11 MAYIS, CUMA, 2018

Neşet Ertaş’a Senfoniden Bakmak

Halk ozanı ve halk müziği şarkıcısı Neşet Ertaş, Gönlüm Hep Seni Arıyor adlı senfonik konserle 18 Mayıs 2018 Cuma akşamı saat 20.30’da İş Sanat sahnesinde anılacak. Neşet Ertaş’ın eserlerini, senfonik formda yeniden düzenleyen Serdar Yalçın ile bu özel konserin detaylarını ve yaratım sürecini konuştuk.

Neşet Ertaş’a Senfoniden Bakmak

2010 yılında UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” seçilen, Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi ve Orta Anadolu bozkırlarının bin yıllık hüznünü bağlaması ve sesiyle türkülerinde anlatan Neşet Ertaş’ın eserlerini, senfonik formda yeniden düzenleyen Serdar Yalçın’ın yönetimindeki İstanbul Opera Orkestrası’nın sahne alacağı konserde; soprano Gülbin Günay, alto Zeynep Halvaşi, tenor Bülent Bezdüz ve bas bariton Zafer Erdaş’a İstanbul Opera Korosu eşlik edecek. 

2010’da UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” seçilen Neşet Ertaş’ın eserlerinin senfonik bir orkestra tarafından seslendirilebilmesi amacıyla tekrar düzenlediğiniz Gönlüm Hep Seni Arıyor adlı projenin yaratım sürecinden bahsedebilir misiniz? Gönlüm Hep Seni Arıyor adlı konser Neşet Ertaş’ın eserlerini müzikal açıdan nasıl ele aldı? Projenin amacı ve teknik kısımlarından söz edebilir misiniz?

Bundan beş sene önce o zamanın Mersin Devlet Operası müdürü olan Erdoğan Şanal, benden Neşet Ertaş eserlerini büyük orkestra için düzenlememi istedi. Ben de solistlere koroyu da kattım. İlk kez Mersin’de seslendirildi eser. Bilet gişesinde uzun kuyruklar oluştu. Salon doldu taştı.

Üç sene önce de Kırşehir şehir meydanında, Neşet Ertaş’ın memleketinde seslendirdik eseri. TRT’de canlı yayımladı. O kadar güzel geri dönüşler aldım ki… 

​Bu eseri hazırlarken Neşet Ertaş’ın UNESCO Kültür Mirasına seçilmiş olmasını temel olarak aldım. İstedim ki böyle değerli bir sanatçımızın eserleri dünyada da onlara yakın gelecek bir formatta çalınsın. Yabancı dillere şiirleri çevrilsin. Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir senfoni orkestrasına notaları göndereyim, onlar da bunu programlarına alabilsinler, seslendirsinler.

Peki konserde bizi neler bekliyor? Neşet Ertaş’ın hangi eserlerine yer verdiniz?

Neşet Baba’nın en bilindik türkülerini kattık çalışmaya. Sırasıyla: Ahirim Sensin, Neredesin Sen, Gönül Dağı, Yazımı Kışa Çevirdin, Al Elma Boyanır mı, Mühür Gözlüm, Niye Çattın Kaşlarını, Dertli Yoldaş, Zahidem, Ah Yalan Dünyada, Kesik Çayır, Dane Dane Benleri Var, Doyulur mu, Yanıyorum. Hepsi onun besteleri değil bazıları da sık sık söylediği türküler.

Sizin yönetiminizde ilerleyecek olan konserde solistlere, İstanbul Opera Orkestrası ve İstanbul Opera Korosu da eşlik edecek. Solistlerden, orkestra ve korodaki sanatçılardan bahsederek bir araya gelme sürecinizi anlatabilir misiniz?

Opera Orkestrası ve Korosu ağırlıklı olarak İstanbul Devlet Operası sanatçılarından oluşuyor. Konularının en iyilerini bir araya getirme gayreti neticesinde dünyanın en meşhur sanatçılarına eşlik ederek övgüler almış, İş Sanat sahnesinde de başarılı konserlere imza atmış bir topluluk.

​Solistler de özenle bu konser için seçildi. Gülbin Kunduz Günay, genç yaşında billur gibi sesiyle önemli başrollerde oynadı. Zeynep Halvaşi, opera sanatçısı olmasının yanı sıra türkü yorumlarıyla fanatikler oluşturdu. Bülent Bezdüz, yurt dışında ülkemizi çok başarılı bir şekilde temsil eden tenorlarımızdan. Ayrıca türkü söyleme konusunda da uzman. Zafer Erdaş ise İş Sanat seyircisine şiir gecelerinden tanıdık bir isim. Operadaki başarılarının yanı sıra türkü CD’leriyle de oluşturduğu bir hayran kitlesi var.

Neşet Ertaş’a saygı duruşu niteliği taşıyan bu özel projeyi uluslararası bir düzeye çıkarıp, kültürümüzü aktarmak adına dünyadan dinleyicilerle paylaşmayı planlıyor musunuz?

Daha önce de belirttiğim gibi, proje dünyanın herhangi bir senfoni orkestrasının çalacağı şekilde hazırlandı. Tabii ki farklı ülkelerde Neşet Ertaş çalınsın isterim. Ama bu bir sanatçı olarak benim gücümü aşar. Menajerlik sistemi de özellikle klasik müzik alanında ülkemizde pek gelişmedi. Devlet ve sponsor desteği olmadan veya bir menajer olmadan bunu yurt dışına taşımam zor görünüyor.

Buna benzer başka projeler düşünüyor musunuz? Yahut gelecekte ne tür projeler tasarlıyorsunuz?

Türkülerimiz ve Klasik Türk Müziği şarkılarımızla ilgili çok çalışmam var. Türk şairlerinin şiirlerinden kendime yakın hissettiklerimi besteledim. Öte yandan dünyanın ilk tango operasını besteledim, Antalya Operası’nda kapalı gişe oynadı. Yüreğim, beynim çalıştıkça çalışmalarım devam edecek. Doğaldır ki ben bununla nefes alıyorum. 

0
965
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle