlü bestekâr Selahattin Pınar'dan ayrılınca sefalete düşen Afife, sonunda kapatıldığı Bakırköy Akıl Hastanesinde hayatını kaybettiğinde henüz 39 yaşındadır. Halide Edip, Afife'den Fikriye Hanım'ı oynamasını ister. Bir başka acılı kadın Fikriye Hanım, Mustafa Kemal Paşa'ya delice âşıktır. Ankara'da Mustafa Kemal'in yanında kalabilmek için Halide Edip'ten görev ister. Bu mutlu günleri uzun sürmeyecektir. Ciğerlerinden hasta olduğu için yurt dışına tedaviye gönderilir.

Dördüncü kadın Latife Hanım, terzihaneye Atatürk'le kısa süren evliliği sonrasında Ayazpaşa'da yalnız otururken gelir. Oldukça gururludur. Mustafa Kemal Paşa'yı İzmir'in kurtuluşu sırasında ziyaret etmiş, boynunda taşıdığı madalyondaki paşanın resmini göstermiştir. Çok dil bilen, görgülü, zengin ailenin modern kızı yeni kurulacak cumhuriyetin kadınlarına örnek olabilecek nitelikte görüldüğü için Mustafa Kemal Paşa onunla evlenir. Latife Hanım, genç yaşı, deneyimsizliği ve gururu nedeniyle bu önemli pozisyonu taşıyamamış, yalnız ve mahzun yaşamını anılarının gölgesinde yaşamıştır. Paşanın evlendiğini gazetelerde okuyan Fikriye Hanım, tedavisi bitmeden yurda döner. Çankaya Köşkü'nde iyi karşılanmadığı için üzülen Fikriye Hanım'ın ölümü intihar olarak geçer kayıtlara.
Tatavla Tiyatro'da yakın tarihimizin bu önemli dört kadınının dramatik hikâyeleri başarıyla canlandırılıyor. Cihan Aşar'ın sahne tasarımı, dekor parçaları ve sahnelemeyi kolaylaştıran ipli ve saydam perdesiyle nostaljik bir ortam sağlıyor. Hüseyin Özay'ın birbirine eş kostümleri, Emrah Can Yaylı'nın dönemine uygun müziği de dramatik ve nostaljik havayı pekiştiriyor. Hale Akınlı (Halide Edip), Tuba Zehra Sağlam (Afife Jale, Fikriye Hanım) ve Cansu Diktaş (Latife Hanım) dört kadını yumuşacık, etkileyici bir hassasiyetle canlandırarak gerçekten yüreklerimize dokunuyorlar. Terzi Galip'te Can Ertuğrul, oyunbaz bir cinlikle hanımlara uyum sağlıyor. Oyunun atmosferini ustalıkla kuran Eraslan Sağlam, “Cumhuriyet mücadelesindeki ferdin hürriyet mücadelesi, bir gaz lambasının titrek alevinden yüreklerimize sızacak bir yol arar” diyor oyunu tanıtırken. Ferdin ve özellikle kadınlarımızın hürriyet mücadelesi hiç bitmedi. Devam ediyor, edecek. Allahaısmarladık Cumhuriyet, kadınların hakları ve hürriyetleri üzerine yeniden düşündürüyor. Cumhuriyetin kadınlarımıza kazandırdığı hak ve özgürlüklerin yanındaki prestiji ve saygıyı da unutmamalıyız. Hangi sultanın yanında bir hanım sultan gördük? Latife Hanım, kısa süren evliliği sırasında Gazi'nin hep yanında yer aldı. Bu ulu çınarın gölgesinde yaşamanın onurunu ve gururunu ömrü boyunca taşıdı. Oyun, “Allahaısmarladık Cumhuriyet, seni biz ıstıraplarımızla kurduk. Unutma!” diye sona eriyor. Unutmuyoruz ve her zaman “Merhaba Cumhuriyet, seni biz umutlarımızla, hayallerimizle kurduk ve hep koruyacağız. Unutma!” diye ekliyoruz. 

Yazan: Selim İleri

Yöneten: Eraslan Sağlam

Dekor: Cihan Aşar

Kostüm Hüseyin Özay

Işık: Ekremcan Arslandağ

Müzik: Emrah Can Yaylı

Koreografi: Özge Midilli

Allahaısmarladık Cumhuriyet, 15, 21 ve 28 Şubat’ta Tatavla Tiyatro'da izlenebilir.

0
2997
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle