04 EKİM, SALI, 2016

Huzurlu Yaşamın Kapılarını Aralamak

Mimari, günümüzde insanın yaşam kalitesini artıran, iç huzurunu dengeleyen en önemli etkenlerden biri. Nerede yaşadığımız, ne iş yaptığımız, ne yediğimiz kadar yaşadığımız mekân da kimliğimizi yansıtan önemli faktörlerden biri oldu. 

Huzurlu Yaşamın Kapılarını Aralamak

Avcılık ve toplayıcılıkla yaşam sürdürülen Eski Çağlar’da ağaç kovuklarında, mağaralarda ya da otlardan ve ağaç dallarından yaptıkları ilkel barınaklarda yaşayan insanların mimari zevki ve gelişimi Cilalı Taş Devri’nde başlayan ilk mimari eser örnekleri ile ihtiyaç ve istekler doğrultusunda evrilip şekillenerek günümüze kadar ulaştı. İlk başlarda sadece barınma ve korunma amaçlı inşa edilen yapılarda zamanla rahatlık ön plana çıkarken daha sonra ortaya çıkan fonksiyonel ve estetik kaygılar  çeşitli mimari yapıların değişim ve dönüşüm geçirmesini sağladı.

İnsanlar sadece barınmak ve yaşamak amaçlı değil aynı zamanda eğitim, kültür, sağlık, yönetim, savunma, alışveriş ve din etkinliklerini sürdürebilmek için elverişli ve gösterişli yapılara gereksinim duydular. Okul, kültür sanat merkezi, hastane, mahkeme, kilise ve cami yapılarını kullanışlı, sağlam ve güzel görünümlü yapma sanatı mimarlık adını aldı. Dinsel inanış ve felsefeden etkilenen, doğa ile uyumlu Çin mimarisi; görkemli tapınak ve saraylarıyla dikkat  çeken Eski Yunan mimarisi; yol, köprü ve kaleleriyle fark yaratan Roma mimarisi ve mozaik, resim sanatıyla kendini gösteren Bizans mimarisi coğrafi etkenlerin ve topografik koşulların mimarinin şekillenişindeki etkisini bize gösterir nitelik taşıyor. 

Bir mekânın bulunduğu topografya ile uyumu mimari yapılandırmayı şekillendiren önemli faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Coğrafya, bitki örtüsü, topografya ve kültür mimari gelişimi ve yapılanmayı etkileyen en temel yapıtaşları arasında yer alıyor. Doğaya ve bireye özel, benzersiz, karaktere uyumlu, coğrafi faktör koşullarına uyum sağlayabilen, bölgenin karakterine saygı duyan ve aynı zamanda estetik yargılardan ödün vermeyen mimari yapılar kişinin yaşadığı yerde mutlu olabilmesinin temel gerekliliklerinden. Elbette bölgenin manzarası, bitki örtüsü, denize uzanan tepelerin yamaçları, öğle güneşi gibi unsurlar da mimari yapı ile uyumlu olarak binanın karakterini doyurucu gerçekler arasında yer alıyor. 

21. yüzyılın kaos, kargaşa, trafik, yoğun iş hayatı, gürültü kirliliği ortamında mimarinin en büyük gereksinimlerinden biri de ister istemez huzur oluyor. Sessiz, güvenli, temiz, doğa ile iç içe ve manzaraya sahip bölgelerde konumlanan yapılar günümüz insanının en büyük ihtiyaçlarında biri haline geldi. İş ve hayat koşullarında yeterince koşturma ve telaşa maruz kalan bireyler en azından ev hayatında huzur ve sakinlik ile buluşmak istiyor.

Özel ve eşsiz mimari felsefesiyle dikkat çeken Kaplankaya Canyon Ranch Living, Akdeniz ve Türk mimarisinin sentezi, doğa ile bütünleşmesi, topografya ve bitki örtüsü uyumu ile bölgenin karakterini korumaya dikkat ediyor. Mahremiyet ve rahatlama atmosferinin korunduğu mimari algı, kesintisiz deniz ve ufuk manzarası ile huzurlu yaşamın kapılarını aralıyor. Office of Architecture in Barcelona (OAB) ve şirket kurucu ortağı mimar Carlos Ferrater tarafından gerçekleştirilen proje daha önceki projelerden farklı olarak bütünü kapsayıcı anlayışı, bölgenin samimiyetinden ilham alan proje, geleneksel Türk mimarisi ile Akdeniz mimarisini buluşturan eşsiz bir yaşam deneyimi. 

İspanya’nın en önemli mimarlarından biri olan Carlos Ferrater, Le Corbusier’nin sözleriyle “Yalın geometrik biçimlerin ışık altındaki ustalıklı oyununu oynuyor”. Ferrater doğal ögelere yer veren, estetikten ödün vermeyen, minimalizmi benimseyen ve geometrik figürlerden beslenen bir dile sahip. Ünlü mimar klasik İspanya mimarisini direkt benimsemek yerine kendi yarattığı özerk tarzıyla biliniyor.

Ege Denizi’nin büyüleyici manzarasının sağlıklı yaşam merkezi ile birleştiği Kaplankaya Canyon Ranch Living; bahçeler, yürüyüş alanları, spor sahaları ve deniz kenarında ortak sosyal alanlar oluşturarak bireyin konfor, doğayla uyum ve huzuruna öncelik tanıyor. Mavi ile yeşilin buluştuğu noktada konumlanan, fütüristik bir mimari anlayışa göz kırpan modern yapısıyla yaşayanlarını spiritüel bir yolculuğa çıkarıyor.

*Kaplankaya'nın katkıları ile yayımlanmıştır.

0
4741
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle