GÜNDEM
  • 04-08-2015

    “Sanatçıların kendilerini ve duruşlarını en açık şekilde ifade ettiği araçlardan biri olan fotoğraf kitaplarını şimdilerde daha da merak eder, içinde kendimizi kaybetmek ister bulduk” diyen Mixer bir sergi turuyla karşımıza çıkıyor. Fotoğrafı ve kitap tasarımını bir araya getiren fotoğraf kitapları, son zamanlarda gerçekleştirilen çeşitli sergiler ve atölyelerle daha igi çekici bir hale geldi.

    Geçtiğimiz yaz döneminde Mixer'de gerçekleşen, Murat Germen, Aslı Narin, Melis Bağatır ve Eren Sulamacı tarafından Sabancı Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitelerinde açılan Fotoğraf Kitabı Üzerine Çalışmalar isimli ders de, bu alanda çalışmak isteyen sanatçılar ve tasarımcılar için bir buluşma noktası oldu. Ders, çoğu zaman basılmadan proje aşamasında kalan ödevlerden bir adım öteye giderek, kitapların uygulamasını da içeriyor. Bu sayede tasarımlar hayat buluyor, elde tutulabiliyor hale geliyor. Ders, öncelikle öğrencilerin üretimlerine ve ‘meseleleri'ne nasıl yaklaştıklarını sorgulatan bir süreçle başlıyor. Tartışmalar ve paylaşımlarla fikirler şekillenerek önce tasarılara sonra kitaplara dönüşüyorlar.

    Mixer’in sergi alanında yer alan ‘Fotoğraf Kitabı Üzerine Çalışmalar’ sergisi kapsamında 20 Ağustos, saat 18:00‘da yapılacak sergi turu hem fotoğraf kitaplarının üretim süreci hem de içeriklerinin geliştirilmesi çerçevesinde gerçekleştirilecek.

    ​Mixer : Boğazkesen Caddesi No: 45 Bodrum Kat Tophane

    0
    0
    6
  • 04-08-2015

    4-6 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek uluslararası güncel ve çağdaş sanat fuarı ARTINTERNATIONAL, sanat dünyasının en önemli galerilerinden Paul Kasmin Gallery’i bir kez daha İstanbul’da ağırlıyor. Hiper gerçekçi resimleriyle dünyaca tanınan Taner Ceylan’ın geçen yılki solo sergisiyle fuarın en çok ilgi gören galerilerinden birine dönüşen Paul Kasmin Gallery, Ceylan’ın “Golden Age/Altın Çağ” serisinden son çalışması Satyr II’nin dünya gösterimini ilk kez ARTINTERNATIONAL’da yapıyor.

    Taner Ceylan’ın 2013 yılından beri devam ettiği, ucu çok açık, sonsuz bir öyküye açılan serisi “Golden Age/Altın Çağ”ın son işlerinden olan Satyr II, Yunan mitolojisindeki yeniden doğuş ve ikililik kavramlarını karşı karşıya getiriyor. Yarı keçi yarı insan mitolojik bir varlık olan satirin, bu resimde insanın içindeki hayvana, hayvanın içindeki insana referans verdiğini belirten Ceylan, “vahşi, genç kızları ve erkekleri kaçırıp tecavüz eden, her yeri yıkan yakan serseriler” olarak bilinen satir figürünün Satyr II’de aksine, kırılgan ve düşünceli, kendi niteliklerine maruz kalmış ve kendi içine bakan bir karakter çizdiğini söylüyor: “Satir, hayvanı dizginlemiş ve böylece ortaya insan çıkmıştır. Resmin 20. yy başlarında çekilmiş, siyah beyaz bir fotoğraf üslubuyla yapılmış olması da tüm bu kurgusal masallığa olağandışı bir gerçekçilik katmaktadır.” Ceylan’ın tuval üzerine yağlıboya çalıştığı Satyr II, geçtiğimiz aylarda Frieze New York Fuarı’nda izleyici karşısına çıkan Satyr I’in devamı niteliğini de taşıyor.

    Paul Kasmin Gallery standında Taner Ceylan ile birlikte karşımıza çıkacak diğer isimler de büyük heyecan yaratıyor. Soyut dışavurumculuğun en önemli isimlerinden Chaim Soutine ve eserleri Smithsonian American Art Museum, Whitney Museum of American Art gibi önemli koleksiyonlara girmiş, özellikle suluboya resimleri ile bilinen Walton Ford, Türkiye’de ilk kez sergilenirken, 60’lardan bugüne gerek kişisel, gerek kolektif işleriyle Amerikan modern sanatını derinden etkilemiş Claude ve Francois-Xavier Lalanne’nin heykelleri de Paul Kasmin Gallery standında izlenebilecek.


    1. Görselin Künyesi: 

    Taner Ceylan

    Satyr II, 2015

    Oil on canvas, 84x107 cm

    Courtesy of Paul Kasmin Gallery

    0
    0
    216
  • 04-08-2015

    halka sanat projesi rezidans sanatçıları Regina Dürig ve Christian Müller ile  09 Ağustos Pazar günü, saat 19:00’da iki farklı projeden oluşan bir etkinlik sunuyor. Etkinliğin ilk bölümü şiirsel belgesel olan "Çocukluk Hikayeleri", ikinci bölümü ise doğaçlamayla yapılacak canlı performans "Envanter".

    Etkinliğin ilk bölümü farklı toplumlardan çocuk hikayelerinin konu edildiği sesli drama serisi “Çocukluk Hikayeleri” belgesel dizisi. Pazar günü ilk ayağı “Çocukluk Hikayeleri/ Çin” olan gösterim 80’li 90’lı yıllarda Çin’de toplanan hikayelerden oluşuyor ve kentsel yaşamda orta sınıf ailelerin yaşayışı  hakkında bilgi veriyor. Gösterim İngilizce versiyonuyla yapılacak. Projenin ikinci ayağı İstanbul’a adanmış. Sanatçılar bu projeyi tamamlamak için, çocukluğu hakkındaki 12 soruluk formu doldurmak isteyen gönülleri çağırıyor. Formu online olarak sanatçılara gönderebilir veya pazar günü etkinliğe katılarak sanatçılara teslim edebilirsiniz. Form için: https://podio.com/webforms/13017578/887179

    İkinci bölüm ise "Envanter", lirik düz yazıların toplanmasından oluşan görünen ve görünmeyen dünyaları araştıran bir performanslar bütünüdür. Bu performansta Regina İngilizce ve Almanca metinler okurken, Christian elektronik müzik sisteminde kendi müziğini oluşturacak.

    Atölyeye katılmak için tıklayarak formu doldurup gönderebilirsiniz.

    0
    0
    53
  • 04-08-2015

    Heykeltıraş Mehmet Aksoy, Mersin’de erkek şiddetine maruz kalıp vahşi hislerle  hayatına son verilen Özgecan Aslan’ın mezarı için başladığı heykeli bitirdi.

    Erkek egemenliğinin her gün bir kadın cinayetine dönüştüğü ülkemizde Özgecan’ın öldürülmesi toplumsal bir duyarlılık oluşturdu. Sanatçı da bu vahşete seyirci kalmak istemediği için Özgecan’ın anısını yaşatacak bir heykel yapmaya karar verdi. Sanatçı heykeli rüyasında gördüğünü belirterek, onun saflığını ve yaşadığı vahşeti bu heykelle vermeyi amaçladığını belirtiyor. Heykel iki parçadan oluşuyor. Heykelde ortada saçları uçuşan bir Özgecan figürü iki yanında ise kanatlar var. Kanatların birinde tırnak izleri diğerinde boşluk olmasını ise Aksoy şu şekilde açıklıyor: “Özgecan sonsuzluğa uçtu gibi geliyor bana. Melek kanadındaki boşluk, gökyüzüne doğru açılan bir boşluk, sonsuzluğa açılan bir pencere gibi…” Yapılan şiddet unutulmasın diye kullandığı tırnak izleri ise Özgecan’ın katilinin yüzünde bıraktığı tırnak izlerine dayanıyor.

    Heykel tamamlanması ardından Mersin’e Özgecan Aslan’ın mezarına götürülecek. Aksoy, Özgecan Meydanı’na koymak için de heykelin aynısını bronz haliyle yapmak istediğini belirtiyor.

    0
    0
    1649
  • 03-08-2015

    İFSAK, Almanya’nın en ünlü görüntü yönetmenlerinden biri olan Jörg Schmidt – Reitwein’le görüntü yönetmenliği atölyesi düzenliyor.

    1969’dan bugüne kadar 43 Uzun metrajlı film, 53 Belgesel, 17 TV Filmi, 6 Kısa ve Sanat Filmi, 7 Müzik Klibi ve 8 Reklam filminde görüntü yönetmenliği yaptı. Ayrıca ünlü yönetmen Werner Herzog’un 18 filminde de görüntü yönetmeni olarak görev aldı.

    Atölye 2, 3, 4 Ekim tarihlerinde, saat 10.00-18.00 arasında gerçekleşecek ve ayrıca atölyede gece çekimi de yapılacak.

    Atölye ileri seviyede teorik/pratik olacağından, katılımcıların sinema bilgisine sahip olmaları önemli. Bu sebeple katılımcıların ; sinema sektöründe çalışan: yönetmen, görüntü yönetmeni, kısa film çeken yönetmenler, belgesel film yönetmenleri ve üniversitelerin sinema/televizyon fakültelerinde okuyan son sınıf öğrencileri olması gerekiyor.

    Atölye boyunca çevirmen bulunacak. Katılımcı Sayısı min 12, max 18 kişi ile sınırlı. (öğrenci kontenjanı 4 kişidir)

    ATÖLYE TAKVİMİ 

    1. Gün

    Tanışma
    Konu: Görüntü yaratma
    Işık ve Gölge 
    Uygulama: Bir sahnenin aydınlatması
    Burun gölgesine sahip çıkma
    Kadraj değirlendirme uygulama

    2.Gün
    Tekniği azaltma tartışması (tartışma ve uygulama)
    Fazla teknik olmayan bir Film sinemasal olabilir mi?
    Işık ve Elektriksiz bir ortamda ışık ve gölge nasıl yaratılabilir?
    Birlikte izleme ve değirlendirme: Jim Jarmuş “Down by Law”

    3.Gün 
    Özel konu: DfN (Day for night – “Gündüz/gece sahneleri yaratmak”)
    Temel tartışma: Neden ve ne zaman DfN
    Önemli şartlar
    Uygulamalar
    Küçük bir DfN sahne çekmek

    Başvuru ve ayrıntılı bilgi için: 0 212 292 42 01/ iletisim@ifsak.org.tr

    0
    0
    49
  • 03-08-2015

    Yong Sung Heo Nun'un çizimlerindeki ağarmış renk tonu kendi tarzının önemli bir sembolü. Çalışmalarında adeta kendine has bir filtre kullanan sanatçı soluk renkleri tercih ediyor. Daha çok portreler üzerine çalışan Güney Koreli sanatçı çok sert ama aynı zamanda bir o kadar da yumuşak karakterler üretiyor.

    Çarpıcı portreleriyle bilinen Nun'nun çalışmalarındaki beyaz tenli, beyaza yakın saçlı ve gözlerinin çevresi kızarmış insanlardan etkilenmemek imkansız. 

    0
    0
    257
  • 03-08-2015

    Alexis Mire, Kuzey Florida'da yaşamını sürdüren genç bir fotoğrafçı. Self portait ve sahne tasarımı çalışmaları üzerine çalışan fotoğrafçı son olarak “Home Series” isimli proje üretti. Şimdiye kadar genellikle karma sergilerde yer alan Mire, doğa fotoğraflarına özel bir ilgisi olduğunu söylüyor.

    Sanatçı “Home Series” ile pleksi cam kullanarak fotoğrafın içerisine yerleştirdiği odak noktasına dikkat çekmek istiyor. Gizemli bir tarz yaratan Mire'nin diğer işleri şuradan incelenebilir. http://www.alexismire.com/

    0
    1
    342
  • 03-08-2015

    Dört mevsim tiyatro yapmayı amaçlayan ikincikat geçtiğimiz yaz sezonunda yaptığı ve çokça ses getiren projesi #YarınınOyunları’nın ikincisi olan #SavaşVeBarışOyunları’ndan dört yeni oyunu seyirciyle buluşturuyor.

    Proje, seyircilere yapılan anketle hazırlandı ve irade, din, porno, sınır temaları belirlendi. Dört tema için yazılan oyunlar için kura ile seçilmiş dört yazar, dört yönetmen ve on dört oyuncu bir araya geldi. Oyunların ilki irade temalı “Aynur Hanım’ın Bebeği” temmuz ayı boyunca sahnelendi. Din temalı ikinci oyun olan “İki Kardeş” ise ağustos ayında sahnelenecek.

    Yazarlığını Melida Tüzünoğlu’nun yaptığı, Eyüp Emre Uçaray’ın yönettiği ve Haki Biçici, Elit Andaç Çam, Yezdan Kayacan, Aslı Menaz‘ın oynadığı oyunun konusu : Araf, başarıyı kolay yoldan elde etmiş,  ilişkilerini becerilerinden üstün tutmayı başarmış bir reklamcı. Melis ise hakkı her zaman yenmiş, Beyaz Türklerin mekânını dindarlar sardığı için çaresiz kalmış bir işsiz. Araf’la Melis iki kardeş. 10 yıldır görüşmeyen iki kardeş. Tabii görüşmemelerinin bir sebebi var. Şu an bu restoranda buluşmalarının da. Bir de somonla kuzu var. Bu geç buluşmadaki hesaplaşmanın yardımcıları. Ellerinde olan tek şey kan bağı. Kardeş kalmaya yeter mi? Kimi affedeceksin; kardeşini mi, kendini mi?

    İki Kardeş, ağustos ayı boyunca her çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi akşamları ikincikat’ta.

    ikincikat: Emekyemez Mh sarı Zeybek Sk Demirci Fettah Çıkmazı No:2 Beyoğlu/İSTANBUL

    0
    0
    131
  • 03-08-2015

    Geçtiğimiz yıl Beyoğlu İstiklal Caddesi üzerindeki Tarihi Elhamra Han'da açılan Gaia Gallery'nin sanatçılarından Gönül Nuhoğlu ve ElektraKB'nin eserleri Çin'deki Yin Chuan Sanat Müzesi koleksiyonuna seçildi.

    Gönül Nuhoğlu, Arte Laguna Prize'da özel ödüle layık görülen eseri “Castle” ile seçilirken New Yorklu sanatçı Elektra KB de “The Journey”, “Procession in Colonized Territory II”, “Neocolonialism and Americanization”, “Insurgent Cathara Woman”, “Cathara Monument to the Fourth International”ın yanı sıra, “Theocratic Republic of Gaia Army in Aztec Territory I, II ve III” ile Çin yolcusu oldu.

    Eserler Ekim ayı itibariyle müzede sergilenmeye başlayacak. 

    0
    0
    228