17 HAZİRAN, PAZARTESİ, 2019

Bu Hikâye Yaşandı ve Bitti

Tiyatro sezonunu kapatmaya hazırlanırken prömiyerini yapan Kızlar ve Oğlanlar, Bergüzar Korel’in tek kişilik performansıyla izleyenleri unutulması güç bir hikâyeye ortak ediyor.  

Bu Hikâye Yaşandı ve Bitti

Craft Tiyatro, oyunların gösterimlerinin son tarihleri gelmişken adeta sürpriz niteliğindeki yeni oyunu Kızlar ve Oğlanlar ile tiyatro severlere sezon sonu armağanı verdi. İrlanda asıllı yazar Dennis Kelley’nin kaleme aldığı -oldukça evrensel bir meseleyi anlattığı- Kızlar ve Oğlanlar, Hira Tekindor’un maharetli çevirisi, İbrahim Çiçek’in ustalıklı rejisi ve Bergüzar Korel’in samimi oyunculuğuyla sahnede hayat buldu.

Sezon boyunca konuşulmayı hak eden oyunlarıyla Craft Tiyatro, mart ayında paylaştığı prova fotoğraflarıyla izleyicileri Kızlar ve Oğlanlar için hazırlamaya başlamıştı. Bu sezon için az gösterimi olan oyunu yakalayanlar hem iyi çalışılmış, hikâyesi vurucu bir oyuna hem de ekranlarda sıkça gördüğümüz Bergüzar Korel’in ilk sahne heyecanına ortak oldu.

©Şevval Balkan

Oyun, Bergüzar Korel’i karşımıza maskulen bir kılıkta, kırmızı bir çerçevenin içinde oyun boyunca anlamlanacak birkaç obje ile oturtulmuş hâlde çıkartıyor. Işıklar sönüp de Korel anlatmaya başlayınca enerjisi tüm salona yayılıyor. Karşısındakilere özgüveni yüksek, özgür ruhlu, hayatında bir kırılma yaratmaya çalışan, samimi, açık sözlü -zaman zaman ağzı bozuk- bir kadın olarak hikâyesini anlatıyor. Bu süreçte açık sözlülüğü, olayları karikatürize etmesi Korel’in canlandırdığı kadının samimiyetini karşı tarafa geçirmesinde bir yol açıyor. Oyun boyunca genç uçarı bir kadından aşık bir kadına, iki çocuklu bir anneden iş kadınına değişen rollerini, hayatındaki tüm gelişmeleri izleyiciyle doğrudan paylaşıyor. Oyunda bu birebir anlatıyı zaman zaman çocuklarıyla olan diyaloglarını canlandırdığı bölümler kesiyor. Eşiyle ilgili bölümleri bize geçmiş zaman olarak anlatırken, çocuklarıyla olan anları o anda hayali olarak yaşatıyor. Bu da her ne kadar yüzümüzü güldüren bir sohbet olsa da bir gerilimin varlığını hissettirmeye yetiyor ki oyun bir yerde bu gerilim sebebiyle bükülüyor. Bu bükülmenin zamanlaması öyle yerinde ki oyundan kopan, ilgisi düşen izleyiciler de dahil herkesi yerinde doğrultuyor, oyuna geri çekiyor ve tüm duyguları alt üst ediyor.

​Bergüzar Korel, oyun boyunca onu tanıdığımız oyunculuğundan farklı bir oyunculuk sergiliyor ancak sahnede hakimiyetini sağlamaya çalışırken bazı zamanlar heyecanlı ve hızlı konuşması anlattıklarını kaçırmaya ya da anlayamamaya sebebiyet verebiliyor. Tek başına 90 dakika boyunca koca bir sahneye hâkim olmak eminim ki kolay değil ama bu yoğun heyecan zaman zaman takibi zorlaştırabiliyor. Bunların dışında elinde tuttuğu hikâyenin de hakkını veriyor.

©Şevval Balkan

Oyun boyunca dağınık bir kadının bir uçağa biniş sırasında tanıştığı ve başta sinir olup sonra delice aşık olduğu adamla mutlu evliliğini, çocuklarla ilişkisini, başarılı iş hayatını duygular arası geçişlerle izlesek de oyun, bugün dünyanın her yerinde saatte bir meydana gelen aile içi şiddete, erkek şiddetine yol alan bir hikâyeye varıyor. Biz aslında baştan beri sonunu bilmediğimiz bir ailenin imhasını izlediğimizi ışıklar söndüğünde fark ediyoruz. Oyundaki kırılmaya da bu sebep oluyor ancak gerçekten akış boyunca bunu verdiği birkaç sinyalden bile tahmin edemeyeceğimiz yıkıcılıkta yapıyor. Son kısmı Korel, mevcuttakinden daha yüksek bir performansla sonlandırıyor. Kızlar ve Oğlanlar, bir kadının hikâyesi üzerinden bugün yine ataerkil yasalarla oluşturulan dünyada önüne “geçilmeyen” erkek terörünün köklerini ve nelere mâl olduğunu anlatıyor ve “Biz bu toplumu erkekler için yaratmadık, onları durdurmak için yarattık” diyerek isyana ses veriyor.

Kızlar ve Oğlanlar; adım adım kurulan, parçalanan ve yok edilen bir ailenin; şiddetin ani bir sinir, delilik, cinnet değil, gerçek anlamda karşılığının ne olduğunu gösteren sindirmesi zor bir metin. Oyuncu ve izleyici arasında geçen bu oyunda yer almayı seçtiği -ilk sahne performansı olması sebebiyle- ve bu cesur kararı için Bergüzar Korel’i tebrik etmek gerekir. İbrahim Çiçek'in oyuncu ve oyun arasında kurduğu sıkı ilişki burada da kendini gösteriyor. Çiçek'in yönettiği her oyunda oyuncularına farklı yönlerini gösterme ve cesur olma imkânı tanıması, izleyicinin hikâye kadar oyunculara da hayran olmasını sağlıyor. Bu sezon gösterimleri biten Kızlar ve Oğlanlar’ı eylül ayında yeniden sahnede izleyebilirsiniz.

0
4061
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle