14 AĞUSTOS, CUMA, 2015

Daha Önce Deneyimlemediğimiz Tarzda Bir Müzik Festivali

D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali bu yıl 11. Kez müzikseverlerle buluşmak için hazırlanıyor. Festivalin sanat danışmanı Jasper Parrot ile festivalin bu yılki programı, yerli halkın festival hakkındaki yorumları ve D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali’ni Türkiye’deki diğer klasik müzik festivallerinden ayıran özelliklere dair konuştuk.

Daha Önce Deneyimlemediğimiz Tarzda Bir Müzik Festivali
Jasper Parrot Fotoğraf: Jonathan Ross

Jasper Parrot Fotoğraf: Jonathan Ross

Festivalin sanat danışmanlığını siz gerçekleştiriyorsunuz. D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali bu yıl İngiliz Kraliyet Filarmoni Orkestrası, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Denis Matsuev, Buika, Sarah Chang, Eleni Karandriou ve Fazıl Say gibi dünyaca ünlü sanatçı ve orkestraları ağırlayacak. Festival programı nasıl belirlendi?

Niyetimiz, uluslararası saygınlığa sahip yüksek kalitede sanatçıları getirme geleneğini devam ettirmek ve farklı janrları yeni mekânlarla çeşitlendirmek. Örneğin bu yıl Eleni’nin konseri Bodrum Kalesi’nde yer alacak. Eleni, hem Türkiye hem de Yunanistan’ın sesi olarak barış ve bölgede paylaşılan zengin kültürlerin uyumunu temsil ediyor.

Festival marinada düzenlenen ilk ve tek klasik müzik festivali olma özelliğine sahip. Bu yılki programda yenilikler ve de süprizlerle karşılaşacak mıyız? Bize ipucu verebilir misiniz?

Hedefimiz, her yıl mekân ve festival günlerinin sayısını arttırmak. Renkli ve çekici ortamıyla marina hem performansların içeriği hem de farklı mekânlar üzerine yaratıcı olmayı teşvik ediyor. Ana mekân D-Marin Turgutreis; ama Bodrum’da, festivalde yer alabilecek birçok canlı yer de bulunuyor.

Bugüne kadar 3 bin 500'ü aşkın sanatçıyla 160 bini aşkın müziksevere ulaşan festivale farklı şehirlerden katılım oranı nasıl oluyor?

Bildiğim kadarıyla çok düşük; ama bizler istekliyiz, yakın ve uzakta bulunan seyirci kitlesi için festivali çekici kılmak istiyoruz. Yerel halk festivale büyük önem veriyor. Yine de hedefimiz uluslararası bu klasik müzik festivalini seyircilerin ajandasında bir yerde konumlandırmak. Bu festivalin dünyada klasik müzik seven tüm müzikseverler için gerekli bir festival haline gelmesini sağlama yolunda çalışıyoruz.

Bölgedeki yerli halkın festivale katılımı, tepki ve yorumları nasıl?

Çoğunlukla festivalin çok önemli ve özel bir yeri olduğunu düşünüyorlar. Bu ayrıca onların günlük rutinlerine çeşitlilik ve canlılık getiriyor.

Festival biletlerinin satışından sağlanacak gelirin tamamı bu yıl da Tohum Otizm Vakfı ile Bodrum Sağlık Vakfı’na bağışlanıyor. Festival bu sosyal sorumluluk yönüyle de dikkat çekiyor. Sizce sanat ve kültür yaşam organizasyonları ile sosyal sorumluluk projeleri arasındaki etkileşimi arttırmak için nasıl çalışmalar yapılabilir?

Sanatçılar ve onların performanslarını özellikle ekonomik durumu iyi olmayan seyirci kitlesine yoğunlaştırmamız gerektiğine inanıyorum; ama oradayken bunun olasılığını daha detaylı bir biçimde araştırmam gerekiyor.

Bir röportajınızda küçük yaşlarda blok flüt çalarak müziğe başladığınızı ve ardından obuaya geçtiğinizi okudum. Şu anda hâlâ çaldığınız bir enstüman var mı, müziğin mutfak kısmında da yer alıyor musunuz?

Delikanlılığımın erken dönemlerinde, Moskova’da zamanın en büyük obuacılarından Sör Leon Goossens’ın bir performansını dinlemiş ve o kadar etkilenmiştim ki hemen obua öğrenmek istemiştim. Maalesef yıllar içinde hevesimin yeteneğimden daha fazla olduğunu fark ettim. Yine de bu günlerde obuamı tekrardan almayı ve arkadaşlarımla biraz oda müziği yapmayı ümit ediyorum. 

Menajerlik şirketiniz Maurizio Pollini, John Adams, Vladimir Aşkenazi, Cristina Ortiz, Andreas Scholl, Christoph von Dohnanyi, Valeri Sokolov, Helene Grimaud, Sol Gabeta, Paavo Jarvi, Krystian Zimerman gibi sanatçıları temsil ediyor. Günümüzde menejerliğin müzisyen ya da sanatçının başarısındaki faktörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Menajer ajansı ortakları olarak, onları güçlendirmek ve daha başarılı bir kariyer için her bir sanatçı için özel olarak düzenlenen yolda geliştirmek üzere sanatçılarımızla çok yoğun ve bütünsel olarak çalışıyoruz. En iyi sonuçlar en yakın ve en uyumlu ortaklıklardan çıkmakta.

Türkiye'de klasik müzik alanında birçok genç yetenek var. Sizce genç yetenekler nasıl desteklenebilir, bu gibi organizasyonların onların tanınmasında etkisi olabilir mi?

Türkiye’de bu kadar çok genç yeteneğin olması ve bunların uluslararası kariyerlerini geliştirmekte ilerleme yapıyor olması sevindirici bir durum. Ama tüm genç sanatçılar, hem sanatçı olarak kendi gelişimleri için mücadele hem de uluslararası tanıtıcılar ve yöneticiler için olan tanıtımlar için bir alana  ihtiyaç duyarlar. D-Marin Turgutreis, ortaya çıkmak için bazı kullanışlı fırsatları sağlamada giderek artan yararlı bir rol oynuyor.

Türkiye'de birçok klasik müzik festivali var. Bu etkinlikleri ve organizasyonları yurt dışındakilerle kıyasladığınızda nasıl benzerlikler ve farklılıklar ortaya çıkıyor?

D-Marin TICMF, konumundan dolayı diğer klasik müzik festivallerinden farklı. Klasik müzik festivalleri genelde kaleler, tiyatrolar ve hatta katedral ile kiliseler gibi dünyanın büyüleyici mekânları ve köklü konser salonlarında düzenlenir. D-Marin TICMF ise Bodrum marinasında düzenlenmesinden dolayı gayet özel bir yere sahip. Bu bakımdan festival güzel bir tatil ile hayat tarzının yükselten ve ödüllendiren kültürel deneyimlerle birbirine tatmin edici bir biçimde karışmasının arayışında. Bizler ayrıca, çağdaş sanat, edebi etkinlikler ve diğer entellektüel ve sanatsal fırsatlarla bu etkinlikleri genişletme çabasındayız.

0
1505
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle