14 AĞUSTOS, SALI, 2018

“Animasyon İmkânlar Dahilinde Olmayanı Gösterir”

The Simpsons'ın yaratıcısı Matt Groening tarafından hayata geçirilen animasyon Disenchantment, 17 Ağustos’ta Netflix üzerinden yayımlanmaya başlayacak. The Simpsons ve Futurama’da da Groening ile birlikte çalışan yapımcı ve senarist Josh Weinstein ile bir araya gelerek dizinin detayları, karakterlerin yaratım süreci, mizahın kullanımı ve animasyon türünün geleceği üzerine sohbet ettik. 

“Animasyon İmkânlar Dahilinde Olmayanı Gösterir”

Disenchantment, 10 bölümden oluşan bir yetişkin komedi dizisi olarak karşımıza çıkıyor. Bizi parçalanmakta olan Orta Çağ krallığı Dreamland'a götürüyor ve burada sürekli içki içen genç prenses Bean, girişken Elf dostu Elfo ve Bean'in içindeki şeytan Luci'nin başından geçen talihsizliklere tanık oluyoruz. Bu süreçte, tuhaf üçlünün karşısına canavarlar, cinler, mitolojik yaratıklar, iblisler, troller, morslar ve birçok farklı insan çıkıyor. 

Bize Disenchantment projesinden bahsedebilir misiniz, yaratım sürecinde neler ilham kaynağınız oldu?

Matthew Groening’in uzun yıllar üzerinde düşündüğü bir projeydi. Not defterine sürekli kafasındaki bu proje ile ilgili bir şeyler yazıp, çiziyordu. Matthew’la 25 yıldır birlikte çalışıyoruz, The Simpsons ve Futurama’da da birlikte çalıştık. Futurama sürerken yeni bir proje yapmak üzerine konuşmaya başlamıştık. Ben de o sırada Gravity Falls’u yeni bitirmiştim ve Matthew bana Disenchantment projesinden bahsetmeye başladı. Detayları anlattı ve bir araya gelerek karakterleri, atmosferi ve durumu yaratmaya başladık. Bunun için de zamanımız vardı ve gece gündüz üzerinde çalıştık. Bu dizi tamamen Orta Çağ’daki günümüz gençlerini ele alarak bir yaş ve dönemi işaret ediyor. Bunun üzerinde özellikle durduk ve bir şeyler anlatmasını istedik. Üç ana karakterimiz Bean, Elfo ve Luci de bu yüzden 18,19 ve 20 yaşlarında. Ama mesela 2000 yıldır hayatta olan genç ve küçük şeytan karakterimiz Luci dünyayı ilk kez deneyimliyor ve o gençler gibi keşfetmeye başlıyor. Bu bizim için önemli çünkü bu tarz belirli bir tarihi anlatan projelerden Game of Thrones veya The Lord of the Rings’e baktığımızda konsept üzerinden bir dünya yarattığı görülebiliyor ancak biz bunların da dışında belirli bir konuya odaklanan, eğlenceli bir proje yaratmayı hedefledik. 

Sözü açılmışken Disenchantment'in ana karakterlerini nasıl tanımlıyorsunuz? Sürekli içki içen bir prenses, onun erkek arkadaşı olan bir elf ve bir şeytanı bir araya getirmeye nasıl karar verdiniz?

(Gülüyor) Güzel soru. Çok fazla stereotip ve fantezi vardı aslında. Bean, modern stereotiplere sahip, cesur bir savaşçı, içki içen ve kafa tutan bir prenses. Onun gibi çok fazla kız ve erkek yaşıtı var ve karakter olarak da oldukça gerçekçi. Gerçekçiliği de günümüzü temsil eden bir gerçekçiliğe sahip dolayısıyla aslında bizi veya bizim gençliğimizi temsil ediyor. Elfo karakteri ise fazlaca optimist bir karakter. Oldukça mutlu, sevecen ve küçük bir diyardan geliyor. Tıpkı daha küçük şehirlerden metropole gelen utangaç ve kibar gençler gibi. Luci ise ilk defa böylesi bir görev üstlenen fazlaca zeki bir şeytan karakter. Dolayısıyla bu üçü birbirlerini tamamlayarak harika bir takım oluşturup maceraya atılıyorlar.

Kesinlikle. Dizide, Orta Çağ’da oldukça çağdaş davranışlarda olan karakterleri görebiliyoruz. Bu yüzden dizinin adının Disenchantment olması güzel bir nokta atışı olmuş. İsminin başka özel bir anlamı var mı?

Var aslında. Karakterlerin çoğu lanetlenmiş gibi ve hikâye devam ederken sürekli “disenchantment” (düş kırıklığı) yaşıyorlar. Elbette çift anlamlı, hem kendi hayatlarındaki düş kırıklıkları hem de dünya gerçeklerine karşı olan ayrıksılıklarıyla oluşan genel bir düş kırıklığı. Nasıl hepimiz çok gençken hayaller kurarız ve yaşamın gerçekleriyle tanıştığımızda düş kırıklığına uğrarız işte tam olarak bunun üzerine kurulu. Yetişkinlik yolunda ilerlerken tekrar umudu, eğlenecek şeyleri ve mutluluğu keşfetme arayışımız da denilebilir bir bakıma. Tüm bunları günümüz karakterlerinin 700 yıl önceki toplumsal yapı üzerindeki tepkilerinde izleyebiliyoruz. 

Disenchantment’ın ne tür bir mizah anlayışı var? Örneğin Cringe veya Sarkastik komedi türlerine mi yakın?

Aslında burası önemli bir nokta çünkü tam olarak türler üzerine inşa ediyoruz. Disenchantment, genel olarak gözleme dayalı, güncel durum ve karakter komedisiyle örülü diyebiliriz. Ancak söylediğiniz türlerle birlikte başka kombinasyonlarla da bazen bir araya geliyor. The Simpsons ve Futurama da belirli bir mizah ile örülü değildi. Elbette daima akıllı komedi yapmaya çalıştık fakat hiçbir bölüm birbiriyle aynı mizah anlayışına sahip değildi. Önemli olan en saçma komedi ile akıllı komediyi doğru harmanlayarak nokta atışı yapmak. The Simpsons ve Futurama’nın hikâyesinin; anlatı biçimi, bölüm konseptleri ve karakterlerin ciddiyeti ile inanarak yaptıkları eylemler göz önüne alındığında oldukça sarkastik olduğu görülebiliyor. Disenchantment da bu doğrultuda daha önceki projelerin deneyimleri göz önünde bulundurularak yepyeni ve sürekli ilerleyen bir mizah ile karşımıza çıkacak. 

O hâlde Disenchantment’ın The Simpsons ve Futurama'dan ayrılan temel farklılıklarından daha detaylı bahsedebilir misiniz? 

The Simpsons ve Futurama, yıllarca süren ve karakterlerin sürekli yeni maceralara atıldığı hiç bitmeyen diziler. Disenchantment ise her bir karakterin kendi hikâyesi olan ve nerede başlayıp nerede sonlanacağı belli bir hikâye. Disenchantment’ın tam olarak nasıl ve kaç bölüm sonra biteceğini kesin olarak biliyoruz, bu diğerlerinden ayrılan özelliklerinden biri. Bir de Disenchantment’ın çok fazla gizem ve sürprizi var. İzleyicilerin izlerken olayların arka tarafına çok dikkatlice bakması ve takip etmesi gerekecek. Bu da The Simpsons ve Futurama’dan ayrılan ikinci en temel fark diyebiliriz. 

Cast sürecinden de bahsedebilir misiniz? Seslendirmeyi yapacak olan oyuncular arasında ideal sese nasıl karar verdiniz?

En iyi komedyenler arasından seçmeye çalıştık. Bean karakterini oynayan Abbi Jacobson gerçekten inanılmaz komik bir kişi ve aynı zamanda iyi bir yazar. Bu yüzden karakterin sesini yaratırken çok komik buluşları oldu. Zaten benim ilk tercihim de oydu ve yanılmadım. Öte yandan Luci karakterini seslendiren Eric Andre inanılmaz zekice buluşlar elde etmiş bir oyuncu ve yazar. İngiliz mizahını çok severim bu yüzden Matt Berry’nin İngiliz mizahı ile dizideki Amerikan komedisini harmanlamak çeşitlilik oluşturuyor, bu yüzden onunla çalışmak beni çok mutlu ediyor. 

Komedi animasyon türü üzerinde uzun süre çalıştınız. Animasyonun gelecekteki gelişimini ve konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Animasyonun filmler kadar önemli bir noktaya evrildiğini düşünüyorum. Netflix örneği BoJack Horseman’a bakabilirsiniz. Ne çok saçma ne de fazlaca ciddi. Oldukça iyi örülmüş bir drama içerisinde geliştirilmiş bir karakter görebiliyorsunuz. Aynı şekilde Rick and Morty’ye de bakabilirsiniz. Animasyonla istediğiniz evreni yaratıp, hayal gücünüzle bambaşka dünyalar oluşturabilirsiniz. Bu yüzden animasyon imkânlar dahilinde olmayanı gösterir. Dolayısıyla önemli bir türdür. Zamanla da daha iyi kademeler kaydedeceğini düşünüyorum.

Gelecek projeleriniz arasında neler var?

Disenchantment henüz başlıyor ve çok heyecanlıyız. Önümdeki uzun bir süre onunla ilgileneceğim ancak biz bir ekibiz bu yüzden yeni maceralara da her an atılabiliriz.

https://www.youtube.com/watch?v=YxLazXckNX8

0
7825
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle