30 KASIM, CUMA, 2018

“İlhamın Nereden Geldiğini Her Zaman Bilemezsiniz”

Tarzlarına artık kulaklarımızın aşina olduğu, sahne performanslarıyla büyüleyen, dile dolanan cover’ların sahibi ve şanslıyız ki yılda yollarını en az bir defa Türkiye’ye düşüren Nouvelle Vague ile Bomontiada Babylon’da düzenlenen fizy Nights kapsamındaki konserleri öncesi bir araya geldik.

“İlhamın Nereden Geldiğini Her Zaman Bilemezsiniz”

29 ve 30 Kasım olmak üzere iki konser için Babylon’u ziyaret eden Nouvelle Vague ile Türkiye’deki sahne ve konser atmosferinden albüm çalışmalarına, sene sonu değerlendirmesinden sosyal medyanın müzik sektöründeki etkisine kadar pek çok şey konuştuk. Fransız müzisyenler Marc Collin ve Olivier Libaux iş birliğinde kurulan grubu dinlemek isterseniz bu akşam da Babylon’da sahne aldıklarını hatırlatalım.

Türkiye'deki konserlerinizle başlayalım. Türkiye'de farklı zamanlarda ve farklı şehirlerde çokça bulundunuz. Buradaki sahne ve konser atmosferini nasıl değerlendirirsiniz?

Çoğunlukla İstanbul'da sahne aldık ama İzmir, Ankara ve az da olsa Çeşme'de de çaldık. Hepsinin kendince iyi bir atmosferi vardı. Fakat Babylon ile ayrı bir bağımız oluştu. Çünkü Babylon küçük, sıcak bir ortam ve dinleyicilerin enerjisini hissedebiliyoruz.

Türkiye'de unutamadığınız bir konseriniz var mı? 

Hmm... Söylemek zor ama 2006'da Babylon'un eski mekânında, Türkiye'de verdiğimiz ilk konser gerçekten özeldi.

Sahne performansınızın tartışmasız çok iyi olduğunu düşünüyorum, büyüleyici. Sahneye hazırlık yaparken şarkılar dışında dansa, koreografiye ekstra zaman harcıyor musunuz?

Tamamen o ana bağlı, doğaçlama gelişiyor her şey. Biz sadece albüm, turne yapmaya karar veriyoruz sonrasında sahne performansı için herhangi bir prova veya çalışma yapmıyoruz. Fakat 2004’ten bu yana repertuvarımızdaki şarkıların çoğu değişmedi, bunun da etkisi olabilir.

Dinleyicilerin yarattığı atmosfer performansı etkiliyor mu yoksa her şey sadece yaptığınız müzikle mi ilgili?

Konser ortamın tepkisi ve enerjisiyle şekilleniyor. Bazen daha uzun süre çalabiliyoruz veya örneğin konser sırasında aynı parçayı alışılmışın dışında farklı şekillerde çalabiliyoruz.

Albümleriniz arasında düzenli zaman aralıkları yok. Yeni bir albümün zamanının geldiğine nasıl karar veriyorsunuz?

Başlarda her şey çok hızlı ilerledi, altı yılda dört albüm yaptık! Sonra bir ara vermemiz gerektiğini düşündük.

Önce hangi adım gerçekleşiyor; albüm çıkarmaya karar verip çalışmalara mı başlıyorsunuz yoksa çalışmalarınızın belli bir olgunluğa geldiğine karar verip albüm mü yapıyorsunuz?

Öncelikle bir konseptimiz olmalı. Sonrasında kayıtları gerçekleştirip turneye çıkıyoruz.

Yeni albüm için daha ne kadar bekleyeceğiz?

Önümüzdeki yıl 15. yılımızı iki albümle kutlayacağız. Biri nadir bulunan parçalardan oluşacak diğeri ise hiç yayımlanmamış parçalardan.

Sosyal medya ve internet dünyadaki birçok amatör sanatçının sesini duyurmasına yaradı. İnternette hergün onlarca amatör sanatçı videosu görebiliyoruz. Bu durum özellikle sizin olağanüstü sound’unuzu nasıl etkiliyor? 

Hem etkiliyor hem etkilemiyor, buna doğrudan, net bir cevap vermek zor. Çünkü ilhamın nereden geldiğini her zaman bilemezsiniz. Neyse, bence müzisyen yaratıcı olabilmek için çok fazla müzik dinlemeli.

Cover’lamak isteyip de henüz yapamadığınız şarkı var mı?

Açıkçası yok.

Yeni yıla, 2019’a, bu kadar yaklaştığımız bu günlerde 2018’i nasıl özetlersiniz? 2019’dan beklentileriniz neler?

Küresel ısınma, hayvan türlerinin yok olması ve Trump gibi faktörler sebebiyle her an kötü haberler ve iç karartıcı gelecek senaryoları duyabildiğimiz zor zamanlardan geçiyoruz. Umarım yeni yılda bunlar değişir ama çok umutlu değiliz.

Son olarak, Türkiye’deki dinleyicileriniz için neler söylemek istersiniz?

Harikasınız, öyle kalın.

0
1787
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle