GÜNDEM
  • 11-12-2018

    Mixer, 7 Aralık-12 Ocak tarihleri arasında iki yeni sergiye ev sahipliği yapıyor. Üç sanatçının -Ayşe Ateş, Çağla Sel, Damla Yalçın- geçmişten referanslarla iç seslerine odaklandıkları ve öz benliklerine ulaşmaya çalıştıkları nesneleri sanat pratikleriyle yeniden yorumladıkları “Güzeşte” sergisi, ana sergi mekânında yer alıyor. Nostalghia’sında konuşulmayan hislerin geçiciliğinden bahseden Gorchakov Tarkovsky ve Geçmişe Yolculuk kitabında düşlerin de duygulu ve canlı bir desteğe ihtiyacı olduğundan bahseden Stefan Zweig, geçmişi unutmamak adına geçmişe dair bazı hatıraların bizimle kaldığını anımsatır. Bu bağlantıyı sağlayan çoğu zaman geçmişte anlam yüklediğimiz nesnelerdir. “Güzeşte” sergisi ile izleyenler, sanatçıların nesneler aracılığıyla geçmişleriyle kurdukları bağlara tanık oluyor.

    Yüksel Dal’ın ilk kişisel sergisi olan “Sonsuz Küçük, Sonsuz Büyük”, proje odasında yer alıyor. Sanatçı çizimlerinde anın etkisiyle spontan bir şekilde ilkel ya da çağdaş figürleri, insanları, tanrıları, cadıları, büyücüleri, kralları, köleleri boş yüzeye yansıtıyor. Çizim sürecinde kendini çizgiye teslim eden ve çizginin götürdüğü yere odaklanan sanatçının oluşturduğu desenler, şimdinin karmaşasından uzak, zamansız, öncesiz ve sonrasız bir özelliğe bürünüyor. 

    0
    0
    296
  • 11-12-2018

    Ahmet Ümit’in Ninatta’nın Bileziği isimli romanından uyarlanan Ninatta, 13-15 Aralık 2018 tarihlerinde Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde sahnelenecek. Geçtiğimiz sezon dünya prömiyerini yapan Ninatta, Mehmet Ergüven’in rejisi, Evrim Demirel’in ilk opera bestesi ve Ahmet Ümit’in ilk opera librettosundan oluşuyor. Eserin orkestra şefliğini Zdravko Lazarov, koro şefliğini Paolo Villa, dekor tasarımını Ferhat Karakaya, kostüm tasarımını Serdar Başbuğ, ışık tasarımını Kemal Yiğitcan ve hareket düzenini Canberk Yıldız üstleniyor.

    Hitit topraklarında geçen eser, yeryüzünün ilk büyük savaşı Kadeş’i, “aşkını günah gibi yaşayan” Ninatta’yı, tanrının lanetlediği insanlar ve uğradığı lanetin bedelini ödeyen savaşçı Nuvanza’yı, “savaşa karşı bir haykırış”ı ve Ninatta’nın bekleyişini anlatıyor. Günümüz insanının aç olduğu bir konuya vurgu yapan eser barış niteliği taşıyor.

    Eserde, Ninatta rolünü Özgecan Gençer ve Gülbin Günay, Nuvanza rolünü Erdem Erdoğan ve Ali Murat Erengül, Muvatelli rolünü Caner Akgün ve Alper Göçeri, İnara rolünü Cenk Bıyık ve Serkan Bodur, Manni rolünü Aylin Ateş, Nesrin Gönüldağ ve Deniz Likos, Arinna rolünü Jaklin Çarkçı ve Ayşe Özkan, Zuvappiş rolünü Turgut İpek ve Engin Yavuz dönüşümlü olarak oynuyor.

    0
    0
    257
  • 11-12-2018

    Kırmızı Kedi Yayınevi, 10’uncu yılını 1000’inci kitabıyla kutluyor. Yayınevi bu önemli yıl dönümünde şair, yazar Feyyaz Kayacan’ın bütün eserlerini bir çatı altında toplayıp, yeniden yayımlıyor.

    Kayacan’ın yayımlanacak ilk kitabı hayattayken yayımlanan son düzyazı metni ve tek romanı olan Çocuktaki Bahçe oluyor. Diğer kitapları ise Nisan 2019 itibariyle yayımlanacak.

    ​Feyyaz Kayacan, roman ve öykülerinde, Türkçenin sınırlarını sonuna kadar zorlayarak, Bilge Karasu ile birlikte İkinci Yeni şairlerinin genişlettiği yolu açan yazarlardan (1919-1993). Yıllardır okurlarıyla yeniden buluşmayı bekleyen bu büyük ustanın daha önce yayımlanan roman, öykü, şiir, oyunlarının yanında ilk defa kitaplaşacak başka metinleri de Kırmızı Kedi etiketiyle yayımlanacak.

    0
    0
    160
  • 11-12-2018

    Berkay Ateş’in yazdığı ve Serkan Salihoğlu’nun yönettiği Hakikat, Elbet Bir Gün oyununun galası Zorlu PSM’de gerçekleşti. Normal kabul edilen her şeyin ve değerlerin alt üst olduğu bir ülkede geçen distopik masalda Gizem Erdem, Seda Türkmen, Emir Çubukçu, Can Kulan ve Berkay Ateş rol alıyor.

    Berkay Ateş’e 25. Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’nü kazandıran oyun, 24 Aralık’ta Uniq Hall’da, 2-3 Ocak’ta Zorlu PSM’de ve 26 Ocak’ta DasDas’da sahnelenecek.

    0
    0
    195
  • 11-12-2018

    Paper Street Co. kartpostal gönderme geleneğini yeniden canlandırmak amacıyla 2015 yılında başlayan bir yolculuk. Basit bir yazılım ve beş arkadaşın desteğiyle tasarlanan 20 kartpostal, "Sevdiklerinizi şaşırtın, günde milyarlarca mail gönderilen bir dönemde onlara kartpostal gönderin" mottosuyla, İpek & Ayşe Zeynep Özbay kuruculuğunda yola çıkan bir platform.

    İlk başlarda kullanıcıların websitesi üzerinden kartpostalı seçip, mesajlarını yazdığı bir sistemde, eski usul, puluyla beraber ücretsiz bir şekilde PTT'den gönderim yapıyorlardı. Ancak ikili büyük bir tutku duymalarına rağmen zamanla sadece kartpostal göndermenin yeterli olmadığını fark edip ürün çeşitliliğini arttırmaya karar verdiler. Kâğıdı, yeniyi, eskiyi, koleksiyonları, çağdaş işleri, nostaljiyi, tasarımı çok seven iki kardeş olarak kâğıdın, niş olanın peşinden gittiler. Arada inip çıkıp yön değiştirseler de "kâğıt" odaklarını korumayı başardılar.

    Şu anda 18 farklı sanatçı, tasarımcı ve illüstratörden oluşan yaratıcı ağa sahipler. Kartpostal, defter, ajanda, takvim, poster, edisyonlu art printler tasarlayıp üretiyorlar. Tasarımcılarla çalışırken mevcut portfolyolarında bulunan işleri değerlendirmeye özen gösteriyorlar. İşin yeniden değerlendirilmesi, bir şekilde sürdürülebilir olması hassas oldukları noktalardan biri. Aynı hassasiyeti üretim sürecinde de göstermeye çalışıyorlar, materyal seçimlerinde yüzde yüz geri dönüştürülmüş veya orman dostu kağıtları (FSC sertifikalı) tercih ediyorlar.

    2019 yılında sanatçı ağını daha fazla genişletmek isteyen Paper Street Co.’nun şimdiki tasarımcıları farklı arka planlardan gelen ve eklektik tarzlarıyla renk katan çok yetenekli insanlardan oluşuyor. Örneğin sanatçı Belmin Pilevneli'nin beş edisyonlu romantik fine art printleri ve Serra Duran'ın eskizlerinden art printler ürettikleri işler arasında. Birce Kirkova'nın yarattığı Hi Ichi karakterli, kapağı serigrafi baskılı defterler de edisyonlu olarak koleksiyonlarında yer alıyor.

    İş birliklerinin gücüne inanan ve kolektif olmanın yaratıcılığı tetiklediğini düşünen ikili, farklı alanlarda iş birliği yapmaya devam ediyor ve bu anlamda sürekli bir arayış içindeler. Son zamanlarda heyecanlandırıcı iki iş birliği gerçekleştirdiler. Bunlardan ilki Sakıp Sabancı Müzesi için, “Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek” sergisine özel, o dönemden esinlenerek tasarladıkları 2019 takvimiydi. Çok beğendikleri bir sergiden ilham alarak, bir akımı keşfederek ve öğrenerek bir şeyler ürettikleri için çok mutlu olduklarını söyleyen ikili bu takvimi çok yakında müzenin dükkanında bulabileceğimizi söyledi.

    Onlar için bir ilk olacak olan diğer proje ise 10 yıldır dans, performans, video art, hareket tiyatrosu gibi farklı alanlarda işler üreten dadans kolektifi ile birlikte üzerinde çalıştıkları edisyonlu sanatçı kitabı. dadans'ın 10 yıl içinde biriktirdiklerinin yer aldığı arşivsel nitelikteki bu kitabın tasarımını ve üretimini Paper Street Co. gerçekleştiriyor. Ocak ayının ilk haftasında da kitap lansmanını yapmayı planlıyorlar.

    0
    0
    414
  • 11-12-2018

    Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley’nin ölümünden sonra ardında kalan müsveddeler arasında tamamlanmış tek metni olan Mathilda, İthaki Yayınları etiketiyle 14 Aralık'ta yayımlanacak.

    Shelley, Mathilda’yı 1819’da yazmasına rağmen aksaklıklar sebebiyle yayımlayamadı. Unutulan bu gotik novella ilk kez 1959 yılında yayımlandı. Bu kitap sayesinde Mathilda ile birlikte, kitabın ilk taslağı olan Hayaller Âlemi de okur karşısına çıktı.

    Mathilda, yazarın annesi Mary Wollstonecraft, babası William Godwin ve eşi Percy Bysshe Shelley ile olan ilişkilerini anlamak için önemli bir belge niteliği taşıyor. Bir babanın kızına olan aşkı, toplumdan soyutlanma ve ölüm gibi anlatması zor konular hiçbir şekilde otobiyografik olmayan olaylar üzerine kurgulansa da, üç ana karakter açık bir şekilde Mary’nin kendisi, Godwin ve Percy Shelley olarak görülebilir ve kitap içerisindeki rolleri de kolaylıkla gerçeklere tekabül edecek şekilde yorumlanabilir.

    0
    0
    203
  • 10-12-2018

    Pera Film, Avusturya’nın Linz şehrinde yer alan ve dijital sanatlar alanında öncü oluşum Ars Electronica’nın düzenlediği Animasyon Festivali’ne konuk olan filmlerden oluşan güçlü bir seçkiyi izleyiciye sunuyor. Avusturya Kültür Ofisi iş birliğiyle oluşturulan “Sanat, Teknoloji, Toplum: Ars Electronica” programı, görsel dil ve anlatım biçimi açısından çeşitliliğe vurgu yapıyor.

    Anlatı, Geç Saatler, Genleşmiş ve Deneysel başlıkları altında gösterilen seçki, dijital anlatım araçlarının ve animasyonun hızlı gelişimine ve gündelik yaşamımıza etkisine dair tanıklıklar sunuyor. İzleyenleri düşünmeye sevk eden anlatılardan oluşan Anlatı başlıklı bölümde Gece Kuşu, M.A.M.O.N., Schirkoa, Herman H. Rott'la Yaşam, Çizginin Altında Bir Yer, Bahçe Partisi filmleri gösteriliyor. Sıra dışı ve taşlamalar içeren filmlerden oluşan Geç Saatler başlıklı bölümde Cennet, Çifte Kral, Hiper-Gerçeklik, Arturo, Zihin Çerçevesi, Koza, Fantezi, Eddy Table'ın Kayboluşu, Markalı Düşler gösteriliyor. Dijital film yapımında sanat ile bilimin kesişme noktasındaki yeni ve yenilikçi yaklaşımları yansıtan Genleşmiş ve Deneysel bölümünde ise Her Şey, Melez Formlar: Yeni Büyüme, Hayalet Şehir, Orojeni, Kaostan Sipariş, Moda Görselleri, Toprak İşleri - Belgeselin Yapımı yer alıyor.

    7-19 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek program, Pera Müzesi Oditoryumu’nda ücretsiz görülebilir.

    0
    0
    253
  • 10-12-2018

    İtalya’nın en prestijli edebiyat ödülü Strega sahibi yazar Domenico Starnone’nin Bağlar adlı romanı Yüz Kitap’ın ilk romanı olarak yayımlandı.

    ​Roman, 12 yıllık eşi Aldo’nun başka bir kadın için onu terk etmesi üzerine iki çocuğuyla tek başına kalan Vanda’nın mektubuyla açılıyor. İlk bakışta sıradan bir aile hikâyesi izlenimi uyandırsa da, Starnone bu romanda sosyal, ailevi, psikolojik ve ideolojik yapılar çözülürken açığa çıkan ve kahramanları altüst eden hayal kırıklığı, haset, özlem, değersizlik ve hınç duygularını, durum komedisi ve trajedi arası bir kurgu içinde ustalıkla resmediyor.

    Görsel: Alexandra Kehayoglou

    0
    0
    433
  • 10-12-2018

    Ortaçağ tarihçisi Massimo Montanari’nin sofranın ekonomiye, politikaya, toplumsal ilişkilere ve bir toplumun entelektüel, felsefi ve dinî paradigmalarına dair pek çok ipucu barındırdığını anlattığı kitabı Çileklerin İsyanı - Ortaçağ ve Rönesans’tan Sofra Anlatıları, Gül Batuş’un çevirisiyle Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Dante, Napoli kralının konuğu olarak katıldığı şölende neden yemekleri üstüne başına sürmüştü? Ortaçağ’da çatal kaşık olmasına rağmen insanlar neden elle yemeyi tercih ediyordu? Kıtlık dönemlerinde mutfak nasıl bir yaratım alanına dönüştü? Antik ve Ortaçağ düşünürlerinin tatlara duyduğu yoğun ilgi nereden kaynaklanıyordu?

    ​Montanari, okuru da yanına katarak Batı dünyasının sofra tarihinde renkli bir yolculuğa çıkıyor. Yemek ve sofra kültürü üzerinden bir kültür tarihi okuması yapan Montanari tarihî belgeler, edebiyat metinleri, yemek kitapları gibi kaynaklardan yola çıkarak canlı bir anlatımla yeme içmenin salt beslenmek anlamına gelmediğini göz önüne seriyor.

    0
    0
    577
  • 10-12-2018

    Çağdaş Türk sanatçılarından Emine Şenses, Gafur Uzuner, Kadir Ablak, Mustafa Albayrak, Osman Akça, Peruze Hamurcu ve Seydi Murat Koç’un İstanbul’un yedi tepesini yedi farklı üslup ve tarz ile yeniden gündeme getirdiği “Yedi Tepe İstanbul” sergisi, Sainte Pulchérie Lisesi’nin sanat galerisi ODA’da izleyicilerle buluşuyor. Tuvallerde resmedilenler arasında şehrin aklımızda beliren simgesel silüeti, şehirden sosyokültürel ve politik yansımalar, kaotik estetizm algısı ve sanatın yer vermekten kaçınmadığı çeşitli konular yer alıyor. Küratörlüğünü Mustafa Albayrak’ın üstlendiği sergi, 8 ile 28 Aralık tarihleri arasından görülebilecek. Eserlerin satışlarından elde edilen gelirin %20’si ise TEV’e (Türk Eğitim Vakfı) bağışlanacak. 

    0
    0
    684
DAHA FAZLA